T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/678 Esas
KARAR NO :2025/291 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/11/2024
KARAR TARİHİ:05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 19/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin uzun süredir davalıya marka ve patent işlemleri başta olmak üzere fikri mülkiyet danışmanlığı ve tescil hizmetleri verdiğini, dava konusu alacağın ise davalının ...nezdinde tescilli ...” markasının 6-7 yıllık kullanım bildirgesi hizmetinden doğduğunu, bu hizmet için kesilen 2.655,00 EUR'luk faturanın eksik ödendiğini, davalının bu meblağı döviz cinsinden değil, kendi belirlediği kurla Türk Lirası olarak eksik yatırdığını ve bu sebeple 678,44 EUR tutarında bir kur farkı alacağının doğduğunu, söz konusu eksik ödemenin cari hesap ekstresine işlendiğini, davalının bu duruma rağmen fatura veya borca yönelik herhangi bir yazılı itiraz ya da iade işlemi yapmadığını, bu nedenle faturanın kabul edildiğinin açık olduğunu, alacaklı tarafın edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalının kendi edimini ifa etmekten kaçındığını, bu sebeple .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli biçimde itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin de davalının uzlaşmaz tutumu sebebiyle sonuçsuz kaldığını, bu itirazın borcun inkarına değil, ödemeyi geciktirme niyetine dayandığını, müvekkili alacağının açık, belgeli, likit ve borçlunun ticari defterlerine de yansımış olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile birlikte %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin 02/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ödeme günündeki TCMB Euro efektif satış kuru üzerinden ödeme yapılacağına ilişkin herhangi bir sözleşme, teklif ya da kabul beyanı bulunmadığını, davacının da dava dilekçesinde bu yönde bir sözleşme ilişkisine dayandığını iddia etmediğini, bu yönde bir anlaşmanın zaten 32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Karar uyarınca da hukuken geçerli olamayacağını, dolayısıyla döviz kuru farkı talebinin dayanağının bulunmadığını, Ayrıca, davacı tarafın dosyaya sunduğu cari hesap dökümünden de müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, 2024 yılına ait hizmet veya sözleşme olmamasına rağmen kötü niyetle kesilmiş 9.600,00 TL tutarındaki bir faturanın yine taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucu iade edildiğini, bu fatura ile ilgili görüşmelere dair görüntü kayıtlarının da dosyaya sunulduğunu, buna rağmen bu iade edilen faturanın dosyada yer almasının, davacı tarafın iyi niyetli hareket etmediğini açıkça ortaya koyduğunu, davacının KDV'sini TL olarak ödediği bir hizmetin bakiyesini Euro cinsinden talep etmesinin hem ticari teamüle hem de vergi hukuku kurallarına aykırılık teşkil ettiğini,davacının dava konusu yaptığı tutarın fatura üzerinde TL olarak yer aldığını, TL olarak da ödemenin yapıldığını, ortada bakiye bir alacak kalmadığını, ayrıca ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılacağına dair bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, bu yöndeki taleplerin yargı kararları doğrultusunda da kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu düşündüğünü, davanın reddiyle birlikte kötü niyetli hareket ettiği sabit olan davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
-Mali Müşavir ...'in sunduğu 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ...A.Ş. olduğu, borçlusunun ... ... A.Ş. olduğu, takip konusu alacak miktarının 678,44EURO takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 06/05/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun 06/05/2024 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ... marifetiyle hazırlanan 18/04/2025 bilirkişi raporunda özetle "..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile davacı tarafından toplam 678,44 Euro'nun tahsili için 03.05.2024 tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğu, Davacı ...Şirketi'nin 2023-2024 Yılı E-defter sistemine tabi olduğu 01.01.2023-30.11.2024 dönemine ilişkin olarak her ay yasal süresi içerisinde yasal defterlerin GİB'e gönderildiği ve onaylarının alındığı, Davacı tarafa ait yasal deftere göre, Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 678,44Euro (21.001,99 TL karşılığı) alacaklı olduğu, Taraflar arasında sunulan hizmetin mevcut olduğu, 2.655,00 EUR tutarındaki faturanın kabul edildiği, ancak kur farkına dayalı 678,44 EUR tutarındaki alacağa davalı tarafınca itiraz edildiği, Dava konusu hizmetin ABD nezdinde tescil faaliyetlerine yönelik olarak sağlanan danışmanlık ve resmi işlem hizmeti olduğu, Söz konusu işlemlerin, Türkiye dışında, yabancı bir ülke ofisi (USPTO) nezdinde gerçekleştirildiğinden, bu hizmetlerin bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi ve fatura edilmesinin mümkün olabileceği, 32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karar'da yerleşik kişilerin aralarındaki sözleşmelerin dövizle yapılmasının sınırlandırıldığı haller istisna tutularak, yurt dışına sunulan hizmetler ve uluslararası işlemler bu yasağın kapsamı dışında bırakıldığı, Dava konusu hizmetin uluslararası bir tescil işlemine ilişkin olması nedeniyle, dövizle ücret belirlenmesinin bu kapsamda değerlendirilebileceği,..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Yargıtay 19.HD'nin 2015/853 Esas - 2015/12740 Karar sayılı ilamında: "..Kur farkı alacağının doğması için satışın yabancı para cinsinden yapılması yada sözleşmenin bulunması gereklidir..." şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda; dava konusu hizmetin uluslararası bir tescil işlemine ilişkin olması nedeniyle, döviz ile ücret belirlenmesinde mevzuata yönelik bir aykırılık bulunmadığı, bunun yanında davacı tarafından 2.655,00EURO tutarında düzenlenen faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği anlaşılmakla; davalının yapmış olduğu TL ödememesinin EURO olarak düzenlenen faturayı karşılamaması nedeniyle bakiye alacağının bulunduğu kanaatine varılmış ve bu yönde düzenlenen bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, takibin devamı yanı sıra davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KABULÜ ile;
Davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-)Asıl alacağın %20 si olan 4.200,39TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Alınması gereken 1.608,22TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 1.180,62TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-)Davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 427,60TL peşin harç, 7.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 50,00TL olmak üzere toplam 7.905,20TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 23.543,02TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır