T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/700 Esas
KARAR NO :2025/853
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/11/2024
KARAR TARİHİ:03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “ Davacının havalimanında yer hizmetleri işini yaptığını, davalının ise bir havayolu taşıma şirketi olduğunu, davacı ile davalı arasında yürürlükte olan hizmet sözleşmesinin hizmet bedeline ilişkin maddeleri hakkındaki yorum uyuşmazlığı çıktığını, bunun giderilmesi ve söz konusu uyuşmazlık nedeniyle ortaya çıkan alacak miktarının tespiti için bu davanın açıldığını, şöyle ki; uçakların bir havalimanına indikten sonra uçağın güvenli bir şekilde park etmesi, içindeki yük ve yolcuların boşaltılması, bir sonraki sefer için uçuşa hazırlanması, temizlenmesi, yük ve yolcuların uçağa emniyetli ve dengeli bir şekilde yüklenmesi gibi birçok hizmet almak zorunda olduğunu, bu hizmetlere genel olarak "yer hizmetleri" (ground handling) dendiğini, Havayolu şirketlerinin bu hizmetleri uçaklarına kendileri verebilecekleri gibi, uçuş yaptıkları her havalimanında bu hizmetleri verebilecek yeterli ekipman ve personel bulunduramayacakları için,çoğunlukla bu hizmetleri, bu konuda uzmanlaşmış ve yetkili otoritelerden belli bir havalimanında faaliyette bulunmak üzere lisans ve ruhsat almış yer hizmetleri kuruluşlarından satın aldığını, Müvekkili ... A.Ş'nin de (kısaca ...) ülkemizdeki bir çok havalimanında söz konusu yer hizmetlerini verebilen ruhsat sahibi dört kuruluştan biri olduğunu, taraflar arasinda imzalanan ...'da 2013 versiyonu tercih edilmiş olup, şablon anlaşmanın Türkçesi ve İngilizcesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, ... tarafindan hazırlanan Standart Yer Hizmetleri Anlaşması, bir Ana Sözleşme metni ve gerektiği şekilde, EK A hizmetlerin tanımı, EK B mutabık kalınan hizmetler ve ücretler)'den oluştuğunu, EK -B nin bir normal versiyonu bir de Basitleştirilmiş Prosedürlü versiyonu olduğunu, Normal EK-B ile Basitleştirilmiş Prosedürlü Ek-B arasındaki tek farkın ise ilk sayfada yer alan ÖNSÖZ Bölümü olduğunu, davalı ... (...) mensubu olduğu... Taşıyıcıları Birliği aracılığıyla (... olmak üzere altı üyeden oluşmaktadır) müvekkili şirketten yer hizmeti satın almak üzere müzakerelere katılmış ve bu müzakereler sonunda hem her bir üye havayolu şirketi ile hem de... Taşıyıcıları Birliği ile ayrı ayrı iki tane basitleştirilmiş prosedüre göre Ek-B imzalandığını, dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanmış olan EK-B'de yer alan 1.5 maddesinin, Ana Sözleşme'de yer alan 11.11 maddesini değiştirip değiştirmediği, onun yerini alıp almadığı konusunda yorum ayrılığından kaynaklandığını, şöyle ki; Ana Sözleşmenin 11.11 maddesinde yer alan hüküm Türkçe tercümesi; 11.11 Yer Hizmetleri Şirketi, Ek B(ler)'de yer alan ücretleri herhangi bir zamanda değiştirme hakkina sahiptir, ancak Yer Hizmetleri Şirketi'nin, gözden geçirilmiş ücretlerin yürürlüğe girmesine altmis günden daha az bir süre kalmadan Taşıyıcı'ya yazılı olarak ihbarda bulunmus olması şarttır. İhbarda, Yer Hizmetleri Şirketi'nin uygulamayı planladığı gözden geçirilmiş ücretler ve bununla birlikte yürürlüğe girecekleri tarih Belirtilecektir." şeklinde, Ek-B de yer alan 1.5 maddesinin Türkçe tercümesi ise; "1.5-1.3.1 ve 2.1-2.2 Alt Paragraflarinda
belirtilen ücretler, Türkiye'de bir önceki yılın on iki ayına iliskin olarak yayımlanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) esas alınarak, her yil %5 (yüzde beş) artışoraniyla sinirlandirilarak ayarlanacaktır." şeklinde olduğunu, davacının görüşünün, Ek-B nin ÜCRETLER Başlıklı maddesinde yer alan 1.5 alt maddesinin, Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesini değiştiren ve onun yerini alan bir madde olmadığını, her iki madde de farklı durumlar için düşünülmüş ve düzenlenmiş maddeler olduğu, Ek-B'de yer alan 1.5 maddesinin ücretin/fiyatın ayrılmaz bir parçasıdır ve ücretin/fiyatın düzenli olarak her yıl öngörülebilen bir faktör olan enflasyonun etkisine karşı korunmasi/Ayarlanması amacıyla kaleme alındığı, Ana Sözleşmenin 11.11 maddesi ise, beklenmedik maliyet artışlarının yaşandığı durumlarda, yani düzenli olarak değil de arızi durumlarda kullanılmak üzere yer hizmetleri kuruluşlarını beklenmedik maliyet artışlarına karşı korumak amacıyla
düşünülerek kaleme alınmış istisnai bir madde olduğu ve yalnızca gerektiği durumlarda hizmet bedellerine ilişkin ücretleri artırmak için kullanıldığını, fiyat ayarlamasının, sözleşme fiyatının öngörülebilen ve önceden tanımlanmış kriterlere veya olaylara göre değiştirilmesini ifade ettiğini, ülkemizde 2023 ve 2024 yıllarında yaşanan olağan dışı ekonomik gelişmeler ve asgari ücrette yapılan olağan dışı artışların tüm sektörleri etkilediği gibi müvekkili şirketi de etkilemiş olduğundan, davalı şirkete verilen hizmetler için uygulanan ücretlerin, hizmetlerin maliyetini dahi karşılayamaz hale gelmiş ve yetersiz kaldığını, bu duruma çare olarak Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesi ile tanınmış ücretleri artırma imkanı bulunan müvekkili şirketin bu hakkinı kullanmak istemiş ve... Taşıyıcıları Birliği'ne gönderdiği 20.07.2023 tarihli mektup ile yer hizmetleri ücretlerini 18 Eylül 2023tarihi itibariyle %20 oranında artıracağını bildirdiğini, bu bildirim üzerine
... bir görüsmeden sonra artırım oranı %20 den %15 e indirildiğini ve revize ücret tablosu 23.08.2023 tarihli mektupla... Taşıyıcıları Birliği'ne bildirildiğini, revize ücret tablosu davalı şirkete de 24.08.2023 tarihli mektupla ayrıca bildirildiğini, ...'nin diğer beş üyesi yapılan ücret artışını makul ve haklı bulup, artırılmış fiyatlar üzerinden kesilen faturalara itiraz etmediğini, davalı Şirketin kendi komisyon alacağı için, müvekkili şirket tarafindan artırılmış olan fiyatlar üzerinden hesaplanan gelir tutarına itiraz etmediğini, başka bir deyişle kendi komisyon alacağını hesaplarken zamlı fiyatları kullanmakta, ancak ödeme yaparken eski fiyatlar üzerinden hesaplama yaparak eksik ödeme yaptığını, davalı Şirketin
kendi komisyon alacağı için zamlı fiyatlar üzerinden hesaplanan tutar üzerinden fatura düzenlemesi, esasen zamlı fiyatları zımnen kabul etmiş olduğunun göstergesi olduğunu, fatura tutarı ile ödeme tutarı arasında olusan farkın davalı şirketin faturaları düzenlendikleri tutarlardan eksik ödemesi nedeniyle 26.11.2024 tarihi itibariyle 164.840,13 Euro tutarında cari hesap alacağı meydana gelmiş olup, Müvekkil işirketin hesaplarında bu tutar alacak olarak göründüğünü beyanla, öncelikle Ek-B madde 1.5 in Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesini değiştirerek onun yerini alıp almayacağı hususundaki süregelen muarazanın giderilmesine, Ek-B madde 1.5 in Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesini ortadan kaldırmayacağı kanaatine varilması halinde, dava tarihi itibariyle tahakkuk etmiş olan 164.840,13 Euro tutarındaki alacağın, dava tarihinden itibaren Sözleşmenin (Ek-B'nin) 8.4 maddesinde belirlenen temerrüt faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte, yani aylık TÜFE artı %2 (yüzde iki)oranında işleyecek faizi ile birlikte Davalı Şirketten tahsiline, tüm yargilama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı tarafın davanın konusunu, "taraflar arasında yürürlükte olan hizmet sözleşmesinin hizmet bedeline ilişkin maddesi hakkında yorum uyuşmazlığı" olarak açıkladığını ancak davalı "... ... İstanbul Şubesi" ile davacı arasında yürürlükte olan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi ekindeki sözleşmenin birinci sayfasında taraf olarak "... ...
..." yer almakta olup, bütün sayfalarında aynı şirketin kaşesi
ve son sayfasında da yine aynı şirket adına imza açıldığını, dava konusu olan
sözleşmenin diğer tarafı davalı "... ... İstanbul
Şubesi" değil, dava dışı "...." şirketi olduğunu, davalı "...", dava konusu sözleşmenin
tarafı olan dava dışı ... uyruklu "...." şirketinin
İstanbul şubesi olduğunu, şubenin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından, taraf ehliyeti de olmadığını, tüzel kişiye karşı açılması gereken davalarda husumetin şubeye
yöneltilemeyeceğini, davalı ...
... İstanbul Şubesi, dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, akdedilmesinde
rol oynamadığını, Sözleşmede ünvanı ve imzası olmadığını, davacı tarafından delil olarak
sunulan bildirimler ve yazışmaların, davacı ile dava dışı "...
Plc" arasında yapıldığını, davalı müvekkilinin, tarafı olmadığı bir sözleşmeye, dava
dışı bir şirkete yapılmış bildirimlere ve yazışmalara dayanarak açılan davanın esasına
cevap verme imkan ve kabiliyeti olmadığını, olması da objektif olarak beklenemeyeceğini, davanın
esasına cevap verilebilmesi için dava dilekçesinin ....' ye
tebliğ edilmesi gerektiğini, davacının iddia ve taleplerinin hepsi asılsız ve mesnetsiz olup kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıdan
alınmasına, reddedilmez ise dava dilekçesinin "...." ye
tebliğ edilmesine karar verilmesini
dilerim.” talep etmiştir.
Davacı Vekili
cevaba cevap dilekçesinde özetle; “Davalının, cevap dilekçesinde şube olması
sebebiyle husumet ehliyeti olmadığını ve sözleşme hakkında bilgisi olmadığı için
davanın esasına cevap verme imkan ve kabiliyetinin olmadığını ileri sürdüğünü, davalı şirketin her iki savunması da gerçeği yansıtmadığını, davalı ...
... ...'nın İstanbul Şubesi, 24 Ocak 2003 tarihli 5725 Saylı Ticaret Sicil
Gazetesi'nde ilan edildiği üzere "Yabancı havayolu şirketlerinin taşımacılık faaliyetleriyle ilgili yürürlükteki mali, ticari, kambiyo, ikili anlaşmalar ve sair mevzuat hükümlerine riayet etmek kaydıyla ...'ın yolcu, kargo ve bagaj biletlerinin satışını yapmak" amacıyla, başka bir deyişle ...'nın bilet satış acentesi olarak faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olup, kurulduğu günden beri Türkiye'de acentelik faaliyetini sürdürdüğünü, acentelerin
bağımsız tacir yardımcısı olarak çeşitli yetkileri olduğunu, acentenin sahip olduğu yetkilerden biri de davada müvekkilini temsil olduğunu, buna göre acente, müvekkili ad ve
hesabına yaptığı veya aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı
müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da müvekkiline izafeten dava Açılabildiğini, bu husus TTK md 105/2’de düzenlendiğini, Davalı ... ...'nın İstanbul Şubesi, ihtilaf konusu Sözleşme'nin bilfiil uygulayıcısı ve takipçisi Konumunda olduğunu, davacı tarafından dava konusu Sözleşme çerçevesinde ... ...'na verilen yer hizmetlerinin faturaları, aşağıda görüleceği üzere Davalı ... İstanbul Şubesi adına şubenin mükellefi olduğu
... Kurumlar Vergi Dairesi'nde kayıtlı vergi numarası belirtilerek Düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelleri de ...'nın İstanbul Şubesi Türkiye'deki ... Bankası üzerinden müvekkili şirkete ödendiğini, örnek bir ödemeye ait dekont sunulduğunu, örnek dekonta ait SWIFT mesajı da, ödemenin ... tarafından ... Bankası üzerinden (... ... Bankası'nın döviz cinsinden transferlerde kullandığı uluslararası kodudur) yapıldığı açıkça görüldüğünü, ... ...'nın müvekkili şirketle imzalamış olduğu anlaşmadan kaynaklanan teşvik/komisyon alacağı için de aşağıda görüldüğü üzere ... Şubesi tarafından fatura düzenlenmekte ve bedeli de yine İstanbul Şubesi tarafından tahsil Edildiğini, kısaca ... Şubesi, ... olarak Sözleşmenin tarafı ve davada hasım olarak gösterilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın kabulüne karar verilmesini” talep etmiştir.
Davalı Vekili
ikinci cevap dilekçesinde özetle; “Şubenin acente olmadığını, Şubenin, işletmeden bağımsız olmadığını, bir sözleşmeye dayanmamakta ve bir kişiliği olmadığını, acentelik hükümlerinin ve TTK md. 105' in şube hakkında uygulanmasına,
kendisine karşı dava açılmasına imkan olmadığını, davalı gerçekten TTK' da tanımlandığı
şekilde acente olsa bile, kendisine karşı doğrudan dava açılamayacağını, bu davanın husumet
yokluğundan reddi gerektiğini, acenteye karşı dava açılabilmesi için iki şart gerektiğini, birincisi; dava konusu işlem acente tarafından veya acentenin aracılığı ile yapılmış olması, ikincisi acente "asile izafeten" dava edilmesi olduğunu, şubeye hitaben fatura kesilmesi ve şubenin
fatura kesmesi, şubeye taraf ehliyeti kazandırmayacağını beyanla, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, reddedilmez ise dava
dilekçesinin...' ye tebliğ edilmesine tensiben karar
verilmesini” talep etmiştir.
Tarafların sunduğu sözleşmeler, mailler, fatura ve belgeler, dekontlar vs incelenmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlığın, ana sözleşme ve Ek -B'de düzenlenmiş iki ayrı ücret artış maddesinin birbirini ilga edip etmediği ve ilga etmiyorsa davacının bu nedenle alacağa hak kazanıp kazanmadığı, husumetin davalıya düşüp düşmediği noktalarından kaynaklanmaktadır.
Mahkememizce bilirkişiden rapor alınmıştır.Bilirkişi olarak mahkememizce resen atanan mali müşavir raporunda özetle: "Dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, Davacı Şirket ... A.Ş.’nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden 2022, 2023 ve 2024 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir Defterlerinin e-defter olarak tuttuğu
tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu tespit edildiği, Davalı defterleri ile ilgili olarak Davalı Şirket Vekili ile yapılan görüşmede; Davalı ... İST.ŞB.’nin “ŞUBE STATÜSÜNDE” olduğu için Yasal Ticari Defterleri tutmaya tabii olmadığını beyan etmiş olup Davalı Şirket ile ilgili herhangi bir Ticari Defter sunmadığını, Davacı Şirketin, Davalı ... İST.ŞB. ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını tuttuğu 2024 yılına ait Cari Hesap Muavin Dökümü EK 1 olarak rapor ekinde olduğu, 31/12/2024 tarihi itibari ile 222.675,99 Euro ve 31/12/2024 tarihi itibari ile 61.285,14 Borçlu (Davacı Alacaklı) olarak Bakiye verdiği, Davacı Şirket, Davalı Şirket ....ŞB ile ilgili olarak düzenlediği E-Fatura’ları, Ticari defter kayıtlarına ve bunları doğrulayan muavin defter cari hesap kayıtlarına aldığı ve Davalı Şirket’e E-Fatura Entegrasyon olarak iletildiğine dair Akıbet Raporu iş bu rapor ekinde
EK 2 olarak verildiğini, Davacı Şirket, Dava dilekçesi ekinde sunduğu anlaşmanın ...kısmında Türkiye’deki istasyon müdürleri ve Türkiye şube telefon numaraları yer aldığı, davacı Şirket Muhasebe Departmanı ile Davacı Şirket Finans Ekibi arasında e-posta olarak yazışmalar olduğu, bu yazışmalarda Cari Hesap Bakiye ödemeleri ile Dava dilekçesinde verilen Komisyon Faturaları ödemelerine dair “Fatura bazlı hesaplama ve mutabakat” olarak yazışmalar yapıldığı, örnek bir yazışma verilmiş olup yazışmanın tamamı iş bu rapor ekinde EK 3 olarak verildiğini" bildirmiştir.Mahkememizce mali müşavir, sözleşmeler hukuk konusunda akademisyen ve sektör bilirkişisinden alınan heyet raporunda: "Dava Konusu, Sayın Davacı ... Firması ile Sayın Davalı Havayolu arasında imzalı bulunan, 2013 versiyonu, ... Standart Yer Hizmetleri Anlaşmasının ücret değişiklikleri ile ilgili Ek:B 1.5 ve 11.11 maddelerinin farklı şartlara karşı hazırlanmış olması nedeniyle birbirlerine ikame edemeyeceği, Sayın Davacı ... Firmasının 11.11 madde uyarınca yeniden belirlenmiş hizmet ücretlerinin, ... üyelerince kabul edilirken, Sayın Davalı Havayolunca kabul edilmemesine karşın Davacı ... Firmasından hizmet almaya devam etmesi buna karşın faturaların artış öncesi seviyelere dayanarak eksik ödeme yapması tarafımızca hatalı olacağı" bildirilmiştir.Sunulan bilirkişi raporları yeterli görülmüş ve itirazlar mahkememizce red edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki sözleşme ve ekindeki fiyat artışına ilişkin düzenlemeler konusunda yorum farkının giderilmesi ve cari hesap alacağı talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.11. Maddesi ile Ek-B'nin 1.5. Maddesinin ikisinin de fiyat artışını düzenlediği, ana sözleşmedeki hükmün beklenmedik durumlarda fiyat artışının nasıl yapılacağını düzenlediği, Ek-B'deki düzenlemenin rutin yıllık artışı düzenlediği mahkememizce tespit edilmiştir.
Davalı, husumet itirazı bulunduğunu ve sözleşmeyi kendisinin imzalamadığını ileri sürmüş ise de, ödemeler ve faturalaşmalar davacı ve davalı arasında yapıldığı, sözleşmenin yut dışında yerleşik merkez tarafından imzalanmasının sonucu değiştirmeyeceği, merkezi yurt dışında bulunan şirketlerin Türkiye'de şube açması halinde şubeye karşı dava açılabileceği, TTK'nın 103/1-b ve 105/2. Maddesi uyarınca davalıya husumet düşeceği anlaşılmış ve bu itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Her ikisi ayrı durumlara ilişkin düzenleme olduğu ve davacının pandemi sonrası ana sözleşme uyarınca fiyat artışını davalıya önerdiği, davalının bunu red etme hakkı varken hizmet almaya devam ettiği ancak diğer birlik üyelerinin davacının teklifini kabul edip ödeme yapmasına rağmen davalının ödeme yapmadığı, bu nedenle cari hesap bakiyesinin oluştuğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki Ek B 8.4. Maddesinde aylık faizin Tüfe oranına %2 oranında puan ilavesiyle tespit edileceği kararlaştırılmıştır.
Mahkememizce yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarından, davacının talebinin haklı ve sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle alacağını talep hakkının bulunduğu ve davanın kabul gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜNE, Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.11. Maddesi ile EK-B'nin 1.5. Maddesinin ayrı hususları düzenlediği ve birinin diğerini ilga etmediğinin tespitine, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,
2-Dava tarihi itibari ile davacının fiyat artışından kaynaklı 164.840,13 EURO alacağının dava tarihinden itibaren aylık Tüfe' ye %2 puan ilavesi sureti ile bulunacak oranda faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 408.528,97 TL alınması gerekli harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 102.132,25 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 306.396,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 754.441,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama nedeniyle harcanan 102.132,25 TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı ve 51.090,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır