T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO : 2026/421
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 06/12/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 06/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; 21.08.2020 tarihinde ... İnşaat Sanayi Turizm Ve Ticaret A.Ş. tarafından ... adresinde Karayolları Genel yapımı için kepçe ile yapılan kazı çalışması esnasında kablo ve güzergahı hasarlanmak suretiyle müvekkil şirkete ait kablolar hasara uğradığını, söz konusu hasar ile müvekkili şirketin 2.056,7-TL tutarında zararı meydana geldiğini, ancak işbu zarar Borçlular/Davalılar tarafından karşılanmadığını, bu zarara ilişkin yapılan izeme masrafları ve ödenen işçilik ücretleri ekte sunulan tutanaklarda ve faturada görüleceğini, bunun üzerine 2.565,24-TL alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Borçlular/Davalılar, işbu takibe haksız olarak itiraz etmiş ve haklarında yapılan icra takibini durdurduğunu, Borçlular/Davalılar tarafından icra takibine yapılan itirazda özetle borçlarının olmadığı beyan edilerek borcun tamamına faizlerine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalılar/borçluların, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasında başlattığımız icra takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli İtirazının İptaline ve Takibin Devamını, Davalılar/borçluların itirazında haksız ve kötüniyetli olup alacakları da muayyen ve likit olduğundan, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin iddia ettiği zarara müvekkili şirketin sebep olduğuna dair somut bir evrak dosya kapsamında yer almamakta, müvekkil şirkete ait iş veya eylem nedeniyle dava konusu zararın oluştuğu yalnızca bir iddiadan ibaret olarak kaldığını, resmi ve yasal verilerle ispatlanamayan bir zarar karşısında müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığını, İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca, "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." denildiğini, davalılarca icra dosyasına yapılan itirazlar tebliğ edilmemiş ve davacı tarafça 27.01.2023 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren S/A maddesi uyarınca dava öncesi zorunlu olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaşma sağlanamamış ve süreç anlaşamama olarak sonra erdirildiğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere son oturum 22.05.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararını bulunup bulunmadığı gibi hususlar, dava şartlarından olduğundan bu hususların da ayrıca Sayın Mahkemenizce re'sen araştırılmasını ve usule aykırılığın tespiti halinde, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafından huzurdaki davaya dayanak gösterilen zarar ve zarara karşılık yapılan ödemelerin tarihi dikkate alındığında ilgili alacağın zamanaşımına uğradığı da ortada olduğunu, sırf bu sebeple dahi zamanaşımı itirazımızın kabulüne karar verilmesini, davacı şirketin müvekkili şirketin dava konusu zarara sebebiyet verdiği iddiasıyla zarara karşılık yapılan ödemenin rücusundan bahisle .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatmış olduğunu, müvekkili şirket ise ödeme emrini tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, davacının icra takibine konu edilecek herhangi bir borç ya da takibi gerektirecek herhangi bir hukuki gerekçe mevcut olmadığını, açıklanan nedenler ile açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın usulden reddini, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Karayolları vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın oluşumunda idarenin hizmetindeki kusuru olduğu iddia edildiğinden 2577 sayılı İdari yargılama usulü hakkındaki kanun 2. Maddesi gereğince İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarında idare mahkemeleri görevli olduğundan iş bu davanın yargı yolu nedeniyle reddini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alındığını, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağının belirtildiğini, davaya konu hasarın gerçekleşmesine sebebiyet veren aracın işleteni diğer davalı olup sürücüsü de diğer davalı bünyesinde çalıştığını, bu nedenle her ne kadar davanın yargı yolu, görev ve esas bakımından da redde gerekmekte ise de husumetin müvekkili idareye yöneltilemeyeceğini, davacının dava dilekçesi eklerinde sunduğu hasar keşif tutarı formu ve hasar tespit tutanaklarında hasarı yapanın diğer davalı olduğu zabıt altına alındığını, müvekkili idare yönünden bir tespitte bulunulmadığını, hasar tespiti yapılan ve davaya konu olan çalışma, ... yolunda, ... ... Kavşağı Arası Heyelan Önleme ve Üstyapı İşleri Yapım İşi bünyesinde 2x2 yolun 2x3'e dönüştürülmesi esnasında meydana geldiğini, yapılan çalışmalarda davacı ... tarafından yüklenici firmaya bildirilen hatlar sorunsuz şekilde deplase edildiğini, bildirilmeyen bu hattın ise zarar gördüğünü, açıklanan nedenlerle davanın; HMK'nın 114. Maddesinin b fıkrası gereğince yargı yolu yönünden, görevsizlik nedeniyle, pasif husumet yokluğundan yahut esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, - 2023/... Arabuluculuk Son Tutanağı, - ... ...'den, ... Belediyesi'nden gelen cevabi yazılar, - Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan 18/12/2025 tarihli bilirkişi kök raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, davalı yanın diğer davalı KGM nin işi nedeniyle yaptığı çalışma sebebiyle davacının alt yapısına zarar verip vermediği, davacının oluşan zararının davalılar tarafından giderilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK' nın 150. Maddesi uyarınca: "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir."
Davacı taraf ve vekili 14/05/2026 tarihinde geçerli bir mazeret olmadan duruşmaya katılmamış, daha önce de mazeret dilekçeleri sunarak dosyayı sürüncemede bırakmış ve bu nedenle mahkememizce 14/05/2026 tarihli mazeret talebi reddedilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesinde; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı taraf ve vekili tarafından davanın ikinci kez takip edilmediği anlaşıldığından, HMK 320/4.maddesi gereğince ikinci kez dosya işlemden kaldırılamayacağından, davanın açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar harcının dava açılırken yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 7/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 2.565,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-HMK 333.maddesi uyarınca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.14/05/2026 Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Full & Egal Universal Law Academy