T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/781 Esas
KARAR NO:2025/837
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/12/2024
KARAR TARİHİ:27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 28/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya ait İstanbul Ili , ... İlçesi, ... Villa projesinde hafriyat alımı , ocak malzemesi temini ve taşınması ,nakliye, iş makinesi çalıştırma ,şantiye yolu yapım İşlerini yaparak yapılan işler“ kapsamında bu işler ile ilgili 27.08.2024 tarihli ve ... 454.800,00 TL bedelli ve 26.07.2024 tarihli ve ... no.lu 2.403.240 ,00 TL bedelli faturalar — kesilmiş ve davalı tarafa gönderildiği, Davalı taraf faturalara herhangi bir itirazda bulunmamış, fatura bedellerinin 500.000,00 TL ile 1.276.000,00 TL sini kısmen ödemiş , bakiye kalan 1.082.040,00 TL bedeli ödemediğinden aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalının süresinde itiraz ederek takibi durdurduğu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamına davalının 96 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazda: Dava Yetkili Mahkemede Açılmamıştır. TK 4.maddesinde sayılı mutlak ticari davalar içerisine de girmediğinden huzurdaki uyuşmazlık genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, öncelikle göreve ilişkin itirazları bulunduğunu, esasa ilişkin açıklamalarda taraflar arasında dava dilekçesinde iddia edildiği üzere hizmet ve mal alımına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının 2024 yılı Mart ayında müvekkiline vermiş olduğu hafriyat ve taş tedarik-teslimi işinde sahte irsaliye kullanması, müvekkilinde güven zedeleyici bir durum oluşturduğundan tüm iş ilişkisinin sona erdirildiğini, müvekkili tarafından yapılan kısmi ödemelerinde, söz konusu sahte irsaliyeler kapsamında gerçekleştirilen işlere ilişkin olup; davacının bu ödemelerin davaya konu faturalara istinaden yapıldığı yönündeki iddiası gerçeği yansıtmadığını, dava konusu edilen faturalarda belirtilen ürün ve hizmetlerin hiçbirinin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, ayrıca, bu ürün ve hizmetlerin teslim edildiğine dair herhangi bir irsaliye veya teslim belgesi de dosyaya sunulmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetlerin fiilen teslim alındığı anlamına asla gelmeyeceğini, dava konusu 26.07.2024 tarihli ... numaralı fatura incelendiğinde, "Mal Hizmet" kısmına "1 ADET HAFRİYAT" ibaresi yazılmak suretiyle tek kalemde 2.403.240,00 TL bedelli fatura düzenlendiğinin görüleceği, faturaya itiraz edilmemiş olsa dahi kamu düzenine ve ticari düzene aykırı şekilde düzenlenen bu faturanın hükme esas alınmasının mümkün olmayacağını, müvekkili şirketin İstanbul/.../...'de herhangi bir villa veya konut projesinin bulunmadığını, davacının başka bir şirkete ifa ettiği hizmetleri ve teslim ettiği malları, müvekkili şirkete fatura ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ifade ederek mahkemenin görevli olmasına ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise hukuki dayanaktan yoksun ve somut gerçeğe aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
- 2024/... Arabuluculuk Son tutanağı,
- Ticaret Sicil Gazetesi'nden, ... Vergi Dairesi'nden, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'ndan, ... Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazılar,
- Mali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 21.10.2025 tarihli bilirkişi kök raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davacının verdiğini iddia ettiği hizmete karşılık düzenlediği faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğun görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların karşılaştırmalı BA/BS formlarının ilgili Vergi Dairelerinden celp edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Mali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 21.10.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "1. Taraflar arasında TTK. M. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.
2. Bu ticari ilişki kapsamında davalı tarafın davacıdan 2 adet fatura almış ve bunları ticari defterlerine işlemiştir. Davalı kayıtlarında davacıya takip ve dava tarihi ile 1.080.734,00 TL borçlu olduğu kayıtlıdır.
3. Davacının, davalı aleyhine başlattığı ilamsız takipte; 1.082.040,00 TL asıl alacak, 107.380,79 TL (İşlemiş faiz), 1.189.420,79 TL talep ettiği, davacının davalıyı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince takip öncesinde temerrüde düşürmediği anlaşıldığından, 107.380,79 TL tutarındaki işlemiş faizi talep edemeyeceği, bu durumda da; Davacının, davalıdan 1.080.740,00 TL talep edebileceği ve davacının bu alacağına 3095 sayılı yasa gereği yıllık 9651,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ olunduğu, rapora karşı davalının beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalara ilişkin başlatılan takip dosyasına davalının itirazının iptali gerekip gerekmediği, davacının davalıdan bakiye alacağı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür.
Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, lehe delil niteliği bulunduğunu, davalının aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davacıya kısmi ödeme yaptığını, 1.080.740,00 TL tutarındaki tutarı davalının da ticari kayıtlarına işlemiş olduğunu, neticeten davacının davalıdan takipteki asıl alacak kadar alacaklı olduğu yönünde tespit ve görüşte bulunmuştur.
Taraf ticari defterleri delil olarak kabul edilmiş ve yukarıda belirtilenler ile birlikte davacının asıl alacağına ilişkin ispat külfetini yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Davalı tarafça bunların aksinin ortaya konulması gerektiği halde bir ispat vesikası getirilemediği, her ne kadar davacı ile ticari ilişkileri olmadığını iddia etmişse de davalının ticari defterlerinden davacı ile ilişkilerinin var olduğunun tespit edildiği, ticari defterlerin lehe delil niteliği bulunduğu, dava konusu faturanın karşılıklı olarak taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar davalı tarafından takip tarihi sonrası davacıya başka bir fatura düzenleyerek defterlerinde alacaklı konuma geçmiş olduğu görülmüşse de; dava konusu faturaya itiraz etmeden ticari defterlerine işlemiş olması nedeniyle takip tarihi itibariyle borçlu kabul edilmiş; rapora karşı itirazının kapsamlı olmadığı ve ek rapor alınmasını gerektirir bir durum olmadığı anlaşıldığından; davacının asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
Alacak likit olduğundan davacının %20 oranındaki icra inkar tazminatı talebi haklıdır.
Tüm dosya kapsamından; davacının davaya konu edilen açık hesap ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ticari defterleri ile ispat ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu kanaatte bulunulduğu anlaşılmakla usul ve esasa uygun bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının davasının asıl alacak yönüyle kabulüne, temerrüte ilişkin belge sunulmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine dair karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının ....İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.080.740,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 73.825,34 TL karar harcından dava açılışta yatırılan 12.530,76 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 61.294,58 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 12.530,76 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 12.958,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yatırılan 7.000,00 TL bilirkişi ücretleri, 320,00 TL kep ve tebligat ücretleri olmak üzere toplam 7.320,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7.311,21 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul red oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 168.111,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul red oranına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 1.260,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3.595,68 TL'nin davalıdan; 4,32 TL kısmının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
9-Artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.27/11/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸