T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/105 Esas
KARAR NO:2025/299
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/02/2025
KARAR TARİHİ:08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 13/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile Borçlu Şirket ... Şirketi Arasında Sürdürülen ticari ilişki kapsamında, müvekkiİ Şirket’in davalıdan fatura alacağı bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından işbu davaya konu icra takibinin dayanağını da oluşturan faturaların karşılığı tutarlar müvekkil Şirkete ödenmediğini, dilekçe ekinde sunulmuş olan fatura bedelleri ödenmediğini ve davalı tarafça işbu fatura bedellerine karşı herhangi bir itirazda da bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca faturaya karşı 8 günlük itiraz süresi bulunmakta olduğunu ve davalı tarafça dava konusu alacağı oluşturan faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafça ödeme yapılmamış olması üzerine müvekkili şirket alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından tebellüğ edilen Örnek No:7 İlamsız Takipte Ödeme Emrine karşı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 04.12.2024 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini itiraz edilmiş olan dosya borcuna ilişkin İstanbul Arabuluculuk Merkezine başvurularak söz konusu borca ilişkin anlaşma sağlanması amacıyla görüşme yapılmışsa da arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını beyanla; haksız itirazın iptaline ve .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin devamını, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalı hakkında %20’den az olmayacak miktarda icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 03/03/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, usul yönünden müvekkili şirketin ticari merkezi ... adresi olduğunu, yetkili mahkemelerine İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, esas yönünden ise taraflar arasında cari hesap sözleşmesi veya mutabakatı bulunmadığını, faturaların ticari defterlere işlenmesi o işin yapıldığı ve borç çıktığı anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmamakta olduğunu, temerrüd oluşmadığından işlemiş faiz talebinde bulunulması hukuken mümkün değildiğini, ayrıca talep edilen faiz mevzuata aykırı olduğunu, faiz oranı fahiş ve haksız olduğunu beyanla; öncelikle usuli itirazlar irdelenerek dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine, devamla davanın esastan reddine, haksız şekilde dava ikame eden davacı aleyhine asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere müvekkile yönelik olarak kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan etmiştir. Bu nedenle yetki hususu öncelikli olarak incelenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 6. Maddesine göre "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
Bunun yanında TBK'nın 89.maddesinde: "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,
ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.
" şeklindedir.
Taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır. Seçimlik yetkinin bulunduğu hallerde davacı seçim hakknı kullanarak yetkili mahkemelerden birinde davasını açabilir. Ancak seçimlik yetki bulunduğu hallerde davacının davasını seçim hakkını aşarak kullanması halinde seçim yetkisi davalı borçluya geçer. Davalı tarafça yetkili olarak seçilen mahkemenin de genel yetkili mahkeme olduğu açık olduğundan mahkememizin yetkisizliğine dair ilk itirazın kabulü ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Mahkemenin yetkisine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin yetkisizliğine, davanın HMK 115/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili olan İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, Davacı vekiliinin yüzüne verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır