T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/157 Esas
KARAR NO:2025/600
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:17/10/2019
KARAR TARİHİ:24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın ... seri no.lu kredi sözleşmesine bağlı olarak davalı banka tarafından eski ofis arkadaşı, asıl borçlu ... lehine tesis edilen krediye kefil olduğunu, 25.08.2014 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde kendi el yazısıyla müteselsil kefil olduğunu kabul ettiğini, eşi ...'tan da kefalete dair eş muvafakatnamesi alındığını, davalı bankanın 13.07.2016 tarihinde ilk krediye bağlı limit artırımı yaptığını, limit artırım kefil imza sayfasında müvekkilin el yazısı ve imzasının taklit edildiğini ve kefalet artırımına dair eşin imzasının taklit edilerek muvafakatnamenin alındığını, asıl borçlu ...'nun 27.02.2017 tarihinde banka ile tekrar kredi sözleşmesi yaptığını, ... sözleşme seri numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ile tesis edilen bu krediye müvekkili kefil olmadığı halde 625.000,00 TL kredinin kefil imza sayfasına müvekkilin imzasını ve el yazısını taklit ederek kefalet beyanı ve imzası alındığını, aynı sözleşmedeki eş muvafakatnamesindeki imzanın da taklit edildiğini, şube yetkilileri tarafından bu sahtecilik suçu bizzat irtikap edilmemiş olsa dahi, yetkililerin gerekli özeni ve dikkati göstermemiş olduğunu, yapılan suç duyurusu üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan tahkikatın ... soruşturma numarası ile devam ettiğini, müvekkilinin tüm bu imza sahteciliğinden ....İcra Müdürlüğünün ... E numaralı icra takibi ile muttali olduğunu, 333.770,78 TL tutarlı bu takibe konu olan krediye kefaletinin sahte imza ile yaratıldığını belirterek, müvekkiline karşı başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... icra esas numaralı dosyasından ve bu dosyaya mesned teşkil eden kredi sözleşmesinden kaynaklanan 333.700,89 TL borcun, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 50.000 TL'lık kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf süresinde bir cevap vermemiştir.
Mahkememizce takip miktarı üzerinden eksik harç ikmal ettirilmiştir.
İcra dosyası dosyamız arasına alınmış incelenmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyasının bir örneği dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan ilk raporda, davalı ile dava dışı ... arasında, 25/08/2014 tarihinde bir adet kredi sözleşmesi ve davacıyla da kefaletname düzenlendiği, 13/07/2016 tarihinde limit artırımı ve yeni bir limitli kefaletname düzenlendiği, daha sonra 27/02/2017 tarihinde yeni bir kredi sözleşmesi ve 625.000,00TL limitli kefaletname imzalandığı, kullanılan davaya konu kredilerin son sözleşmeler kapsamında 29.12.2016 tarihinde ve 13.10.2017 tarihinde kullanıldığı bildirilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde özetle; ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyasının huzurdaki davaya etki edeceğinden bekletici mesele yapılmasını, bilirkişi raporunda yapılan alacak tespitine katılmadıklarını, davacının kefaletine ilişkin sorumluluğunun bu aşamada değerlendirilmesinin mümkün olmayacağından bu konu hakkında şimdilik herhangi bir karar verilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasının yargılamayı uzatacağı değerlendirildiğinden, mahkememizce imza incelemesine ilişkin deliller toplanarak yargılamaya devam edilmiştir.
Davacının imza örnekleri toplanmış, davaya konu borcu dayanağı belgeler getirtilmiş, isticvap suretiyle davacının mahkememiz huzurunda imzaların alınmıştır.
Mahkememizce toplanan imza örnekleri ile davaya konu kefalet senedi birlikte imza incelemesi için Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor alınmıştır.
Alınan 29/03/2022 tarihli ATK Fizik Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporunda; " İnceleme konusu sayfalarda ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu sayfalarda bulunan yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" yönünde kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 13/04/2022 tarih ve ... kararı ile " Davacının davasının KABULÜ ile, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına konu borç nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, " karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2022/1257 esas, 2025/187 karar sayılı ilamı ile, "Adli Tıp Kurumu Raporunun davalıya tebliğ edilip itiraz süresinin beklenmesi gerektiği, davaya konu borcun hangi kredi kapsamında kullanıldığının tespiti gerektiği, bankacı bilirkişiye gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bu hususta ispat yükünün davalıda olduğu da dikkate alınarak takibe konu kredilerin hangi kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığının ve davacının dava tarihi itibariyle ne kadar miktar borçtan sorumlu olduğunun ve ne kadar miktar borçtan sorumlu olmadığının tespitinin gerektiği" gerekçesiyle kaldırılarak geri gönderilmiş ve dosya bu kez mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2022/1257 esas, 2025/187 kararı sonra ATK raporu davalıya tebliğ edilmiş, bankacı bilirkişiden yeni bir rapor alınmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasının hala derdest olduğu görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2022/1257 esas, 2025/187 kararından sonra alınan bankacı bilirkişi 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Anlaşmazlığa konu belgelerin 13/07/2016 tarihli ve 27/02/2017 tarihli, sahte kefil ve eş muvafakati imzalı olduğu belirtilen GKS’ler olduğu, takibe konu kredilerin kefalet imzası inkar edilmeyen 25/08/2014 tarihli GKS ve 50.000 TL tutarlı kredi ve kefalet imzası inkar edilen 13/07/2016 tarihli GKS ve 250.000 TL tutarlı kredi ve ... nolu KMH hesap bakiyesi olduğu, kefil ...'ın, imzasını inkar etmediği, müteselsil sorumluluğu kabul ettiği 25/08/2014 tarihli, ... sözleşme numaralı, 250.000 TL kefalet limitli GKS'ye istinaden sorumluluğunun devam ettiği, toplam takip borcunun, 250.000 TL'lik kısmından sorumlu olduğunu, takibe konu kredilerin kaynağının sahte olduğu belirtilen kefaletlerden sonra kullanılmış ... numaralı 50.000 TL'lik ve... numaralı 250.000 TL'lik kullandırılan krediler olduğunu, takip tarihi itibariyle, 333.770,89 TL'lik borcun 83.770,89 TL'lik kısmından kefilin sorumlu olmayacağı, sadece 250.000 TL'lik kısmınından sorumlu olacağını, Kefilin toplam borcu olan 250.000 TL'ye takip tarihinden, dava tarihine kadar 019,50 avans faizi uygulanabileceğini," bildirmiştir.
Bilirkişi raporundan kredi sözleşmeleri ve kullanımlarına dair tablo aşağıdaki gibi görülmektedir:
Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının itiraz edilen hususların mahkememizce resen dikkate alınacak hususlar olduğundan davanın yeterince aydınlandığı anlaşılmakla yeni veya ek rapor taleplerinin reddine karar verilmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine ilişkin kefaletin sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce bankacı bilirkişiden alınan raporda; davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinin dayanağı kredinin 13.07.2016 tarihli kredi artırım ve kefalet senedinden kaynaklandığı bildirilmiştir.
Mahkememizce ATK Fizik Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'den alınan 29/03/2022 tarihli raporda da 13.07.2016 tarihli kefalet senedindeki imza ve yazıların davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir.
Geçerli kefalet senedinden sonra dava dışı borçlunun borcunun kapatıldığı, 13.07.2016 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında 13/10/2016 tarihinde yeni bir kredi kullandırıldığı ve borcun bu krediden ve daha sonra biriken kredili mevduat hesabı borcundan doğduğu, kefil olunan borç sona erip yeni bir kredi sözleşmesi ile birlikte sahte olduğu anlaşılan kefalet senedine dayanılarak davacı hakkında icra takibi yapıldığı davalının kabulünde ve takip dayanağı belgelerden anlaşıldığına göre, davacının yeni borçtan sorumlu tutulamayacağı, eski kefaletinin yeni bir kredide kullanılamayacağı, bilirkişinin bankacı olması nedeniyle hukuki değerlendirmede bulunmasının sonuca etkili olamayacağı, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜ ile, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına konu borç nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-İmzanın davacıya ait olmadığı ve davalının güven kurumu banka olması nedeniyle somut uyuşmazlıkta kötü niyetli olduğu anlaşılmakla %20 üzerinden hesaplanan 66.754,17 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 22.799,88 TL karar harçtan, peşin alınan 853,88 TL ve tamamlama harcı olarak alınan 4.846,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.099,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 53.403,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarfedilen toplam 1.333,40 TL yargılama gideri ile davacı tarafından peşin yatırılan 5.699,98 TL peşin harcın ve başvurma harcı olan 44,40 TL ' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça harcanan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL' nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır