T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/177 Esas
KARAR NO:2025/780
DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ:11/03/2025
KARAR TARİHİ:12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 19/11/2011 tarihinde 5 ortaklı olarak kurulduğunu, davacının 6.000 hissenin 1.998'ine sahip olduğunu, şirketin 31/12/2013 tarihi itibari ile vergi dairesi tarafından resen terk verildiğini, 12 yılı geçen süredir şirketin ortakları arasında devam eden ihtilafların ve şirket faaliyetlerinin sürdürülmemesi nedeniyle şirketin fiilen işlevsiz hale geldiğini, yönetim kurulu toplantılarının yapılamadığını, kararların alınamadığını, şirketi faaliyetlerine devam etmesinin imkansız hale geldiğini, 2013 yılından beri ne ortaklar kurulu ne de yönetim kurulu toplantılarının yapılabildiğini beyanla, şirketin geçmişe dönük olarak 31/12/2013 tarihinden itibaren feshedildiğinin tespitine, şirketin ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesini, davacının adli yardımdan faydalandırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım talebi mahkememizce red edilmiştir.
Davalı şirketin diğer ortaklarına temsilci sıfatıyla resen tebligat yapılmıştır.
Şirket Temsilcisi ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve davacının, müvekkilinin katılımından önce 15 yıldır lokanta ve gece kulübü işletmeciliği yapan 2 ortak olduğunu, 2011 yılında 1.000.000 USD civarında para vermesi halinde müvekkilinin tüm mekanlarına 1/3 oranında ortak olarak almayı, bunun yanı sıra ek yatırımlarla yeni mekanlar açmayı teklif ettiğini, bu teklifi yaparken de tüm mekanların nasıl büyük cirolar ve karlar elde ettiğinden bahisle bir takım raporlar gösterildiğini, müvekkilinin parayı gönderdiğini, bu yeni ticari oluşumun üzerinden yapılması kararlaştırıldığını, davalı şirketin kurulduğunu, zaman içinde müvekkilinin ödediği 1 milyon USD yi de iş geliştirmeye ve yeni mekanlar açmaya değil, diğer ortakların kendi bireysel yaşamlarını zenginleştirmek için kullandıklarının anlaşıldığını, sadece müvekkilinden değil başka şahıslardan da aynı şekilde paralar aldıklarını, müvekkilinin kendi mesleği olmadığı için sadece yatırımcı sıfatıyla yer aldığını, müvekkili yönetim kurulu başkanı olsa da tüm işleri diğer iki şahsın yaptığını, müvekkilinin şirketin faaliyetleri ile ilgili hiçbir işleminin olmadığını, ortakların bir araya gelemedikleri, toplantı yapıp karar alamadıkları yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, şirketin fesih nedenleri olarak ileri sürülenlerin müsebbibinin davacı ve ... olduğunu beyanla, davalı şirketin geçmişe dönük olarak feshedildiğin tespitine dair talep karşısında şirketin mevcut durumuna göre meri yasalar muvacehesinde hangi hukuksal statüye geçmesi gerektiğinin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Şirket Temsilcisi ... vekili cevap dilekçesinde: Bahse konu davalı şirketin 13/10/2011 tarihinde kurulduğunu, 12 yılı aşkın süredir ne ortakların bir araya geldiğini ne de yönetim kurulu toplanabildiğini, şirketin fiilen işlevsiz bulunduğunu, 2013 yılından bugüne dek hiçbir ticari faaliyeti ve gelirinin olmadığını, yönetim kurulu toplantılarının yapılamadığından karar alınması ve şirketin faaliyetlerine devam etmesinin, kazanç elde etmesi veya borç ödemesi imkansız hale geldiğini, şirketin 31/12/2013 tarihi itibari ile vergi dairesi tarafından resen terk kaydı ile kapatıldığını beyanla, davalı şirketin 31/12/2013 tarihinden itibaren feshedildiğinin tespitini ve şirketin ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelenmiş ve davacının 1998/6000 oranında pay sahibi olduğu, görülmüştür.
Ticaret sicil kaydından, şirketin son işleminin 15/04/2013 tarihli şube kapanışı olduğu, başkaca bir işlem yapılmadığı, genel kurul toplantısını, yönetim ve temsil görevlendirmeleri yapılmadığı anlaşılmıştır.
Şirketin vergi dairesine borcu olduğu, 2013 yılında SGK ve vergi terki yapıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirketin geçmişe dönük olarak 31/12/2013 tarihinden itibaren feshediliğinin tespiti ve terkinine ilişkindir.
Geçmişe yönelik fesih tespiti talebi mahkememizce yerinde görülmemiş olup, şirketin tüzel kişiliği devam ettiğinden ancak hükümle feshine karar verilebilecektir. Bu nedenle davacının geçmişe yönelik fesih talebi mahkememizce red edilmiştir.
Şirketin üç ortaklı olduğu ve şirketin 12 yıldır pasif olduğu, organ eksikliğinin giderilmediği, genel kurul ve yönetim kurullarının yapılmadığı, vergi dairesince ve SGK tarafından işyeri terki yapıldığı, şirketin borcu olduğu anlaşılmıştır.
Şirketin TTK'nın 530. Maddesi uyarınca feshi talep edilmiş ve organsızlık durumunun giderilmediği, ortaklarda bu yönde bir irade olmadığı anlaşılmıştır.
TTK'nın şirketin feshine ilişkin hükümlerine göre;
MADDE 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir.(2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
MADDE 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
MADDE 532- (1) Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.
MADDE 533- (1) Sona eren şirket tasfiye hâline girer; Kanundaki istisnalar saklıdır.
(2) Tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu hâlde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.
MADDE 535- (1) Şirket tasfiye hâline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir. (2) Tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrılır.
MADDE 536- (1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar. (2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır. (3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır. (4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.
Anılan yasa maddeleri dikkate alındığında, TTK'nın 530. Maddesi gereğince şirketin feshi koşulunun oluştuğu anlaşılmış ve bu talep mahkememizce kabul edilmiştir.
Şirketin feshine karar verilmesi ile mahkememizce tasfiye memuru da atanması gerektiğinden, şirketin mal varlığı ve faaliyetinin bulunmaması, davacının tasfiyeyi istemesi ve ortak olması, tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin yasal yeterliliğin bulunması nazara alınarak, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalı şirketin TTK 530. Maddesi uyarınca fesih ile tasfiyesine, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye giderlerinin şirketçe karşılanmasına,
2-Davanın geçmişe yönelik feshinin tespiti talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL başvurma harcının davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının harcadığı 615,40TL peşin harcın ve yargılama gideri 2.387,50 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır