T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/178 Esas
KARAR NO : 2025/896 Karar
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2018
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 26/11/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ile yine dava dışı ... arasındaki 01/11/2013 tarihli iş yeri devir sözleşmesine istinaden taşınmazın maliki davalıya tanzim edilmek üzere ıralı 36 adet bonoya kefil sıfatı ile imza attığını, vadesinde ödenmeyen 5 adet bononun davalı tarafından işlem konulduğunu dava dışı taraflar, müvekkili ve davalı arasında 12/06/2017 tarihli sözleşme ile borcun yenilendiğini, müvekkilin sözleşmeye tanık sıfatı ile katıldığını, bu durumda sözleşmede belirtildiğini, ancak imzasının üstüne tanık-kefil ibaresinin yazıldığını, bu sözleşme gereğince 36adet bononun müvekkiline 04/07/2017 tarihinde teslim edildiğine dair tutanak düzenlendiğini ancak davalının 5 adet bononun icra dairesinde olduğunu ileri sürerek 31 adet bonoyu fiili olarak teslim ettiğini, davalı vekili tarafından taraflar arasında yapılan yenileme sözleşmesi hiçe sayılarak müvekkili hakkında başlatılan icra takibi sonucunda müvekkiline ait 34ZJ831 plakalı araca yakalama emri çıkartıldığını, yakalamanın kaldırılması için 4.500,00 TL ödeme yapıldığını belirterek yakalamanın tedbiren durdurularak takibin iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 02/04/2019 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 01/12/2013 başlangıç tarihli İşletme devir sözleşmesi başlıklı sözleşmeden sonra imzalanan ve bu sözleşmenin yerine geçen 12/06/2017 tarihli Alt Kiracılık sözleşmesi adlı sözleşmeden de sorumlu olduğunu, davacının 12/06/2017 tarihli bu sözleşmenin altında tanık-kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 01/12/2013 tarihli sözleşmeye konu senetlerden dolayı kefalet borçlusu olmadığını, aynı zamanda dava dışı Borçlu ... ile yine dava dışı ... arasındaki 01/12/2013 tarihli işyeri devir sözleşmesinin de kefildir, bu kefaleti uyarınca dava dışı alt kiracı ... 'in tüm borçlarından sorumlu olduğunu, 12/06/2017 tarihli sözleşme gereği ödenmesi davacı tarafından üstlenilmiş icra dosyası borcu ödendiğinden bonolar kendilerine iade edileceğini, icra dosyası borcu, diğer icra borçlusu tarafından ödenmediğini, müvekkile davacı veya diğer dosya borçlusu tarafından yapılmış elden bir ödemenin de olmadığını ve bu nedenle mükkerer ödemenin de bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilin fazladan tahsil ettiği bir para alacağı olmadığından davacının istirdadını gerektiren bir ödemesinin de olmadığını, davacının ödediği 19.786,00 TL ile sözleşmede kararlaştırılan ödeme miktarı olan 16.500,00 TL arasındaki fark ise davacının yükümlü olduğu 2016/... E. Sayılı icra dosya masraflarından kaynaklandığını, belirterek davacı kefil olarak imzaladığı sözleşmelerden kaynaklanan borunu ödediğini, haksız ve dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyası
-.... İcra Müdürlüğünün 2016/... (icra dosyası) Esas sayılı dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyasına ödediği 19.786,00TLnin iadesi talebine ilişkindir.
Davaya konu ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... olduğu, borçlusunun dava dışı ... ve davacı ... olduğu, takip konusu alacak miktarının 18.626,71TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, borçlu ... tarafından 18/12/2017 tarihinde icra dosyasına 19.786,03TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2019/557 Esas - 2021/333 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 2021/1844 Esas - 2025/215 Karar sayılı 13/02/2025 tarihli kararında "..uyuşmazlığın esasına etkili olan gerek 01.02.2013 tarihli işyeri devri sözleşmesi gerekse 12.06.2017 tarihli sözleşmenin taraflarca sunulması için taraflara süre verilerek, sunulması hâlinde 12.06.2017 tarihli sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle, takibe dayanak bonolara ilişkin borcun talik edilip edilmediği ve yine talik şartları ve tarihi de gözetilerek, davacının istemi kapsamında istirdada ilişkin ödeme tarihi de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması..." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderilmiştir.
Üst Mahkemenin kararı doğrultusunda, taraflara 01/02/2013 tarihli İşyeri Devri Sözleşmesi ve 12/06/2017 tarihli Yenileme Sözleşme suretlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafından 12/06/2017 tarihli yenileme sözleşmesi, davalı tarafından 01/02/2013 tarihli İşyeri Devri Sözleşmesi suretleri sunulmuştur.
....İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararında: "...borçlu hakkında yapılan takiplerin kesinleşmesinden sonra 12/06/2017 tarihinde tarafların düzenledikleri protokol başlıklı belgede borcun sözleşme tarihinden sonraki bir tarihte ödenmesi konusunda anlaştıkları, sözleşmenin takip dosyalarına ilişkin olduğu görülmektedir. Alacaklı vekili tarafından da cevap dilekçesinde sözleşmeye karşı çıkılmamış, sözleşme koşullarına uyulmadığı belirtilmiştir. Bu durumda alacaklılar tarafından borçlulara İİK'nun 71.maddesi uyarınca mehil verilmesi söz konusu olup..." gerekçesiyle ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin ertelenmesine karar verildiği ve bu kararın 13/11/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
12/06/2017 tarihli yenileme sözleşmesinin 1. Maddesinde: "Alt kiracı bugüne kadar taraflar arasındaki 01/12/2013 başlangıç tarihli "İşletme Devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeden doğmuş ve bugüne kadar ödenmeyen bu nedenle ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı takip dosyasından 25.000,00TL olan kire borçlarını 16.500,00TL kabul edilerek kefil ile birlikte 31/08/2017 tarihine kadar ödeyecektir." yer alan hüküm uyarınca davacının borcu sadece 31/08/2017 tarihine kadar ertelenmiş olup, davacının ödeme tarihi olan 18/12/2017 tarihinde davacının borcunun devam ettiği, ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında verilen takibin ertelenmesi kararının 31/08/2017 tarihine kadar olan dönemi kapsayacağı açıktır. Bu nedenle davacının 01/09/2017 tarihi itibari ile yeniden temerrüde düşeceği ve faizin de bu tarihten itibaren başlayacağı nazara alınarak yapılan hesaplamada davacının 18/12/2017 tarihi itibari ile fazla bir ödemesinin olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 35,90TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)HMK madde 333 uyarınca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 19.786,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır