T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/25 Esas
KARAR NO: 2025/840
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/01/2025
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 12/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi kapsamında Sigortalı firma ... ... San. ve Paz. A.Ş. tarafından satın alınan 25.300 kg Seramik emtiasının İtalya'dan Türkiye'ye nakliyesi karşı taraflar tarafından ... numaralı navlun kapsamında ...plaka sayılı araç ile gerçekleştirildiğini, Emtiaların teslimi ardından hasarlı olduğunun tespit edilerek müvekkil şirket sigortalısı tarafından karşı tarafa ihtar çekildiğini, 06.12.2024 tarihinde tebellüğ olunan ihtara karşı, karşı tarafça CMR 32/2 kapsamında talebin reddedildiğine dair beyanda bulunulduğunu, Hasar nedeniyle düzenlenen ekspertiz raporunda tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, ekspertiz incelemesi kapsamında müvekkil şirket tarafından meydana gelen hadise nedeniyle sigortalısına 14.03.2024 tarihinde 187.924,46.-TL sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatın davalılardan, ödeme tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti dahil tüm ferilerin tazmini amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuş, 2024/... Başvuru ve 2024/... Arabuluculuk numaralı dosyada uzlaşma sağlanamamış ve iş bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 187.924,46.-TL sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 14.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, Arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş Vekilinin Cevap dilekçesinde özetle:6102sayılı TTK madde 855/3-4 uyarınca; “Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başladığını, Gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrasına uygun şekilde istemiş olmaları şartıyla, def'i olarak her zaman ileri sürebileceğini, Yine CMR Konvansiyonu madde 32'de düzenlendiğini, somut olayda ise Davacı Firma tarafından işbu davadan önce hasarın meydana gelmesinden itibaren 3 ay içinde rücu talebinde bulunmamış olup davanın bu nedenle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından her ne kadar müvekkil şirkete ihtarname çekildiği belirtmiş olsa da bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, zira dosyada mübrez belgelerde de görüleceği üzere emtialardaki hasar 01.11.2023 tarihinde öğrenilmiş olup buna rağmen müvekkili şirkete başvuru yapılmadığını, Bu nedenle davacının rücu talebinde bulunmadığı açık olup zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davaya konu taşımanın 01.11.2023 tarihinde gerçekleşmiş davanın 12.01.2025 tarihinde açıldığını, dava her halükarda 1 yıl içinde açılmadığından yine zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, tüm savunmaları saklı kalmak kaydıyla, 6098 sayılı tbk'nın 184. maddesi gereğince alacağın temliki yazılı şekil şartına tabi tutulduğunu, lakin davacı tarafça ödemeye ilişkin dekont dışında temlik iradesini gösterir ve yazılı şekil unsurunu haiz bir belge sunulmadığını, davacı tarafından ek olarak sunulan sigorta poliçesinde de taraf imzaları bulunmadığından delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu bağlamda somut olayda herhangi bir temlikten bahsedilemeyeceğinden bu ödemenin ancak bir lütuf ödemesi olduğunu, öncelikle bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, pasif husumet itirazlarının olduğunu, huzurdaki davaya konu taşımacılık faaliyetinin 2 numaralı davalı ... A.Ş. yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, CMR senedi de görüldüğünü, dosyada mübrez ekspertiz raporunda "Paletlerin dorse içerisinde hareket etmiş olduğu ve kaymadığı, spanzetlerde kullanılan gırgır olarak nitelendirilen metallerin çok sıkılması" şeklinde belirtilerek emtianın hasar görmesinin temel nedeninin istifleme kifayetsizliğinden meydana geldiğinin vurgulandığını, davaya konu taşıma tam (komple) taşıma olup yükleme gönderici firma tarafından yapılmış ve sabitleme işlemi de gönderici nezaretinde gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkil şirket yükleme işlemine müdahale etmemiş olup tamamen gönderici tarafından yapıldığını, somut olayda uluslararası taşımacılıktan kaynaklı bir ihtilaf olması sebebiyle cmr konvansiyonu maddelerine bakılması gerektiğini, nitekim CMR konvansiyonu madde 17/4'de:“4. Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise,taşımacı sorumlu tutulamayacağını, anlatılanlar kapsamında davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... Sigorta A.Ş Vekilinin Cevap dilekçesinde özetle: Hasara konu işyeri müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Nakliyat Aracılığı Sorumluluk (FEL,) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı rücuen tazmin talepli davasını sigortalıya yöneltmiş ve dava sigortalı sigortacısı olduklarından taraflarına ihbar edildiğini, davacı şirketimize hasar başvurusu yapmış ve şirketimiz nezdinde 10 ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, bahsedilen nedenler ve kanun maddeleri uyarınca müvekkil şirketin hasardan sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, Bu nedenlerle Mahkemenizce müvekkil şirket ve sigortacısı hakkında hüküm kurulmamasını talep zorunluluğunun hâsıl olduğunu, müvekkili hakkında hüküm kurulmamasını, davanın sigortalı açısından reddini, her halde yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- 2024/... Arabuluculuk Son Tutanağı,
- Taşımacılık ve Sigorta Uzmanı Bilirkişiler tarafından hazırlanan 11/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporu,
-Sigorta poliçesi ve ekleri
-... nümaralı CMR evrakı
-... numaralı navlun faturası
-... numaralı gümrük beyannamesi
-Hasar tutanakları ve fotoğraflar
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın davalılardan rücuen tazmini koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı sigortalının teslim aldığı emtianın hasara uğramasında davalıların kusuru olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dava dışı İnfinity the ... ... / İtalya firmasından seramik cinsi emtialar ... şekli ile ... San. Ve Paz. A.ş./ ... firması tarafından 57.185,20 EUR bedel ile satın alınmıştır.
Dosya kapsamındaki ... nümaralı CMR evrakından; Davalı ... A.Ş. firması tarafından 25.300 kg emtianın 28.10.2023 tarihinde İtalya’dan teslim alınıp ... numaralı navlun faturası ile taşıma işleminin yapıldığı, taşınan emtiaların ambalajlanması, araca yüklenmesi, istif edilmesi gönderici tarafından, varış yerinde indirme işlemi ise alıcı tarafından yapılacağı, davalı taşıyıcı tarafından Taşıma Senedine “Aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajlamadan meydana gelebilecek hasarlardan sorumlu değildir.” şeklinde çekince konduğu görülmüştür.
Dosya kapsamındaki ... numaralı gümrük beyannamesinden; gönderilen emtiaların 01.11.2023 tarihinde ithalat işlemlerinin
tamamlandığı görülmüştür.
Dosya kapsamındaki hasar tutanaklarından; alıcı tarafından, davalı taşıyıcıya ait ...plakalı araçtan boşaltımı yapılan ürünlerin kontrolü sırasında ürünlerde kırık ve çatlak oluştuğu tespit edildiği görülmüştür.
Ekspertiz raporunda hasarla ilgili “Meydana gelen hasar nedeni, ambalajlaması standartlara uygun yapılmış olan emtianın nakliye firmasının sürücüsü
tarafından spanzetlerin fazla sıkılması neticesi seramiklerin kasılması sonücünda kırılmasıdır.”
tespiti yapıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Taşımacılık ve Sigorta Uzmanı Bilirkişiler tarafından hazırlanan 11/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; " 3.1.Davacı sigortacının tazminat kapsamındaki riskin gerçekleşmesi sonucunda sigortalı kıymetlerde meydana gelen hasar nedeni ile 187.924,46 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet tanımına göre hasarda sorumluluğu bulunanlara, kusur/sorumlulukları nispetinde rücu hakkı bulunduğu, 3.2.İlgili taşımanın Uluslararası Karayolu taşıması olması sebebi ile, CMR Konvansiyonu hükümlerinin geçerli olacağı, 3.3.*CMR Konvansiyonu'nun 17. Madde, 4. Fıkra, c bendi uyarınca, Eşyanın gönderen, gönderilen veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi, istiflenmesi, boşaltılması, davalı taşıyıcının taşıma senedine “Aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajlamadan meydana gelebilecek hasarlardan sorumlu değildir” şeklinde Çekince koyması ve gönderici tarafından lashing hizmetinin de alınmamış olması nedeniyle ilgili konvansiyon hükmü uyarınca emtiaların hasarlanmasında davalılara kusur atfedilemediği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ olunduğu, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Rapora karşı davacı tarafın itirazlarının değerlendirmesinin teknik yoruma değil, hukuki yoruma dayanması nedeniyle ek bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı kanaatine ulaşılmış; mevcut rapor denetime elverişli görülmekle ek rapor alınması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın davalılardan rücuen tazmini koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı sigortalının teslim aldığı emtianın hasara uğramasında davalıların kusuru olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Davalı tarafından, somut olayda herhangi bir temlikten bahsedilemeyeceğinden bu ödemenin ancak bir lütuf ödemesi olduğu, öncelikle bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunmasında bulunulmuştur.
CMR Konvansiyonu'un 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Dava dışı ... ... San. ve Paz. A.Ş. tarafından yurt dışından ithal
edilecek emtiaların, nakliyat sürecinde meydana gelecek rizikoları teminat altına alması maksadıyla Emtia
Nakliyat Sigortası Genel Şartları kapsamında davacı tarafından; 57.185.20 Euro sigorta bedeli üzerinden, sigorta konusu emtianın Kalkış Yeri (İTALYA) - Varış Yeri (TÜRKİYE - ...) arasındaki taşıma işlemi için Emtia Nakliyat Genel Şartları ve 6731 sayılı abonman sözleşmesindeki kloz ve özel şartlar çerçevesinde sefer bazlı olarak şekilde ... numaralı Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi tanzim edildiği görülmüştür.
TTK 1472.maddesine göre sigortacının rücu hakkı kanundan doğan bir hak olmakla birlikte, sigortacının halefiyet hakkına dayanarak
sigortalı yerine geçerek, zarardan sorumlu olan kişilere rücu edebilmesi için;
1- Geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunması,
2- Sigorta kapsamında kalan bir zararın gerçekleşmiş olması,
3- Sigortalının, üçüncü kişilere karşı tazminat isteme hakkına sahip olması,
4- Sigortacının sigorta tazminatını sigortalıya ödemiş olması gereklidir.
Davalının yapılan ödemenin teminat dışı olduğu yönündeki beyanına yönelik yapılan incelemede; meydana gelen hasarın sigorta poliçesi ve Emtia Nakliyat Genel Şartları ve 6731 sayılı abonman sözleşmesindeki kloz ve özel şartlar çerçevesinde teminat kapsamında olduğu, mevcut dosyadaki uyuşmazlıkta alacağın temliki hükümlerine başvurulması gerekmediği, davacının kanundan doğan rücu hakkının bulunduğu ve bu yönde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; CMR Konvansiyonu 17/4-c uyarınca; Eşyanın gönderen, gönderilen veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi, istiflenmesi, boşaltılması, davalı taşıyıcının sorumluluğunda bulunsa da; taşıma senedine “Aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajlamadan meydana gelebilecek hasarlardan sorumlu değildir” şeklinde çekince konulması ve gönderici dava dışı şirket tarafından lashing hizmetinin de alınmamış olması nedeniyle ilgili konvansiyon hükmü üyarınca emtiaların hasarlanmasında davalılara kusur atfedilemeyeceği tespitinde bulunulduğu görülmüştür.
Alınan rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmekle rapor doğrultusunda davalılara meydana gelen hasar yönünden CMR evrakındaki çekince klozu nedeniyle kusur atfedilemeyeceği, sabitlemenin dava dışı sigortalı tarafından lashing hizmeti alınması suretiyle yapılması gerektiği, araç sürücüsünün bu yönden teknik bilgisinin olması gerektiğinin kendisinden beklenemeyeceği, basiretli tacir olan dava dışı şirketin hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun kabulüyle; davacının ödediği hasar bedelini davalılara rücu edemeyeceği kesin kanaatine ulaşılmış ve davacının davasının reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar harcından peşin alınan 3.209,28 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.593,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
5-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.27/11/2025
Katip .... Hakim ...