T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/361 Esas
KARAR NO:2025/637
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:21/05/2025
KARAR TARİHİ:02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 21/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... no'lu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.'ye Otomobil Camı emteası, Türkiye'den Almanya'ya yapılan nakliyesi esnasında hasarlandığı tespit edildiğini, söz konusu emteanın davalı şirketin sorumluluğunda iken hasara uğradığı dosyaya sunulan Konişmento, Gümrük Beyannamesi, Ekspertiz Raporu, İhtarname, Yazışmalar, Yük Listesi, Mal Faturası, Fotoğraflar ve diğer belgeler ile sabit olduğunu, meydana gelen hasar dolayısı ile müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması ile sigortalı şirketin 6.268,00 Euro tutarında hasar ve zarara uğradığı tespit edildiğini, müvekkili şirket bu nedenle sigortalısına 09.10.2024 tarihinde 6.268,00 Euro hasar tazminatı ödediğini, dava konusu hasar, sigortalı emtea davalı şirketin sorumluluğunda ve muhafazasında yapılan taşıma esnasında meydana geldiğinden; emteada meydana gelen hasardan hukuken sorumlu olduğunu, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması üzerine; hasar tazminatını ödeyen müvekkili şirket, sigortalısının hukukuna halef olduğundan bu halefiyete dayanılarak davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, müvekkili şirket tarafından yapılan icra takibine haksız ve mesnetsiz itiraz edildiği ve takibin durduğunu beyanla; davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptalı ile takibin devamını, davalının kötüniyetli itirazı sebebiyle aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 30/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde müvekkili şirket adresini hatalı göstermiş olduğunu, müvekkili şirket merkez adresi ..." olduğunu bu nedenle her şeyden önce Davacının işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının yetkisizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ve itirazlarımıza halel getirmemek kaydıyla hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarında bulunduklarını, davacı taraf mezkur emtialarda meydana gelen hasarın oluşmasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunduğunu ispat edemediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporu tek taraflı alınmış olup afaki ve yeterli bilimsel araştırma yapılmadan oluşturulmuş tespitler olması sebebiyle mahkeme tarafından dikkate alınmaması gerektiğini, dava konusu zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek ve itirazlarımıza halel getirmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki; öne sürülen hasar iddiasının sebebi her halükarda gönderici tarafından yapılan eksik / yetesiz ambalajlama olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek ve itirazlarımıza halel getirmemek kaydıyla belirtmek gerekmektedir ki, gönderici tarafından yapılan yetersiz/hatalı sabitleme işlemi de hasarın meydana gelmesindeki bir diğer etmen olup cmr 17/4-c hükmü uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, hasarlandığı iddia olunan emtia camın kırılgan nitelikte oldukça hassas bir emtia olduğu nazara alınarak cmr 17/4-d hükmü uyarınca da müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmemesi gerektiğini, davacı tarafından yetkisiz Mahkemede ikame edilen işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, davacı tarafından yetkisiz mahkemede ikame edilen işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise davacının işbu dava bakımından aktif husumeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacının haksız, hukuki dayanaktan yoksun tüm taleplerinin esastan reddini ve yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan etmiştir. Bu nedenle yetki hususu öncelikli olarak incelenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 6. Maddesine göre "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
Bunun yanında TBK'nın 89.maddesinde: "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,
ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.
" şeklindedir.
Taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır. Seçimlik yetkinin bulunduğu hallerde davacı seçim hakknı kullanarak yetkili mahkemelerden birinde davasını açabilir. Ancak seçimlik yetki bulunduğu hallerde davacının davasını seçim hakkını aşarak kullanması halinde seçim yetkisi davalı borçluya geçer. Davalı tarafça yetkili olarak seçilen mahkemenin de genel yetkili mahkeme olduğu, tarafların her ikisinin de şirket merkezinin İstanbul Anadolu bölgesinde yer aldığı, davalının adresinin dava tarihinden önce değişmiş olduğu, mahkememizin yetkili bulunmadığı açık olduğundan mahkememizin yetkisizliğine dair ilk itirazın kabulü ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Mahkemenin yetkisine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin yetkisizliğine, davanın HMK 115/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili olan İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4-Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır