T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/381 Esas
KARAR NO:2025/841
DAVA:Sigorta (Kasko Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:28/05/2025
KARAR TARİHİ:27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kasko Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 28/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 06.01.2025 tarihinde ... sevk ve idaresi altında olan müvekkile ait ... Plakalı araç, Eski Hal Yolu ... İstikametine doğru hareket etmekteyken ... ... mevkiine geldiği sırada aracının sağ ön çamurluk ve ve ön kısımlarıyla ... sevk ve idaresi altındaki ... Plakalı araca çarpmış, maddi ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazada her ne kadar müvekkile ait aracın sürücüsünün belli olmadığı ve kusurlu olduğu belirtilmişse de işbu tespit hatalı olup, yargılama aşamasında aldırılacak raporda net şekilde ortaya çıkacağını, yaşanan kaza sırasında müvekkile ait araçta sürücü olan ... hafif yaralanmış, araçta yolcu olarak bulunan ... ise çok ağır yaralandığını, kaza sırasında yolcu konumunda olan müvekkili ... ... ise hafif yaralandığını, yaşanan kaza sonrası her ne kadar kolluk görevlileri tarafından müvekkilin aracı için sürücüsünün belirlenemediği iddiasıyla tutanak tanzim etmişse de olay tarihinden itibaren aracın sürücüsünün ... olduğunu kolluk görevlilerine de beyan etmiş, ...'nun polislerle yaşadığı ufak tartışma nedeniyle de kolluk görevlileri tutanakta sanki araç sürücüsü belirlenememiş gibi tutanak tanzim ettiğini, taraflar arasında kurulan sigorta sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmesinden ayrıca dava konusunun kasko poliçesinden kaynaklanıyor olmasından dolayı davada sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek Avans – Ticari faiz uygulandığını, 6100 sayılı Yasa’nın 109.maddesine göre belirlenecek müvekkile ait aracın pert hale gelmesi nedeniyle aracın uğradığı ...bedeline istinaden maddi Tazminat olarak HMK 109.madde uyarınca kısmi alacak davası olarak bilirkişi incelemesi neticesinde tespiti ile talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla 100 TL’nin davalıdan kaza tarihinden (06.01.2025) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini, her türlü yargılama gideri harç ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
- SBGM'den, İTO'dan, İstanbul Defterdarlığı'ndan, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'ndan gelen cevabi yazılar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının aracının pert/total işlemine tabi olup olmayacağı; pert/total olmayacak ise oluşan hasar bedelinin miktarı ile karşı taraf sigorta şirketi davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin kısmi alacak davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.
Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi..." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Somut olayda; Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacının aracının pert/total işlemine tabi olup olmayacağı; pert/total olmayacak ise oluşan hasar bedelinin miktarı ile karşı taraf sigorta şirketi davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin kısmi alacak davası olduğu görülmektedir.
Davacı gerçek kişi olup, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araç, kullanım amacı hususi olan bir otomobildir. Bu durumda, davacı gerçek kişi tüketici konumunda olup, davalı sigorta şirketi ile aralarında aktedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/18198 esas ve 2018/3955 karar sayılı emsal içtihadı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' nin 25/02/2021 tarih 2019/262 E., 2021/348 K. Sayılı kararı. )
Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı asilin tacir olmadığı, esnaf olmadığı, işçi olduğu, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasa değişikliği ile özel yasa kapsamında sigortacı davalının hizmet veren, sigortalı davacının hizmet alan konumunda olmaları nedeniyle Tüketici Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmakla üst mahkeme kararında da belirtildiği üzere davacı sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/11/2025
Katip ...
¸
Hakim ....
¸