T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/350 Esas
KARAR NO : 2026/369
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 24/04/2026
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 24/04/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun, ticari faaliyeti kapsamında teslim aldığı, usulüne uygun şekilde ciro silsilesi ile kendisine intikal etmiş ve fiilen de uhdesinde bulunan çeklerin yetkili hamili durumunda olduğunu, ancak müvekkilinin yedinde bulunan çekler, tüm araştırmalara rağmen bulunamamış, çalınmış veya kaybolmuş durumda olduğunu, Söz konusu çekler müvekkilin fiili hakimiyet alanından rızası dışında çıktığını, bu nedenle müvekkilin çekleri bankaya ibraz ederek tahsil etmesi fiilen imkânsız hale geldiğini, çekin müvekkilin uhdesine geçtiğini açıkça ortaya koyan 19.12.2025 tarihli tahsilat makbuzunu dosyaya sunduklarını, söz konusu tahsilat makbuzunda; ... Sultanbeyli Şubesi’ne ait,... seri numaralı, 30.04.2026 keşide tarihli ve 285.587,11 TL bedelli çekin, ...A.Ş. adına ve müvekkili tarafından tahsil edilmek üzere teslim alındığı açıkça görülmekte olduğunu, bu itibarla çekin, hem şirket adına yetkili hamil sıfatıyla hem de temsil yetkisi kapsamında müvekkilin doğrudan zilyetliğinde bulunduğu sırada kaybolduğu /çalındığını, zayi olan çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi, bankaya ibraz edilmesive çek bedellerinin haksız şekilde tahsil edilmesi ihtimalinin son derece kuvvetli olduğunu, çeklerden bazılarının keşide tarihinin yakın olması, hatta vadesi gelmiş çekler bulunması nedeniyle tehlike güncel ve ciddi olduğunu, ilgili muhatap bankaya ödemeden men talimatı verilmesinin zorunlu olduğunu, çeklerin zayi olması nedeniyle, TTK 'nın kıymetli evrakın iptaline ilişkin hükümleri uyarınca iptal kararı verilmesi gerektiğini, çekler yönünden TTK’nın poliçeye yapılan atıfları ve çeklere ilişkin özel hükümler uyarınca iptal davası açma zorunluluğu doğduğunu, çeklerin kötü niyetli 3. şahsıların elinde olması ihtimaline binaen ve vadelerinin yakın tarihli olduğu da nazara alınarak bankaya ibrazı halinde tahsilin önlenmesi için teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ilgili bankası ilgili şubesine ve genel müdürlüğüne müzekkere yazılarak ödemeden men talimatı verilmesine, müvekkilin hamili olduğu yukarıda tüm detayları mevcut olan çeklerin tensiple ticaret sicil gazetesinde ilanına akabinde söz konusu çeklerin zayi nedeni ile iptaline karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin usulüne uygun şekilde değerlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE VE AÇIKLAMALAR:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/1-s maddesi atfı ile TTK 757/1 maddesi gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı vekili 28/04/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Davacının davasından feragat ettiği görülmekle, davacının davasından feragati nedeniyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 5-Varsa yatırılan teminatın HMK 392/2 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmaması ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/04/2026 Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy