T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/276 - Karar No:2025/292
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO: 2025/276
KARAR NO: 2025/292
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/12/2023
NUMARASI: 2023/172 E-2023/910 K
DAVANIN KONUSU: Teminat Mektubunun İadesi,Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:20/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:24/03/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iadesi-alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, ... İnş. Taah. Tur. San. Emlak Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Taah. Tur. San. Emlak Teks. San. Tic. Ltd. Şti. iş ortaklığı ile davalı arasında akdedilen 07/11/2012 tarihli "Atatürk HES'de Zemin Kayması Nedeniyle Hasara Uğrayan Lojmanların Yerine Yeni Lojman Yapılması"na ilişkin sözleşmeye göre davacı iş ortaklarının işi süresinde ve idarenin talimatına uygun bir biçimde yaptıklarını, 10/04/2014 tarihinde geçici kabul heyeti tarafından düzenlenen ve 22/04/2014 tarihinde Daire Başkanı tarafından onanan geçici kabul tutanağında, "işin 5.316.249,99 TL (4.883.000,00 + 483.249,99 TL) bedelle sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlandığı, geçici kabule engel olabilecek eksik ve arızaların bulunmadığı" belirtilerek elektrik işleriyle ilgili olarak 1.000,00 TL nefaset kesintisi yapılarak geçici kabulün yapıldığını, geçici kabul için müteahhidin başvuru tarihi esas alındığından geçici kabul tarihinin yasa ve yönetmeliğe göre 2014 Mart ayı olduğunu, bu tarihten itibaren 16 aylık bir süre geçtiğini, geçici kabulden sonra lojmanların ilgili idarenin personeline dağıtıldığını ve ikamet edilmeye başlandığını, müvekkillerinin ... Şubesinden alınıp İdareye verilen 06/02/2012 tarih ve 1561000670 numaralı 290.000,00 TL teminat mektubunun 130.450,00 TL'sinin serbest bırakıldığını, ancak 159.550,00 TL sinin ise serbest bırakılmadığını, sözleşmenin anahtar teslimli götürü bedel bir sözleşme olduğunu, talimata uygun olarak işin yapıldığını, İdarenin talimatı doğrultusunda kapsam dışı işlerin de gerçekleştirildiğini, İdarece yapılan projenin hatalı ve maliyet hesaplarının yanlış olmasından dolayı müvekkillerinin ciddi şekilde zarara uğramasına rağmen işi süresinde bitirdiklerini, müvekkillerinin geçici kabulden sonra kesin kabul için davalıya başvurduğunu, davalının ise bundan kaçındığını, konuya ilişkin Bayındırlık Bakanlığı Yapım İşleri Şartnamesi'nin 44. maddesinde yer alan düzenlemeye göre Ortaklığın bu süre içerisinde yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Yasada tanımlanan yükümlülüğün gizli ayıp olduğunu, davalının ise bu yönde bir bildiriminin bulunmadığını, kesin kabulden kaçınan İdarenin kusurlu olduğunu, müvekkillerinin Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen edimleri yerine getirdiğini, sigorta ve vergi borcu bulunmadığı için kesin kabulün yapılması gerektiğini, Yargıtay'ın da bu yönde talepte bulunulabileceğini hüküm altında aldığını ileri sürerek, teminat mektubunun serbest bırakılmayan kısmına tedbir konulmasına, İdarenin kesin kabulden kaçındığının tespit edilmesine ve kesin kabulün Mahkemece yapılmasına, teminat mektubunun serbest bırakılmayan kısmının serbest bırakılarak müvekkillerine iade edilmesini talep ve dava etmiş, teminat mektubunun ise, dava tarihinden sonra nakde çevrilmiş olması nedeniyle, teminat mektubu bedelinin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;kesin kabul işlerinin ikmali için İnşaat Daire Başkanlığı'nın 01/06/2015 tarih ve 47 sayılı Başkanlık Makam oluru ile kesin kabul heyeti teşkil edildiğini, bunu müteakip İnşaat Daire Başkanlığının 02/06/2015 tarih ve 26246 sayılı yazısı ile taahhüt konusu işe ait kesin kabul çalışmalarının 04/06/2015 tarihinde başlatılacağının davacı yüklenici iş ortaklığına bildirildiğini, kesin kabul heyetinin yazılı bildirimde de bulunarak 04/06/2015 tarihinde iş mahallinde inceleme ve tespit çalışmalarına başladığını, ancak yazılı bildirime rağmen davacıları temsilen herhangi bir katılımın olmadığını, bu itibarla İdarenin kesin kabulden kaçındığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yukarıda belirtilen sebeplerle uyuşmazlığa konu işi içeren sözleşmenin Teşekkül Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 07.07.2015 tarih ve 2015/NA-2 numaralı soruşturma raporu içeriğindeki hususların Genel Müdürlük Makamının 03/08/2015 tarih ve 1622 sayılı Olurları ile feshedildiğini, feshin mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu, zira yüklenici iş ortaklığının sözleşmeye aykırı hareketinin Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 25 inci maddesinin (c) ve (f) bentlerinde yer alan hükme uymaması sebebiyle aynı Kanunun 20 nci maddesi gereği yapıldığını, ayrıca kesin ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedilmesi hususunun da yine Teşekkül Genel Müdürlük Makamının 03.08.2015 tarih ve 1622 sayılı olurları ile hukuka uygun olarak yapıldığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu düşünüldüğünde, TBKnın 473 üncü maddesi gereği teşekkülün hukuken haklı olduğunu savunarak, işbu davanın haksız ve mesnetsiz olması hasebiyle usul ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece,"...Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle davalıya verilen teminat mektubunun serbest bırakılmayan kısmının serbest bırakılması istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacıların, taraflar arasında Atatürk HES'de zemin kayması nedeniyle hasara uğrayan lojmanların yerine yeni lojman yapılması işine ilişkin sözleşme imzaladıklarını, sözleşme kapsamında davalıya teminat mektubu verdiklerini, sözleşmeyi gereği gibi ifa etmelerine rağmen kesin kabulün yapılmayarak teminat mektubunun tamamen iade edilmediğini ileri sürdükleri, davalının da teminat mektubunun serbest bırakılması koşullarının oluşmadığını savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı arasında düzenlenen 07/11/2012 tarihli "Atatürk HES'de zemin kayması nedeniyle hasara uğrayan lojmanların yerine yeni lojman yapılmasına" ilişkin sözleşmeye göre davacı iş ortaklığının yaptığı işin kesin kabule hazır olup olmadığı, davalının kesin hesaptan kaçınıp kaçınmadığı, davacılarca davalı idareye verilen teminatın serbest bırakılması koşullarının olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İddia, savunma, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri, kaldırma kararı öncesinde aldırılan bilirkişi raporu, ticaret sicil dosya örnekleri ve tüm dosya kapsamından, akdedilen sözleşmenin götürü bedelli lojman inşaatına ilişkin olduğu, davacı iş ortaklığının sözleşmede belirtilen sürede inşaatı geçici kabule hazır ettikleri, geçici kabulün 20/03/2014 tarihinde yapıldığı, sözleşme ve mevzuata göre kesin kabulün bu tarihten itibaren 12 ay içinde yapılması gerekmesine rağmen yapılmadığı, her ne kadar davalı taraf işin kesin kabule hazır olamadığını ve bu durumun davacı tarafa bildirildiğini savunmuş ise de eksiklik ve kusurun öncelikle tutanağa bağlanması, sonra davacı tarafa tebliğ edilmesi ve sonra işlemlere devam edilmesi gerektiği, kaldı ki geçici kabul tutanağında da işin yapıldığının anlaşıldığı, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, kesin kabulden kaçınma hakkı olmadığı, davacı tarafça ayrıca SGK ilişiksiz belgesinin de sunulduğu, davacıların sunduğu teminat mektubunun 21/08/2015 tarihinde haksız şekilde nakde çevrildiği, davacıların davasının subut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Teftiş Kurulu Başkanlığının 07/07/2015 tarihli soruşturma raporu içeriğindeki hususların Genel Müdürlük makamının oluru ile sözleşmenin feshedildiğini, fesih kararının Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 25/c-f maddeleri ve aynı kanunun 20. Maddesi gereğince alındığını ve teminatların gelir kaydedildiğini, soruşturma raporunda, sözleşme konusu işe ilişkin proje kapsamında olup da yapılmayan veya farklı şekilde yapılan imalatlar olduğu ve geçici kabule engel teşkil edecek düzeyde olan bu eksikliklere rağmen geçici kabulün yapıldığı bu nedenle kurum personeli ile davacılar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin belirtildiğini, kesin kabul çalışmalarının başlatılacağı hususunun yüklenicilere bildirildiğini, bildirilen tarihte kesin kabul heyetinin iş mahalline gittiğini ancak yüklenicinin katılmadığını, bu itibarla iş veren idarenin kesin kabulden kaçındığına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin ekinde yer alan YİGŞ'nin 44/3-4-5 maddesinden de anlaşılacağı üzere bir işin kesin kabulüne yönelik olarak kesin kabul heyetince yapılacak olan incelemelerin sınırlı olduğu ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, kesin kabul çalışmaların sonuçlanabilmesi için öncelikle işin fen ve sanat kurullarına uygun olarak yapılması teminat süresi içinde yüklenicinin bütün yükümlülüklerine yerine getirmiş olması ve kendisine yüklenebilecek kesin kabulü engelleyecek bir kusur ve eksikliğin görülmemesi şartlarına bağlı olduğunu, davacıların bu şartları sağlayamadığı, idare tarafından yapılan tüm işlemlerin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen kesin kabul işlemlerinin yapılmamasında müvekkilinin kusurlu olduğu yönündeki tespitin kabul edilemez olduğunu belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iadesi-alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 10.898,86 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.724,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.174,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...