T.C.
İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/433
KARAR NO: 2026/14
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2025
KARAR TARİHİ: 12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un Türkiye'de müzik sektöründe profesyonel olarak faaliyet gösteren, sahne ve stüdyo performanslarıyla tanınan bir şarkıcı, yorumcu ve ses sanatçısı olduğunu, müvekkilinin uzun süredir müzikle uğraştığını, özellikle pop müzik alanında üretimlerde bulunduğunu, çeşitli organizasyonlarda, konserlerde ve dijital müzik platformlarında aktif olarak yer aldığını, dava konusu iş ilişkisinde de aynı titizlikle hareket ettiğini, davalıyla belirli şartlar çerçevesinde bir müzik projesi gerçekleştirmek amacıyla anlaştığını ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı yanın edimlerini eksik şekilde ifa ettiğini, Davalı ...'in, Türkiye’de müzik sektöründe uzun yıllardır profesyonel düzeyde faaliyet gösteren bir aranjör olduğunu, davalının yalnızca teknik uygulamalarda görev alan bir kişi olmayıp; eserin son halini biçimlendiren, sanatsal tercihleri yönlendiren ve dolayısıyla eserin ticari değerine doğrudan katkıda bulunan konumunda olduğunu, davacı müvekkilinin davalı ile çalışmaya karar vermesindeki en önemli etkenin davalının kamuoyunda tanınan, sektörde deneyimli ve etkin bir müzik profesyoneli olduğu kanaatine varmış olması olduğunu, Davacı müvekkilinin profesyonel bir müzik projesi kapsamında aranjör arayışındayken, davalı ...'le tanıştığını, tarafların Davacı müvekkil profesyonel bir müzik projesi kapsamında aranjör arayışındayken, davalı ...'le tanışmıştır.WhatsApp yazışmaları, telefon görüşmeleri ve yüz yüze temaslar sonucunda, Ekim–Kasım 2020 aylarında toplam yedi adet şarkının prodüksiyonu konusunda mutabakata vardığını, müvekkilinin sunulan hizmetlerin ifası için davalıya toplam 295.000,00 TL ödeme yapmayı kabul ettiğini, müzik direktörlüğü ücreti olarak 50.000,00 TL, aranjman ve teknik prodüksiyon ücreti olarak şarkı başına 35.000,00 TL ve 7 şarkı için toplam 245.000,00 TL olarak anlaştığını, 8-9 ay içinde tamamlanması taahhüt edilen 7 şarkılık proje, üzerinden neredeyse dört yıl geçmesine rağmen yalnızca üç şarkı ile sınırlı kaldığını, davalının müvekkilini oyaladığını, taraflar arasında, profesyonel bir müzik projesi kapsamında toplam yedi adet şarkının prodüksiyonuna ilişkin olarak, içerikleri ve teknik detayları açıkça belirlenmiş kapsamlı bir iş ilişkisi tesis edildiğini, Davalı ..., her biri ayrıntılı teknik ve sanatsal hizmetleri içeren yedi şarkının aranjman, prodüksiyon ve müzik direktörlüğü hizmetlerini ifa etmeyi taahhüt ettiğini, davacı müvekkil ... ise bu hizmetler karşılığında toplam 295.000,00 TL ödeme yapmayı kabul ettiğini, bu meblağın tamamını, öngörülen taksit planı dâhilinde eksiksiz şekilde ödediğini, müvekkilinin büyük bir zarara uğradığını belirterek söz konusu davayı açmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dosyanın görev yönünden dava Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girmekte olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki gerçeğe aykırı beyanlarının aksine müvekkilinin bir prodüktör olarak üzerine düşen görevleri fazlasıyla ve layığıyla yerine getirdiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden (müzik direktörlüğü, aranjman ve teknik prodüksiyon ) kaynaklanan eksik ifa sebebi ile fazla ödenen bedelin iadesine ilişkindir.
5846 sayılı FSEK Madde 8 : ''Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir.
Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.'' Şeklinde,
5846 sayılı FSEK Madde 9 :'' Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin iştirakini istiyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır.'' şeklinde,
5846 sayılı FSEK Madde 53 - "Mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri hükmünce zamindir.
FSEK 76/1. maddesinde "Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işlerile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı arasında müzik projesi kapsamında teknik ve sanatsal hizmetleri içeren yedi şarkının aranjman, prodüksiyon ve müzik direktörlüğü konusunda anlaşma yapıldığı davacı tarafından ödemeler yapılmasına rağmen davalının şarkılarının tamamına ilişkin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle yapılan fazla ödemenin iadesi talep edilmiş olup tarafların dava cevap dilekçelerinden aralarındaki sözleşme kapsamında davaya konu müzik eserlerine ilişkin olarak davalı tarafından eserlerin meydana getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesinin, ihtisas mahkemesi sıfatıyla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tartışılması gerektiği anlaşılmış olup HMK 114.maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Fikri Sınai Haklar Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ FİKRİ SINAİ HAKLAR MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır