T.C.
İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/442 Esas
KARAR NO: 2025/229
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/09/2025
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili... Ltd. Şti. İle borçlu...Tic. A.Ş. arasında ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, müvekkili olduğu şirketin, davalıya faturaya konu olan baskı işini yapmış ve bu hizmetinin karşılığında, borçluya fatura düzenlemiş ancak yapmış olduğu bu giderini tahsil edememiş olduğunu, borç için davalı borçlu ile defalarca görüşülmüş ise de müvekkilinin yapmış olduğu bu giderini tahsil edemediğini ve borçluya karşı İstanbul ... İcra Md.... Sayılı esas dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu tarafından asıl borç ödendiğini ancak söz konusu faize haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından süresi içinde yapılan itiraz nedeni ile icra takibi faiz yönünden durdurulduğunu, ancak davalı borçlunun yapmış olduğu, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, anlatılan tüm bu sebeplerle yapılan haksız faize itirazın iptali ile takibin devamına, davalı - borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak faturaya ve asıl alacağa herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve fatura borcu, asıl alacağa takip sonrası işlemiş faiz ve takip masrafları da dahil olmak üzere, 30.06.2025 tarihinde müvekkili olduğu şirket tarafından ödenmiş olduğunu, fakat davacının fatura alacağına, fatura tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi işletmesinin haklı gerekçesi ve hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle dayanak faturada gösterilen asıl alacağa ilişkin borç kabul edilmekle birlikte, takip öncesi işlemiş faize dair borca, buna dair işleyecek faize, faiz oranına, takip öncesi işlemiş faize ilişkin takibe, takip talebine ve ödeme emrine, takip öncesi işlemiş faizin tüm fer'ilerine yönelik kısmi itirazda bulunulduğunu ve cevap dilekçesinde anlatılan tüm bu sebeplerle, davacı/ alacaklının haksız, mesnetsiz ve ispat edilemeyen davasının reddine, davacı/ alacaklı aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
İstanbul... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, fatura ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır.
İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalıdan, fatura alacağından kaynaklı, 435.979,20-TL. asıl alacak, 121.387,36-TL.işlemiş faiz olmak üzere toplam 557.366,56-TL. alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı, davalının süresi içerisinde, asıl alacak, takipten sonra işleyen faiz ile birlikte tüm fer’ilerini ödediği, takipten önce işleyen faize itiraz ettiği bu alacak yönünden itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu ve davacı tarafından takibin devamının sağlanması amacıyla İİK. 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde, işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan, fatura alacağına dayalı, takipte, işlemiş faiz sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmaktadır.
Davacı alacaklı vekili davalının icra takibine konu faturanın ödeme tarihinden itibaren, davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek takip tarihine kadar işlemiş faiz talep etmiştir. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir.
“…İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz…” (Yargıtay 19 HD. 2017/3266 E.-2018/4228 K.)
“…Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Fatura üzerinde yazılı olan ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemeyecektir. ..” İstanbul BAM 12. HD.,15/09/2025 T., 2025/1189 E.- 2025/1300 K.)
Fatura üzerinde bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaya, davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemiş ise de, taraflar arasında karşılıklı olarak ödeme tarihinin belirlendiğine ya da davalıya ihtar gönderildiğine ilişkin, davacı yanca sözleşme ve ihtarname sunulmadığı, davaya konu faturada belirlenen ödeme tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşmediği, ödeme tarihinden, icra takip tarihine kadar işlemiş faize hükmedilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının davasının reddi ile şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 615,40-TL. harçtan peşin alınan 2.073-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 1.457,60-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025
Kâtip Hâkim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır