T.C.
İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/713
KARAR NO:2025/105
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ:15/09/2025
KARAR TARİHİ:23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasının yapılan incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline satılması vaadedilen ... İli ... İlçesi ... Mah. ... parsel K:... Bağımsız Bölüm 100 ve 95 nolu bağımsız bölümlerin kaydına 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için müvekkili tarafından taşınmaz bedellerinin ödenmiş olması da göz önünde bulundurularak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafından 22.03.2024 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz vaadi sözleşmesi ile satıldığı, İstanbul İli .. İlçesi ... Mah. ... parsel K:... Bağımsız Bölüm ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin sözleşmede belirtildiği şekli ile taşınmazların tapularında herhangi bir kısıtlama ve takyidat olmaksızın taşınmazların tapu tescil işlemlerinin müvekkili adına tescil edilmesi / taşınmazların ayıpsız olarak davacı müvekkiline teslim edilmesine, bunun mümkün olmaması halinde müvekkili tarafından davalı tarafa ödenmiş olan taşınmazların bedeli, emlak vergisi bedeli, tapu satış masraf bedeli, kdv, eksper rapora bedeli dask bedeli vd bedeller (435.000 USD taşınmaz bedelleri ve eksper bedeli (50.000 TL), dask bedeli (2.000 TL), emlak vergisi (2.000 TL), tapu harçları (13.050 USD) ve KDV (4.350 USD) döviz olarak ödenen bedellerin döviz cinsinden ve ödeme gününden (25.04.2024 tarihinden) itibaren reeskont avans faizi ile birlikte TL olarak ödenen bedellerin TL olarak ve ödeme gününden (25.04.2024 tarihinden) itibaren reeskont avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, taşınmazların geç tesliminden kaynaklı olarak müvekkili tarafın uğramış olduğu tüm zararların (menfi ve müspet zarar, gecikme, manevi zarar ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm zararların) şimdilik 1.000,00 TL'nin reeskont avans faizi ile ve taşınmazın geç tesliminden kaynaklı olarak geçmiş dönem ve geçecek süre için kira bedellerinin şimdilik (kira bedeli olarak 95 nolu taşınmaz için aylık 1.077,08 USD ve 100 nolu taşınmaz için aylık 916,66 USD belirlenen ve dava tarihine kadar ödenmeyen kira bedeli olan 25.918,62 USD geçmiş dönem alacağının) ödenmeyen aylardan itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline karar verilmesini talep etmiştir.
26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir. Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur. Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
01.10.2011 tarihinde yürülüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri diğer dava ve işler bakımından da görevli mahkemedir.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114.maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.23/10/2025
Katip ...
Hakim ...