T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/814 Esas
KARAR NO : 2025/640
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2015
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında gerek aynı sektör olan tekstil sektöründe gerekse de hemşerilik ilişkisine dayalı bir bağ olması hasebiyle davalının davacıdan almış olduğu borçlara karşılık ortağı olduğu ... Ltd. Şti'ne ait 6 adet çekler ile ... Bank ... Şubesine ait ... seri no'lu 31.08.2005 tarihli 292.500,00-TL bedelli çek ile ... seri no'lu 30.10.2005 tarihli 125.000,00- TL bedelli 2 adet çek verdiğini, davalının çekleri ödemediğini, davalıya süre anlamında olanak tanıdığını, davalının itibar ve kredisinin düşmemesi anlamında çekleri süresinde ibraz etmediğini, davalının davacıyı oyaladığını davacının alacaklarını tahsil amacıyla ... seri no'lu 292.500 TL, ... seri no'lu 125.000 TL bedelli çekler için ... 33. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı, ... 26. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyalarıdle davalı aleyhine ilamsız takip başlattığını, davalının böyle bir borcu olmadığı, takibe konu çekin kambiyo vasfını yitirmiş olduğunu belirterek kötü niyetli itirazda bulunduğunu, takibin durduğunu, itirazın iptali için açtıkları davaların çeklerin süresinde ibraz edilmediği, kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibi yapılamayacağı gerekçeleriyle reddedildiğini ancak davalının çeklerdeki imzayı açıkça reddetmediğini, dolayısıyla da ilgili çekleri davacıya verdiğini kabul ettiğini, taraflar arasında temel ilişki bulunması nedeniyle bu bilgilerin yazılı delil nedeniyle bu belgelerin yazılı delil başlangıcı sayılacağını, bu belgeye dayatılan kişinin alacağını her türlü delillerle kanıtlayabileceğini ya da TTK. m.644'de düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine dayanabilir gerekçesiyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğu belirterek davanın kabulüyle alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ikame olunan davanın haksız hukuka, usule ve esasa aykırı olduğunu, davacının HMK m.119/ö uyarınca dava dilekçesinin talep sonucunda istemini açık ve somut bir şekilde bildirmesi gerektiğini bu zorunluluğu yerine getirmeyen davacının dava şartını yerine getirmiş olduğundan söz edilemeyeceğinden davanın usulden reddi gerektiğini talebini davacıya açıklattırarak cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, davalının davacıya hiçbir nam altında hiçbir borcu bulunmadığını taraflar arasında alacak-borç ilişkisi, temel ilişki bulunmadığını, süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, böyle bir belgenin çek niteliğini taşımamakta olup borç ikrarını taşımadığını İİK m.68/1'de sayılan belgelerden olmadığını ibraz süresinde bankaya ibraz edilen çek için hamil keşideciye müracaat hakkını kaybettiğinden çekin borç ikrarı veya borç, taahhüdü şeklinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ..., ... 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E, ...K. sayılı dosyasında davacının açtığı itirazın kaldırılması davalarının reddolduğunu ve kararın kesinleştiğini, miktar olarak tanık dinlenemeyeceğinden tanık dinlenmesine muvafakatleri olmadığını, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, davalının dava açıldığından, haricen haberi olup, 23.03.2017 günü bizzat mahkeme kalemine gelerek dava dilekçesini tebliğ aldığını belirterek dayanıksız, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise alacak miktarının tespiti talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. ve devamı maddeleri uyarınca ispat yükümlülüğünün karşı yana yüklendiği istisnalar bulunmakla birlikte, temel kural iddia sahibinin iddiasını ispatlaması gerektiği yönündedir. Somut olayda davacı, kambiyo vasfını kaybetmiş ... Bank ... Şubesine ait ... seri no'lu 31.08.2005 tarihli 292.500,00-TL bedelli çek ile ... seri no'lu 30.10.2005 tarihli 125.000,00- TL bedelli 2 adet çeki dayanak göstererek genel hükümlere göre davalı aleyhine alacak davası açmıştır. Bilindiği üzre, kambiyo senedi kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren ve alacağın ispatı için temel ilişkinin ortaya konulmasına gerek olmayan nitelikte bir kıymetli evrak türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca, kanuni süresi içinde poliçeden doğan haklarını kullanmayan alacakının zamanaşımı süresini takip eden bir yıl içinde sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak talebinde bulunması mümkündür. Bu süre içinde ispat yükü zenginleşmediğini ileri süren tarafa yani davalıya ait olacaktır. Uyuşmazlık konusu olayda ise çeklerin 31.08.2005 ve 30.10.2005 tarihlerinde keşide edildiği, huzurdaki davanın ise 18.08.2015 tarihinde ikame edildiği, dolayısıyla davacının talebinin anılan mevzuat hükmünde öngörülen süre içinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, yazılı delil başlangıcı mahiyetini haiz belgeye dayalı alacak iddiasının davacı tarafından temel ilişkinin dayanağını gösteren ve borcun varlığını ispatlayan yazılı belgeyle ispatlanması mümkün olmamıştır. Alacak iddiasını ispatlayamayan davacı taraf delil listesinde yemin deliline dayanmıştır. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır. 6100 sayılı HMK md. 227 vd. uyarınca yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda süre verilmiş ve davacı tarafça sunulan 26.05.2025 tarihli yemin dilekçesi davalıya HMK md. 228 vd. uyarınca 16.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş ve yemin etmemenin sonuçları ihtaren hatırlatılmıştır. Davalı ... 17.07.2025 tarihli duruşmadaki beyanında; yemin dilekçesinde yer alan "Dava konusu çeklere ilişkin olarak benim hiç bir borcum bulunmamakta olup borcumun tamamı ödenmiştir. Bu söylediklerimin doğru olduğuna Allahım ve kitabım Kur'an üzerine yemin ederim. Namusum ve şerefim üzerine yemin ederim." ifadeleri hakkında "Yemin metnini okudum, anladım, kabul ediyorum, dava konusu çeklere ilişkin herhangi bir borcum bulunmamaktadır, yemin ederim" beyanında bulunarak HMK md. 238 uyarınca yemin beyanında ısrar ettiğini ifade etmiştir. Kendisine yemin teklif edilen taraf yemini eda ettiği takdirde, yemin teklif eden kimsenin iddia ettiği vakıanın doğru olmadığı ispat edilmiş olur. Yeminin eda edilmesi sonrasında karşı taraf yeni bir delil getiremez. Hakim de yeni bir araştırmada bulunamaz. Tüm bu açıklamalar ışığında davacı tarafın yemin teklifi doğrultusunda davalı gerçek kişinin yemin teklifini kabul ederek usule uygun şekilde yemin etmesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 853,88-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 238,48-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 60,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza