T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1097 Esas
KARAR NO : 2025/757
DAVA : İtirazın İptali-Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ : 18/11/2016
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket tarafından borçlu aleyhine ... 26. İcra Müdürlüğü nezdinde ...Esas sayısı ile “zarar iştirak bedeli” ve "cayma bedeli” kalemlerinden oluşan 1.137.514,36 TL tutarlı takip başlatıldığını, karşı tarafça takibe ve ferilerine itiraz edildiğinden takibin durduğunu, taraflar arasında 15.03.2015 tarihli “...” ve buna bağlı protokoller akdedildiğini, 15.03.2015 başlangıç tarihli olup 1-1 yıl olmak üzere yenileme garantili olarak düzenlendiğini, yenileme tarihinden 2 gün önce davalı taraf çalışanınca müvekkiline 2016 yılı çalışmasının farklı şirketle yapılacağının bildirildiğini, bu sebeple müvekkilinin zararının doğduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerden netice alınamadığını, karşı tarafa ihtarname keşide edilerek cayma bedeli ve zarar iştirak bedelinin müvekkiline ödenmesinin istenildiğini ancak süresi içerisinde karşı tarafça ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itirazlar neticesinde icra takibinin durduğunu belirterek davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokollerin 15.03.2016 tarihinde herhangi bir ihtar ve bildirime gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafça yenileme garantisi kötü niyetli şekilde kullanılarak sektör gerçeklerinden uzak ve sözleşmenin müvekkili bankaca yenilenmesini imkansız hale sokacak teklifte bulunulduğunu, bunun üzerine farklı şirketlerle görüşme ve sözleşme düzenlendiğini, karşı tarafın kötü niyetli olduğundan bahisle davanın reddine ve karşı tarafın %20'den az olmamak kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama aşamasında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen karar ile ...Bankası A.Ş.'nin 16.11.2017 günü itibarıyla iflasına ve tasfiye işlemlerinin ... tarafından yürütülmesine karar verilmesi nedeniyle işbu dava kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. İflas kararının 27/01/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı...A.Ş. tarafından borçlu...Bankası A.Ş. aleyhine ... 4. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı... tarihli ihtarnameleri ve tarafalr arasında akdedilen sözleşme ile protokollere dayanarak 324.615,07-TL asıl alacak, 1.867,65-TL işlemiş faiz, 806.392,13-₺ asıl alacak, 4.639,52-₺ işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.137.514,36-TL'nin 29.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek %10,50 oranında ticari faizi ile birlikte tahsili talebi ile 29.04.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 15/03/2015 tarihinde "...", "..." ve "Ek.2:Yenileme Protokolü" akdedildiği sabittir. Davacı, anılan sigorta sözleşmenin eki Ek:2 Yenileme Protokolü'ne göre 1+1 yıllık yenileme garantisi koşulu ile imzalandığını ancak davalı tarafın Ek:2.2 Protokolü madde 5.2'de sayılan sebeplerden biri olmaksızın yenileme garantisi yükümlülüğünden caydığını, bu sebeple kararlaştırılan cayma bedelini ödemesi gerektiğini, ayrıca Grup Sağlık Sigortası Sözleşmesi'nin eki Ek:2.1... Özel Şartları'nın 93. maddesinde tarafların zarar iştirak modeli kararlaştırmış olduklarını, davalı tarafın zarar iştirak modeli çerçevesinde kararlaştırılan tazminat miktarını ödemesi gerektiğini öne sürerek iş bu davayı açmıştır. Davalı taraf anılan yenileme protokolünde yenileme garantisi ile ilgili olarak taraflara bir takım haklar ön görüldüğü gibi yine bir takım yükümlülükler de yüklendiğini, yeni dönem için prim hesaplamasının açıkça hangi kriterlere göre yapılacağının düzenlendiğini, buna karşın davacı tarafın söz konusu hükme aykırı şekilde ve fahiş miktarda prim talebinde bulunarak sözleşmenin yenilenmesini bizzat kendisi engellediğini, cayma bedeli ve tazminat bedelinin haksız olduğunu savunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında taraflarca dosyaya sunulan delillerin incelenmesi neticesinde davacı tarafın davalı tarafa sunmuş olduğu teklifin taraflar arasındaki akdi ilişkiye uygun olup olmadığının, müflis bankanın başka bir sigorta şirketi ile sigorta akdi yapmasının haklı olup olmadığının irdelenmesi ve buna göre davalı taraftan zarar iştirak bedeli ve cayma bedeli talebinde haklı olup olmadığının, haklı ise iflas tarihi itibari ile talep edebileceği zarar iştirak bedelinin ve cayma bedelinin hesaplanması için 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 24.04.2023 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...Davacı Sigorta şirketinin yenileme primini hesaplarken sözleşmede bulunan hesaplama yöntemlerini ihlal ettiği, -Davalının sözleşme kurallarının ihlal edilmesi sebebi ile yenileme priminin % 15 üzerinden tazminat talebinde bulunabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacının itiraz dilekçesi ve tarafların beyanları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 09.05.2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Davacı Sigorta şirketinin yenileme primini hesaplarken sözleşmede bulunan hesaplama yöntemlerini ihlal ettiği, -Davalının sözleşme kurallarının ihlal edilmesi sebebi ile yenileme priminin % 15 üzerinden tazminat talebinde bulunabileceği , - Davacı tarafın, sigortalı personel tazminat prim oranı olan %122,27 kullanım artış oranını ''Talep Edilen Değişikliğin Etkisi'' başlığında incelesek bile, dosyadaki Grup Sağlık Sigorta Poliçe sözleşmesi ve ek protokolünde ''İdari Gider Oranı''na dair formül çarpan etkisi görülmemiştir..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; somut uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi ile davalı arasında iki yıl süreli sigorta sözleşmesi imzalandığı, davacının birinci yıl sonunda sigorta prim bedelinde artışa gittiği, davalının ise söz konusu artışı fahiş bulması nedeniyle yenileme yapmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özünü, davalı şirketin sözleşmeden cayma hakkını kullanmasının mümkün olup olmadığı, davacı tarafından yapılan artışın sözleşme ve piyasa koşullarına uygun olup olmadığı oluşturmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, davalının sözleşmeyi yenilemesini zorunlu kılan herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi bir an için sözleşmenin lafzının yorumlanmasından ve ticari teamülden kaynaklı olarak devamının zorunlu olduğu kabul edilse bile bu kez davacı sigorta şirketinin yasal (%16) ve medikal (%19) enflasyon oranlarının çok üzerinde bir artış yaparak (%34) yenileme primi talebinde bulunduğu gözetildiğinde davalının sözleşmeyi yenilememe veya cayma hakkını kullanması haklı sebebe dayandığından davacının tazminat istemi yerinde görülmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 13.738,34-TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.122,94-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 300,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza