T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1171 Esas
KARAR NO : 2024/791
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/12/2016
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkile ... ve müvekkil ... , 02.09.2013 tarihinde 14:30 sıralarında ... üzerinden minibüsten indikten sonra karşıdan karşıya geçmek için trafiğin durumunu kontrol etmiş ve araç gelmediğinden emin olduktan sonra harekete geçmişlerdir. Ancak ... kontrolünde olan... plaka sayılı araç ... üzerinden ...Asfaltı istikametine ters yönde seyir ederken kendilerine çarpmış ve sözkonusu kaza meydana gelmiştir. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı vasıta davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı bulunmaktadır. Kaza neticesinde müvekkile ... ve oğlu ... yola savrulmuş, kendilerinden geçmiş ve ancak çevredekilerin ambulans çağırması neticesinde sağlık ekiplerince ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülebilmişlerdir. Kaza dolayısıyla müvekkile ...'ın sol ayağı kırılmış, sol kolunda doku zedelenmesi meydana gelmiş, ayağında ödem oluşmuş ancak katılaştığı için alınamamıştır. Müvekkilenin tedavisi halen devam etmektedir. Müvekkil ... kaza neticesinde başında ödem oluşmuş, bir hafta boyunca kusmuş, günlerce baş ağrısı çekmiş, düzgün ve akıcı konuşma yetisini kaybetmiştir. Kalıcı olarak dil oynatma sıkıntısı meydana gelmiş ve konuşma bozukluğu çekmektedir. Müvekkil halen dil terapisine devam etmektedir. Müvekkile ... bu kaza neticesinde uzun süre geçici iş göremez duruma gelmiş olup halen tedavisi devam etmektedir.
Bu kaza sonucuMüvekkile ... için Geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan zararı için şimdilik 500 TL. Tedavi süresince hem kendisi ve hem de oğlu için yapmış olduğu ilaç masrafları, tedavi ve yol giderleri için şimdilik 500 TL, maddi tazminat. Müvekkil ... için Düzgün ve akıcı konuşma yetisini kaybetmiş olması, kalıcı olarak dil oynatma sıkıntısı meydana gelmiş ve konuşma bozukluğu çekiyor olması ve bu hususun henüz küçük yaşta olan müvekkilin hem eğitimine ve hem de hayatına ve kazancına menfi olarak yansıyacak olması nedeni ile oluşacak olan maddi zararların tazmini için şimdilik 1.000 TL. Müvekkil ...'ın kendi yaralanmasından çektiği elem ve kederden dolayı 10.000 TL manevi tazminat, oğlu ...'ın yaralanmasından ve oluşan konuşma bozukluğu nedeni ile çektiği elem ve kederden dolayı 10.000 TL Müvekkil ...'ın küçük yaşta geçirdiği bu kaza nedeni ile başında ödem oluşmuş olması, günlerce baş ağrısı çekmiş olması, düzgün ve akıcı konuşma yetisini kaybetmiş olması, kalıcı olarak dil oynatma sıkıntısı meydana gelmiş ve konuşma bozukluğu çekiyor olması nedeni ile 20.000 TL. Müvekkil ... eşi ...'ın yaralanması nedeni ile çektiği elem ve kederden mütevellit olarak 5.000 TL., oğlu ...'ın yaralanmasından ve oluşan konuşma bozukluğu nedeni ile çektiği elem ve kederden dolayı 10.000 TL. olmak üzere toplam olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi için maddi tazminat açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline ve tarafımıza ödenmesine karar verilmesi için iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. tazminat alacağımızın teminat altına alınması için evvelemirde kazaya sebebiyet veren davalı ...'a ait ... plaka sayılı aracın devrinin önlenmesi ve kaydına tedbir konulmasını, ayrıca davalı ... adına kayıtlı başkaca plaka ve taşınmaz varsa onların da kayıtlarına tedbir konulmasına karar verilmesini.
Dava harçlarını karşılayacak ekonomik durumunun bulunmaması nedeni ile müvekkillerim için adli müzaharete karar verilmesini.
alacağımızın tamamının belirsiz olması nedeni ile davamızın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile bakiye hak ve alacaklarımızı mahfuz tutarak
A-Oluşan zararlar açısından maddi tazminat olarak Müvekkile ... için Geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan zararı için şimdilik 500 TL., Tedavi süresince hem kendisi ve hem de oğlu için yapmış olduğu ilaç masrafları, tedavi ve yol giderleri için şimdilik 500 TL, maddi tazminat. Müvekkil ... için Düzgün ve akıcı konuşma yetisini kaybetmiş olması, kalıcı olarak dil oynatma sıkıntısı meydana gelmiş ve konuşma bozukluğu çekiyor olması ve bu hususun henüz küçük yaşta olan müvekkilin hem eğitimine ve hem de hayatına ve kazancına menfi olarak yansıyacak olması nedeni ile oluşacak olan maddi zararların tazmini için şimdilik 1.000 TL. Kaza sonucu oluşan elem ve keder açısından manevi tazminat olarak: Müvekkil ...'ın kendi yaralanmasından çektiği elem ve kederden dolayı 10.000 TL manevi tazminat, oğlu ...'ın yaralanmasından ve oluşan konuşma bozukluğu nedeni ile çektiği elem ve kederden dolayı 10.000 TL Müvekkil ...'ın küçük yaşta geçirdiği bu kaza nedeni ile başında ödem oluşmuş olması, günlerce baş ağrısı çekmiş olması, düzgün ve akıcı konuşma yetisini kaybetmiş olması, kalıcı olarak dil oynatma sıkıntısı meydana gelmiş ve konuşma bozukluğu çekiyor olması nedeni ile 20.000 TL müvekkil ... eşi ...'ın yaralanması nedeni ile çektiği elem ve kederden mütevellit olarak 5.000 TL. oğlu ...'ın yaralanmasından ve oluşan konuşma bozukluğu nedeni ile çektiği elem ve kederden dolayı 10.000,00 TL olmak üzere toplam olarak şimdilik 2.000 TL maddi ve 55.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi için maddi tazminat açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline
Her türlü muhakeme masrafı ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ...'un vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle: "Davacılar vekili tarafından verilen dava dilekçesindeki hususlar ve maddi olaylar gerçeği yansıtmadığından kabul etmiyor, taleplere de açıkça itiraz ediyoruz. Ayrıca zamanaşımı itirazımızı da sunuyoruz. Davaya konu olaya ilişkin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından yargılama devam etmekte olup, henüz kusur raporu ve adli tıp raporu alınmamıştır. Öncelikle, açılan ceza davasının sonuçlanmasının işbu dava için ön sorun sayılmasını talep ediyoruz. 02.09.2013 günü ...caddesinde ...Plakalı aracıyla seyir halinde bulunmaktadır. Bu sırada minibüsten inen davacı ... elinde büyük bir eşya ve çocuğuyla beraber inmiş olduğu minibüsün önünden karşıya geçmek üzere aniden yola çıkmıştır. Son anda fark eden müvekkil sola manevra yaptıysa da; davacı ...'nin elindeki eşyaya aracın sağ ön tarafıyla hafifçe çarpmıştır. Olayın oluşumunda müvekkilimize atfedilecek bir kusur yoktur. Elinden geleni yapmış ve kurtaramamıştır. Minibüsün önünden yola çıkan yayayı geriden gelenin görmesi mümkün değildir. Ceza dosyasından ve huzurdaki dosyadan alınacak kusur bilirkişisi raporları durumu ortaya koyacaktır. Müvekkilimizin kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda ortaya çıkacaktır.
Olay sonrası ... ile Çocuk ... kontrol amaçlı hastaneye intikal ettirilmiştir. Ceza dosyasına, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından aşağıda açıklanan cevaplar gönderilmiştir. ... ile ilgili olarak, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kontrolleri yapılmış, Ek-2 de bulunan cevabi yazıya göre; "02.09.2013 tarihinde hastanemiz acil bölümünde tedavisi yapılmış, müşahade altına alınmadan taburcu edilmiştir..." denilmektedir.
... ile ilgili olarak, ek-3 de sunduğumuz cevabi yazıda da, "02.09.2013 tarihinde hastanemiz acil ortopedi bölümünde gerekli tedavisi yapılmış, müşahade altına alınmadan taburcu edilmiştir." denilmektedir.
Görüldüğü üzere; hastane kayıtlarına göre kaza sonrası ciddi bir yaralanma söz konusu değildir. Tedavi kayıtları istenildiğinde zaten durum ortaya çıkacaktır. Davacılarda bir rahatsızlık varsa bunun kazayla arasındaki illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
... isimli çocuk ise doğuştan beri hastanede tedavi görmektedir. Mevcut hastalığının kazayla ilgisi bulunmamaktadır. Olay günü, çocuğa ilaç almaya giderken kaza meydana gelmiştir.
Bu bakımdan, çocuk ...'ın geçmişe dönük olarak kullandığı ilaçların ve gördüğü tedavilerin SGK dan sorulmasını talep ediyoruz. Ayrıca yine geçmişe dönük tedavi gördüğü tüm hastanelerden tedavi kayıtlarının istenilmesini talep ediyoruz.
Davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerini kesinlikle kabul etmiyoruz. Zira talepler ve talep edilen tazminat kalemleri hukuka aykırıdır.
Maddi Tazminat talebi bakımından ;
... için hem kendi adına, hem de çocuk Burak adına tazminat talebi var iken aynı zamanda ayrıca Çocuk Burak adına da tazminat talebi bulunmaktadır. Bir kişinin Maddi zararı varsa bir tanedir, aynı zararı birden fazla kişinin talebi uygun değildir.
Manevi Tazminat talebi bakımından;
... adına hem kendi yaralanması için 10.000 TL manevi tazminat, hem çocuğu ... için 10.000 TL manevi tazminat,
... kendi yaralanması için 20.000 TL manevi tazminat,
... ise, ...'ın yaralanması için 5.000 TL manevi tazminat, çocuk ...'ın yaralanması için 10.000 TL manevi tazminat talep etmektedir. Bir eylemden ve yaralanmadan bu kadar farklı açılardan manevi tazminat talebi hukuki değildir.
Tabiri caizse bir koyundan 10 post çıkmaz. Yaralanmadan dolayı, ölümlü kazalarda olduğu gibi mirasçıların da tazminat talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle kabul etmiyor, davanın tamamen reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacıların Manevi tazminat talepleri manevi tazminat müessesinin ruhuna ve amacına aykırıdır.
Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dava harç ve masraflarıyla ücreti vekaletin davacılar üzerine yüklenmesine, karar verilmesini" talep etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle: "davacı yan, müvekkil şirkete başvurda bulunmadan huzurdaki davayı ikame etmiştir. ancak yukarıda anılan mevzuat gereği, dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılması, dava şartı haline gelmiştir. işbu dava şartı yerine getirilmeden ikame edilen huzurdaki davanın usulden reddi gerekmektedir. Davaya konu kazaya karışan... plaka sayılı araç müvekkil ... Sigorta A.Ş. nezdinde ...numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile arasında sigortalıdır. Müvekkil şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limüti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetindedir. Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe İimitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacaktır. Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam değildir. Poliçe limiti üzerindeki Zatarlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. Zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanır. Sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin eder. Böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekir. Dolayısıyla KTK. 86. Madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.03.2001 tarih ve ...E. ve....K. sayılı kararı bu yöndedir, yukarıda sayılan bu sebeplerle ve kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerekmektedir. davacı taratın sigortalımız araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilemez, davacı vekili müvekkili ...'ın daimi sakatlığının bulunduğunu iddiası ile müvekkil şirketten sakatlık tazminatı talep etmektedir. Ancak; özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe göre, (resmi gazete 30 mart 2013-28603) kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerekmektedir. bu nedenle davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. ayrıca sağlık kurulu raporları da yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmelidir. bu yönleriyle de davacı vekilinin beyanlarını kabul etmemekteyiz. Ayrıca, Trafik Sigortası Genel Şartları gereği, mevzuat gereği, maluliyet tazminatına ilişkin hesaplamanın Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yayınladığı güncel TRH-2010 (Kadın-Erkek Hayat) tabloları esas alınarak yapılmalıdır. Poliçe genel şartlarında yayınlanan “sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması” başlıklı 3 numaralı ekte; “hesaplamalarda ölüm tablosu olarak trh 2010 tablosu dikkate alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde fazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır,” denilmektedir. davacı vekili müvekkili ... için kalıcı sakatlık tazminatı talebinde bulunmamaış, yalnızca ilaç ve tedavi gideri yönünden tazminat talebinde bulunmuştur. halbuki, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafından yapılmış olan masraflardan (geçici göremezlik gideri geçiçi ve sürekli iş göremezlik dönemine ait tedavi giderleri) müvekkil şirket sorumlu tutulamaz. zira; 61li sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde aleyhimize açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu 19/09/2018 tarihli raporunda özetle: "... plakalı otomobilin davalı sürücüsü ...' un, meydana gelen Kazada ve dolayısıyla da yayaların yaralanmasında %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. davacı yaya ...'ın ise, meydana gelen kazada ve dolayısıyla da kendisinin ve çocuğunun yaralanmasında %25 oranında kusurlu olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın ek rapora gönderildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 17/01/2019 tarihli ek raporunda özetle: "Dosyadaki 02.09.2013 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, kaza yerinin dörtlü kavşak olduğu zaten işaretlenerk belirtilmiştir. Ayrıca dosyada daha önce olmayan, davacı tarafça dosyaya yeni eklenen ve kaza yerinde yapılân keşif incelemesi sonucu ... 10. Asliye Ceza Mahkemesine ...Esas no. ile düzenlenmiş olan 29.11.2017 tarihli Bilirkişi Raporunda da, kaza yerinin dörtlü kavşak olduğu hem krokide çizilerek hem de sözlü olarak ifade edilerek belirtilmiştir ve 29.11.2017 tarihli Bilirkişi Raporunda tarafımdan verilen asli ve tali kusur oranına da aynen uyulduğu görülmüştür." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın rapor alınmak üzere aktüerya bilirkişisine tevdi edildiği ve aktüerya bilirkişisinin mahkememize sunmuş olduğu 03/07/2023 tarihli raporunda özetle: "Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 3.341,11 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait %04,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının - 159.556,04 TL. olduğu,“Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı, ...'IN Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının — > 706,21 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait %10,3 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının - 623.469,03 TL. Olduğu, “Davacının sakatlık teminat limiti kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının kaza tarihinde geçerli olan 250.000,00 TL.lık poliçe limitini aşması nedeniyle, davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından; Davalı ... şirketinin sorumluluğunun 250.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı, Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 5 2.298,38 TL. Olduğu,, Davacının tedavi gideri teminat limiti kapsamında olan bakıcı gideri zararının poliçe limitini aşmadığı, Davalı ... şirketinin 09.12.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, Araç sürücüsü bakımından temerrüdün 02.09.2013 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, Zorunlu trafik sigorta poliçesinin manevi tazminat taleplerini kapsamaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminatlardan davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağı, Sigortalı aracın kullanım şekli hususi gözükmekte olup, dava dilekçesinde de yasal faiz talep edildiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına rapor alınmak üzere fiziki olarak gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığının mahkememize sunmuş olduğu 10/05/2023 tarihli raporunda özetle: "Kurulumuzun ... tarih ... karar numaralı müzekkeresi ile olay tarihi olan 02/09/2013 tarihinden önceki tıbbi belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına sorularak teminen gönderilmesinin istendiği ancak dosyada bulunamadığı, olay tarihli kraniyal tomografide sol frontal lob anteriorda fokal kontüzyon izlendiği ve ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalının ...tarihli raporunda 08/09/2022 tarihinde çekilen Kranyal MR’ında patolojik bulgu izlenmediğinin kayıtlı olduğu, dolayısıyla mevcut belgeler ile küçükte saptanan konuşma bozukluğu ile bahse konu trafik kazası yaralanması arasında illiyet kurulamadığı, önceki müzekkerelerimizde istenen olay öncesine ait Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Nöroloji Kliniklerine ait tüm tıbbi belgelerin teminen gönderilmesi halinde dosyanın tekrar değerlendirilebileceği cihetiyle, Mevcut belgelere göre; ... oğlu 05/07/2006 doğumlu, ...’ın 02/09/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 I (16Aa……….45) A %49x2/7= %14 E cetveline göre %10.3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği,İyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasını UYAP portalı üzerinden yapılan incelemesinde; ... aleyhine TCK 89/4 uyarınca iddianame tanzim edildiği, kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağında ... tarafından şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet edilmediğinden, ... ve ... yönünden ise trafiği tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolundan bahisle kazanın oluşumunda kusurlu bulundukları yönünde değerlendirme yapıldığı, mahkemece alınan kusur raporunda ...'un asli, ...'ın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza mahkemesince "olay tarihinde sanığın kullanmakta olduğu araç ile yolda karşıdan karşıya geçmek isteyen mağdura ve müştekiye çarparak trafik kazası meydana geldiği" denilmek suretiyle kazanın gerçekleşme şeklinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Kusura ve olayın oluş şekline ilişkin yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi...E.... K. Sayılı ilamında özetle; "818 sayılı B.K'nin 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Ancak ceza yargılaması sonucunda belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesi için de bağlayıcıdır." denilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E. ...K. Sayılı ilamında özetle; "özellikle, kesinleşen ceza dosyası kapsamında alınan, oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde ve maddi tazminata ilişkin hesaplamaları içeren uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre" denilmiştir.
Buna göre yukarıda anılan Yargıtay ilamlarında özetle, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranları ile bağlı olmadığı ancak ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen maddi olgularla bağlı olduğu bildirilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; kazanın davalı ...'un kullanmakta olduğu araç ile yolda karşıdan karşıya geçmek isteyen ... ve ...'a çarpmak şeklinde gerçekleştiğinin ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı ile sabit hale geldiği, mahkememizce alınan kusura raporları ile ... 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde alınan kusur raporlarının aynı doğrultuda olduğu anlaşılmakla davalı araç sürücü ...'un kazanın oluşumunda %75 kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise %25 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davası bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı ... ile davalı ... arasında ...'ın maluliyeti bakımından ibralaşıldığı, davanın esası bakımından ihtilafın kalmadığı bildirilmiş olduğundan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ve ayrıca talep bulunmadığından taraflar lehine vekalet ücreti de takdir edilmemiştir.
Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davası bakımından yapılan değerlendirmede;
ATK'dan alınan maluliyet durumuna ilişkin raporda davacının %10.3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği,İyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan raporda ise; Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur. Dosya kapsamında alınan kusur raporu, maluliyet raporu ve aktüer raporu bir arada değerlendirildiğinde geçici iş göremezlik tazminatı olarak 706,21 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 623.469,03 TL ve bakıcı gideri nedeniyle 2.298,38 TL olmak üzere toplam 626.473,62 TL'nin (davalı ... yönünden teminat limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 02/09/2013 tarihinden, davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talepleri bakımından yapılan değerlendirmede;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. Maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar şu şekilde düzenlenmiştir:
"Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,6085
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında
yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler."
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E ... K. Sayılı ilamında; "Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür." denilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinde; "toplam olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi için maddi tazminat açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline " şeklinde davalı ... şirketinden de manevi tazminat talep edildiği ancak 2918 sayılı KTK'nın 92/f maddesi uyarınca manevi tazminat talepleri ZMSS dışında kaldığından, davalı ... manevi tazminat yönünden sorumlu tutulmamıştır.
Anılan Yargıtay içtihadı ve Borçlar Kanunu'na uygun olarak manevi tazminatın belirlenmesinde ise; davalının yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre inşaat işçisi olduğu, aylık 2.000 TL gelirinin olduğu, evli ve 4 çocuğunun bulunduğu, evinin kira olduğu ve aylık 550,00 TL kira verdiği, davacı ...'ın tekstil atölyesinde asgari ücretle çalıştığı, evli ve 2 çocuğunun bulunduğu, davacı ...'ın çalışmadığı, evli ve 2 çocuğunun bulunduğu, davacı ...'ın ise 6. Sınıf öğrencisi olduğu tespit edilmiş olup; olayın oluş şekli, davacıların ve davalının kazanın meydana gelişindeki kusur oranları ile davacıların çocuğu olan ...'ın yaralanmasının ağırlığı dikkate alınarak davacılar bakımından zenginleşme aracı olmaması fakat çektikleri acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, davacı ... için oğlu ...'ın yaralanması bakımından 10.000,00 TL ve kendi yaralanması bakımından ise 2.000,00 TL, davacı ... için oğlu ...'ın yaralanması bakımından 10.000,00 TL ve eşi ...'ın yaralanması bakımından ise 1.000,00 TL, ile davacı ...'ın kendi yaralanması bakımından 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ...E. ... K. sayılı içtihadı gereğince davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunan yargılama giderleri bakımından sigorta limitlerinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ayrıca davacılar ... ve ... tarafından maddi tazminat, davacılar ..., ... ve ... tarafından manevi tazminat davaları açılmış olması, maddi tazminat davası ile manevi tazminat davaları arasında aslilik fer'ilik ilişkisinin bulunmaması yani davaların yığılması şeklinde açılmış olmaları sebebiyle vekalet ücretleri hesap edilirken maddi ve manevi tazminat davaları bakımından ayrı ayrı hesaplama yapmak gerekmiş olup davanın ilerlemesi için lazım gelen yargılama giderleri bakımından ise maddi tazminat davası ile manevi tazminat davalarının miktar itibariyle birbirlerine oranları dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Manevi tazminat davası bakımından ise davalı ... ile davalı ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaması, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KTK'nın 92. Maddesi uyarınca reddedilmiş olmasına karşın davalı ... aleyhine açılan manevi tazminattaki reddedilen kısmın olayın somut özellikleri ve vicdani kanaate göre reddedilmiş olması yani her iki davalı bakımından ret sebeplerinin farklı olması nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olup davalı ... bakımından manevi tazminat talepleri tümden reddedildiğinden AAÜT 10/2'nin uygulanma imkanı bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişki aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
A-1) Davacılardan ... yönünden açılan maddi tazminat davası bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
A-2) Davacılardan ... yönünden açılan manevi tazminat davası bakımından;
*Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
*Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile oğlu ...'ın yaralanması bakımından 10.000,00 TL ve kendi yaralanması bakımından ise 2.000,00 TL manevi tazminatın 02.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
B-1) Davacılardan ... yönünden açılan manevi tazminat davası bakımından;
*Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
*Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile oğlu ...'ın yaralanması bakımından 10.000,00 TL ve eşi ...'ın yaralanması bakımından ise 1.000,00 TL manevi tazminatın 02.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
C-1) Davacılardan ... bakımından; geçici iş göremezlik tazminatı olarak 706,21 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 623.469,03 TL ve bakıcı gideri nedeniyle 2.298,38 TL olmak üzere toplam 626.473,62 TL'nin (davalı ... yönünden teminat limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 02/09/2013 tarihinden, davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine,
C-2) Davacılardan ... yönünden açılan manevi tazminat davası bakımından;
*Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
*Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile yaralanması bakımından 20.000,00 TL manevi tazminatın 02.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine,
D-1) Maddi tazminat davası bakımından alınması gerekli 42.794,41 TL karar ve ilam harcından dava açılışta peşin alınan 29,20 TL peşin harç ile 2.135,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 40.630,21 TL harcın davalılardan alınarak(davalı ...Ş.’nin sigorta limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olmasına) Hazine'ye irat kaydına,
D-2) Manevi tazminat davası bakımından alınması gerekli 2.937,33 TL karar ve ilam harcından tamamlama harcı olarak alınan 52,00 TL, 72,00 TL ve 72,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.741,33 TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
E-1) Davacı ...'ın maddi tazminat davası bakımından davacı kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 97.971,04 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak(davalı ...Ş.’nin sigorta limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olmasına) davacıya verilmesine,
E-2-1) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
E-2-2) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davalı ... kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
F-1) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
F-2) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davalı ... kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,
F-3) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davalı ... kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
G-1) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 11.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
G-2) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davalı ... kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,
G-3) Davacı ...'ın manevi tazminat davası bakımından davalı ... kendisini bir vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
H)Davacılar tarafından sarf olunan bilirkişi ücreti, talimat ücreti, posta gideri olmak üzere toplam 3.535,5-TL yargılama giderinin maddi tazminat davasının manevi tazminat davasına oranına göre (%91 maddi tazminat %9 manevi tazminat) hesap edilen;
H-1) Maddi tazminat davası bakımından yargılama gideri olarak 3.217,30 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine(davalı ...Ş.’nin sigorta limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olmasına),
H-2) Davalı ... ve ...'un maddi tazminat davası kapsamında yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
H-3) Manevi tazminat davası bakımından yargılama gideri olarak 318,20 TL'nin ise davanın kabul ve ret oranına göre (%78 kabul) hesap edilen 248,20 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
I) Dosya kapsamında yapılan tetkiklerde Adli Tıp Kurumu'na ödenmesi gereken 4.127,00 TL faturanın ödenmemiş olduğu ve söz konusu raporun maddi tazminat davası bakımından alınmış olduğu dikkate alınarak davalılardan alınarak(davalı ...Ş.’nin sigorta limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olmasına) Adli Tıp Kurumu'na verilmesine,
*Karar kesinleştiğinde bir suretinin gereğinin ifası amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine,
J-1) Davacılar tarafından maddi tazminat davası kapsamında sarf edilen 29,20 TL peşin harç ile 2.135,00 TL tamamlama harcı ile 29,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.193,40 TL'nin davalılardan alınarak(davalı ...Ş.’nin sigorta limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olmasına) davacılara verilmesine,
J-2) Davacılar tarafından manevi tazminat davası kapsamında sarf edilen 52,00 TL tamamlama harcı, 72,00 TL tamamlama harcı ve 72,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 196,00 TL'nin davalılardan alınarak(davalı ...Ş.’nin sigorta limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olmasına) davacılara verilmesine,
K)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır