T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/170 Esas
KARAR NO: 2019/450
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/02/2016
KARAR TARİHİ: 28/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : müvekkili davacı şirket ile davalı ... arasında sporcu ürünlerinin satışına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğunu, işbu ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından muhtelif faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen davalı borçludan fatura alacaklarının bir kısmını tahsil edemediğini, davalı şahsın faturalara ilişkin 46.182,93-TL tutarında ödenmeyen borcunun olduğunu, müvekkili şirketçe yapılan tüm uyarılara rağmen davalı borçlu tarafından borcun ödenmediğini, faturalara ilişkin de bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu borçlar ödenmediği gibi dava konusu olan ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibin davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle durduğunu, davalı/borçlu tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazda ... tarihli ... ve ... seri numaralı faturaların ve ürünlerin tarafına teslim edilmediğinin iddia edildiğini, müvekkili şirketin işbu faturaları ve faturalara ilişkin ürünleri teslim ettiğini ve teslime ilişkin ... tarihli ... gönderi seri numaralı kargo teslim tutanağının düzenlendiğini, kargo teslim alındığına dair kargo teslim tutanağında davalı şahsa ilişkin kaşe bulunduğunu, fazlaya ilişkin talep ve her türlü dava haklarının saklı kalmak kaydıyla ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan kötüniyetli, haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekalatin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından sunulan cari listesini kabul etmediğini, yasal süresi içinde itirazlarını sunduğunu, alacaklının icra takibine konu ettiği ve dosyaya ibraz ettiği 18/09/2015 tarihli ... numaralı 35.043,84-TL tutarlı ve 18/09/2015 tarihli ... numaralı 26.149,68-TL tutarlı faturalar ve içeriğini göremediği ürünlerin tarafına teslim edilmediğini, fatura içeriğinde bulunan ürünler ve tutarlarının kendisine ait olmadığını, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde kendilerince bir cari listesi oluşturulduğunu ve şahsının borçlu olarak gösterildiğini, davacı tarafından belirtilen faturalardaki içeriklerini ve hangi personeline teslim edildiğinin açık bir şekilde tarafına ya da mahkemeye bildirmelerini istediğini, davacının delil olarak sunduğu kargo gönderi belgesinin kesinlikle firma kayıtlarında bulunmadığını, bahsi konu geçen 2015 yılı Eylül ayı içerisinde davacı firma tarafından kargo alındısında, bedelsiz olarak reklam amaçlı tarafına gönderilen 66 adet alüminyum ...'in mevcut olduğunu, davacıyla iki yıldır çalıştıklarını bugüne kadar aldıklarını ürünlerin çeklerini göndererek ticari ilişkilerine devam ettiklerini, kati suretle cari hesap açarak ticari bir faaliyetlerinin olmadığını, davacı firmanın Antalya ve çevre ilçelerinin bir çok yerine değişik firmalara ürün gönderdiklerini, firmasına fatura ettikleri bu ürünleri yanlışlıkla başka firmaya gönderdiği düşüncesiyle şahsına yapılan bu iftira ve suçlamayı kabul etmediğini, davacının itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla davacı aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-... 9. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası.
2-13.01.2015 tarihli ... numaralı ve 23.815,44-TL bedelli, 13.01.2015 tarihli ... numaralı ve 37.442,02-TL bedelli, 09.02.2015 tarihli ... numaralı ve 846,72-TL bedelli, 09.03.2015 tarihli,... numaralı ve 10.800,00-TL bedelli, 09.03.2015 tarihli ... numaralı ve 10.208,04-TL bedelli, 24.04.2015 tarihli ... numaralı ve 22.350,00-TL bedelli, 23.06.2015 tarihli ... numaralı ve 10.818,96-TL bedelli, 23.06.2015 tarihli ... numaralı ve 14.672,97-TL bedelli, 24.06.2015 tarihli ... numaralı ve 2.203.20-TL bedelli, 24.07.2015 tarihli ... numaralı ve 11.852,01-TL bedelli, 24.07.2015 tarihli, ... numaralı ve 8.239,44-TL bedelli, 24.07.2015 tarihli, .... numaralı ve 6.390,24-TL bedelli, 29.07,2015 tarihli ... numaralı ve 2.747,52-TL bedelli, 18.09.2015 tarihli ... numaralı ve 35.043,84-TL bedelli, 18.09.2015 tarihli, ... numaralı ve 26.149,68-TL bedelli tasdikli fatura suretleri, takibe konu borca ilişkin cari hesap ekstresi, 21.09.2015 tarihli ... gönderi numaralı kargo teslim tutanağı sureti, davalıya ait yevmiye defterleri, ... nolu 30/09/2015 tarihli fatura, davalıya ait ... nolu faturanın irsaliye listesi, spor ürününü gösteren fotoğrafları, sipariş formu, sipariş e-posta.
3-Mahkememizce atanan Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 25/06/2018 tarihli kök ve 06/05/2019 tarihli ek bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satım sözleşmesine konu malların bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesine göre iptali ve takibin devamı talebidir.
Mahkememizin 21/11/2017 tarihli celsenin 1 nolu ara karar gereği talep halinde bilirkişi inceleme ara kararı oluşturulmasına karar verilmiş ve davacı vekilinin 13/12/2017 tarihli talebi incelenerek bilirkişi inceleme ara karar kurularak dosyada bulunan delillere göre davalı tarafından davacıya, icra takibine konu malların sipariş edilip edilmediği edilmiş ise, faturaya konu bu malların davalıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise teslim edilen ürün bedellerinin davacıya ödenip ödenmediği takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcu olup olmadığı var ise miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği ise tarihinin ne olduğu hususlarında davacı ticari defterleri üzerinde ve dosyadaki deliller üzerinde yapılan incelemeye göre rapor oluşturulmasına karar verilerek dosya Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş 25/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " davacı şirkete ait 2015 yılı ticari defterlerinin e-defter olarak tutuldukları anlaşılmakla, yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının yasal süresi içerisinde alındıkları, bu anlamda defterlerin usulüne uygun tutulduklarının görüldüğünü, davacı şirket ticari defterlerinde, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye ait muhasebe hareketlerinin 120.01.Ö0024 numaralı "alıcılar" hesabında takip edildiği, takibe konu edilen faturaların bu hesap altında kayıtlı olduğu, hesabın 02/11/2015 takip tarihi itibarıyla bakiyesine göre davacı yanın davalı yandan 44.982,93-TL alacaklı olduğu ve 01.04.2016 tarihinde bakiyenin 128.1.9 numaralı şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığının görüldüğü, davalı yanın dava dosyasına 2015 yılı Eylül dönemi kayıtlarını gösteren yevmiye defter sayfa fotokopilerinin sunulduğunun görüldüğünü, davacı yanın takipteki alacağına dayanak olarak gösterdiği 18.09.2015 tarihli faturaların davalı yan ticari defter kayıtlarında yer almadığının görüldüğünü, dava dosyasında taraflar arasında davacı yan tarafından davalı yan unvanına düzenlenen takibe konu cari hesapta kayıtlı faturaların sunulu olduğu, anılan faturaların "irsaliyeli fatura" niteliğinde oldukları, faturaların 'teslim alan" ve "teslim eden" kısımlarında imzaların yer almadığının görüldüğünü, bununla birlikte davalı yan İstanbul dışında olduğundan fatura ve muhteviyatı ürünlerin kargo yolu ile teslim edildiğinin anlaşıldığını, dava dosyasında davacı yan ile davalı yan arasında gerçekleşen e-posta yazışmalarında, davalı yan adına ... tarafından 17/09/2015 tarihli e-posta ile sipariş geçtiği, siparişin bir gün sonra çıkarılmasını talep ettiği, e-posta ekinde yer alan "sipariş formu" çıktısının dava dosyasına sunulu olduğunun görüldüğünü, dava dosyasında davacı yan tarafından davalı yana gönderilen 66 adet pakete ait 18.09.2015 tarihli... seri nolu kargo taşıma belgelerinin sunulu olduğunun görüldüğünü, anılan gönderi belgesinde gönderi detaylarının yer almadığı, bu anlamda gönderilen ürünlerin, davacı yanın takibe konu ettiği faturalar muhteviyatı ürünler olup olmadığının anlaşılamadığını, davalı yan adına e-posta marifeti ile gönderilen sipariş formunda yer alan ürünlerin, davacı yanın davalı yan unvanına keşide ettiği, takibe konu faturalar muhteviyatları ile bire bir örtüştüğünü , ürün adetlerinin çokluğu, sipariş, fatura ve gönderi tarihlerinin uyumlu olmaları dikkate alındığında, kargo firmasına ait gönderi belgesine konu emtiaların, takibe konu faturalar muhteviyatı ürünler olabileceklerine..." dair değerlendirilme yapılarak raporunu mahkemeye sunmuş, sunulan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlar sunulmuş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlar sunulmuş ve taraf beyan ve itirazları değerlendirilerek mahkememizin 08/01/2019 tarihli celsesi 1 nolu ara karar gereği dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Dosya önceki bilirkişi Mali Müşavir ...'e tevdi edilerek bilirkişi tarafından sunulan 06/05/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı yanın kök rapora karşı beyan dilekçesinde, icra dosyası ekinde yer alan 29.10.2015 tarihli cari hesap bakiyesi 71.464.62-TL olup, 02.11.2015 tarihinde ... 9. İcra Dairesinin ... E, sayılı dosyası ile 26.481,69-TL tutarında çekin, mahsup edilen l.200-TL bedeli hesaplanarak, 25.281,69-TL'den takip gerçekleştirildiğini, bu durumda huzurdaki dava kapsamında davacı şirketin ödenmeyen 46.182,93-TL (71.464.62-25.281.69-46.182,93) alacağının bulunduğunu beyan ettiğini, davacı yanın ineelemeyc ibraz ettiği ve ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu tespit edilen muavin hesap ekstrenin 02.11.2015 takip tarihi itibarıyla bakiyesine göre davacı yanın davalı yandan 44.982,93-TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, bu anlamda huzurdaki davaya konu olmayan çek takibine ilişkin olarak mahsup edildiği ifade edilen 1.200,00-TL'nin, ticari defter kayıtlarından tespit edilen bakiyeye ilavesi mümkün bulunmadığını, kaldı ki mahsup edilen 1.200,00-TL nin çek tutarından mahsup edilerek (mahsup gerekçesi açıklanmamıştır) çekin takibe konu edildiği dikkate alındığında, söz konusu 1.200,00-TL nin tahsil edilmiş olduğu (bankanın sorumlu olduğu çek tazminat bedeli) değerlendirilidiğini, dolayısıyla davacı yanın takipte talep edebileceği tutarın, ticari defter kayıtları ile uyumlu olan 44.982,93-TL ile sınırlı olmasının gerektiğini, davacı yanın rapora karşı beyan dilekçesinde yer verdiği diğer beyanlar ile davalı yanın kök rapora karşı yaptığı itirazlara ilişkin olarak kök raporda yer verilenler dışında bir değerlendirme yapılması söz konusu olmadığını, netice itibarıyla davalı yanın, mail yazışmalarında sipariş geçen ismin kendisi olmadığı, kargo teslim tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığı, faturaları tebliğ alan kişin de kendisi olmadığı yönündeki beyanları hukuki nitelikte olduğunu, zira bu durumda ispat külfetinin kime ait olduğu ve dosya içerisinde sunulan belgelerin ispat kabiliyeti hususundaki değerlendirmeler uzmanlık alanında olmadığını, kök raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeler aynen muhafaza edildiğine..." dair bilirkişi ek raporunu mahkemeye sunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından davalıya "... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası mahkememize gelmiş ve mahkememizin ... Talimat sırasına kaydedilmekle, dava konusu yıllara ait ticari defter ve kayıtları mahkememize ibraz etmek üzere tebliğden itibaren 2 haftalık KESİN SÜRE verilmiş olup, kesin süre içinde ibraz etmediğiniz takdirde defter defter ibrazından kaçınmış sayılacağınız hususu ihtaren tebliğ olunur." ihtaratlı davetiye davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, ancak davalı tarafça verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların sunulmaması nedeniyle davalı tarafın ticari defterleri incelenememiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2017 tarihli ve 2016/4087 E. - 2017/261 K. sayılı kararında;
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde karar verilmiştir.
Dosyadaki e-posta yazışmaları incelendiğinde davalı adına mağaza müdürü ...'in 17/09/2015 tarihinde "... SİPARİŞLERİ" konu başlığı ile davalı firmaya sipariş listesi gönderip ürünlerin ertesi gün çıkarttırılmasını (kargoya verilmesini) talep ettiği, 18/09/2015 tarihinde ... Kargo vasıtasıyla ürünlerin kargoya verildiği, 21/09/2015 tarihinde kargonun teslim edildiği, sipariş formunda yer alan ürünlerin takibe konu faturaların içeriği ile aynı olduğu görülmüştür. Davalı tarafça siparişlerin verilme olgusu ve kargoların teslim edilme olgusu reddedilmişse de davalı kendisine ihtarat yapılmasına rağmen defterlerini ibrazdan kaçınmış, yalnızca cevap dilekçesi ekinde 2015 yılı yevmiye defterine ait olduğunu öne sürdüğü suret evraklar sunmuştur. Bu nedenle davalının reddettiği hususların salt borcu ötelemek maksadı ile yapıldığına kanaat getirilmiştir.
Celp edilen icra dosyası, dosyada bulunan faturalar, cari hesap ekstresi, e-posta yazışmaları, sipariş formu, davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporları başta olmak üzere tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yukarıdaki sözü edilen Yargıtay kararında da bahsedildiği üzere davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehine delil olarak kabul edilerek davacının davalıya faturalara konu malları teslim ederek davasını ispat ettiğine kanaat getirilmiş ve bilirkişi raporları dosya kapsamı ve deliller ile örtüştüğünden, yapılan hesaplama da isabetli olduğundan mahkememizce hadiseye ve hukuka uygun ve denetime elverişli bulunmuş davalı-borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 44.982,93-TL asıl alacak üzerinden devamına, takipte yasal faiz talep edilmekle asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı borçlu itirazının haksız ve davacının alacağını geciktirmek maksadıyla yaptığı anlaşıldığından hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile,
Davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip sayılı dosyasına yapılan itirazın 44.982,93-TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
Hüküm altına alınan alacağın %20'si 8.996,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 3.072,78-TL harçtan peşin alınan 557,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.515,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 5.298,12-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 1.200,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 600,00-TL bilirkişi ücreti, 190,40-TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 790,40-TL'den kabul ve red durumuna göre davalı hissesine düşen 769,86-TL ile 591,28-TL ilk harç olmak üzere toplam 1.361,14-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.28/05/2019
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza