T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/704 Esas
KARAR NO: 2019/608
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/06/2016
KARAR TARİHİ: 03/07/2019
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Mahkememizde görülmekte olan davasının yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... T.A.Ş. İle davalılar arasında akdedilen sözleşmelerin ilgili maddeleri gereğince davalının gerçekleştirmesi gereken ödemelerin zamanında yapılmadığını, bu nedenle ... T.A.Ş ... Şubesi tarafından davalılara hesap kat'ı ve banka alacağının ödenmesi, aksi halde icra takibine başlanacağı hususlarını bildirir Silivri... Noterliğinin 18/08/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini, davalıların kendilerine tanınan süre içerisinde ödeme yapmadıklarını, taraflarına ödeme yapılmaması nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalılar hakkında icra takibine başlanıldığını, davalı ...'ın borçlu şirketi temsilen ve kendi adına müteselsil kefil safatıyla imzaladığı 04/01/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın, müvekkili banka ile arasında imzalanmış olan sözleşmelerdeki imzaya yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, sadece yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalının itirazına ek olarak ödeme yaptığına dair herhangi bir belge sunmadığını, icra dairesinin yetkisine itirazının alacağın para alacağı olması ve müvekkilinin yerleşim yeri adresinde bulunan İstanbul İcra Dairelerinden takibe konulabileceğinden haksız olduğunu beyanla davalı borçlu tarafın, haksız itirazının iptali ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep edilen 10.233,25-TL yönünden icra takibinde talep edilen faiz oranları gözetilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin devamına, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazmınatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... davalı şirket ve kendisi adına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf vekilinin dava dilekçesinde taraflarının, sözleşmenin ilgili maddesi gereğince borcunun olduğu ve bu borcun zamanında ifa edilmediğinden bahsetttiğini, öncelikle davalı şirketin ve kendisinin şahsi adresinin Silivri olması nedeniyle Mahkememizin yetkisiz olduğunu, davacı bankaya karşı dava dosyası içerisinde bulunan Genel Kredi sözleşmesine dayalı davacıdan aldığı bir kredi ve nakit bulunmadığını, davacı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak kötüniyetli olarak takip başlatıldığını beyanla davanın reddine, davacının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesiyle; davacı tarafından, davalılar aleyhine asıl alacak 10.119,60 TL, işlemiş faiz 108,23 TL, BSMV 5,42 TL olmak üzere toplam 10.233,25 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 28/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'ın şirket yetkilisi olarak şirket ve kendisi adına 04/01/2015 tarihli dilekçesi ile, icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya, davacı tarafça sunulan Genel Kredi Sözleşmesi, ödeme dekontları, çek taahhütnamesi ve diğer deliller ile banka kayıtlarının yerinde incelenmesiyle takip tarihi itibariyle, davacının, davalılardan alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağın miktarı hususunda rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi 05/06/2017 tarihli raporunda özetle; davacının takip tarihi itibariyle davalılardan toplam 10.389,91 TL alacaklı olduğunu tespit etmiştir. Raporun denetime açık olmaması sebebiyle, dosya bu kez bankacı bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 03/06/2018 tarihli raporunda özetle; davacı ile davalı şirket arasında 02/03/2015 tarihinde 200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, davalı şirket ile davacı arasında bila tarihli çek taahhütnamesinin imzalandığını ve davalı şirkete çek karnesi verildiğini, davacı banka tarafından davalı şirkete çek bedeli kredisi kapsamında nakdi kredi kullandırıldığını, hesabın 18/08/2015 tarihli noter ihtarnamesi ile kat edilerek ödenmiş çeklerden dolayı 3.600,90 TL nakdi borcun ve iade edilmeyen 19 adet çek yaprağından dolayı 22.800,00 TL bedelin depo edilmesinin talep edildiğini, takip talebinde ise 10.119,60 TL nakdi alacak talep edildiğini, kat tarihi ile takip tarihi arasında karşılıksız çıkan çeklerden dolayı davacı bankanın garanti bedelleri yönünden ödeme yapmış olduğunu, ödeme dekontlarına göre toplam ödenen çek bedelinin 12.000,00 TL olduğunu, kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiğine dair tebligat evrakı sunulmadığını, bu nedenle temerrüdün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının, davalılardan asıl alacak 10.119,60 TL, işlemiş faiz 291,63 TL ve BSMV 14,58 TL olmak üzere toplam 10.425,80 TL alacaklı olduğunu, alacağa takip tarihinden itibaren %35 oranında temerrüt faizi işletilebileceğini tespit ve beyan etmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacı ile davalı şirket arasında 02/03/2015 tarihinde, 200.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefaletin gerekli şekil şartlarını taşıdığı ve geçerli olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete imzalanan çek taahhütnamesi uyarınca çek karnesi verildiği, davalı şirket tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı banka tarafından yasal sorumluluk bedellerinin ödendiğini ve bu şekilde nakdi alacağının doğduğu, alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacı bankanın 12.000,00 TL alacağının olduğu, takip tarihinden önce davalıların temerrüde düşürüldüğüne dair tebligatın dosyaya sunulmadığı, bu nedenle takipten önce işlemiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı ile bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının asıl alacak 10.119,60 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faiz talebi yönünden istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalıların hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasına itirazının asıl alacak 10.119,60 TL yönünden İPTALİ ile takibin asıl alacağa takip tarihinden işletilecek %35 oranında faizi ile DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hüküm altına alınan 10.119,60 TL alacak üzerinden hesaplanan 2.023,92 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 691,26 TL'nin peşin alınan 123,59 TL harçtan mahsubu ile kalan 567,67 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 181,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.431,50 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.359,92 TL ile ilk harç 152,79 TL 'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.03/07/2019
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza