T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/954 Esas
KARAR NO: 2019/294
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2016
KARAR TARİHİ: 16/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davlaı şirket arasında ... plakalı araç için ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Poliçesi düzenlendiğini, bu poliçe gereğince aracın ve kasasının çalınması ile meydana gelen zarar sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, müvekkiline ait olan ... plaka numaralı aarç üzerindeki kasası ile birlikte 15/12/2015 tarihinde park edildiği yerden çalındığını, aracın çalınması üzerine aracın şoförü olan ...'ın ... Polis Merkezine giderek aracı çalan şahıs veya şahıslardan şikayetçi olduğunu, hasarın tazmini için davalı sirgota şirketine başvurulmuş ancak davalı siorta şirketi hiçbir gerekçe göstermeksizin 23/03/2016 tarihinde verilen cevabi yazıda hasarı ödemeyeceğini bildirdiğini, araç ve kasası sigorta kapsamında olduğu halde zararın ödenmemesinde mağdur edildiklerini, davanın kabülüne karar verilip çalınmış olan araç ve kasasının rayiç bedeli olan 70.00,00-TLnin sigorta şirketine ihbar tarihinden itibaren işleyecek faizinin tahsilini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davaya konu ... plakalı aracın ruhsatında ...bank ... Şubesinin rehdi bulunduğnu, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafaktinin alınması gerektiğini, ...banktan davaya muvafakatinin olup olmadığının sorulmasını, muvafakati bulunmaması durumunda davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini, davaya konu araç müvekkili şirkete sigortalandığını, davacı ..., müvekkili şirketçe yaptırılan hasar araştırmasında ... plakalı aracını 04/10/2008 tarihinde ...'a sattığının ve satış bedelinin tamamını aldığını, kaskonunda yine aynı isme yapıldığını, 15/12/2015 tarihinde polise verdiği ifadede araçta şoför olarak çalıştığını beyan ettiğini, davaya konu poliçe 08/12/2015 tarihinde tanzim edildiğini, aracın çalındığı ihbarının polise 15/12/2015 tarihinde yapıldığını, 2004 model aracın 08/12/2015 tarihinin öncesinde yapılmış kasko poliçesine rastlanılamadığını, bu poliçenin 11 yıllık aracın ilk kasko poliçesi olduğunu, polise vermiş olduğu ifadede 05/12/2015 tarihinde aracı park ettiği ve 15/12/2015 tarihine kadar aracın park ettiği yerde durduğunu, aracın 10/12/2015 tarihinde nakliye yaptığına ilişkin elle tutulmuş tutanak olduğunu, 11/12/2015 tarihinde ...yolu ... Caddesindeki bir benzin istasyonundan yakıt fişi ibraz ettiğinin şühpeli çelişki oluşturduğunu, hususların birlikte dikkae alındığında davaya konu rizikonun davacının ve ...'ın ihbar ettiği şekilde meydana gelmediğini ve zararın teminatın dışı olduğunun açık ve net olduğunu, müvekkili şirket de bu nedenlerden dolayı davacının tazminat ödeme talibini reddettiğini, dava dilekçesinde araç ve kasasının rayiç bedeli olarak talep olunan tutarın fahiş olduğunu, araç kasa bedelinin 30.000,00-TL olduğunu, ekspertiz raprounda aracın piyasa değeri 44.680,00-TL olarak tespit edildiğini, aracın geçmiş dönemde 5 adet hasar kaydı bulunduğunu, davanın aktif husumet yokluğundan reddini, yasal ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacıya ait aracın çalındığından bahisle davalı sigorta şirketinden tazminat talebine ilişkindir.
28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Mezkur Kanun'un 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara dair davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Kanun'un görev ve yetkiye dair hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğine değinilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine dair olduğu, 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu ve 115. maddesi uyarınca mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davanın açıldığı 05/10/2016 tarihi itibariyle 6502 Sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının tüketici olarak davalı ile sigorta sözleşmesi akdettiği ve iş bu sözleşmeye dayanarak davalıdan talepte bulunduğu, belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden Reddine,
2-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul TÜKETİCİ Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama masraflarına ilişkin kararın HMK 331/2. Maddesine göre yetkili ve görevli mahkemece nazara alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılması yönünde karar ittihazına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2019
Katip
e-imza
Hakim
e-imza