T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/869 Esas
KARAR NO: 2019/452
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/10/2017
KARAR TARİHİ: 28/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : davalı ... şirketine ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 14/10/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeyken asli kusurlu olarak yaya olan müvekkili ...'e çarpması neticesinde tek taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak sürekli sakat kaldığını, yargılama sırasında istenilecek evraklar ile birlikte yapılacak bilikişi incelemesi ile de müvekkilinin sakatlık durumunun tespit edildiğini, müvekkilinin kazadan sonra uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını, tadevi süresi boyunca çalışamayan müvekkilinin sakatlığının %100 olarak kabul edilerek buna göre hesap yapılmasını talep ettiklerini, kazadan sonra müvekkili adına taraflarınca 10/07/2017 tarihinde davalı ... şirketine başvurulmasına rağmen davalı ... şirketi tarafından müvekkiline olumlu bir cevap verilmediğini, davalı şirketin dava açılmasına sebebiyet verdiği için kazadan dolayı sorumluluğu ve faiz sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenle faizin başlangıç tarihinin olay tarihinden başlamasının gerektiğini, aksi düşünce oluşması halinde ise davalı ... şirketine müracaat edildiği tarihinden 8 iş günü sonrasından faizin başlatılmasının gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uygun müracaata rağmen ödeme yapmayan davalı ... şirketinin müracaatla birlikte temerrüde düştüğünü, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili için 2.000,00-TL sürekli sakatlık tazminatı, 500,00-TL geçici iş göremezlik tazmanatı ve 1.000,00-TL bakım gideri tazminatı olmak üzere toplam 3.500,00-TL tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:14.10.2016 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, 21.12.2015-21.12.2016 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, poliçede verilen şahıs başı sakatlanma ve ölüm teminatı 290.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçede teminat limitinin gösterilmesinin bu rakamın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince karayolunda meydana gelen zararların azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, sigortacı, sigortalısının kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu olduğundan, izafe edilecek kusur oranının tespitinin gerektiğini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacıda oluşan sürekli sakatlığı gösterir bilirkişi raporunun taraflarına gönderilmediğini, dolayısıyla yapılan başvurunun usulüne uygun bir başvuru olmadığını, davacının bakıcı gideri talepleri yönünden bakıcı giderinin farazi hesaplanması gereken bir tazminat türü olmayıp, kişinin maluliyeti sonucunda bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağının tespit edilmesinin gerektiğini, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin tedavi gideri kapsamında olduğunu, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak olup sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik talepleri tedavi gideri kapsamında olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrüt gerçekleşmediğini, olay tarihinden itibaren faiz talebinin reddinin gerektiğini, talep haksız fiilden kaynaklandığından, avans faizi talebinin reddi ile yasal faize hükmedilmesinin gerektiğini, itirazlar doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davacı tarafından faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, UYAP üzerinden gönderdiği 29/03/2019 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili ise UYAP üzerinden gönderdiği 25/03/2019 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda taleplerinin olmadıklarını beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak kayıtsız ve şartsız olarak yapılabilen, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesine dair bir taraf usuli işlemidir. Davacı vekilinin feragati sayılan şartları haiz olduğundan ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğundan Mahkememizce davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Vaki feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 13,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair;davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/05/2019
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza