T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1041 Esas
KARAR NO : 2025/918
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/11/2018
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"18.04.2016 günü davalılardan ... yönetimindeki ... plakalı aracın dikkatsiz ve tedbirsiz kullanılması nedeniyle ... önünden yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkil ...’ya çarparak yaralanmasına (2 tane sağ kaburgasında kırık, boyunda kırık ve sağ bacak aval kemiği kırığı) ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğramasına neden olmuştur. Davalı ... hız sınırını ihlal etmiştir. Her ne kadar kendi beyanında 40 km hızla araç kullandığını ifade etmişse de olay yeri tespit tutanağında fren izinin bulunmadığı dikkate alındığında aslında hızının daha fazla olduğu anlaşılacaktır. Ayrıca davalı sürücü olay sırasında tali yoldan asli yola çıkmaktadır. Hızını düşürerek dikkatli bir şekilde yola çıkmalıdır. Yine ilgili kanunun 64. Maddesinde geceleri yerleşim birimlerinin içinde ve dışında yakını gösteren ışıkların yanması gerekirken davalı sürücünün olay sırasında sol sis farının bozuk olduğunun derdest ceza davasında açıkça beyan etmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere davalı sürücü kazanın oluşumunda kusurludur. Araçla trafiğe çıkarken aracın gerekli donanıma sahip olmaması ve sürücünün hız sınırlarına ilişkin kurallara uymamasından dolayı bu elim kaza meydana gelmiştir.Ceza dosyasına alınan raporlara tarafımızdan detaylı bir şekilde itiraz edilmiştir. Kaza mahallinde üçlü bilirkişi marifetiyle kusur incelemesi yapılmasını talep ediyoruz. 15.05.1968 doğumlu olan müvekkil ... bayan kuaförlüğü yapmaktadır. Mesleği gereği sürekli ayakta çalışmaktadır ve hareket halindedir. Müvekkilin çalıştığı dönemde ki aylık geliri 9.000,00-TL dir. Bu kaza nedeniyle müvekkil ağır yaralandığı için tedavisi halen devam etmektedir. Kaza tarihinden itibaren yaklaşık yirmi aydır çalışamamaktadır. Müvekkil geçimini kendisi sağlamaktadır. Ancak kazadan sonra çalışamadığı için maddi güçlük içerisine düşmüştür ve başkalarının yardımlarıyla kendi geçimini ( ) idame ettirmektedir. Müvekkil bu süreçte tedavi masraflarını bile ödemekte zorluk çekmiştir.Bu nedenle fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talep ediyoruz.
Ayrıca yukarıda da değindiğimiz Adli Tıp Kurumu’nun ...tarih ve ... sayılı raporunda müvekkilin yaralanmasının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğundan tedavi sonucunda çalışma yaşamına tekrar geri döndüğünde artık eskisi gibi çalışamayacaktır. Bu kaza nedeniyle müvekkilin boynu , kaburgaları ve bacağı kırılmıştır. Her ne kadar tedavi sonrası birnebze iyileşme olsada müvekkilin kırılan bu kemikleri nedeniyle ciddi şekilde güç kaybı maluliyet meydana gelmiştir. Ayrıca müvekkilin işi bayan kuaförlüğü olup yapılan iş ayakta yapılmaktadır . Bu kırıklar ve güç kaybı nedeniyle müvekkilin eskisi gibi çalışma imkanı tümden ortadan kalkmıştır. Mahkemece maluliyet oranının tespiti gerekmektedir . Maluliyet nedeniyle fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00- TL tazminatı istememiz gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, toplanacak delillere göre davacının “güç kaybı tazminatının 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca hesaplatılarak hüküm altına alınmasını istiyoruz.
Her ne kadar davacının bir kısım tedavi giderleri devlet hastanesince karşılanmış ise de, kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yapılmıştır. Müvekkil uzun süre ücretle tuttuğu refakatçi eşliğinde tedavisini devam ettirmiştir. Müvekkilin kazada ağır şekilde yaralanmış olması, yaklaşık yirmi aydır tedavi görmüş olması, bu süreç içerisinde ve halen çalışamıyor olması bu nedenlerden dolayı müvekkil stres ve ıstırap içinde olmuş ve çok acılar çekmiştir. Ayrıca uğradığı maluliyet nedeniyle hiçbir zaman eskisi gibi hareket edemeyecek , hiçbir zaman kaza öncesi şartlarda çalışamayacaktır. Bu da müvekkilde derin bir ızdırap ve eleme neden olmaktadır . Gerek Yargıtay’ın değerlendirmeleri gerekse müvekkilin içerisinde bulunduğu durum birlikte değerlendirilerek davalıların 100.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesini ve müvekkilin biraz olsun acılarının dindirilmesini bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP;
Davalı ... Sigorta vekili tarafından Mahkememize sunulan 20/12/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Müvekkil Şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 15.08.2015-15.08.2016 başlangıç ve bitiş tarihli ... No.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, 18.04.2016 tarihinde davacı yayaya çarpması ile kazaya karışmıştır. Müvekkil şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlıdır. Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 290.000TL olarak sınırlandırılmıştır. Bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup, müvekkil şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirlenecektir. Teminat limitlerimizi bildirmemiz davayı kabul anlamına gelmemektedir. Söz konusu kaza nedeniyle davacıya, diğer hak sahiplerine veya kurumlara yapılan ödemelerin müvekkil şirketten sorularak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden düşülmesi gerekmektedir.
Trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortasıdır. Kısaca açıklamak gerekirse, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmini esastır. Teminat limitlerini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, yapılacak inceleme sonucunda şirketimiz sorumluluğunda bir bedel ortaya çıktığı takdirde Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin sorumluluk limiti olarak esas alınması gerekmektedir.
Davayı kabul anlamına gelmemek üzere, olaydaki kusur dağılımının şüpheye yer bırakmayacak derecede nesnel, tarafsız ve hükme esas teşkil edecek nitelikte bir raporla ortaya konması zaruridir. Bu sebeple kazaya karışan tarafların ve diğer ilgililerin kolluk biriminde ve savcılıktaki ifadelerinin, Savcılık soruşturma dosyasının ve varsa ceza dava dosyasının celbi gerekmektedir. Tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın kusur dağılımının tespiti için Adli Tıp Kurumu’na tevdi edilmesini talep ediyoruz.
Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kusur ve sakatlık oranının tespitinden sonra gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenebilmesi için, aktüeryal hesaplama yapılması zorunluluğu vardır. Söz konusu hesaplamanın sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple Sayın Mahkemece gerek görülmesi halinde tayin edilecek hesap bilirkişisinin söz konusu aktüerler listesinden seçilmesini talep ederiz.
Yukarıda izah edilen sebeplerle, sayın mahkemece müvekkile sigortalı araç sürücüsüne izafe edilecek kusurun varlığı halinde, zarar hesabının ancak Başbakanlık Hazine Müşteşarlığınca tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana yaptırılmasını ..."talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından Mahkememize sunulan 09/10/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle;" Davalı müvekkil aleyhine açılan tazminat davası sigorta şirketinden tefrik edilerek asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi'ne gönderilmelidir. işletenin, işletilme halinde olan araçların meydana getirdiği kazadan doğan sorumluluğu tehlike sorumluluğudur ve somut olayda müvekkile ve eylemlerinden sorumlu bulunduğu kimselere yüklenebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
araçta herhangi bir bozuklukta kazada rol oynamamaktadır.
davanın zamanaşımı nedeniyle reddi'ne, davanın müvekkil açısından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi'ne, davanın esastan reddi'ne ve Tüm yargılama masraflarının davacı yana yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Davacı tarafından meydana gelen kaza nedeniyle tedavi gördüğü hastaneleri mahkememize bildirilmesi için 2 hafta süre verilmesine karar verilmiştir.
Davacının tedavi gördüğü belirtilen hastanelerden tüm tedavi evraklarının (varsa film, grafi, rapor ile birlikte) mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Kaza tarihi itibarıyla davaya konu araçların trafik kayıtlarının ilgili Emniyet Müdürlüklerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya rücuya tabi tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığı, kalıcı ve geçici iş görmezlik ödeneği ödenip ödenmediği hususlarının sorularak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dava dilekçesinde belirtilmiş ise; meydana gelen kaza ile ilgili C.Başsavcılığı soruşturma dosyasının celbine, ancak dava açılmış ise ilgili Ceza Mahkemesinden ceza dosyasının celbi için müzekkere yazılmasına, dosyanın savcılığa intikal etmemiş olması halinde ilgili kolluk birimine müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, hasar dosyası, sigorta başvurularının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
İlgili Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının sosyal ekonomik durumunun araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 31. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Mahkememizin 07/12/2018 tarihli alınan ara kararı ile; Davacı 12.11.2018 tarihli dilekçesi ile davaya konu kaza ile ilgili olarak müvekkilinin ağır yaralandığını ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğradığını belirterek tazminat davası açmış olup, kaza konusu aracın kaydına, alacağa temin zımnında üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş olup, ihtiyati tedbir talebinin %15 teminatla kabulüne dair taraflara tebliğinden 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Davacı vekiline dava dilekçesindeki talebini açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline, davalı sigorta şirketine başvurup ilgili belgeleri sunmak ve Davalı ... TCKNsini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
..., ... ve ... ekonomik sosyal durumunun belirlenebilmesi için ilgili emniyet müdürlüklerine müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı vekili tarafından davacının kaza tarihindeki çalıştığı yer belirtildikten sonra, ilgili bağlı olduğu Sigorta Kurumuna müzekkere yazılarak davacının kazadan önceki son 3 aylık maaşının sorularak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı vekili tarafından beyanda bulunulduktan sonra davacının bağlı olduğu Esnaf Kuruluşuna müzekkere yazılarak davacının dava tarihindeki alabileceği emsal ücretin araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmış olduğu anlaşılmakla HMK’nun 140. maddesi uyarınca aşamasına geçilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline dilekçelerinde gösterdiği ve henüz sunmadığı belge ve delillerini sunması veya başka yerden getirilebilmesi amacıyla gereken açıklama ile her bir delilin açıkça iddia ve savunmada dayanılan hangi vakılar için gösterildiğine dair açıklamayı yapması konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde belge ve delillerini sunmadığı ya da ilgili yerlerden getirilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmadığı taktirde bahsedilen delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Kadıköy Şubesine müzekkere yazılarak emsal maaşının araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... ve ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması için gönderilen müzekkereye tekit yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine... tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın bir sureti çıkartılarak, Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranlarının tespitinin istenilmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun 06/03/2020 tarihli raporunda özetle; "Olayda; A)-Davalı sürücü ...'ün %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu, B)-Davacı yaya ...'nın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu...
" rapor edilmiştir.
Davacının kusur raporuna itirazı ve yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 22/09/2020 tarihli raporda özetle; "... oğlu 15.05.1968 doğumlu ...’nın 18.04.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; I-Kas İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 1.2 kategori IV ‘e göre %28, II-Kas iskelet Sistemi, Alt esktremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33b’ye göre %3, Balthazard formülüne göre %30.16 olduğu, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %30(yüzdeotuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." rapor edilmiştir.
Davacı vekiline baro pulu sunmak üzere bulunmak üzere 3 gün kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın tekrar ATK 3. İhtisas dairesine gönderilerek Anayasa Mahk. Başkanlığının 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40-2020/40 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda maluliyet tespit işlemleri yönetmeliği ve çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre seçenekli olarak maluliyet raporu alınmak üzere gönderilmesine karar verilmiştir.
İlgili Emniyet Müdürlüklerine müzekkere yazılarak ... ve ... sosyal durum araştırmasının yapılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 19/04/2021 tarihli raporda özetle; " ... oğlu 15.05.1968 doğumlu ...’nın 18.04.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (32a……….1)A %5, Gr1 X (2………..33)A %37, Balthazard formülüne göre %40.15, E cetveline göre % 43.2(yüzdekırküçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği..." rapor edilmiştir.
Dosyanın hesap bilirkişi Ayhan Tokat'a tevdii ile vefat eden davacı ...'nın talep edeceği tazminat miktarının belirlenerek rapor sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 23/11/2021 tarihli raporunda özetle; " Adli Tıp Kurumu Dalı tarafından 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen 443,2 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının £ 2.942,69 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9043,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının Z 11.269,40 TL. Olduğu, Adli Tıp Kurumu Dalı tarafından 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen 9630 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; “ a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının z 294269 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının £ 7.825,97 TL. Olduğu, -Kazalının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediği, "Sigorta şirketinin 12.11.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 18.04.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, -Kazaya karışan sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 17/12/2021 tarihli alınan ara kararı ile; Dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 20/01/2022 tarihli ek raporunda özetle; "1.Seçenekte; Adli Tıp Kurumu Dalı tarafından 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen 9043,2 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının £ 2.942,69 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 943,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının & 11.269,40 TL. Olduğu, 2.Seçenekte; Adli Tıp Kurumu Dalı tarafından 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen 9030 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının : 2.942,69 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının s 7.825,97 TL. Olduğu, -Kazalının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediği, -Sigorta şirketinin 12.11.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 18.04.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, -Kazaya karışan sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü..." rapor edilmiştir.
Davacı talepleri doğrultusunda ilgili meslek odalarına müzekkere yazılarak ...'nın maaşı hakkında araştırma yapılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
...'ya yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulmasına karar verilmiştir.
Davacının 18/04/2016 tarihinde alabileceği emsal ücretin mahkememize bildirilmesi için Tüik'e müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların itirazları dilekçeleri, TÜİK verileri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 28/02/2025 tarihli 2. Ek raporunda özetle; "Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen 9630 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının > — 3.796,07 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 5 10.095,51 TL. Olduğu, b)Kazalının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediği, c)Sigorta şirketinin 12.11.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 18.04.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, d)Kazaya karışan sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü..." rapor edilmiştir.
Tarafların itirazları dilekçeleri ile davacı vekilinin sunduğu TÜİK kaydı ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline davalı sigorta şirketine davadan önce başvuru yapılıp yapılmadığı yapılmış ise başvuru belgelerini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, başvuru yapılmaması veya belgelerin mahkememize sunulmaması halinde davanın sigorta şirketi yönünden dava şartı yokluğundan karara çıkarılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 08/08/2024 tarihli 3. Ek raporunda özetle; "Tarafların itirazı doğrultusunda değişiklik gerektirmeyen 28.02.2024 tarihli raporda belirlendiği gibi; Davalıların 9625 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı/müteveffa ...'nın yaralanması nedeniyle; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının > — 3.796,07 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 5 10.095,51 TL. Olduğu, b)Kazalının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediği, c)Sigorta şirketinin 12.11.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 18.04.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 06/11/2024 tarihli alınan ara kararı ile; Taraf vekillerinin itirazının kabulü ile rapor terditli olarak düzenlenerek aynı bilirkişiye tevdii ile itiraz ve beyanların tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 27/11/2024 tarihli 4. Ek raporunda özetle; "Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen 9630 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; 1.Seçenekte: Asgari ücretlere göre; 23.11.2021 tarihli raporda belirlendiği gibi; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 2 2.942,69 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının z 7.825,97 TL. Olduğu, 2.Seçenekte: Kuaförlük yapan ve kuaför solunu işleten bir kişi için TÜİK tarafından açıklanan emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretlerin 1,29 katına göre; 28.02.2024 tarihli raporda belirlendiği gibi; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının z 3.796,07 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının £ 10.095,51 TL. Olduğu, 3.Seçenekte: Usta Öğretici(kuaförlük) kişi için davacı tarafından ibraz edilen 07.09.2024 Tarih Ve ... Nolu TÜİK kaydında yer alan emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretlerin 2,32 katına göre; İşbu raporda belirlendiği gibi; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının z 6.827,04 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 2 18.156,26 TL. Olduğu, -Kazalının maddi zararları tüm seçeneklerde poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediği, -Sigorta şirketinin 12.11.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 18.04.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, -Kazaya karışan sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü..." rapor edilmiştir.
Bilirkişi ek-4 raporuna tarafların itirazının takdiren reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından iki defa sunulan evrakların sigorta şirketine başvuru dilekçesinin davacı tarafça gönderildiğine dair evraklar olduğu, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine ulaştığına dair belge sunulmadığı, kargo teslim belgesinde yer alan barkod sorgulandığında kayıt bulunamadığına dair uyarı çıktığı anlaşılmakla; davacı vekiline son kez davalı sigorta şirketine davadan önce yapılmış başvurunun davalı sigorta şirketine ulaştığına dair belgeleri sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, başvurunun ulaşmamış olması veya belgelerin mahkememize sunulmaması halinde davanın sigorta şirketi yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekiline davacı tarafça yapılmış bir başvuru varsa başvuru evraklarını ve kaza nedeniyle oluşturulmuş bir hasar dosyası varsa dosyayı sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut haliyle karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekiline HMK m.107 uyarınca değer artırım dilekçesi sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden görülüp karara bağlanacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davalı Mert vekilinin 16/07/2024 tarihli celsede dosyanın davalı Mert yönünden tefrik edilerek karar verilmesini talep ettiği görülmekle, davalı Mert vekiline dosyanın tefrik edilmesine dayanak gerekçeyi mahkememize bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut haliyle karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı ...'nın 01/07/2021 tarihinde vefat ettiği, ancak UYAP sistemi üzerinden gerekli güncellemenin yapılmadığı anlaşıldığından davacının sıfatının mütevefa olarak değiştirilmesine, mirasçılarının mirasçı olarak kaydının yapılmasına karar verilmiştir.
İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin...Esas, ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı vekiline davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yaparak, başvurunun yapılıp ulaştığına dair evrakları sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın sigorta şirketi yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekiline 07/05/2019 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile dava dilekçesindeki talebini açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulmayıp 02/07/2019 tarihli celsede "dava dilekçemizde belirtmiş olduğumuz C bendindeki talebimizden feragat ediyoruz, talebimiz 5.000,00-TL geçici iş göremezlik, 5.000,00-TL kalıcı iş göremezlik, 100.000,00-TL manevi tazminat talebinden ibarettir" yönünde beyanda bulunduğu, oysa işbu beyanın feragate konu tedavi gideri talebine ilişkin dava değerini açıklamadığı anlaşıldığından; davacı vekiline talep ettiği maddi tazminat bedelinin hangi kalemlerden oluştuğunu, her bir kalem yönünden, tedavi gideri talebi yönünden feragat edilmiş ise de bu talep yönünden dahi dava değerini somutlaştırmak üzere BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Dosyanın raporunu sunan aktüerya bilirkişisine tevdii ile, güncel asgari ücret doğrultusunda 27/11/2024 tarihli ek raporu gibi 3 seçenekli ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 04/07/2025 tarihli 5. Raporunda özetle; "Adli Tıp Kurumu tarafından kaza tarihinde geçerli olan 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen 9630 maluliyet oranına ve 9 aylık geçici iş göremezlik süresine göre; 1.Seçenekte: Asgari ücretlere göre; 23.11.2021 tarihli raporda belirlendiği gibi; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 2 2.942,69 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının - 7.825,97 TL. Olduğu, 2.Seçenekte: Kuaförlük yapan ve kuaför solunu işleten bir kişi için TÜİK tarafından açıklanan emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretlerin 1,29 katına göre; 28.02.2024 tarihli raporda belirlendi. a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 3.796,07 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 10.095,51 TL. Olduğu, 3.Seçenekte: Usta Öğretici(kuaförlük) kişi için davacı tarafından ibraz edilen 07.09.2024 Tarih Ve Tuık010cf08c27 Nolu TÜİK kaydında yer alan emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretlerin 2,32 katına göre; 27.11.2024 tarihli raporda belirlendiği gibi; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının z 6.827,04 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9630 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının - 18.156,26 TL. Olduğu, -Kazalının maddi zararları tüm seçeneklerde poliçe limitleri içinde kalmakta olup, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmediği, -Sigorta şirketinin 12.11.2018 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 18.04.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, kazaya karışan sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü..." rapor edilmiştir.
Mahkememizce alınan 05/09/2025 tarihli ara karar ile; Bilirkişi raporuna karşı itirazların, rapora itiraz edilen hususlar hukuki değerlendirme gerektirdiğinden takdiren reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 22/09/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; "Müteveffa ..., 18.04.2016 tarihli trafik kazasında ağır şekilde yaralanmış, uzun tedavi sürecinin ardından 01.07.2021 tarihinde vefat etmiştir. Davamız, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmış ve dava dilekçesinde fazlaya dair haklarımız saklı tutularak şimdilik 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Davamız, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmış; fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Davada alınan 04.07.2025 tarihli bilirkişi raporunun 3. seçeneğinde (usta öğretici / kuaförlük emsali) müteveffanın zararı şu şekilde hesaplanmıştır. Geçici iş göremezlik zararı: 6.827,04 TL, Sürekli iş göremezlik zararı: 18.156,26 TL, Toplam: 24.983,30 TL. Bu nedenle HMK m.107 gereğince dava değerimizi artırıyoruz: Başlangıçta talep edilen: 10.000 TL, Artırılan kısım: 14.983,30 TL Son talep edilen toplam maddi tazminat: 24.983,30 TL Artırılan 14.983,30 TL üzerinden gerekli ek harç tarafımızca yatırılacaktır.
1-HMK m.107 uyarınca dava değerimizin 10.000 TL’den 24.983,30 TL’ye çıkarılmasına,
Bu kapsamda;6.827,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının,18.156,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatının,kaza tarihi olan 18.04.2016’dan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte,
davalılardan müştereken ve müteselsilen, ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tahsiline, manevi tazminat talebimizin 100.000 TL olarak tam kabulüne ,kaza tarihi olan 18.04.2016’dan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen, , ... Sigorta A.Ş.’nin bu kalemden sorumlu tutulmamasına,
artırılan 14.983,30 TL kısım için gerekli ek harcın tarafımızca yatırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 18/04/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; olay tarihi olan 18/04/2016 tarihinde, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki, davalı ...'nun işleteni olduğu, davalı ... Sigorta nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya çarptığı, meydana gelen kazada davalı sürücünün yüzde yüz kusurlu olduğu, davacı nezdinde maddi ve manevi zarar oluştuğu, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu iddiası ile işbu dava ikame edilmiştir.
Kusur durumunun tespiti için dosya ATK’ya tevdi edilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/03/2020 tarihli raporunda davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki araçla seyri esnasında, sol taraftan kaplamaya girip karşıya geçiş yapan yayaya karşı zamanında ikazla birlikte etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken buna riayet etmediği anlaşılmakla; %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu; davacı yaya ...'nın kaplama üzerinden geçiş yapmadan evvel seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını davalı sürücü sevk ve idaresindeki araca vermesi, gerekli ve yeterli kontroller akabinde geçişini tamamlaması gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyerek dikkatsiz ve kontrolsüz geçişi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla; %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Rapor somut olay ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınmıştır.
Davacının maluliyet oranı yönünden dosya ATK'ya tevdi edilmiş, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 22/09/2020 tarihli raporunda davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca tüm vücut engellilik oranının %30(yüzdeotuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Rapor dosya kapsamı ile uyumlu bulunmuş ve hükme esas alınmıştır.
Maddi tazminat istemi yönünden; mahkememiz 12/10/2021 tarihli celsesi ara kararı gereğince; vefat eden davacı ...'nın talep edeceği tazminat miktarının belirlenerek rapor sunulması için dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdiine karar verilmiş; bilirkişi, 27/11/2024 tarihli ek-4 raporu ile aynı yöndeki 04/07/2025 tarihli ek-5 raporunda 1.Seçenekte: Asgari ücretlere göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 2.942,69 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %30 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının - 7.825,97 TL olduğu, 2.Seçenekte: Kuaförlük yapan ve kuaför solunu işleten bir kişi için TÜİK tarafından açıklanan emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretlerin 1,29 katına göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 3.796,07 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %30 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 10.095,51 TL olduğu, 3.Seçenekte: Usta Öğretici(kuaförlük) kişi için davacı tarafından ibraz edilen 07.09.2024 Tarih Ve ... Nolu TÜİK kaydında yer alan emsal ücret dikkate alınarak asgari ücretlerin 2,32 katına göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 6.827,04 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %30 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının - 18.156,26 TL olduğu tespit edilmiştir.
Öncelikle tedavi giderine ilişkin talep yönünden; davacı vekilinin 02/07/2019 tarihli celsede işbu talepten feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüş; davacı tarafın açtığı davadan HMK'nın 307. ve 309. maddesine uygun feragat beyanının aynı yasanın 311. maddesine göre kesin hükmün hukuki neticelerini ortaya koyduğu ve kesin delil niteliğinde olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeni ile HMK 307 ila 312 maddeleri ve HMKnın 26. maddesi uyarınca tedavi giderlerine ilişkin 5,00 TL yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bakiye maddi tazminat talebi yönünden; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/03/2020 tarihli raporu, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 22/09/2020 tarihli raporu, aktüerya bilirkişisinin 27/11/2024 tarihli ek-4 raporu ile aynı yöndeki 04/07/2025 tarihli ek-5 raporu ile davacılar vekilinin 22/09/2025 tarihli değer artırım dilekçesi doğrultusunda; aktüerya bilirkişisi tarafından üç seçenekli rapor hazırlandığı, davacı tarafça müteveffanın usta öğretici olduğuna dair belge sunulduğu, Adana BAM 16. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "... davacının tazminata esas gelirinin tespitinde, davacının bayan kuaförlüğü yaptığı, şahsi emeğine dayalı olarak çalıştığı, davacının yaptığı işin özelliği, davacının mesleki tecrübesi ile bedensel ve yönetsel katkısının bulunduğu, davacının yerine emsal bir başkasının çalıştırılması olanağı göz önüne alınarak yapılması gereken ücretin tespiti yönünden TÜİK verilerinden faydalanıldığı anlaşılmaktadır. ... Bilirkişi tarafından dosya içerisinde davacının gelirine yönelik olarak davacı tarafından ispatlanan ve gelirin asgari ücretin üzerinde olduğuna ilişkin belgeler bulunduğundan, TÜİK verileri kullanılarak davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğinin kabulünde isabetsizlik yoktur. ... Dosya içerisinde davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine ilişkin belgelerin bulunduğu, bu durumda , davacının yaptığı işin özelliği, davacının mesleki tecrübesi ile bedensel ve yönetsel katkısının bulunduğu, davacının yerine bir başkasının çalıştırılması olanağı hususu dikkate alınarak "Eğitim ile ilgili profesyonel meslek mensupları" grup kodundaki TÜİK verileri üzerinden değerlendirme yapılmasının isabetli olduğu..." yönündeki içtihadı doğrultusunda; mahkememizce 27/11/2024 tarihli ek-4 raporu ile aynı yöndeki 04/07/2025 tarihli ek-5 raporunda yer alan 3. Seçeneğe göre asgari ücretin 2,32 katı olan geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 6.827,04 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %30 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 18.156,26 TL olduğuna kanaat getirilmiştir.
Müteveffa nezdinde oluşan 6.827,04 TL ile 18.156,26 TL toplamı 24.983,30 TL zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olması gerektiği anlaşılmış; davalı ... Sigorta'nın sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı tutulmuş, faiz başlangıç tarihi olarak davalılar ... ve ... açısından haksız fiil tarihi olan olay tarihi 18/04/2016 tarihi kabul edilmiş, davalı ... Sigorta yönünden ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olduğu ve İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği gözetilerek, dosyada yer alan belgelerin incelenmesinde, davacı tarafça dava tarihinden sonra başvuru şartının yerine getirildiği gözetilerek, davalı sigorta şirketinin dava tarihi olan 12/11/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Talep edilen faiz türü yönünden; dava konusu sigortalanan ... plaka sayılı aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faize hükmedilmiştir.
Talep edilen manevi tazminat yönünden; 6098 sayılı TBK’nın “Manevi tazminat” başlıklı 56. Maddesinde; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. ... K. ..., T. 22/09/2021 tarih ve sayılı ilamında; "Manevi tazminat, manevi zararın giderim biçimidir. Herkese karşı korunan kişilik hakkının kapsamına giren değerlerden birinin ihlali hâlinde doğan mutlak bir haktır (Hatemi, Hüseyin: Sözleşme Dışı Sorumluluk, C II, sh 102, İstanbul 1993). Temelinde, karşı tarafın haksız eylemi yatmaktadır. Zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen bir eksilmedir. Tazminat bu eksilmeyi giderir (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C I, B. 6, İstanbul 1998 (Kısaltılmış Genel), sh. 772). Tazminatın hareket noktası, “manevi zarar ve gerçekleşmesi” koşuludur (Kılıçoğlu, Mehmet: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na Uyarlı Tazminat Hukuku, 4. Baskı, sh. 1171, Ankara, Nisan 2014).
Manevi tazminat ediminin tesbiti ve takdirinde yargıcın önemli bir takdir yetkisi vardır. Bu bağlamda her şeyden önce ihlalin türü, ağırlığı, zararın yoğunluğu ve süresi, kusurun ağırlığı önem taşır. Maddi tazminatın takdirine ilişkin kriterler ve indirim sebepleri manevi tazminatta da dikkate alınır (Kılıçoğlu, Mehmet: sh. 1191)... Manevi tazminat isteme hakkı beden ve ruh tamlığı bozulmuş olan kişiye tanınmıştır." şeklinde manevi tazminat isteminin şartları ifade edilmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, davacı ve davalı asiller yönünden sosyal ve ekonomik durum araştırması için yazılan müzekkere cevapları da gözetilerek, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikler göz önünde tutularak davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat talebinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Maddi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile; 6.827,04 TL geçici iş göremezlik, 18.156,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.983,30 TL tazminatın; davalılar ... ve ... açısından olay tarihi olan 18/04/2016 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. açısından 12/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... Sigorta yönünden 310.000,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı mirasçılara ÖDENMESİNE, tedavi giderlerine ilişkin 5,00 TL yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile; takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ndan müteselsilen tahsili ile davacı mirasçılara ÖDENMESİNE, fazlaya dair 70.000,00 TL yönünden istemin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu hükmünce (24.983,30TL) maddi tazminat ile (30.000,00TL) manevi tazminat üzerinden alınması gereken 3.755,90TL nispi karar harcından, peşin alınan ve ikmal edilen (375,71 TL + 255,89TL) 631,60TL'nin mahsubu ile bakiye 3.124,30TL harcın maddi tazminat yönünden hesaplanan 1.419,61 TL'sinin davalılardan ve manevi tazminat yönünden hesaplanan bakiye 1.704,69 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden;
a-Davacı mirasçılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 24.983,30TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 24.983,30TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı mirasçılara verilmesine,
b-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 5,00TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan (tek) 5,00TL'nin davacı mirasçılardan alınarak eşit oranda davalılara verilmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden;
A-Davacı mirasçılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 30.000,00TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00TL'nin davalılar ... ve ...'ndan müteselsilen alınarak davacı mirasçılara verilmesine,
b-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan ... Esas, ... Karar sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "Manevi Tazminat Davaları" yönünden uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak reddedilen manevi tazminat bakımından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 375,71TL peşin harç, 255,89TL tamamlama harcı, 11.751,75 TL Adli Tıp Kurumu faturaları, Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.419,25 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 12.416,76 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacı mirasçılara verilmesine, bakiye 2,49 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere Mirasçılar vekilinin yüzüne karşı karar verildi.21/10/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır