T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/150 Esas
KARAR NO: 2018/1046
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 14/02/2018
KARAR TARİHİ: 30/10/2018
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, 30.12.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle: 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki kanunun 56. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar sebebiyle; 119,95 TL tutarlı terkin harcı ve sair işlem masraflarının dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalı malikten tahsiline, peşin ödenen intifa bedelinin, Yargıtay İçtihatlarında kabul edilmiş denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanarak güncelleştirilmiş miktarlarının toplamı olarak tesbit edilmiş 18.738,98 TL'nin 11.07.205 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalı malikten tahsiline, söz konusu bedelin dava tarihine kadar davalıların yedinde kaldığı sürede bu iktisap sayesinde davalının elde ettiği tüm semerelerin karşılığı olarak 25.482,42 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalı malikten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 02.05.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu kanuni düzenleme müvekkilleri dışında gelişen bir durum olduğunu, müvekkillerinin hem mevzuata hem aradaki sözleşmelere riayetsizliği söz konusu olmadığını, davacı şirketin yerine getirmiş olduğu edimlerden dolayı müvekkilleri lehine sebepsiz zenginleşme durumu oluşmadığını, sebepsiz zenginleşme için haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından istifade etmek gerektiğini söz konusu rekabet kurulu kararı müvekkilleri için haklı bir neden olduğuna göre müvekkilleri bakımından sebepsiz zenginleşme durumu olmadığının açık olduğunu, müvekkillerinin söz konusu kanuni düzenlemeden sonra yeni bir sözleşme yapabilmek adına davacı şirket yetkilileri ile görüşebilmek için çaba göstermesine rağmen davacı şirket yetkilileri bu konuyu görüşmekten kaçındıklarını, müvekkillerinin beş yıla aşkın bir süre davacı şirkette kendi gayrimenkulü üzerinde Petrol ofisi logosu altında müvekkilleri şirketin elemanları ve hizmet aracılığı ile hizmet ettiğinidavacı şirketin buna karşılık bir bedel ödemediğini, müvekkilleri şirketin iş bu alacakları davacı şirketçe karşılanmamışken eksik kalan süreye tekabül eden bedelin istenmesini haksız olduğu gibi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği tüm talepler yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 05/06/2014 tarih 2010/806-2014/122 E.K. sayılı karar ile davanın KISMEN kısmen kabulüne,
18.738,98TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup, iş bu karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/20559-2015/13969 E.K. sayılı bozma ilamı ile "...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazın reddi gerekmiştir.2-Davacının davalıya ödediği intifa bedelinden kullanılmayan döneme ait bedelin faizi ile tahsiline karar verilmiştir. KDV yasasının 24.maddesi uyarınca faiz üzerinden de KDV alacağına karar vermesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (I) nolu bent uyarınca davalının tüm davacının sair temyiz itirazının reddine, (II) nolu bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA" karar verilmiştir. Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuştur.
Davacı ...Ş. vek. Av. ... ile ... vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında mahkememizce verilen 05/06/2014 gün ve 2010/806-2014/122 E.-K. sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/20559-2015/13969 E.K. sayılı bozma ilamına karşı taraf vekillerince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olup, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/7345 - 2017/7984 E.K. sayılı bozma ilamı ile; Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 4,60'ar -TL harç ve takdiren 275.00.'er -TL.para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, karar verilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak; tüm dosya kapsamına göre davacının davalıyla bayisi olması sebebiyle faaliyet gösterdiği istasyonların bulunduğu taşınmazlara ilişkin uzun süreli intifa ve kira anlaşması yaptığı kira sözleşmesi ile orantılı olarak istasyonların gelişmesi için inkişaf bedeli, peşin satış destek birimi, kredi, ariyet emtia ve ekipman verdiği bu anlaşma devam eder iken Rekabet Kurulu tarafından, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 56. Maddesi uyarınca akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa gibi haklara ilişkin sözleşmelerin 5 yılı aşan süreler açısından rekabete aykırı olacağı ve aşan süre açısından muafiyetten yararlanılamayacağı ve bu nedenle terkin edilmelerine yönelik karar verdiği, bu nedenle aşan süreler için verilmiş olan intifa bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ortadan kalkan sebebe dayalı zenginleşme olarak iade edilmeleri gerektiği yapılan tüm incelemeler sonunda davacı tarafından davalı şirkete sözleşme gereği olarak 11/07/2005 tarihinde ödediği 40.470,00-TL tutarlı intifa ivaz bedelinin kullanılmayan süresine karşılık olarak davalıdan 18.738,90-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça intifa hakkının terkini için ödenen 119,95-TL' lik tutarın davalı tarafından davacının hesabına yatırıldığının tespit edildiği, sonuç ve kanaatine varıldığından, 18.738,98-TL miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile terkin masrafının davalı tarafından davacının hesabına yatırıldığı anlaşıldığından buna ilişkin talebin reddi ile Rekabet Kurulu tarafından alınan karar ile bayilik sözleşmelerinin sürelerinin kısaltıldığı 5 yıllık süreyle sınırlandırıldığı, 5 yılı aşan süreler açısından muafiyetten yararlanılamayacağının belirlendiği anlaşılmış olup davalı tarafın herhangi bir kusuru bulunmadığından, herkes verdiğini geri alır ilkesi gereğince davacı tarafından davalı tarafa ödenen 40.470,00-TL intifa ivaz bedelinin kullanılmayan süresine karşılık isabet eden 18.738,90-TL'nin davalıdan tahsili ile 18.798,98-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, temerrüdün dava tarihinden itibaren başladığı kabul ve takdir olunmakla takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın kısmen kabulüne,
18.798,98-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Sair hususlar yargıtay ilamı ile kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar ve ilam harcı 1.280,00 TL'den peşin alınan 658,50 TL'nin mahsubu ile kalan 621,56 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla avukatlık ücret tarifesi uyarınca taktir olunan 2.255,87 TL nispi ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla avukatlık ücret tarifesi uyarınca taktir olunan 3.065,08 TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.343,00-TL bozmadan önceki masraflar ve bilirkişi ücreti 178,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.521,00TL'den kabul ve red durumuna göre davalı hissesine düşen 1.584,45-TL davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair;davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük yasal sürede temyiz-i kabil olmak üzere yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/10/2018
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza