T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/877 Esas
KARAR NO : 2024/844
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2018
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı taraflardan ...Ltd. Şti. firmasının müvekkilden habersiz olarak dava konusu çeki ele geçirerek 20.09.2018 ödeme günü ve 510.000-TL bedel ile doldurduğunu ve diğer davalılara ciro ettiğini, davaya konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çekten dolayı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında çekteki bedele dayanak ticari ilişki bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile dava konusu olan...A.Ş. ... Şubesi ... nolu, 510.000,00-TL bedelli, 20.09.2018 tarihli çek hakkında menfi tespit taleplerinin kabulü ile kötü niyetli davalılar hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davaya konu olan çekin davacı şirket tarafından müvekkili ... adına keşide edildiğini, müvekkili ...'in bu çeki diğer davalı müvekkil ...'ya ciro ederek teslim ettiğini, müvekkili ...'nun da çeki yapmış olduğu ticari alışverişler karşılığında hamil ...'e devrettiğini, müvekkillerinin taraf sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama konu olan ... Bankası A.Ş'ye ait ... keşide tarihli ... seri numaralı 510.000,00 TL'lik çek ile ilgili olarak davacı taraf borcu ödemek istemediğinden dava açma yoluna başvurduğunu, muaccel borcu ödemekten kaçınıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösteren ... Ltd. Şti.'nin yetkili ve ortağı olduğunu, davalı ...ile aralarında kiracılık ve sektör kaynaklı tanışıklık ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin ticari faaliyet için verdiği yüklü miktarda bedele karşılık davaya konu çeki teslim aldığını, çekin bankaya ibrazı esnasında karşılığının bulunmadığının anlaşılması üzerine icra takibi başlatıldığını, bir kısım bedelin tahsil edilerek kalan miktarın taksitlendirildiğini, davacı tarafın davaya konu çekteki imzanın aynısını barındıran farklı çekleri ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının, davaya konu çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Mahkememizce davacı şirket yetkilisine ait emsal imzalar getirtilmiş, davaya konu çek aslı ile birlikte imza incelemesine esas olmak üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, ... tarihli ...numaralı adli tıp raporunun sonuç kısmında "...İnceleme konusu çekte yer alan basit tersimli keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, 6.2. Söz konusu imza atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'nun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı vekilinin davaya dayanak ...A.Ş. ... Şubesi ... nolu, 510.000,00-TL bedelli, 20.09.2018 tarihli çek üzerindeki imzanın davacı asile ait olmadığı yönünde imza itirazları bulunduğu anlaşılmakla davacı şirket yetkililerine imza itirazına yönelik beyanlarının alınması için isticvap davetiyesi gönderilmiştir. Davacı şirket yetkilisi ... T.C. Kimlik numaralı ... 10.02.2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında "Çekin üzerindeki imza bana ait değildir dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; firmamız ile davalı ... firması arasında daha önce ticari ilişki vardır. Ticari ilişki nedeni ile ... firması ile aramızda çek alışverişi oldu, davaya konu çek ile ilgili de yasal tüm işlemleri yapması için avukatıma vekalet verdim, avukatımın suç duyurusunda bulunup bulunmadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, yine davacı şirket yetkilisi ... T.C. Kimlik numaralı .... 10.02.2022 tarihli duruşmadaki imzalı beyanında "Çekin üzerindeki imza bana ait değildir" şeklinde beyanda bulunmuş, davalı vekilinin talebi üzerine sorulan soruya "Davalı ... firması ile bizim firmamız arasında ticari ilişki vardır. ...'yu tanımıyorum" şeklinde cevap vermiştir. Davacının davalılara anılan çek kapsamında borcu bulunup bulunmadığının tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından tanzim edilerek dosyaya ibraz edilen 04.08.2022 tarihli raporda davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı somut delillerle ve açık bir şekilde ifade edilmiştir. Davalılar vekilleri adli tıp raporuna itiraz ederek tek bir şirket yetkilisi yönünden imza incelemesi yapılmasının davanın ispatı için yeterli olmadığını, karşı tarafın suç duyurusunda bulunmaksızın imza itirazında bulunmasının kötü niyet içerdiğini, davacı tarafça ödenmiş farklı çeklerin getirtilerek imza incelemesinin genişletilmesini talep etmiş olup mahkememizce davaya konu çek dışındaki çekler üzerinde inceleme yapılmasının yargılamayı uzatacağı kanaatine varılarak anılan talepler reddedilmiş, karara dayanak adli tıp raporu doğrultusunda davacının davaya dayanak ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 510.000,00-₺ bedelli, 20.09.2018 tarihli çekten kaynaklı olarak davalı tarafalara borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
Davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 510.000,00-₺ bedelli, 20.09.2018 tarihli çek kapsamında davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-510.000,00 TL'nin % 20 'si oranında hesaplanan 102.000,00-₺ kötü niyet tazminatının davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 34.838,10-₺ harçtan peşin alınan 8.709,53-₺ harcın mahsubu ile bakiye 43.547,63-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 948,40-₺ tebligat, posta ve talimat gideri ve 1.295,00-₺ adli tıp gideri ile 8.750,63-₺ harç gideri olmak üzere toplam 10.994,03-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 80.500,00-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/11/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza