T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/103 Esas
KARAR NO: 2019/606
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2017
KARAR TARİHİ: 03/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için davalı/borçlu aleyhine 13/03/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 03/04/2017 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiğini, davalının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve hakkında 21/09/2015 tarihinde kurum görevlilerince kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden müvekkili şirket tarafından davalı adına faturalandırma yapıldığını ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 28. maddesi uyarınca icra takibine konu borcun usulüne uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, asıl alacak ve faize yapılan itirazların haksız olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan % 16,80 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı ile gecikme zammına işleyecek % 18 KDV ile birlikte takibin devamına, davalının % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davaya konu tutanağın tanzim edildiği ve icra takibine konu olan borç ile ilgili kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile tahakkuk yapılan ... adresinde bulunan gayrimenkuldeki elektrik tesisatı ile ilgili olarak müvekkili davalı ... tarafından imzalanmış herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul ve ikrar anlamına gelmemek üzere kaçak elektrik tüketiminin var olması durumunda dahi husumetin ... Limited Şirketi tarafından işletilen ...'e yöneltilmesi gerektiğini, zira müvekkinin annesi ...'e ait olan ... Ticaret Limited Şirketi 'nin bir dönem ...'de bulunan ...'i işlettiğini, ancak kendilerince müvekkilinin annesinin hangi adreste hangi numaralı dükkanda faaliyet gösterdiğinin bilinmediğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca tutanağın tanzim edildiği ... adresinde müvekkilinin hiç faaliyette bulunmadığını, bu adres ile hiçbir şekilde hukuki ve fiili bir bağlantısının olmadığını, müvekkilinin annesi tarafından işletilen ... adına bu adreste bir faaliyette bulunulmuş ise itiraza konu icra takibinin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine kötü niye tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, takip öncesi işlemiş faiz talebinin de müvekkilinin takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması sebebiyle haksız olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce ... 27. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve ... Vergi Dairesinden davalının ticari işletme-esnaf kaydının olup olmadığı, hangi usulde vergilendirildiği, hangi usulde defter tuttuğu ve vergiye esas kazanç bildirimi sorulmuş, gelen cevaplarda davalı adına ticari işletme ve esnaf kaydı olmadığı, adına kayıtlı ve vergiye tabi işletme olmadığı bildirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Eldeki davada, davacının tacir olmadığı, dava konusu edilen alacağın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir husustan doğmadığı ve mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle Davanın Usulden REDDİNE,
2-Görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-Daha önce aynı konuda ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş ve kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğundan mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk dairesine gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2019
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza