T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/368 Esas
KARAR NO : 2025/438
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2019
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin iştigal mevzusunun havacılık faaliyetlerinin yürütülmesi, uçuş operasyonlarının düzenlenmesi ve uçak işletmeciliği olduğunu, müvekkiline ulaşan davalının 1984 tarihli amerikan tescilli bir uçak satın aldığını, bu uçağın işletilmesini istediğini ve taraflar arasında yapılan anlaşma gereği uçağın 3. kişilere saati 2.500,00-$'den kiraya verilerek bu tutardan uçağın uçuş masrafları düşülerek kalan tutarın uçağın işletilmesinden sağlanan kâr olarak taraflar arasında paylaştırılacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki anlaşma gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin davalı şirketten 92.357,20-$ tutarında alacaklı olduğunu öne sürerek 92.357,20-$'nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında belirlenecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında iddia edildiği üzere uçak işletilmesine ilişkin anlaşma olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca iddiaların senet ile ispatı gerektiğini öne sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında uçak işletilmesine ilişkin anlaşma olup olmadığı, anlaşma var ise bu anlaşma gereği davacının dava tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü ve davacının dava tarihi itibari ile alacağının belirlenebilmesi için tarafların dava konusu borç dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenerek, tarafların dosyaya sunduğu kayıt ve belgeler de nazara alınarak, taraflar arasında uçak işletilmesine ilişkin yapılmış anlaşma olup olmadığı, anlaşmanın varlığının kabulü halinde bu anlaşma gereği davacının dava tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise alacak miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 06.08.2020 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "... Yukarıda açıklandığı üzere davacı; taraflar arasında akdedilen sözleşme ile tarafların, davacının davalıya ait uçağı 3.kişilere saati 25.000 USD kira bedeli ile kiralamak suretiyle işletmesi, tahsil edilen kira bedellerinden uçağın masraflarının düşülmesi, kalan karın taraflar arasında paylaştırılması hususlarını konu edinen bir sözleşmenin akdedildiğini iddia etmektedir. Ancak davacı, bu hususları konu edinen yazılı bir sözleşme metni sunmamıştır. Davacının sunmuş olduğu delillerden de, taraflar arasında bu hususları konu edinen bir sözleşmenin sözlü olarak akdedilmiş olduğu ve bu akdi ilişkiden dolayı davacının davalıdan iddia ve talep ettiği gibi bir alacağı bulunduğu yönünde bir kanaate ulaşılamamıştır. Kaldı ki davacının kendi ticari defterlerinde dahi, böyle bir sözleşme akdedildiğine ve bu akdi ilişkiden dolalı davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunduğuna ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Davalının ticari defterlerinde de bu yönde bir kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, taraflar arasında davacının iddia ettiği hususları konu edinen bir sözleşmenin akdedilmiş olduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan akdi ilişkiden dolayı davacının davalıdan iddia ve talep gibi bir atacağının olduğu hususunun davacı tarafından ispata edilemediği, dolayısıyla da davacının iddia ve talebinin ispata muhtaç olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. 12.08.2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...
Davacı tarafından sunulan evraklar incelendiğinde davalı ve davacı arasında bir iş ilişkisi olduğu görülmekle birlikte bu iş ilişkisinin ortak uçak işletmek suretiyle kullanıldığına ilişkin bir belge olmadığı tespit edilmiştir. Kök Raporda harcamalara ait belgelerin incelenmesinde de aynı sonuca ulaşılmıştır. Söz konusu belgelerin davacı adına düzenlenmiş belgeler olduğu görülmekle birlikte, bu harcamaların davalı şirkete yansıtılmasına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir fatura veya benzeri belgeye rastlanmamıştır. Taraflar arasında davacının iddia ettiği hususları konu edinen bir sözleşmenin akdedilmiş olduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan akdi ilişkiden dolayı davacının davalıdan iddia ve talep gibi bir alacağının olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilemediği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların raporlara karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi kaydıyla ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 25.02.2025 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunun sonuç kısmında "...Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; itirazlar esas alınarak gerekli açıklamalar yapılmış olup, Heyetimizdeki sektör uzmanının tespit ve değerlendirmeleri dikkate alınarak, davacı yanın alacaklı olabileceği tutarın 88.217,98 USD olduğu, Tüm bunlarla birlikte kök raporda yer verdiğimiz şekli ile davacının davalıya ait uçağı 3.kişilere saati 2.500 USD kira bedeli ile kiralamak suretiyle işlettiğine dair dava dosyası içerisinde bir yazılı sözleşmenin bulunmaması, bu itibarla elde edildiği ileri sürülen gelirin davacı beyanlarına dayalı olması, ilgili makam cevap yazısında dava konusu uçağın davalı yana ait olduğu yönünde bir beyanın yer almaması ve benzeri hususlar dikkate alındığında, yukarıda yer verilen hesaplama sonucunun mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda davacı ... davalı şirket yararına uçak işletmeciliği yaptığını, ancak bu işten doğan alacağını tahsil edemediğini ifade etmektedir. Diğer taraftan davalı ise, taraflar arasında bu yönde bir anlaşma bulunmadığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunu'nun 200. Ve devamı maddeleri uyarınca ispat yükümlülüğünün karşı yana yüklendiği istisnalar bulunmakla birlikte, temel kural iddia sahibinin iddiasını ispatlaması gerektiği yönündedir. Somut olayda davacı, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği gerçekleştirilecek özel uçuşlardan elde edilecek karın paylaşılacağını ifade etmiş ise de buna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmamıştır. Tarafların ticari kayırlarının incelenmesinde, anılan cari ilişkiye ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı gibi davacının ticari defterlerinde davalıdan tahsili gereken herhangi bir alacak bakiyesi de bulunmamaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki alacak iddiasına konu uçuşların gerçekleşmiş olmasının ortaya konulması, davacının bu uçuşlar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamaya yeterli olmayacağından , mahkememizin mevcut kabulüne uygun düşen bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 9.183,11-TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.567,71-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 84.659,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza