T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/436 Esas
KARAR NO : 2024/793
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2019
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil aleyhine davalı/alacaklı tarafından ... 36. İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, haciz işlemi uygulanarak kısmi tahsilat yapılmıştır. İcra takibine dayanak olarak, 30/11/2018 düzenleme, 07/12/2018 vade tarihli, 12.426,00 TL tutarlı bono gösterilmiştir. Bonoda bulunan imzalar müvekkilime ait değildir. Müvekkilim bu bono nedeni ile alacaklı/davalıya borçlu değildir. Müvekkilin borçlu bulunmaması nedeniyle taleplerimizin karşılanması için arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Ancak taleplerimiz davalı tarafça kabul edilmemiştir.
müvekkil hakkında başlatılmış bulunan ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası hakkında müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, müvekkilden tahsil edilen bedelin istirdadına, davalı aleyhine icra takibinin %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Tarafımızca, müvekkilin kambiyo alacağı nedeniyle davacı/borçlu aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Ancak davacı, haksız ve kötü niyetli olarak imzaya itiraz etmiştir. Davacı, dava dilekçesinde özetle imzaya itiraz etmiştir. Davacının bu iddiası gerçeğe aykırı olup yapılacak imza incelemesiyle de bu husus açıklağa kavuşacaktır. Davacının iddiası haksız ve kötü niyetlidir. Şöyle ki; Senetteki imza da davacıya aittir. Davacı borcunu ödememiştir. davacı, kambiyo senedine karşı borçlu olmadığını, iik md. 169/1, 168/4 ve 169/a gereğince yazılı delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde ''Senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, icra takibine konu borcunun mevcut olmadığını bu nedenle icra takibinin durdurulması gerektiğini'' iddia etse de bu iddiasını gerek İİK gerekse de HMK maddeleri gereğince yazılı delil ile ispat etmeleri gerekmektedir. Çünkü bu maddeler gereğince, davacı, borcun olmadığını, itfa veya imhal edildiğini resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlamaya mecburdur. Dosya içeriğine bakıldığında davacının İİK 169/a md. gereğince ispata yarar hiçbir delil sunamadıkları anlaşıldığından davacının/borçlunun davasının reddi gerekmektedir.
Davacının iddiaları kötüniyetli olup müvekkilin alacağını geciktirmeye yöneliktir.
Her ne kadar davacı senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etse de bu beyanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Zaten bu husus, Sayın Mahkeme tarafından gerekli görülmesi halinde yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olup, işbu davanın takibi sürünceme bırakma amacıyla açılmış olduğu anlaşılacaktır.
davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ile alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmelidir.
Davacının Sayın Mahkemeniz nezdinde takibe itiraz etmesindeki tek maksadı söz konusu icra takibini sürüncemede bırakmak ve müvekkilimizi mağdur etmektir. Bu nedenle davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra-inkar tazminatı ile alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmelidir.
Tüm bu nedenlerle davacının imzaya itiraz etmesi kötüniyetli olup, iddialarını senede karşı senetle ispatlayamamış olan davacının davasının reddi gerekmektedir.
haksız ve dayanaksız davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ve %10 para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, kambiyon senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Senet aslının teminine ilişkin ... 36. İcra Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabında yapılan incelemelerde evrak aslının 04/04/2022 tarihinde ...'e teslim edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan nüfus kayıtlarına göre davacının kardeşi olan ...'e senet aslının mahkememize teslimi için muhtıra çıkarılmış olup muhtıra gereğince senet aslı mahkememize teslim edilmemiştir.
Toplanan deliller tahtında dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; kural olarak kambiyo senetlerindeki imzaya itirazdan kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı üzerinde olsa da somut olayda imzasına itiraz edilen senedin davacı ile birlikte borçlu durumda olan kardeşi ...'e teslim edildiğinde dair ... 36. İcra Dairesi tarafından mahkememize bilgi verilmiştir. Dolayısıyla gerek davacı ile ...'in kardeş olması gerekse aynı senetten dolayı her ikisi aleyhine icra takibi yapılmış olması nedeniyle söz konusu senet aslının imza incelemesi yapılmak üzere mahkememize teslim külfeti davacı taraf üzerindedir. Aksi düşünce taraflarca getirilme ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Başka bir deyişle davalı olan alacaklının , davacının kardeşi olan ve icra dosyasının borçlusu konumunda olan bir kişinin elindeki senedi temin ederek mahkememize sunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu bağlamda taraflara yapılan tebligatlar ve ihtarlara rağmen davacı ya da dava dışı kardeşi ... tarafından davaya konu senet mahkememize ibraz edilmemiştir. Bu sebeple fotokopi evrak üzerinde imza incelemesi de yapılamayacağından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davacı vekili tarafından senedin mahkememize sunulmamasında kendilerinin herhangi bir kusuru bulunmadığı ileri sürülmüş olup yukarıda izah edildiği üzere ispat külfeti hayatın olağan akışına göre davacı üzerinde bulunduğundan davasını ispat edememiş olup, davasını ispat etmesine mani olan yani senet aslını mahkememize ibraz etmeyen ...'e rücu hakkı bulunmakta olsa da bu husus davamızın konusu olmadığından bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 213,29 TL'den mahsup edilerek geriye kalan 214,31 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince, dava değeri olan 12.489,83 TL üzerinden hesaplanan, 12.489,83 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/11/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır