T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/563 Esas
KARAR NO: 2023/607
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/03/2019
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili firmanın 2016 yılında Türkiye merkezli olan ve...'ta da faaliyet gösteren ... AŞ firması ile e-posta ortamında yaptığı yazışmalar ile temas kurmuş ve geliştirdiği proje ile bu şirket ile anlaşma sağlandığını, projeye göre ...'ta bu şirket tarafından gerek Irak vatandaşları ve gerekse orada ikamet eden diğer ülke vatandaşlarının vize işlemleri hizmeti verilmekte olduğundan, vize işlemlerinden sonra seyahat sigortası poliçelerinin müvekkili şirket kanalıyla düzenlenmesi işleminin yapılacağını, bu projeye göre tüm sigorta poliçelerinin müvekkili tarafından sistemden düzenlenecek ve elde ettiği prim gelirinden bu firmaya pay verileceğini, poliçe bedellerinin ilk olarak kredi kartı ile ödendiğini, davalı sigorta şirketinin ise 2016 yılından beri tam yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili firmanın da davalı firma gibi sektörde faaliyet gösteren önde gelen bir çok sigorta şirketinin de tam yetkili acentesi olduğunu, taraflar arasında anlaşma ile, prim istihsalinde 750.000,00 TL sine kadar %45, 1.000.000,00 TL sine kadar %50, bu tutarların üzerinde çıkılması halinde ise %55 prim komisyonu ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili firmanın bunun üzerine 750.000,00 TL hedefinin aşılması için %45 olarak belirlenen prim komisyonunun tamamını, gelecekte daha fazla ciro yapılması ile kazanılacak geliri düşünerek davalılardan ... firmasına ödediğini, bu şekilde ilk üç ay hiç gelir elde edilmediğini, ancak müvekkili şirketin 750.000,00 TL hedefinin aşılmaması ile hatta 1.000.000,00 TL limitinin aşılması ile %55 prim komisyonu hak ettiğini ve ... firmasına aktardığı %45 ile hak ettiği %55 arasındaki farkı prim geliri olarak hak ettiğini, bu şekilde faaliyet devam ederken, ne olduysa davalılar arasında gizli bir anlaşma yaparak ve özellikle müvekkili şirkete haber vermeden, ... AŞ firmasına ...AŞ tarafından doğrudan acentelik verilmek suretiyle müvekkili firmanın devre dışı bırakıldığını, sonuç olarak her iki davalı tarafından kötüniyetli olarak yapılan hiçbir şekilde ticari etik kurallarına uymayan tasarruf sonucunda müvekkil şirketin 2019-2019 ve 2020 yıllarını kapsar şekilde mahrum kaldığı kar kaybının bilirkişi marifetiyle tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari en yüksek faiz oranı üzerinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılıra yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında müvekkili şirketin belli bir süre davalı ile çalışacağına dair taahhüt içeren herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten menfi ya da müspet zarar talep edemeyeceğini, iddialarının soyut olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari veya sözleşmeye dayalı ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının acentelik sıfatına binaen ... AŞ.’den poliçe tanzim ettirmek isteyen müşterilerin sigorta poliçelerini müvekkili adına düzenlediğini, davacı acentenin pirim bedellerinin bir kısmını kendisine müşteri sigortalı temin eden 3. kişilere ödemek suretiyle müvekkili şirket poliçelerini düzenlemekte olduğunu ve bu 3. kişilerle sonradan ihtilafa düşerek artık onun üzerinden poliçe tanzim ettirilmemesi hususlarının müvekkili şirketin dahil olmadığı konular olduğunu, davacı tarafın sadece müvekkilinin acentesi olmadığını, başka sigorta şirketleri ile de çalıştığını, taraflar arasında münhasırlık durumu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, mahrum kalınan kar kaybına ilişkin alacak davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile davaya konu sigorta sözleşmesi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 28/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle "...Dosya mevcudu, davacının kayıtlarına ilişkin alınan talimat raporu eki CD içeriği üretim ve komisyanlar ile davalının sunmuş olduğu üretim ve komisyon tutarları karşılaştırmalı incelenmiş, Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalılar ile davacı arasında, bir “işbirliği akdi ilişkisinin” kurulmuş olduğu; E-mali yazışmaları incelendiğinde; taraflar arasındaki “işbirliği akdi ilişkisinin” 19.07.2016 tarihi dolaylarında kurufduğu, belirsiz süreli olarak kurulduğu (yani davalılar tarafından davacıya akdi ilişkinin belirli bir süre devam edeceği hususunda bir taahhütte bulunulmadığı) ve 19.07.2017 tarihi dolaylarında davalılar tarafından davacı devre dışı bırakılmak Suretiyle akdi ilişkinin sonlandırıldığı (eylemli olarak feshedildiği); Belirsiz süreli acentelik akdi iHişkilerinin tarafların her biri tarafından 3 ay önceden Fesih bildiriminde bulunulmak suretiyle sona erdirilebileceğini öngören TTK.md.121/1 hükmünün bu akdi ilişkiye kıyasen (bünyesine uygun düştüğü ölçüde örnekseme yoluylaj) uygulanması Berekeceği; davalıların 3 ay öncesinde fesih bildiriminde bulunmaksızın bu akdi ilişkiyi sonlandırdıkları anlaşıldığından, davacının, akdi ilişkinin 3 ay öncesinden sonlandırılması nedeniyle mahrum kalmış olduğu 3 aylık kar (gelir) mahrumiyeti zararını davalılardan talebe hak kazanmış olduğu; davacının tazminat alacağından davalıların müteselsilen sorumlu olacakları (TTK.md.7); Davacının söz konusu işbirliği akdi ilişkisinden, akdi ilişkinin devam ettiği süre boyunca, ne miktarda kazanç elde ettiği hususunda davacının talimat raporu ile alınan kayıtları ve CD içeriği üretim 5.103.757,28 TL ile davalının 30.10.2020 tarihli dilekçesinde bildirdiği 5.104, 865,01 TL üretim raporlamaları kapsamında bu üretim üzerinden davalının kabul ettiği son dönemde uygulandığı belirlenen davacı komisyonu * 9 oran esas alınarak kömisyon hesaplanmış olup , 3 aylık fesih bildirimi süresine tekabül eden davalılardan talebe hak kazanacağı kar mahrumiyeti zararının (tazminatının) tutarının 3 ay için 114.834,54 TL olacağı, davacı talebinin 100.000 TL olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyanları ve dosya kapsamı değerlendirilmek kaydı ile yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 08/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...MALİ DEĞERLENDİRME: Davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçeleri, faturaların, Davalı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, sigorta poliçeleri ve Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, Davalı ... Sigorta firması, ticari ilişkiden kaynaklı Cari hesaptan kaynaklı 31.12.2019 tarihi itibari ile 204,13 TL Davacı ... firmasından ALACAKLI olduğu, Davalı ... firması ile Davacı ... firması ticari ilişkiden kaynaklı Cari hesabının SIFIR olduğu, SEKTÖREL DEĞERLENDİRME: Davalılar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin varlığının ispatlanmadığı, Davalı ... şirketinin davalı ... Sigorta A.Ş. ile aracılık faaliyeti kapsamında hangi müşterileri getirdiği ve Sağlık Seyahat Sigorta poliçelerinin yapıldığının belgelenmemiş olduğu, Davacının proje olarak bahsederek tazminat talebinde bulunduğu hususun müşteri portföyü olarak değerlendirileceği, Seyahat Sağlık Sigorta Poliçelerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlendiği ve kanun kapsamında zorunlu hale getirildiği, davacının zorunlu hale getirilen poliçeye ilişkin vize işlemleri şirketi davalı ... şirketi ile irtibat sağlayarak müşteri portföyü oluştuduğu, yapılan sözleşmelerin seyahat süresini kapsar veya 1 yıllık olarak düzenlendiği, müşterilerin poliçenin devamına ilişkin bireysel tercih hakları bulunacağı, 4) Davacı tarafından tanzim olunan poliçeler sebebiyle ödenmemiş prim alacağının bulunduğu, 5) Davacının ücret, kar kaybı ve denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmayacağı, SÖZLEŞMENİN FESHİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME: ..., ..., ... tarafından hazırlanmış bilirkişi raporunda TTK m. 121/1 hükmü dayanak gösterilerek, “davacının akdi ilişkinin üç ay öncesinden sonlandırılması nedeniyle mahrum kalmış olduğu 3 aylık kar (gelir) mahrumiyeti zararını davalılardan talebe hak kazanmış olduğu” yönünde görüş bildirilmesine karşın, Davalılardan ... Anonim Şirketi tarafından ... 26. Noterliği'nden düzenlenen ... tarihli ve ... yevmiye numaralı “Fesihname/Azilname” başlıklı evrakta feshin haklı sebebe dayandırıldığının ifade edildiği, haklı sebep söz konusu olduğunda ise, TTK m. 121/1, c.2'den hareketle derhal feshin mümkün olabildiği, bir diğer ifade ile 3 aylık sürenin beklenemesine gerek bulunmadığı, söz konusu fesihnamenin dava açıldıktan sonra gönderildiği, bununla birlikte dosya kapsamında yer alan haber çıktıları vb. çerçevesinde feshinnamenin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının bu bağlamda feshin haklı sebep teşkil edip etmedi 'TMK m. 4 uyarınca Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Adı geçen rapor bağlamında sonlandırılan hukuki ilişkinii şeli olan ve “..kanunda düzenlenmemiş ve sürekli edimli akdi ilişki” şeklinde nitelendirilen hukuki ilişki olması durumunda ise, doktrinde ortaya konulan görüş uyarınca kendi faaliyeti ile kurulan işlem arasında nedensellik bağının bulunduğunu ispat etme yükümlülüğünün davacıda olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdi ile davacı vekilinin itirazları ve davalı vekilinin beyanları incelenerek yeniden rapor alınmasına karar verilmiştir. 13/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...MALİ YÖNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: 1-Heyetimizden önce, işbu dosya için düzenlen raporlarda, Mali Bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme ve muhasebe kayıtlarından mali değerler ve defter tasdik bilgileri ile ilgili tespitler yapılmış olması nedeniyle, yeninde bir defter incelenmiş olmayacaktır. Tespit edilen Gerçek mali veriler aktarıldıktan sonra Sigorta uzmanı ve sözleşme hükümlerine göre hukuki değerlendirmelerden hareketle hesaplamalar yapılacaktır. Şirketin yasıl kayıtlarına göre. Mali veriler. Davacı, ... LTD.ŞTİ nin, ... tan Türkiye ye gelecek ... vatandaşları ırak üzerinden Türkiye ye gelecek diğer ülke vatandaşları için zorunlu ... ile ilgili, gerçekleşen, Komisyon gelirleri, 968.579.06-TL 2016 yılı için, 811.574,06 - TI.2017 yılı için komisyon geliri elde ettiği, Buradan hareketle, bir nevi kıyaslama ile, 2.402.406,32 TI 2018 yılı için 2.692.650,96 TI. 2019 yılı için, 2.880.690,81 TL 2020 yılı için(4.3.2020 tarihine kadar) Sigorta primi gelirine hak edebileceği yönünde yapılan, Tespitler fiili olmadığı gerekçesi ile Ülkede ve diğer ülkelerde bilhassa pandemi vs. sebepler ile kıyaslama veya ortalama oranlama - işlemi yönünde bir tespit yapılmayacaktır. 2- Muhasebe - kayıtlarının incelenmesinde; dosyaya ibraz edilen kayıt düzenine göre, Davacı, ... Firmasının, cari hesaptan kaynaklı alacağının olmadığı, Davalının ise, 31.12.2019 tarihi itibariyle 204.13 TI. cari hesaptan kaynaklı alacak olmakla birlikte işbu bakiye ve ( 0) bakiye fiili faaliyetler ile ilgili olup, dava konusu fesihten kaynaklı olması nedeniyle, bakiye yönünden dikkate alınacak bir husus söz konusu değildir. 3- Tarafların prim ve komisyona ilişkin, üretim ve komisyon tutarları, Davacı KAYITLARI: ÜRETİM: 2016 Yılı için, 2.250.813.26 2017 Yılı için 2.852.944.01 Tl.olmak üzere toplam 5.103.757.28 TL Davalı KAYITLARI: 2016 Yılı için 2.339.095,70 2017 Yılı için 2.765.769.31 TlLolmak üzere toplam 5.104.865,01 TL olduğu, Taraflar arasında, Üretimler ve komisyonlar arasında 1.108.00 TL gibi bir cüzi fark olup, Bu konuda da uyuşmazlık olmadığı gibi davanın konusu fesih sebebiyle tazminat alacağı iddiası yönündedir. işbu dosya için, 28.2.2022 tarihinde sunulu üçlü heyet raporunda, son 3 aylık üretim üzerinden 49 komisyonla fesih bildirim süresine uyulmadan gerkçelşetiği gerekçesi ile kıyaslama yolu ile yapılan hesaplama soncunda, 114.834.54 TL Tutarında davacının alacaklı olabileceği yönündeki raporlama ve değerlendirmeye lehte veya aleyhte yorum yapılmayarak, sayın mahkemenin takdirindedir. Bu tür hesaplama mali yönden, heyetimizdeki hukukçu ve sektör bilirkişisinin görüşler doğrultusunda hesaplama yapılmı veya maddi olduğunun olmadığı yönünde değerlendirme açıklanacaktır. 4-DENKLEŞTİRME ADALET İLKESİNE GÖRE HESAPLAMA: TTK 122.Maddenin düzenlenmesinde, acentenin denkleştirme talebinde bulunabilmesi için aranan şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar: A sözleşmenin sona ermesi, B-Talebin ileri sürülmesi, için, Taraflar arasında acentelik (aracılık sözleşmesinin sona ermiş olması gereklidir) Sona ermenin, sigorta şirketinin sözleşmenin sona erdirilmesini haklı gösterecek bir eylemi olmadan acentenin talebi ile veya acentenin kusuru sebebiyle sigorta şirketinin haklı sebebe dayanan talebiyle oluşması durumunda denkleştirme talep edilemeyecektir. Göri benimsenmektedir. Ayrıca : Denkleştirme tazminatı talebinde bulunabilmek için gerekli olan maddi şartlar; a) Sigorta şirketinin, acentenin getirdiği yeni müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, b) Acentenin, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle, onun getirdiği yeni müşterilerle yapılan ve kısa süre içerisinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etseydi, elde edebileceği ücret isteme hakkını kaybetmesi, c) Somut olayın özellik ve şartlarında denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesidir. Burada sigorta şirketinin sözleşmenin sona ermesinden sonra da acente tarafından sağlanan yeni müşteriler sayesinde önemli menfaat elde edip etmediğinin tespiti önem arz etmektedir. SÖZLEŞMENİN FESHİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME: Davacı taraf davalılar arasında acentelik sözleşmesi akdedilerek şirketlerinin devre dışı bırakıldığını, şirketlerinin bu projenin en az 5 yıl devam edeceği ve yıllık en az 1.500.000.- TL. ticari gelir elde edeceklerini hesap ettiklerini, projenin şirketlerine ait olduğunu, şirketleri tarafından bu projenin emek harcanarak davalı ...'ya kazandırıldığını, şirketleri tarafından ...'dan sözleşme yapılması talebinde bulunulmuş ise de oyalanarak yazılı sözleşme imzalanmadığını beyanla, şirketlerinin 2018-2019-2020 yıllarım kapsar şekilde mahrum kaldığı kar kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari en yüksek faiz oranı ile tahsili talep etmektedir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşmenin dava açıldıktan ve anlaşmazlıklar yaşandıktan sonra feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının feshinin haksız fesih olarak - değerlendirilemeyeceği düşünülmektedir. Davanın taraflarının faaliyetleri ve diğer davalının yeni müşteriler kazandırmadaki rolü dikkate alındığında davacının mahrum kalınan kar yönünden talebinin şartlarının oluşmadığı düşünülmektedir. SEKTÖREL AÇIKLAMA VE DEĞERLENDİRME: Dosyanın bütününün incelenmesi sonucunda 08.09.2022 tarihli Raporda varılan sonucun tarafımızdan varılan kanaat ile aynı olduğu ve buna göre 1- Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin varlığınınispatlanmadığı, 2- kapsamında hangi müşterileri getirdiği ve Sağlık Seyahat Sigorta poliçelerinin yapıldığının Davalı ... şirketinin davalı ...Sigorta A.Ş. ile aracılık faaliyeti belgelenmemişolduğu, 3 -Davacının proje olarak bahsederek tazminat talebinde bulunduğu hususun müşteri portföyü olarak değerlendirileceği, Seyahat Sağlık Sigorta Poliçelerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlendiği ve kanun kapsamında zorunlu hale getirildiği, davacının zorunlu halegetirilen poliçeye ilişkin vize işlemleri şirketi davalı ... şirketi ile irtibat sağlayarak müşter iportföyü oluştuduğu,yapılan sözleşmelerin seyahat süresini kapsar veya 1 yıllık olarak düzenlendiği, müşterilerin poliçenin devamına ilişkinbireysel tercih haklarıbulunacağı, 4- Davacı tarafından tanzim olunan poliçeler sebebiyle ödenmemiş prima alacağının bulunduğu, 5-Davacının ücret ,kar kaybı ve denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmayacağı, SONUÇ : Tüm delillerin takdir ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere rapor içerisinde detaylı açıklandığı gibi, MALİ YÖNDEN: Taraflar arasında ticari faaliyetten kaynaklı olarak, cari hesap yönünden borç ve alacak bakiyesi konusunda mutabık olunduğu ve kayda değer bir borç ve alacak olmadığı, Denkleştirme tazminatı hesaplaması likit bir durum söz konusu olmadığından yapılmayacaktır. Tazminat ve komisyon alacağının sözleşme hükümleri, sektörel değerlendirme ve hukuki değerlendirmelere göre herhangi bir hesaplama yapılmamıştır. Kıyaslama ve 3 aylık ortalama olarak daha önceki bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplama ile ilgili bir değerlendirme yapılmamış mahkemenin takdirindedir. SÖZLEŞMENİN FESHİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME: Davacı taraf davalılar arasında acentelik sözleşmesi akdedilerek şirketlerinin devre dışı bırakıldığını, şirketlerinin bu projenin en az 5 yıl devam edeceği ve yıllık en az 1.500.000.- TL. ticari gelir elde edeceklerini hesap ettiklerini, projenin şirketlerine ait olduğunu, şirketleri tarafından bu projenin emek harcanarak davalı Sornpo'ya kazandırıldığını, şirketleri tarafından ...'dan sözleşme yapılması talebinde bulunulmuş ise de oyalanarak yazılı sözleşme imzalanmadığını beyanla, şirketlerinin 2018-2019-2020 yıllarım kapsar şekilde mahrum kaldığı kar kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari en yüksek faiz oranı ile tahsili talep etmektedir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşmenin dava açıldıktan ve anlaşmazlıklar yaşandıktan sonra feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının feshinin haksız fesih olarak değerlendirilemeyeceği düşünülmektedir. Davanın taraflarının faaliyetleri ve diğer davalının yeni müşteriler kazandırmadaki rolü dikkate alındığında davacının mahrum kalınan kar yönünden talebinin şartlarının oluşmadığı düşünülmektedir. SEKTÖREL AÇIKLAMA VE DEĞERLENDİRME: Dosyanın bütününün incelenmesi sonucunda 08.09.2022 tarihli Raporda varılan sonucun tarafımızdan varılan kanaat ile aynı olduğu ve buna göre 1- Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin varlığınınispatlanmadığı, 2-kapsamında hangi Müşterileri getirdiği ve Sağlık Seyahat Sigorta poliçelerinin yapıldığının Davalı ... şirketinin davalı ... A.Ş. ile aracılık faaliyeti belgelenmemişolduğu, 3 -Davacının proje olarak bahsederek tazminat talebinde bulunduğu hususun Müşteri portföyü olarak değerlendirileceği, Seyahat Sağlık Sigorta Poliçelerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlendiği ve kanun kapsamında zorunlu hale getirildiği, davacının zorunlu halegetirilen poliçeye ilişkin vize işlemleri şirketi davalı ... - şirketi ile irtbat sağlayarak müşter iportföyü oluştuduğu,yapılan sözleşmelerin seyahat süresini kapsar veya 1 yıllık olarak düzenlendiği, müşterilerin poliçenin devamına ilişkinbireysel tercih haklarıbulunacağı, 4- Davacı tarafından tanzim olunan poliçeler sebebiyle ödenmemiş prim alacağının bulunduğu, 5-Davacının ücret ,kar kaybı ve denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmayacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı tarafça sunulan uzman görüşü kapsamında bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş olup 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...MALİ YÖNDEN: Taraflar arasında ticari faaliyetten kaynaklı olarak, cari hesap yönünden borç ve alacak bakiyesi konusunda mutabık olunduğu ve kayda değer bir borç ve alacak olmadığı, Denkleştirme tazminatı hesaplaması likit bir durum söz konusu olmadığından yapılmayacaktır. Tazminat ve komisyon alacağının sözleşme hükümleri, sektörel değerlendirme ve hukuki değerlendirmelere göre herhangi bir hesaplama yapılmamıştır. Kıyaslama ve 3 aylık ortalama olarak daha önceki bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplama ile ilgili bir değerlendirme yapılmamış sayın mahkemenin takdirindedir. SÖZLEŞMENİN FESHİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME: Davacı taraf davalılar arasında acentelik sözleşmesi akdedilerek şirketlerinin devre dışı bırakıldığını, şirketlerinin bu projenin en az 5 yıl devam edeceği ve yıllık en az 1.500.000-TL. ticari gelir elde edeceklerini hesap ettiklerini, projenin şirketlerine ait olduğunu, şirketleri tarafından bu projenin emek harcanarak davalı ...'ya kazandırıldığını, şirketleri tarafından ...'dan sözleşme yapılması talebinde bulunulmuş ise de oyalanarak yazılı sözleşme imzalanmadığını beyanla, şirketlerinin 2018-2019-2020 yıllarım kapsar şekilde mahrum kaldığı kar kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000-TL. maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari en yüksek faiz oranı ile tahsili talep etmektedir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşmenin dava açıldıktan ve anlaşmazlıklar yaşandıktan sonra feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının feshinin haksız fesih olarak değerlendirilemeyeceği düşünülmektedir. Davanın taraflarının faaliyetleri ve diğer davalının yeni müşteriler kazandırmadaki rolü dikkate alındığında davacının mahrum kalınan kar yönünden talebinin şartlarının oluşmadığı düşünülmektedir. SEKTÖREL AÇIKLAMA VE DEĞERLENDİRME: Dosyanın bü ün incelenmesi sonucunda 08.09.2022 ve 13.01.2023 tarihli Raporlarda varılan sonucun tarafımızdan varılan kanaat ile aymı olduğu, tarih yönünden önceki heyetimizdeki raporda bir maddi tarih hatası oluşmuş olup dosya incelenerek rapor yazılmış ve buna göre; 1- Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin varlığının ispatlanmadığı, 2- Kapsamında hangi müşterileri getirdiği, poliçeleri düzenlenen müşterilen aslında ... vize müşterileri olduğu ve ... tarafından yönlendirilmeleri ile poliçelerinin Vize*pol şeklinde ... firmasının hizmet verdiği ve Sağlık Seyahat Sigorta poliçelerinin yapıldığının Davalı ... şirketinin davalı ... Sigorta A.Ş. ile aracılık faaliyeti belgelenmemiş olduğu, ... ile Davacı arasında yapılan mail yazışmalarında Davacıya proje yönlendirmesini belirli şartlar ve belirli kazanç karşılığında ...'in yapmış olduğu, 3 -Davacının proje olarak bahsederek tazminat talebinde bulunduğu hususun müşteri portföyü olarak değerlendirileceği, Davacı ile Davalı ... şirketi arasında dava konusu proje ve/veya müşteriler için devamlılık içeren ve sadece Davacı ile çalışılacağına dair bir sözleşme bulunmadığı yine ayrıca Davacı ile Davalı ... Sigorta A.Ş. arasında bahse konu projeye ait işin başlama aşamasında işin yapılandırmasını içeren mail yazışmalarından hariç olarak ilgili poliçelerin sadece davacı acente tarafından düzenlenebileceğini gösterir imzalı bir evrak olmadığı görülmektedir. Davacının vize işlemleri şirketi olan davalı ... şirketi ile irtibat sağlayarak ... şirketinin müşterilerine davalı ... şirketi ile birlikte geliştirilen ve birlikte komisyon paylaşımının yapıldığı müşteri portföyü oluşturduğu, yapılan sözleşmelerin seyahat süresini kapsar veya | yıllık olarak düzenlendiği, müşterilerin poliçenin devamına ilişkin bireysel tercih hakları bulunacağı, 4- Davacı tarafından tanzim olunan poliçeler sebebiyle ödenmemiş prim alacağının bulunduğu, 5-Davacının ücret, kar kaybı ve denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunmayacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı ile davalı ...A.Ş. Arasında 28.07.2016 tarihinde acentalik sözleşmesi imzalandığı, davacının imzalanan sözleşme kapsamında ve yetkisinde belirlenen sigorta dallarında davalı ... sigorta adına aracılık hizmeti yaparak sigorta poliçeleri düzenlediği, diğer davalı ... A.Ş. Irak'tan Türkiye'ye seyahat edecek kişiler için vize hizmetleri veren bir şirket olduğu , Söz konusu firmanın bu hizmeti verdiği müşterilerin seyahat sağlık Sigortası talepleri belirli bir süre ...Sigorta Acenteliği aracılığıyla ... Sigorta'dan sağlandığı , davalı ...'in müşteri hacminin artmasına bağlı olarak,...Ltd Şti isimli şirketi kurduğu ve poliçeleri doğrudan kendi adına düzenlemek için diğer davalı ...'ya acentelik başvurusunda bulunduğu , bu minvalde 12.07.2017 tarihinde davalılar arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı , bu vakitten sonra davacı ile aracılık hizmetini sonlandırarak doğrudan müşterileriyle sağlık sigortası poliçesi düzenlediği , bu süreçte davacının davalı ... sigortanın acentası olmaya devam ettiği, ... Sigorta, ... 26. Noterliği marifetiyle ...Sigorta Acenteliği'ne gönderdiği ...tarih ve ... yevmiye numaralı “Fesihname/Azilname” ile 16.09.2019 tarihi itibariyle aralarındaki acentelik ilişkisinin sonlandırıldığı dosyadaki delillerden anlaşılmıştır . Davacı taraf her ne kadar ...Acenteliği tarafından ... firmasının müşterileri için ... Sigorta adına üretilen poliçeler nedeniyle komisyon alacağına hak kazandığı , davalılar arasında yapılan acentalık sözleşmesi nedeniyle kar mahrumiyeti zararı doğduğundan bahisle iş bu davayı açmışsa da TTK madde 113 uyarınca acentelik ilişkisinin devam ettiği süreçte acente, Kendi çabası sonucu ortaya çıkan (faaliyetinin ürünü olan) işlemler (fıkra 1) veya Aynı nitelikte işlemler için müvekkiline kazandırdığı üçüncü kişilerle Sigorta şirketi arasında kurulan işlemler (fıkra 1) Tekel hakkı (fıkra 2) sebebiyle ücrete hak kazanır hükmünü ihtiva ettiği, davacının Irak'ta Türkiye için vize almak isteyen ve bunun için seyahat Sigortası yaptırması gereken kişileri kendisinin bulmadığı bu işi ... firması gerçekleştirdiği, yurt dışındaki yabancı uyruklu kişileri Türkiye'de acentelik yapan davacının tanıdığını ,onlarla doğrudan ilişki kurarak ve onlar için Sigorta üretimi yaptığı yönünden bir iddiası olmadığı gibi davacının bu durumu ispat edemediği, davalı ... müşteriyi davalı ...'in kazandırdığı, davalı ...'nun davalı ... ile acentalık sözleşmesi imzalaması ile davacının acentalık sözleşmesini sonlandırmadığı , davacı ile davalı ...'nun çalışmaya devam ettiği, Davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşmenin dava açıldıktan ve anlaşmazlıklar yaşandıktan sonra feshedildiği davalının feshinin haksız fesih olarak değerlendirilemeyeceği davacının mahrum kalınan kar yönünden talebinin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,75-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 1.437,90-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalılar vekilleri lehine takdir olunan 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara mütesaviyen verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi. 28/11/2023
Katip
e-imza
Hakim
e-imza