T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/186 Esas
KARAR NO: 2023/587
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/03/ 2020
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 13/03/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle : "... Davalı şirket tarafından karşılıksız bir çek dayanak gösterilerek başka borçluların yanı sıra müvekkili ... aleyhine de ... 8. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile 20.679,50-TL tutar üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekin ... Ltd. Şti. ünvanlı tüzel kişiliğe ait olduğunu, takip dayanağı çek, müvekkilinin şahsi çeki olmadığı gibi, çek üzerinde bir aval, kefalet, müşterek müteselsil sorumluluk ve benzeri bir beyan içeren bir ibare, isim ve açık imzasının da bulunmadığını, tüzel kişiliği temsilen atılmış bir imza bulunmasına karşın, davalı tarafın kötü niyet ile müvekkilini takipte borçlu gösterdiğini beyanla İKK'nun 72. maddesi gereğince ... 8. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyanın kapak hesabının istenmesine, tüm borcun icra müdürlüğü dosyasına ödenmesine ve mahkemenin takdir edeceği teminatı da yatırdıktan sonra icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 26/08/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Müvekkil şirket tarafından ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nin 25.000,00-TL bedelli 26.08.2008 keşide tarihli ... No.lu çekin tahsili amacıyla davacının da aralarında bulunduğu borçlular hakkında ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmış ve davacı takip borçlusu tarafından takip dayanağı çekin davacı sorumluluğunda olmadığı, çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı, anılan icra takibi kapsamında usulsüz tebligat yapıldığını, icra takibinden babasından kalan miras payına haciz konulması yolu ile ortaklığın giderilmesi davası açılması akabinde haberdar olduğu iddia edilerek dava konusu çekten dolayı borçlu durumda olunmadığının tespiti ve işbu çeke dayalı olarak başlatılan istanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takibin davacı yönünden iptali talebiyle huzurdaki haksız dava ikame olunmuştur. Ancak, davacı tarafın iddialarına itibar edilmesi mümkün olmayıp, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı iddialarına cevap verme gereği hasıl olmuştur. Davacı her ne kadar icra takibi kapsamında kendisine usulsüz tebligat yapıldığını ve icra takibinden miras payı üzerine koyulan hacze istinaden açılan ortaklığın giderilmesi davasıyla haberdar olduğunu iddia etmişse de dava konusu icra dosyasının sayın mahkemenizce incelenmesi neticesinde davacının işbu iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davacıya 31.12.2008 tarihinde ödeme emrinin ekinde çek suretiyle beraber tebliğ edildiği tespit edilecektir. Müvekkil şirketin haklı alacağının tahsili amacıyla ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında senelerdir icrai işlemler yapılmış, alacağın tahsili amacıyla kanunen tanınan yetkiler kapsamında davalar açılmış ancak alacağın tahsili sağlanamadığı gibi, müvekkil takip alacaklısı yapılan işlemler ve dahi açılan davalar sebebiyle ciddi miktarda masraflara katlanmak zorunda kalmıştır. Gelinen aşamada kötüniyetli tutumunu sürdüren takip borçlularından davacı, yaklaşık 12 senedir haberdar olduğu icra takibinden habersiz olduğunu, kendisine takip kapsamında usule uygun tebligat yapılmadığını, şikayet hakkını kullanamadığını iddia etmiştir. işbu ödeme emri tebligatına rağmen davacı tarafından kanunen tanına süre içinde itiraz edilmediği gibi ödeme de yapılmamıştır. İcra dosyası kapsamında yapılan sorgulamalarda üzerine araç kaydı, gayrimenkul tescili, bankalar nezdinde mevduatı tespit edilemeyen davacı kendisinden alacağın tahsil edilemeyeceği rahatlığı ile icra takibine senelerce kayıtsız kalmış, ancak alacağını tahsil için işlemleri sürdüren müvekkilin seneler sonra davacıya miras kaldığını tespit ettiği taşınmaz hissesi üzerine haciz koyması ve bu taşınmazın satışının sağlanabilmesi için ortaklığın giderilmesi davası ikame etmesi üzerine tabiri caizse harekete geçen davacı haksız iddia ve taleplerle huzurdaki davayı ikame etmiştir. Çekin keşide edildiği tarihte şirketin yetkili müdürü olduğunu dava dilekçesinde açıkça beyan eden davacının sahte olduğunu iddia etmediği çekteki imzaya itiraz etmesinin de süreci uzatmaya yönelik olduğu açıktır. davacının tedbir talebinin ve dahi icra dosyasındaki hacizlerin fekki taleplerinin de reddi gerekmekte ve talep olunmaktadır. Davacı her ne kadar icra dosya borcunun tamamının icra dosyasına depo edilmesi ve dava dosyasına %15 teminat yatırılması akabinde tedbir kararı verilmesi ve icra dosyasındaki davacı aleyhine koyulan hacizlerin fekki talep edilmişse de, öncelikle hukukun ve kanunların kötüniyeti korumayacağı genel ilkesi kapsamında kötü niyetli olduğu yukarıda izah edildiği üzere sarih olan davacının tedbir talebinin reddi gerekmekte ve talep olunmaktadır. Arz ve izah edilmeye çalışılan sebeplerle ve dahi yargılama sırasında re’sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Haksız ve hukuka aykırı taleplerle ikame olunan işbu davanın reddine, Müvekkili zarara uğratma ve müvekkilin haklı alacağına halel getirme kastları sabit olan davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ...." talep etmiştir.
Davacı vekili 10/11/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile davacının feragatini kabul ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak kayıtsız ve şartsız olarak yapılabilen, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesine dair bir taraf usuli işlemidir.
Davacı vekilinin feragati sayılan şartları haiz olduğundan mahkememizce davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 269,85 TL harçtan başlangıçta alınan 76,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 193,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine
5-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/11/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza