T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/745 Esas
KARAR NO : 2025/207
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2020
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Asıl dava açısından Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil ... A.ş. 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ("Kurum") tanzim ettiği "Dağıtıcı lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet göstermekte olup, bu faaliyeti çerçevesinde bizzat belirlediği noktalarda, kendi marka ve logosu altında, ... standartlarında kurulacak / kurulu akaryakıt istasyonlarında akaryakıt, LPG ve madeni yağ satış faaliyetini gerçekleştirmektir. Müvekkil ... ile davalı şirket ... Tic. A.ş. arasında "... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Yolu 2. Pafta, 66 Parsel vasıflı taşınmaz" adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için 19.09.2016 tarihinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü akdedilmiş ve müvekkil ile davalı bayi arasında bayilik dikey ilişkisi kurulmuştur. Bayilik ilişkisi, davalı tarafından, bayilik sözleşmesinin olağan bitiş süresinden önce tek taraflı olarak, ... 5. Noterliği'nden gönderilen ... yevmiye numaralı, 01.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile feshedilmiştir.
Bayilik ilişkisinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshi, haksız ve sözleşmeye aykırıdır. Bu nedenle işbu davanın açılarak, davalının müvekkil ...'e ödemesi gereken cezai şart ve kar mahrumiyeti ile ilgili hak ve alacaklarının talep edilmesi gerekmiştir. Bu bağlamda;
Bayilik sözleşmesi, davalı eski bayinin bayilik sözleşmesinin yüklediği yükümlülüğe aykırı davranarak kusurlu davranışı nedeni ile süresinden önce sona erdiğinden, davacı ...'in sözleşme ve eklerinde düzenlenen tüm yaptırımları uygulama hak ve yetkisi doğmuş olup, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi'nin 46 ve 47. maddeleri ile Bayilik Protokolünün 4. maddesi uyarınca belirlenen cezai şart tutarını talep edebileceği açıktır. Bayilik sözleşmesi davalı eski bayi tarafından tek taraflı, haksız ve kötüniyetli olarak feshedilmiş olduğundan, davacı müvekkilin protokol ve bayilik sözleşmesinde düzenlenen ve yukarıda belirtilen yaptırımları davalıya karşı uygulama hak ve yetkisi doğmuştur. Müvekkilin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin söz konusu maddeleri uyarınca belirlenen cezai şart tutarını talep edebileceği açıktır. Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin erken feshinden kaynaklı 50.000 USD cezai şart bedelinin davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesi gerekmektedir. Dilekçemizin Konu kısmında da belirtildiği üzere, sözleşmede USD olarak düzenlenen cezai şart miktarı, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 32 sayılı Kararı gereğince 02.01.2018 Efektif Satış Kuru olan 3,7776 baz alınarak TL olarak hesaplanmıştır.Lisansı kapsamında müvekkil ..., bayilik hakkı tanıyacağı istasyonlara yapılacak yatırımları, ödeyeceği bedelleri ve istasyon üzerinde tesis edilecek intifa hakkı süresini belirlerken, bayinin yerine getirmeyi taahhüt ettiği yükümlülükleri ve bunun için söz konusu istasyonda kaç yıl süre ile kendilerine ait ürünlerin satılacağını esas almaktadırlar. Böylece, dağıtım şirketleri yapmış oldukları yatırımın kaç yılda geri döneceğini ve kaçıncı yıldan sonra bu yatırımdan kar etmeye başlayacaklarını hesaplayabilmektedirler. Davalı, sözleşmenin süresinden önce haksız olarak sona ermesine sebebiyet vererek müvekkil şirketin zarara uğramasına neden olmuştur. Sözleşme kapsamında;
Müvekkil şirket, davalının söz konusu taahhütlerinin yerine getirileceğine olan güven nedeniyle, sözleşmeden ve bayilik ilişkisinden kaynaklanan edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmiş ve ayrıca söz konusu taahhüt için gerekli ticari koşullar sağlanarak sözleşme süresince kullanılmak üzere kurumsal ve demirbaş yatırımları yapılmıştır. Davalı eski bayinin yükümlülüklerini ve taahhütlerini yerine getirmemesi ve bayilik sözleşmesini süresinden önce haksız olarak feshetmesi nedeniyle, taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin 46./d maddesi ve Bayilik Protokolü'nün 4 ve 5.3. maddeleri uyarınca, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten sözleşmenin olağan bitiş günü olan 19.09.2021'e kadar geçecek süre için, bayi ve piyasa şartları aynı kalmak kaydıyla davalı bayiye tanımlanan ticari koşul, sözleşme süresi ve davalı taahhütleri esas alınarak müvekkil şirketin uğradığı kar mahrumiyetine ilişkin kar mahrumiyeti alacağının -ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000 (onbin)- TL + KDV' sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte -fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile- tahsilini talep etmekteyiz.
07.02.2016 tarihli Bayilik Protokolü’nün 4. maddesinde öngörülen blok cezai şart tutarı olan 50.000-USD karşılığı[*] 188.880,00-TL'nin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline;07.02.2016 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 46. ve Bayilik Protokolü'nün 4. ile 5.3. maddeleri uyarınca, sözleşmenin feshedildiği tarihten, (sözleşmenin 43.maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre bitimi olan) 07.02.2021 tarihine kadar olan dönem bakımından oluşan kar mahrumiyeti alacağının -ileride artırılmak üzere şimdilik- 10.000- TL+KDV'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline;
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Asıl dava açısından davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı, huzurdaki dava ile; “ 19.09.2016 tarihli Bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından süresinden önce, haksız erken feshedildiği Bayilik Protokolü’nün 4. maddesinde öngörülen blok cezai şart tutarı olarak 50.000-USD karşılığı188.880,00-TL'nin,Akaryakıt Sözleşmesi'nin 46.maddesi ve Bayilik Protokolü'nün 4 ile 5.3. Maddeleri uyarınca, sözleşmenin feshedildiği tarihten, sözleşmenin 43.maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre bitimi olan 19.09.2021 tarihine kadar olan dönemdeki kar mahrumiyeti alacağının ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000 (onbin)-TL + KDV'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili" iddia ve talep etmiştir.Davacının, dava dilekçesine konu tüm beyan, iddia ve buna bağlı talepleri haksız, mesnetsiz, afaki, gerçek dışı ve kötü niyetlidir, bu nedenle davanın reddini talep etmek zorunluluğu doğmuştur. Şöyle ki; müvekkil şirket, davacı ile imzaladığı dava konusu sözleşmeleri haklı nedenle feshetmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davasını ve dava konusu alacağını, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü'nün müvekkil şirket tarafından süresinden önce ve haksız olarak feshi edildiği iddiasına dayandırmıştır.
Davacının şirketin davasının ve alacağının tek dayanağı olan bu iddia tümüyle gerçek dışı ve haksızdır.
Müvekkil şirket, davacı şirket ile imzaladığı ilgi Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü kapsamındaki tüm edim ve yükümlülüklerini, sözleşmelerin yürürlükte olduğu sürece süresinde ve eksiksiz olarak ifa etmiştir. Bu husus davacının dava dilekçesindeki beyanları ile de sabittir. Nitekim dava dilekçesinde tek iddia ve dayanak ilgi sözleşmelerin haksız olarak feshedildiği hususudur.
Buna karşın davacı, ilgi sözleşmelerden doğan edim ve yükümlülüklerini haklı ve yasal herhangi bir gerekçe sunmaksızın hiç bir şekilde ifa etmediğinden sözleşme hükümlerini ihlal etmiştir.
Davacı taraf taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini haklı ve yasal bir gerekçe/neden sunmaksızın ihlal ettiğinden, bu nedenle mağdur olan ve zarar gören müvekkil şirket, dava konusu sözleşmeler haklı nedenle feshetmek zorunda kalmıştır.
Müvekkil şirket, davacı şirketten 26/09/2019 tarihinde 20.000 LT ürün (motorin) alım işlemi ile alımı talep edilen ürünün ücret/ fiyat bilgisini yazılı olarak talep etmiştir. Davacı şirket, 26/09/2019 tarihli cevabi yazısında talep edilen tutardaki ürün için toplam 114.000,00 TL fiyat bildirimi yapılmıştır.
Davacı şirketin, ürün fiyatlandırması müvekkil şirket tarafından incelenmiş ancak davacı tarafından yapılan fiyatlandırmanın Bayilik Protokolü 3.2.3 ve diğer ilgi maddelerine uygun olmadığı, yapılan fiyatlandırmanın sözleşme hükümlerine aykırı ve fahiş olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine müvekkil şirket tarafından 27.09.2019 tarihinde, davacı şirkete tebliğ edilen yazı ile; "davacı tarafından yapılan fiyatlandırmanın (114.000 TL ) bayilik protokolü 3.2.3 ve diğer ilgi maddelerine uygun olmadığı, fiyatlandırmanın sözleşmeye aykırı ve fahiş olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokol hükümleri usul ve esaslarına uygun olarak fiyatlandırma yapılarak, ürünün stok durumu ve şirketimize teslim edilebileceği tarih hakkında" bilgi verilmesi talep edilmiştir. Ancak müvekkil şirketin bu talebine davacı şirket tarafından hiç bir cevap verilmemiş ve geri bildirim yapılmamıştır.
Müvekkil şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında ürün alım, stok durumu, fiyatlandırma ve teslim tarihine ilişkin tüm başvuru talepleri davacı şirket tarafından karşılandığından ve ilgi sözleşmeler kapsamında davacı şirket dışında başka bir kaynaktan ürün temin edemediğinden müvekkil şirket ticari faaliyetini ifa edememiş ve zarara uğramıştır. Ayrıca davacı tarafından yapılan fiyatlandırma ve bu fiyat üzerinden ürün alınması, günün piyasa ve ekonomik koşullar çerçevesinde müvekkil şirketin rekabet, satış ve ticari faaliyetini sürdürmesini imkansız hale getirmektedir. Davacı tarafından yapılan fiyatlandırma ticari teamül ve uygulamalar ile hakkaniyet kurallarına da aykırıdır.
Kaldı ki, davacı şirket, müvekkil şirket tarafından alımı talep edilen ürünün stok durumu ve teslim tarihi hakkında da hiç bir şekilde bilgi vermemiştir.
Davacı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmelerden doğan edimlerini haklı neden olmaksızın ifa etmemesi, bu nedenle müvekkil şirketin ticari faaliyetlerine devam edememesi, zarara uğraması nedenleriyle müvekkil şirket açısından konu sözleşmelerin yürürlüğünün sürdürülmesi hukuken ve fiilen imkansız hale gelmiştir.
Bu nedenle konu sözleşmeler müvekkil şirket tarafından, ... 5. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaral ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedilmiştir.
Belirtilen nedenlerle müvekkil şirket, dava konusu sözleşmeleri davacı şirketin sözleşmeden doğan edimleri ifa etmemesi ve bu nedenle sözleşmenin ifasının hukuken ve fiilen mümkün olamaması nedeniyle haklı nedenle feshetmiştir. Davacının aksi yöndeki beyan ve iddiaları gerçek dışıdır.
Davacının dava konusu alacağının dayanağı sözleşmelerin haksız olarak feshi iddiasıdır. Yukarıda belirtildiği üzere müvekkil şirket tarafından sözleşmelerin feshi haklı ve yasaldır. Bu husus delillerimiz ile sabittir. Bu nedenle davacının dava konusu alacak talebinin yasal dayanağı kalmamıştır.
Müvekkil şirket cezai şart ve davacının kar mahrumiyetinden sorumlu değildir. İlgi sözleşmeler, yasal mevzuat ilgi hükümleri ve Yüksek Mahkeme kararları uyarınca davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti talep hak ve koşulları da mevcut değildir.
Davacı şirket ile müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşmeler Genel İşlem koşulları niteliğinde hükümler ve uygulamalar içermektedir. Konu sözleşmelerdeki hükümler ve mali yükümlük ile cezalar davacı şirket tarafından tek başına ve tek taraflı hazırlanan ve davacının çok sayıda benzer sözleşmede kullandığı hükümlerden ibarettir. Bu sözleşmelerdeki hükümler ve esaslar hakkında sözleşme imzasından önce müvekkil şirkete hiç bir bilgilendirme yapılmamış, hükümler tek tek müvekkil şirket tarafından tartışılmamış, müzakere edilmemiş ve herşeyden önemlisi müvekkil şirket tarafından Kabul edilmemiştir.
Dava konusu sözleşmelerdeki cezai şart ve kar mahrumiyetine ilişkin hükümler müvekkil şirket aleyhine ve müvekkil şirketin durumunu ağırlaştırıcı nitelikte olmakla TBK genel işlem koşulları, dürüstlük kuralları ve hakkaniyete aykırıdır. Dolayısıyla yasal mevzuat hükümlerine bu hükümler ve davacının buna bağlı talepleri hukuka aykırı, haksız ve geçersizdir. Davacının davaya konu alacaklarının varlığını ve doğduğunu ispat edememiştir. Nitekim Cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının varlığı, doğduğu ve muacceliyetine ilişkin yasal koşullar oluşmamıştır. Davacının alacaklarının hiç bir yasal ve haklı dayanağı bulunmamaktadır. Davacı, alacaklarının varlığını, doğduğunu ve muaccel olduğunu ispat ile mükellef olup, alacağını ispat edememiştir. Hiçbir şekilde davacı iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, temerrüt faizi işletilmesine ilişkin yasal koşullar oluşmadığından, davacı tarafından temerrüt faizi işletilmesi talebi de hukuka aykırıdır. Ayrıca Talep edilen faiz oranı, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yüksek mahkeme kararları uyarınca haksız ve fahiştir.
Davacı tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen dava kötü niyetle ikame edilmiştir. Bu nedenle dava konusu alacağın (%20 den aşağı olmamak üzere) davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ederiz
7-Yukarıda belirtilen nedenlerle, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve delil olarak ibraz ettiğimiz/edeceğimiz belgeler/ kayıtlar ışığında; davacının davaya konu tüm beyan ve iddiaları haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olmakla, davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN TALEP:
Davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... üzerindeki taşınmaz adresinde faaliyette bulunan akaryakıt istasyonunda ... markası altında bayilik yürütebilmesi için 19/09/2016 tarihinde 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü akdedildiğini, bayılık ilişkisinin davalı şirket tarafından noterlikten gönderilen ihtarname ile süresinden önce ve haksız olarak feshedildiğini, davalı şirketin süresinden önce taraflar arasındaki ilişkiyi sona erdirmesi nedeni ile cari hesaptan kaynaklanan bakiye borçlarını müvekkil şirkete ödemesi gerektiğini, davalı şirketin 14.182,63-TL borcu bulunduğunu ve ödenmediğini, müvekkil şirket tarafından davalı şirket aleyhine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile 19/09/2016 tarihli bayilik protokolünün 4. Maddesinde öngörülen cezai şart tutarının ödenmesi talepli olarak alacak davası ikame edildiğini, bu nedenlerle usul ekonomisi de dikkate alınarak davanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, alacağın temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini" dava ve talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN SAVUNMA:
Davalının cevap dilekçesine rastlanılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan esas dava, taraflar arasında akdedilen bayiilik sözleşmesi, protokol ve ekleri gereğince bayiilik lisansının sonlanması sebebi ile davacının davalıdan cezai şart talebinde haklı olup olmadığı, haklı ise miktarı, davalı bayiinin anılan sözleşme ve protokol kapsamında sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, buna göre davacı tarafın kar mahrumiyeti bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespitine ilişkin olup, birleşen dava ise taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davacının davalı nezdinde bulunan alacağının tahsili isteminden ibarettir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdii edildiği ve bilirkişilerden alınan raporda özetle: "50.000,00 Amerikan Doları cezai şartın ödemesinin yapılması halinde davalı şirketin yıkımına sebep olacağı, Sayın Mahkemenin kararının sözleşme süresine göre kar mahrumiyeti hesaplanması yönünde ise davalının davacıya 23.559,78 TL kar mahrumiyeti ödemesinin gerektiği, Sayın Mahkemenin kararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde Davacının mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için geçecek makul süre 3 Ay olarak kabul edildiğinde kar mahrumiyeti hesaplanması yönünde ise davalının davacıya 3.003,49 TL kar mahrumiyeti ödemesinin gerektiği, 07.02.2016 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 46. ve Bayilik Protokolü'nün 4. ile 5.3. maddeleri uyarınca, sözleşmenin feshedildiği tarihten, (sözleşmenin 43.maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre bitimi olan) 07.02.2021 tarihine kadar olan dönem bakımından oluşan kar mahrumiyeti alacağının ileride artırmak üzere şimdilik- 10.000- TL*KDV' sinin ihtarname tarihi olan 01.10.2019 2 gün bitim tarihi olan 03.10.2019 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faiz oranı ile birlikte tahsili" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı alanında uzman başka bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Bilirkişi Raporu ve Ek Rapordaki hesaplamalar ve görüşler değerlendirilmiş, her iki rapora yapılan itirazlar ve beyanlar incelenmiş, sonuçta tespit edilen hususlar topluca değerlendirildiğinde; Davalı ...Tic. A.Ş.'nin, Davacı ...A.Ş. yapmış olduğu 19.09.2016 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'ni ve Protokolü haksız olarak feshettiği, Taraflar arasında belirlenen ve davacının talep ettiği 188.880,00 TL cezai şart tutarının, mahkemenin sözleşmenin haksız feshedildiğine hükmetmesi halinde uygun olacağı, Belirlenen 188.880,00 TL cezai şartın, davacının yıkımına neden olmayacağı, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği sonucuna varılması halinde davacının yoksun kaldığı karın kabulü gerektiği, yoksun kalınan karın 6 ay süre için hesaplanmasının uygun olacağı 6 aylık davacının kar kaybının ise 6.005,86 TL olacağı, mahkemece sürenin 3 ay olması gerektiği sonucuna varılırsa bu kez davacının kar kaybının 3.002,86 TL olması gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği sektör uzmanı bilirkişiden ek ve kök rapor aldırtıldığı, sektör uzmanı bilirkişisinin vermiş olduğu kök raporda özetle: " Davacı ...' in taraflar arasında akdedildiği iddia edilen BAYİLİK PROTOKOL' ü 3.2.3 Ticari Şartlar başlığı altında hüküm altına alınan maddeye aykırı davranıp davranmadığının tespiti, Mali bilirkişi tarafından yapılması gereken mali inceleme ve değerlendirmesi ile mümkün olduğundan, bu aşamada sektörel değerlendirme ile davalının sözleşmeyi haklı/haksız nedenle feshettiği konusunda sektörel bir kanaatim bulunmamaktadır. Sayın mahkeme, sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğine karar verilmesi halinde;
Önceki raporlarda olduğu gibi,19.09.2016 tarihli Bayilik Protokolü’nün 4. maddesinde hüküm altına alınan 50.000-USD karşılığı 188.880,00-TL cezai şart tutarının, davacı ... tarafından talep edilebileceği sektörel kanaatimi, hukuki tavsif ve takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arzederim.
Davacı ... vekili, 19.09.2016 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 46.maddesi, Bayilik Protokolü'nün 4 ve 5.3. maddeleri uyarınca, sözleşmenin feshedildiği tarihten, sözleşmenin 43.maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre bitimi olan 19.09.2021 tarihine kadar olan dönem bakımından müvekkili lehine hesaplanacak kar mahrumiyeti alacağının ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000 (onbin)-TL + KDV'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte,talep ettiği, dosya kapsamında görülmüştür.
Sözleşmenin feshi halinde Kar mahrumiyeti hesabının nasıl yapılacağına yönelik bir hüküm sözleşmede bulunmamaktadır.
Kar mahrumiyeti hesabı mali bir konu olup, sektör uzmanı görev alanına girmemektedir. Kar mahrumiyeti hesabı, uzman mali bilirkişi tarafından hesaplanmaktadır.
Dava konusu istasyonun bulunduğu ankara il sınırları dahilinde (tüm ilçeler dahil olmak üzere), yeni bir akaryakıt istasyon bayilik sözleşmesi yapılabilmesi için, "makul süre olarak 3 (üç) ay'ı tespitle ve bunun hiçbir zaman asgari mesafe tahdidi ya da mesafe kısıtlaması veya yeni bir istasyon tesis etmek için gerekli ruhsat, imar tadil uygulamaları, vb… için gerekli süreler ile bir ilgisi olmadığını ifade ederek, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, arzederim.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği sonucuna varılması halinde davacının yoksun kaldığı karın kabulü gerektiği,
Yoksun kalınan karın sektörel değerlendirme ile belirlenen MAKUL SÜRE olarak 3 (ÜÇ) ay süre için hesaplanmasının uygun olacağı,
19.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda mali bilirkişi tarafından yapılan kar mahrumiyeti hesabı doğrultusunda;
Makul Sürenin 3 (ÜÇ) ay olmasının Sayın Mahkemece uygun görülmesi halinde, davacı ...' ın kar kaybının 3.002,86 TL olması gerektiği, Sektörel kanaat ve sonucuna ulaşılmaktadır." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
*Ek raporda ise; "İşbu 05.02.2023 tarihli kök rapor içeriğinde bahsettiğim mali tespit ile incelenmesi gereken konularda herhangi bir değerlendirmenin dosyaya sunulmamış/yapılmamış olması, Taraf vekilleri tarafından, kök raporumda belirttiğim konulara yönelik olarak itiraz dilekçelerinde somut delillere dayanmayan itirazların da sektörel olarak değerlendirilmesi neticesinde; 05.02.2023 tarihli Kök Raporumu muhafaza ederek aynen tekrar ettiğimi, işbu ek raporda kök raporuma ilave edebileceğim bir hususun bulunmadığını, Nihai hukuki takdir ve tavsifi, münhasıran yüce Mahkemeye aittir" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir
Yine mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları 30/09/2024 tarihli ek raporlarında özetle: "Davalı... Tic. A, Davacı ... A.Ş. yapmış olduğu 19.09.2016 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'ni ve Protokolü haksız olarak feshettiği, Taraflar arasında belirlenen ve davacının talep ettiği 188.880,00 TL cezai şart tutarının, mahkemenin sözleşmenin haksız feshedildiğine hükmetmesi halinde uygun olacağı, Belirlenen 188.880,00 TL cezai şartın, davacının yıkımına neden olmayacağı, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği sonucuna varılması halinde davacının yoksun kaldığı karın kabulü gerektiği, Yoksun kalınan karın davacı talebi ile 6 aylık sürenin esas alınması halinde davacının kar kaybının 6.005,86 TL olacağı, Sektörel değerlendirme ile belirlenen ve Emsal BAM ve Yargıtay kararları doğrultusunda Sayın mahkemece sürenin 3 ay olması gerektiği sonucuna varılması halinde ise mali bilirkişinin hesaplamış olduğu davacının kar kaybının 3.002,86 TL olması gerektiği, kanaat ve sonucuna varılmıştır. Birleşen dava açısından davacının cari hesaptan kaynaklı olarak sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle alacağının 10.430,23 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Esas dava bakımından yapılan değerlendirmede;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davalı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığını değerlendirmek gerekmektedir. Buna göre davalı tarafça Bayilik Protokolünde
belirtilen satış fiyatlarına davacı tarafın uymadığı, buna ilişkin davacının ihtar edilmiş olmasına rağmen herhangi bir cevap gelmeyince taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği savunulmuştur. Ancak alınan bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmesini gerektiren herhangi bir sebep davalı tarafça ispat edilemediğinden feshin haksız olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Cezai şart bakımından yapılan değerlendirmede ise taraflar arasında akdedilen protokolün 4. Maddesinde sözleşmenin belirlenen süreden önce bayi tarafından haksız ve hukuka aykırı bir sebep ve suretle feshi hâlinde 50.000,00 Amerikan Doları cezai şartı davacıya ödemeyi davalının taahhüt ettiği hüküm altına alınmıştır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde 50.000,00 USD karşılığı 188.800,00 TL cezai şart talebinde bulunmuştur. Bilirkişilerden alınan rapor doğrultusunda 188.800,00 TL cezai şart ödemesinin davalının yıkımına sebep olmayacağı tespit edilmiş olup yukarıda açıklanan sebeplerle davalı tarafça sözleşme haksız olarak feshedildiğinden 188.800,00 TL cezai şartın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Kar mahrumiyeti bakımından yapılan değerlendirmede ise davacının davalının bulunduğu mahalde yeni bir bayilik ilişkisi kurması için gereken makul sürenin 3 ay olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Nitekim yerleşik Yargıtay kararları da bu yöndedir. Her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin normal bitiş tarihine kadar geçecek süre için kar mahrumiyeti talebinde bulunulmuş olsa da yerleşik Yargıtay ve istinaf ilamlarına uygun olacak şekilde aynı mahalde yeni bir bayilik ilişkisi kurması için gereken makul sürenin 3 ay olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan bilirkişiler tarafından 3 aylık net kar kaybının 3.002,86 TL olduğu hesap edilmiş olup mahkememizce de bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu kanaati hâsıl olduğundan 3.002,86 TL kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde fesih tarihi olan 01/10/2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.430,23 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemizce bildirilen gün ve saatte davalı tarafça ticari defter ve kayıtları sunulmamış olduğundan HMK 222/3 uyarınca davacı taraf ticari defter ve kayıtları esas alınarak davalıdan 10.430,23 TL alacaklı olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-)Mahkememizde açılan esas davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
A-1)Cezai şart tutarı olarak 188.800,00 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
A-2)Kar mahrumiyeti olarak 3.002,86 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
B-)Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
B-1)10.430,23 TL'nin 01/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
*Esas dava açısından
A-3)Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.102,05 TL harçtan peşin alınan 3.567,15 TL'nin mahsup edilerek bakiye 9.534,90 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
A-4) 325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.267,20 TL'sinden davalı tarafın, 52,80 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
A-5) Davacı tarafından yatırılan 3.567,15 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.621,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
A-6) Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 191.802,86 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.688,46 TL TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
A-7) Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 6.997,14 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 6.997,14 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
A-8)Davacı tarafından yapılan 274,00 TL tebligat, posta gideri ile 24.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.274,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 23.419,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
A-9)Davalı tarafından yapılan 70,00 TL tebligat ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.070,00 TL'nin kabul ve red durumuna göre 251,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
*Birleşen dava açısından
B-2)Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 712,49-TL'den, peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 442,64-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
B-3)6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
B-4)Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-5)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 10.430,23 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 10.430,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-6)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 3.752,40 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 3.752,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-7)Davacı tarafından yapılan 20,00 TL tebligat, posta giderinden kabul ve red durumuna göre 14,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
B-8)Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
B-9)Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır