T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/203 Esas
KARAR NO : 2025/828
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 18/03/2021
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 23.04.2003 tarihinde çalışan olarak girdiği ...Ltd. Şti. ne 08.05.2009 tarihinde ticaret sicil kayıtlarına göre %10 ortak olduğunu, Aralık 2019 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığını, davalı şirket hisse yapısının %40 ..., %40 ... %10 ... %10 ... oranlı olup ... ve ...'nin şirket müdürlüğü görevini ifa ettiğini, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmak istediğini, ... Ltd Şirketi'nin genel kurul toplantısının yapılmadığını, şirket müdürleri tarafından genel kurul toplantısı yapılmadığını, kar payı dağıtılmadığını ve şirket kasasının kendi menfaatleri doğrultusunda yönetildiğini, şirket müdürlerinin genel kurul yapmaması nedeniyle şirket işleyişine ilişkin bilgi talep edildiğini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için şirket taşınır ve taşınmazları üzerine 3. kişilere satış ve devrini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir konulması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, çıkma payının tespiti ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının, davalı şirket ortaklığından çıkma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ve çıkma payı miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı,
Uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenilmiş, 30.01.2023 tarihli raporun sonuç kısmında "...Davacının huzurdaki şirketin 9610 ve taraflarca akdedilmiş protokole göre ...'nun %20 hissesine sahip olduğu, Söz konusu protokole göre taraflarca kararlaştırılan ve davacının %20 ve %100 oranında sahip olduğu belirlenen taşıt ve demirbaşlarda olan payının 1.115.261,79.-TL ve davacının hak sahibi olduğu %20 oranına göre ise; 223.052,358.-TL olabileceği, demir baş ve tesis makine ve cihazlar içerisinde bulunan cihazların yıpranma paylarının ve şlirket akifine girdiği yılların tespit edilememesi sebebi ile yapılan hesaplamaların cihazların defter değerleri üzerinden...detayları yukarıda açıklandığı üzere, davacı tarafın iki farklı defter tutulduğu iddiası ile kar elde edilmediği/kar payı dağıtılmadığı iddialarının haklı bir. sebep olarak değerlendirilemeyeceği, genel kurul toplantılarının yapılmadığı iddiası bakımından ise şayet davacı ortak, genel kurulu toplantıya çağırmasına rağmen şirket genel kurul toplantısı yapmıyorsa, bu durumun davacı bakımından haklı bir çıkma sebebi olarak değerlendirilebileceği, aksi durumda ise haklı bir sebebin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı tarafın itiraz dilekçesi ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları ve beyanları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir. 04.07.2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Davacının huzurdaki şirketin 9610 ve taraflarca akdedilmiş protokole göre ...'nun %20hissesine sahip olduğu, Kök raporumuzda da belirtildiği üzere; Protokole göre taraflarca kararlaştırılan ve davacının %20 ve %100 oranında sahip olduğu belirlenen taşıt ve demirbaşlarda olan payının 1.115.261,79.-TL ve davacının hak sahibi olduğu *620 oranına göre ise; 223.052.358.-TL olabileceği, paylarının ve şlirket akifine girdiği yılların tespit edilememesi sebebi ile yapılan hesaplamaların cihazların defter değerleri üzerinden yapılabildiği, Davacı tarafın iki farklı defter tutulduğu iddiası ile kar elde edilmediği/kar payı dağıtılmadığı iddialarının haklı bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, Genel kurul toplantılarının yapılmadığı iddiası bakımından ise şayet davacı ortak, genel kurulu toplantıya çağırmasına rağmen şirket genel kurul toplantısı yapmıyorsa, bu durumun davacı bakımından haklı bir çıkma sebebi olarak değerlendirilebileceği, aksi durumda ise haklı bir sebebin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, Davacının %20 ortağı olduğu, ...adresinde kaim, tapunun 1442 ada, 18 parsel ve 160 pafta, 16-17 bağımsız bölüm numarasında kayıtlı bulunan, kargir işyeri nitelikli taşınmazın dava tarihi itibariyle anlık rayiç değerinin 4.798.750,00 TL olduğu, davacının %20 ortağı olduğu taşınmazda dava tarihi itibariyle davacının payına düşen bedelin; 4.798.750,00 TL x 20/100) 959.750,00 TL olabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı vekilinin talebi ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda ortaklıktan çıkmaya karar verilmesi hâlinde hükmün karar tarihi itibariyle sonuçlarını doğuracak olması nedeniyle dosyanın rapor sunan bilirkişi heyetine tevdii ile davacının davalı şirketteki hissesinin(çıkma bedelinin) (taşıt, demirbaş ve taşınmaz da dahil olmak üzere) önümüzdeki duruşma tarihi itibariyle hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir. 11.11.2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Davacının huzurdaki şirketin %10 ve taraflarca akdedilmiş protokole göre ...'nun %20 hissesine sahip olduğu, Davacının hak sahibi olduğu %20 oranına göre ise; 175.052,36.-TL olabileceği, demir baş ve tesis Makine ve cihazlar içerisinde bulunan cihazların yıpranma paylarının ve şlirket akifine girdiği yılların tespit edilememesi sebebi ile yapılan hesaplamaların cihazların defter değerleri üzerinden yapılabildiği Detayları kök raporda açıklandığı üzere, davacı tarafın iki farklı defter tutulduğu iddiası ile kar elde edilmediği/kar payı dağıtılmadığı iddialarının haklı bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, Genel kurul toplantılarının yapılmadığı iddiası bakımından ise şayet davacı ortak, genel kurulu toplantıya çağırmasına rağmen şirket genel kurul toplantısı yapmıyorsa, bu durumun davacı bakımından haklı bir çıkma sebebi olarak değerlendirilebileceği, aksi durumda ise haklı bir sebebin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları da değerlendirilmek kaydıyla bilirkişilerce taşınmazın değerinin duruşma tarihi itibariyle hesap edilmediği anlaşılmakla; dosyanın yeniden rapor sunan bilirkişilere tevdii ile mahkememiz görevlendirmesi doğrultusunda davacının davalı şirketteki hissesinin(çıkma bedelinin) (taşıt, demirbaş ve taşınmaz da dahil olmak üzere) hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. 04.03.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Kök ve ek raporlarımızda da belirtildiği üzere; Protokole göre taraflarca kararlaştırılan ve davacının %20 ve %100 oranında sahip olduğu belirlenen taşıt ve demirbaşlarda olan payının 1.115.261,79.-TL ve davacının hak sahibi olduğu %20 oranına göre ise; 223.052.358.-TL olabileceği, demir baş ve tesis makine ve cihazlar içerisinde bulunan cihazların yıpranma paylarının ve şirket aktifine girdiği yılların tespit edilememesi sebebi ile yapılan hesaplamaların cihazların defter değerleri üzerinden yapılabildiği, Davacı tarafın iki farklı defter tutulduğu iddiası ile kar elde edilmediği/kar payı dağıtılmadığı iddialarının haklı bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, Genel kurul toplantılarının yapılmadığı iddiası bakımından ise şayet davacı ortak, genel kurulu toplantıya çağırmasına rağmen şirket genel kurul toplantısı yapmıyorsa, bu durumun davacı bakımından haklı bir çıkma sebebi olarak değerlendirilebileceği, aksi durumda ise haklı bir sebebin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, Davacının %20 ortağı olduğu... adresinde kaim, tapunun ...ada, ... parsel ve ...pafta, 16-17 bağımsız bölüm numarasında kayıtlı bulunan, kargir işyeri nitelikli taşınmazın; Dava tarihi olan 18.03.2021 tarihi itibariyle anlık rayiç değerinin 4.798.750,00 TL olduğu, davacının ortağı olduğu taşınmazda dava tarihi itibariyle davacının payına düşen bedelin; (4.798.750,00 TL x 20/100>) 959.750,00 TL olabileceği, - Gelecek celse duruşma tarihi olan 29.04.2025 tarihi itibariyle anlık rayiç değerinin 23.250.000,00 TL olduğu, davacının 0620 ortağı olduğu taşınmazda dava tarihi itibariyle davacının payına düşen bedelin; (23.250.000,00 TL x 20/ 100) 4.650.000,00 TL olabileceği, 11.11.2024 tarihli ek raporumuzda da belirtildiği üzere davacının huzurdaki şirketin 9610 ve taraflarca akdedilmiş protokole göre 9020 hissesine sahip olduğu ...'nun aktifine kayıtlı cihazlar yönünden ise; (875.261,79*9420- 175.052,36.-TL) davacının payına düşen bedel olabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda:
TTK’nın 638/2. maddesine göre "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Bu durumda şirket kavramının doğuşu ve şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Somut olayda davacı, hissedarı olduğu davalı şirketin genel kurul toplantılarını gerçekleştirmediğini, iki ayrı ticari defter tutmak suretiyle ve kâr payı dağıtımında bulunmadığını belirterek haklı nedenle ortaklıktan çıkma talep etmiştir. Bilirkişi heyeti marifetiyle farklı tarihlerde yapılan ve yukarıda özetine yer verilen incelemeler neticesinde, davalı şirketin son iki mali yılda zarar ettiği ve dağıtıma elverişli kâr bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, kâr payı dağıtılmamasına ilişkin iddianın haklı sebep olarak kabulü mümkün değildir. Diğer taraftan, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre yönetim organının bulunduğu ve toplantılarının yapıldığı görülmektedir. Bunlar dışında, şirketin olağanüstü toplantıya davet edilmesine rağmen toplantı yapılmadığına dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi bilirkişiler tarafından da bu yönde bir davetin bulunduğuna dair tespitin yapılamadığı belirtilmiştir. Son olarak, ticari işletmelerde vergi usul mevzuatı uyarınca aynı döneme dair çift defter tutulması ve gelirlerin farklı yansıtılması mümkün olmadığı gibi bu durum adli ve idari açıdan ilgililerin sorumluluğunu gerektirmektedir. Davalı şirketin birden fazla ticari defterinin bulunduğuna dair somut herhangi bir veri davacı tarafından sunulmadığı gibi bu yönde dosya kapsamında mevcut bir tespit bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı ortağın bir üst paragrafta yer verilen ilkeler çerçevesinde ortaklıktan çıkma için haklı sebebinin bulunduğuna dair iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza