T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/22 Esas
KARAR NO : 2025/210
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2021
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "... Bankası ... Şubesi'ne ait ... keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin müvekkillerince tanzim ve ciro edilerek dava dışı ...'a verildiğini ve ciro silsilesi ile en son davalı yana verildiğini, davalı yanca söz konusu çeke ilişkin olarak ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu süreçte borcun 25/02/2015 tarihinde davalıya ödendiğini, yapılan ödemeye rağmen dosyanın kapatılmadığını, 05/03/2015 tarihinde esas icra dairesinden alınan ... İcra müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile de müvekkiline haciz işlemi uygulandığını, 35.000,00 TL bedelli çek için içinde müvekkiline ait kamyonetinde bulunduğu 45.000,00 Tl tutarında malı kapsayan haciz ve muhafaza işlemlerinin yapıldığını, bu nedenle başkaca işlem yapılmaması için takibin teminat istenmeksizin tedbirin durdurulmasını" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'a yapılan seramik satışından ötürü cari hesapta 1.532.322,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacağa karşılık dava konusu çekin de içinde bulunduğu birçok müşteri çeki ödeme olarak alındığını, ancak alınan bu müşteri çeklerinin bir çoğunun karşılıksız çıktığını, söz konusu müşteri çekleri hakkında çek sahipleri ve cirantalar hakkında icra takibi başlattıklarını, davacı tarafından müvekkili şirkete anılan icra dosyası nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine müvekkili şirketçe verilmiş herhangi bir ibra beyanın da mevcut olmadığını, ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan 25/02/2015 tarihli ibra ve makbuzdaki imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olan imza yetkililerine ait olmadığını, beyan ederek iş bu davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Mahkememizden verilen 07/03/2017 tarih ve...Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2020 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 44. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2020 tarih ve... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle: "Dava konusu somut olayda yapılacak iş, belge aslı getirtildikten sonra, davalı şirket yetkilisinin ibra belgesindeki imza incelemesi yapılarak, ibra tarihinde şirket yetkililerinin tespit olunarak bu yetkilinin ibra tarihinden önceki ve sonraki tarihleri kapsayan imza örnekleri getirtildikten sonra aynı zamanda huzur da imzaları alındıktan sonra bu konuda uzmanlığı ile bilinen kurum ya da bilirkişi heyetinden ibra belgesindeki imzasının davalı şirket temsilcisinin eli ürünü olup olmadığı yönünde rapor alınarak, alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi ayrıca gerektiği takdirde ticari defter kayıt incelemesi de yapılarak, yemin delili hatırlatılarak sonuca ulaşılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın esasını çözecek nitelikte deliller toplanmadan ve hiç rapor alınmadan bir karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı tarafın istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine" karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği adli tıp uzmanı bilirkişisinden rapor alındığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "İnceleme konusu ... A.Ş. antetli 25.02.2015 tarihli ibra belge fotokapisindeki “... A.Ş. kaşesi üzerindeki imzanın ...'ın eli ürünü olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Davalı tarafından ibraz edilen yasa defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve sahibi lehine delil oma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Huzurdaki davaya konu...Şubesi'e ait ... nolu 30.07.2014 keşide ve vade tarihli 35.000.-TL bedelli çek, ... tarafından tanzim edilmiş olup; kaşe ve imzasız olan 27.12.2023 tarhli “Cüzdana Çek Girişi” başlıklı belgeye göre diğer 2 adet çek ile birlikte toplam 3 adet çek dava dışı .'a verildiği görülmektedir. ... kaşesi bulunan ve 25.02.2025 tarihli Pera Seramik antetli kağıtta; davaya konu edilen çek bedelinin tahsil edildiği ve çekden kaynaklı alacağı kalmadığı, davalının eşi olduğu belirtilen dava dışı ...'ın da tutanakta imzası bulunduğu ve el yazısı ile tutanağın yanında imza altına alınmış olduğuna dair not alındığı, Yapılan bilirkişi incelemesinde imzanın B Grubu imza yetkilisi ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Davalı Şirketin A...grubu imza yetkililerinin ..., ..., ..., ... olduğu, imza sirkülerine göre, A grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin şirket kaşesi ya da şirket unvanı altına atacağı müşterek imzaları ile şirketi 3. Şahıslar ve Resmi Daireler önünde temsil ve ilzam edilmelerine” karar verildiği, devamında ise B grubu imza yetkililerinin; “yetki harici işlemler - gayrımenkul alım-satımı, kurulacak veya mevcut bir şirkete hissedar sıfatıyla iştirak edilmesi, şirketi yükümlülük altına sokacak teminat ve kefaletlerin verilmesi, genel ve özel vekaletname verilmesi, 60.000.-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması” sınırlandırıldığı, Çek bedelinin 35.000.-TL olması sebebi ile B grubu imza yetkilisi ... tarafından imza edilen belgenin geçerli olup olmadığının takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği mali bilirkişiden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Davaya konu çek ... kayıtlarında tahsil edilmedi, gerekçesi ile 128 Şüpheli Alacaklar hesabına alınarak karşılık ayrılmıştır.
¸... Müdürü “...” ve “...” üzerine bedeli tahsil ettiğine dair imzaladığı belgeyi karşı tarafa vermiştir. Ödeme yapıldığı iddia edilen bedel 7.001 üzerinde olup; banka vb aracı kurumlar ile tevsiki zorunludur ancak söz konusu antetli kağıt dışında başkaca bir belge ibraz edilmemiştir. Diğer yandan bedeli tahsil ettiği iddia edilen dava dışı..., ...'de B grubu imza yetkisine sahip olup; “...B grubu imza yetkililerinden herhangi birinin A grubu imza yetkilisi ile birlikte şirket kaşesi ve unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile şirketi her konuda 3. Şahıslar ve Resmi Daireler önünde temsil ve ilzam etmesine... B grubu imza yetkililerinin; “yetki harici işlemler” gayrimenkul alım-satımı, kurulacak veya mevcut bir şirkete hissedar sıfatıyla iştirak edilmesi, şirketi yükümlülük altına sokacak teminat ve kefaletlerin verilmesi, genel ve özel vekaletname verilmesi, 60.000.-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması” ile sınırlandırılmasına” karar verilmiştir. Belirtilen durumda hukuki yorum tamamen Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalı şirkete ait imza sirkülerinde A grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin şirket kaşesi ya da şirket unvanı altına atacağı müşterek imzaları ile şirketi 3. Şahıslar ve Resmi Daireler önünde temsil ve ilzam edilmelerine, B grubu imza yetkililerinden herhangi birinin A grubu imza yetkilisi ile birlikte şirket kaşesi veya şirket ünvanı altına atacakları müşterek imzaları ile yetki harici işlemler dışında şirketi temsil ve ilzam etmelerine karar verilmiş olup; yetki harici işlemler olarak ise gayrımenkul alım-satımı, kurulacak veya mevcut bir şirkete hissedar sıfatıyla iştirak edilmesi, şirketi yükümlülük altına sokacak teminat ve kefaletlerin verilmesi, genel ve özel vekaletname verilmesi, 60.000.-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması olarak açıklanmıştır.
İmza incelemesi bakımından yapılan değerlendirmede;
Bahse konu ibra belgesi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın davalı şirketin B grubu imza yetkilisi ...'a ait olduğu tespit edilmiştir. İmzanın ...'a ait olmadığına ilişkin davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Bu sebeple ibra belgesi üzerindeki imzanın ...'a ait olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Dosyanın esası bakımından yapılan değerlendirmede;
Bilirkişi tarafından sunulan raporlarda davalı şirket tarafından...'ın ...nolu alıcılar hesabında takip edildiği, dava konusu çekin 01/08/2014 tarihinde şirket kayıtlarına girdiği ve çekin tahsil edilmemesi nedeniyle 08/12/2014 tarihinde şüpheli ticari alacaklar hesabına virmanlandığı tespit edilmiştir.
Yukarıda da izah edildiği üzere ibra belgesi üzerindeki imza davalı şirketin B grubu imza yetkilisine ait olsa da bahse konu imzanın davalı şirketi temsil ve ilzama elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davalı şirketçe A grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin davalı şirketi üçüncü kişiler nezdinde yapılacak iş ve işlemlerde tam yetkili olduğu düzenlenmiştir. B grubu imza yetkililerinin ise A grubu imza yetkililerinden biri ile birlikte atacakları imzada davalı şirketi üçüncü kişilere karşı yetki harici işler dışında temsil edeceği düzenlenmiş olup yetki harici işlemlerde tahdidi olarak sayılmıştır. Bir başka deyişle B grubu imza yetkilisinin tek başına atacağı imza ile davalı şirketi üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzam yetkisi tanınmamıştır. Somut olayda ibra belgesinin 35.000,00 TL bedelli çek bakımından davacıların ibra edilmesine ilişkin olduğu anlaşılmış olup ibra belgesini davalı şirketin B grubu imza yetkilisi ... imzalamıştır. Yukarıda da izah edildiği üzere B grubu imza yetkilisi olan ...'ın tek başına atacağı imza ile davalı şirketi üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzam etme yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla ...tarafından ibra belgesinin imzalanmasının hukuken bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu sebeple davacı tarafça bahse konu çek bedelinin davalı şirkete ödendiği davacı tarafça ispat edilememiştir.
İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yemin teklif edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin...E ...K sayılı ilamında özetle; "Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalı tarafça cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmaması karşısında dosya içeriğine göre eda edilen yeminde usulu eksikliklerin bulunmasının sonuca etkili olmadığının ve yıllık izin ücreti yönünden ispat yükümlülüğü üzerinde olan davalı işverenin yıllık ücretli izinleri kullandırdığını imzalı izin defteri veya eş değer yazılı belge ile ispat edemediğinin anlaşılmasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibarı ile doğru olan hükmün bu ilave gerekçe ile ONANMASINA," şeklinde karar verilmiştir.
Her ne kadar istinaf kaldırma ilamında yemin delili hatırlatılarak işin esasının çözümlenmesi gerektiği belirtilmiş olsa da dava dilekçesinin incelenmesinde davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmamış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafın yemin deliline dayanması mümkün olmadığından yemin teklifi mahkememizce hatırlatılmamıştır.
Tüm bu açıklanan sebepler ile davalı şirketin B grubu imza yetkilisi ...'ın tek başına davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmaması sebebiyle imzaladığı ibranamenin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı ve davacı şirketçe dava konusu çek bedelinin ödendiğinin ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 597,72 TL'nin mahsup edilerek bakiye 17,68 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL tebligat-posta giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır