T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/224 Esas
KARAR NO: 2024/4
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/04/2016
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava dilekçesi özetle şöyledir: " müvekkili şirketin lisanslı cep telefon aksesuarları satan bir firma olduğunu, bu aksesuarların paketlenmesi için 125.000 adet küçük kutuya ihtiyaç duyduğunu, bu ihtiyacın giderilmesi için müvekkilinin pek çok matbaa firması ile görüşerek teklif aldığını, davalı ile yapılan görüşmede piyasaya göre fiyatlarının neden yüksek olduğu sorulduğunda, davalı şirketin yetkililerinin piyasa şirketlerinin fason imalat yaptırdıklarını, kendilerinin ise orjinal ve kaliteli imalat yaptıklarını beyan etmeleri üzerine teklif edilen fiyatın yüksek olmasına rağmen işi davalı firmaya verdiklerini, davalının yapılan sözlşemeye göre 125.000 adet küçük kutuyu 50.000,00-TL+KDV ile yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalı şirketle 02/02/2015 tarihinde anlaşma imzaladığını ve bu anlaşma kapsamında bir gün sonra 03/02/2015 tarihinde davalı hesabına 16.225,00-TL iş avansı olarka ödeme çıkarıldığını, davalının 2 ay içerisinde kutuların tamamını teslim etmesi gerekirken sadece 16.000 adedini 13/04/2015 tarihinde teslim edebildiğini, müvekkilinin bu kutuları teslim aldığını, kalan kısmının da en kısa zamanda teslimini davalıdan talep ettiğini, müvekkiline teslim edilmesi gereken kağıdın kalitesinin sözleşmede belirtildiği üzere 400 gr. Ağırlığında ... olması gerektiğini, teslim edilen kağıtların kutu haline getirilirken yaşanan sıkıntılardan dolayı müvekkilinin kağıdın ağırlığından ve kalitesinden şüphelenerek davalı şirketin yetkilisini aradığını ve bu hususu kendilerine bildirdiğini, davalı şirket yetkilisinin kağıdın hatalı olduğunu kabul ettiğini ve bu durumun düzeltileceğini müvekkiline ilettiğini ancak davalının bu malların iadesi ile ilgili hiçbir geri alım işlemi yapmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya ... 39. Noterliği'nce ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ayıplı malların iadesi ile ödenen iş avansının iadesini davalıdan talep ettiğini ancak bir sonuç alamadığını, davalının müvekkiline ... tarihli ... sıra numaralı, 16.299 adet maldan dolayı KDV dahil 7.693,13-TL bedelli faturanın ve 14/04/2015 tarihli 18710 sıra numaralı 121201 adet maldan dolayı KDV dahil 57.206,87-TL bedelli faturayı düzenlediğini ancak 16.000 adet mal dışında müvekkiline mal teslim edilmediğini, davalının sonrasında ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 48.675,00-TL bedelli icra takibi başlattığını ve müvekkilinin haberi olmadan bu icra takibini usulsüz tebligatla kesinleştirerek müvekkilinin iş yerinde 09/09/2015 tarihinde menkul mallarını haciz ettirerek muhafaza altına aldığını, bu yapılan işlemleri hacizle birlikte öğrenmiş olan müvekkilinin ... 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden usulsüz tebligat nedeni ile ödeme emrinin iptali yönünde dava açıldığını, icra mahkemesi tedbir kararı vermediği için davalının icra dosyasından işlemlerine devam ederek icra dosyasında vekil bulunduğu halde satışla alakalı vekile tebligat yapılmadan müvekkilinin mallarının yarı fiyatına davalı tarafından alacağa mahsuben 27.000,00-TL karşılığında satın alındığından bahisle müvekkilinin borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında olup daha büyük maddi ve manevi zararlarla karşılaşmaması için mahkemece takdir edilecek bir teminat mukabilinde tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitiner, haksız olarak bugüne kadar müvekkilinden tahsil edilen 16.225,00-TL banka havalesi ve 27.000,00-TL bedel karşılığı icradan yapılan ihale sonucu davalı uhdesine geçmiş olan toplam 43.225,00-TL bedelin davalıdan tahsiline, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan ve haciz yolu ile mallarına el koyan davalının haksız vekötüniyetli olduğundan takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir."
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir:"müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme gereğince davalının davacının paketlenmesi istenen cep telefonu aksesuarlarını paketleme ve zamanında istenilen ebat ve kalitede teslim etme görevini üstlendiğini, 02/02/2015 tarihli fiyat teklif formunda yer alan özelliklerin bizzat davacı şirket yetkilisi ... tarafından onun onayıyla değiştirildiğini, 21 çeşit olacak kutuların 32 çeşit olarak üretilmesinin istendiğini, ... renkli kutunun talep üzerine sonradan eklendiğini ve ayrıca ...yerine ... ürün istendiğini, ... da davacının onayına sunulduğunu, ... bu iş için kalın olacağının söylenerek davacı şirket yetkilisi ... tarafından da onaylanıp imza altına alınarak davalı şirkete teslim edildiğini, tercih edilen bu yeni özellikler sebebi ile ürünün kalitesi arttığı halde davalı şirketin herhangi bir zam talep etmediğini, aynı ücretle edimini ifa etmeyi kabul ettiğini, 06/04/2015 tarihinde 16.299 adet ürünün davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin ürünleri ihtirazi kayıt sunmadan ve geri dönüş yapmadan kabul ettiğini, iade faturası düzenlenmediğini, malın ayıplı olduğu varsayımında dahi davacının ayıplı mala ilişkin ihtarını yasal süresi içerisinde yapmadığını, davacının bakiye fatura alacağını ödememesi sebebi ile ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile 04/05/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının usulsüz tebligat yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, icra müdürlüğünce davacının ticaret sicilinde bilinen son adresine tebligatın yapıldığından bahisle davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, istirdat ve icra takibine konu faturalar nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti davası olup, menfi tespit davası 2004 sayılı İİK 72/3 maddesine dayalı olarak açılmıştır.
Mahkememizin 2016/367 Esas, 2018/257 Karar Sayılı ilamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15. HD 2018/1701 Esas- 2021/389 Karar sayılı ilamı ile bilirkişi tarafından ürünlerin tamamına bakılmadan ve tümü görülmeden rastgele seçilen örnekler üzerinden yapılan inceleme sonucu raporun düzenlendiği anlaşılmış olduğundan eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur .
Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamı doğrultusunda davacının elinde bulunan tüm kutular yönünden inceleme yapmak ve teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti açısından dosya bilirkişiye tevdi eidlmiş, 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporuyla "Yerinde inceleme sırasında davacıya teslim edilen 16.299 adet kutu ve davalı tarafından üretilen 125.000 kutunun tamamı mevcut olmadığı için sektör bilirkişisi tarafından görülememiş olup, inceleme sırasında davalı tarafından basıldığı söylenen | koli içerisinde yaklaşık 2.000 adet davaya konu küçük kutu örnekleri getirilmiştir. Üretimi yapılan kutuların tamamı p içlerinden örnek alma imkanı olamadığı için davacı ve davalı tarafların dosyaya koydukları basılı ürünler incelenmiş ve sonuçları rapora yazılmıştır. Dosya içinde bulunan davalı tarafından verilmiş ve davacı taraf yetkilisi ... tarafından imzalanmış “...” bulunan yazılı kartondan alınan numunenin gramaj tespiti yapılmış sonucun 356,13 gr olduğu, dosya içinde bulunan davalı tarafından basılmış küçük kutudan alınan Numunenin gramaj tespiti yapılmış sonucun 363,92 gr olduğu, dosya içinde bulunan davacı tarafından farklı bir matbaada bastırılmış küçük kutudan alınan numunenin gramaj tespiti yapılmış sonucun 36324 gr olduğu, 02.02.2015 tarihinde davalı tarafından verilmiş olan fiyat teklifinde, dava konusu 27 x em açık ebatlı küçük kutuların ağırlıkları hesaplanmıştır. ...125.000 adet küçük kutu için gereken kağıdın ağırlığının 3847,5 kg olduğu, 350 gr'm2 ... 125.000 adet küçük kutu için gereken kâğıdın ağırlığının 3366,5625 kg olduğu, 400 gr/m2 basılması gereken kâğıt 350 gr/m2 basıldığı takdirde 480,9375 kg daha az kâğıt kullanılacağı, 02.02.2015 tarihinde davalı tarafından verilmiş olan fiyat teklifinde dava konusu küçük kutuların 400 gr/m2 Amerikan Bristol Kâğıttan üretilmesi davacı tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen davalının ürettiği mevcut küçük kutu 350 gr/m2 olarak basılmıştır. Dosya içerisinde davacı taraf yetkilisi ...tarafından imzalanmış “...” bulunan yazılı onaylı bir karton mevcuttur. Bu kartonun gramajı 350 gr/m2 dir. Sözleşme gereği basılması gereken küçük kutu gramajı 400 gr/m2 olmalıydı. Ancak dosya içerisinde bulunan davacı taraf yetkilisi ... tarafından onaylanmış örnek Humunede bulunan yazının ve imzanın davacıya ait olduğu sayın mahkemeniz tarafından kabul görürse bu numune ile baskısı yapılan 350 gr/m2 kağıtla benzer özellikte olduğu nu nedenle ayıplı sayılamayacağı, Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda nihai kararın Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı taraf yetkilisi ... tarafından onaylanmış örnek numunede bulunan yazının ve imzanın davacıya ait olduğu sayın mahkemeniz tarafından kabul görmezse; 400 gr/ m2 basılması gereken küçük kutu 350 gr/m2 olarak basıldığı için bu nedenle açık ayıplı olduğu, Davacı lchine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda nihai kararın Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 02.02.2015 tarihinde davalı tarafından verilmiş olan fiyat teklifi üzerinde kırmızı pilot kalemle yapılan değişiklikler sayın mahkemeniz tarafından kabul görürse lokal ve kumlu lak yerine yapılan kabartma lak maliyet lave yapılan göfre ve varak yaldız baskısı nedeniyle küçük kutu ürünlerinin kalitesini arttırdığı, yapılan bu işlemlerin davalıya ek masraflar çıkardığı oluşan fiyatın, gramaj farkından dolayı hesaplanan 480,9375 kg kağıt maliyetinden daha az olmadığı, Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda nihai kararın Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu belirlenmiştir..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre davacıya davalı tarafından teslim edilen 16.299 adet kutudan bilirkişi incelemesine 2000 adet kutu getirilmiş, davacı tarafından 14299 adet kutunun davalıya teslim edilmeyerek mevcut haliyle kullandığı mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar bozma sonrası düzenlenen raporda kutu fiyat adedi olarak bir değerlendirme yapılmamışsa da bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda 1 adet kutunun fiyatının tespit edildiği , fiyat tespiti açısından önceki rapora da mahkememizce itibar edilmiştir.
Davaya konu ürünlere yönelik ayıp ihbarının yerinde olduğu ve süresinde yapıldığı yönünde istinaf mahkemesi kabulü olması nedeniyle mahkememizce bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır .
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda, taraflar arasında akdedilen "02/02/2015 tarihli Fiyat Teklif Formu" ile davalı, davacıya formda belirtilen özellik ve sayıda kutuyu 50.000,00-TL karşılığı imâl etmeyi üstlendiği, 03/02/2015 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına 16.225,00-TL iş avansı olarak ödeme yapıldığı davalının 13/04/2015 tarihinde davacıya 16.299 adet kutu teslim ettiği, alınan bilirkişi saporuna göre teslim edilen ürünlerden geriye kalan 2000 adet kutu üzerindeki yapılan incelemede ürünlerin ayıplı olduğu , Davalı tarafça 7.693,13-TL bedelli 13/04/2015 tarihli ve 57.206,87-TL bedelli 14/04/2015 tarihli 2 adet fatura düzenlenerek toplam fatura bedeli olan 64.900,00-TL'den peşin ödenen 16.225,00-TL'nin mahsubu ile 2 adet faturaya dayalı olarak 48.675,00-TL fatura alacağının tahsili talebi ile davacı aleyhine yukarıda yazılı olduğu üzere ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, Davacıya açıklandığı üzere yalnızca 16.299 adet kutu teslim edildiği ve kutuların sözleşmede belirlenen özellikte olmadığı ve ayıplı olduğu davacının teslim aldığı 16.299 adet emtiadan 2000 adet emtianın mahallinde bilirkişiye tespit edildiği, 16299 adet kutunun sözleşme gereği bedelinin 8.252,73 TL olduğu , davacı adresinde mevcut olmayan 14299 adet emtianın KDV dahil tutarının 7240,73 TL olduğu bu miktar davalıya yapılan 16.225,00-TL peşinattan mahsup edilerek 16.225,00-2.784,33-TL= 8984,27 TL alacaklı olduğu anlaşılmış faiz talebi olmadığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Diğer yandan davacının takibe dayanak 2 adet fatura nedeni ile ürünlerin ayıplı çıkması ve anlaşmaya uygun olarak ürünlerin teslim edilmemiş olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İİK'nun 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklının tazminattan sorumlu tutulabilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli yapılması gerekmekte olup, somut olayda bu koşulların gerçekleştiği kabul edilmiştir. Menfi tespit davasının konusunun değeri 48.955,05 -27.000,00-TL=21.955,05-TL olup, bu miktarın %20'si üzerinden davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-A)Davanın kabulüne,
-... 33. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyasında takibe dayanak 14/04/2015 tarihli 57.206,87-TL bedelli ve 13/04/2015 tarihli 7.693,13-TL bedelli 2 adet fatura nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
-4.391,00-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
B)Davacının istirdat talebinin kabulüne,
-27.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
C)Davacının alacak talebinin kısmen kabulüne,
-8.984,27-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.891,40TL karar harcından, 1.080,80TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 5.810,60TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.080,80TL peşin harç ve icraya yatan harç toplamının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 7.240,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 29,20Tl başvuru harcı, 221,80TL keşif harcı, 4,30TL vekalet harcı, 5.600,00TL bilirkişi ücreti, 320,90TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 6.176,20TL'nin kabul ve red oranına göre 5.762,60TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yatırılan 57,00TL tebligat ve posta ücreti giderinin davanın kabul ve red oranına göre 3,80TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır