T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/293 Esas
KARAR NO : 2025/484
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili asıl dava yönünden mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile arsa sahibi olan dava dışı ... ve ... Ltd. Şti. (kiralayanlar) arasında 26/03/2007 tarihinde ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 36926 ada 8 numaralı parsele ilişkin kira sözleşmesi imzalandığını, davacılar ... ile kira sözleşmesine konu olan bu taşınmaz üzerinde alışveriş merkezi yaptırmaya karar verilmiş ve süpermarket inşaası için davalı mütahit ... İnşaat ile anlaştıklarını, bu çerçevede davacılar ile davalı ... İnş. Şirketi arasında 16/04/2007 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacı ... ile ayrıca davalı ... İnş. Arasında 16/04/2007 tarihli bir alt kira sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca işin başlangıç tarihinin 15/04/2007 olduğunu, teslim süresinin ise inşaat ruhsatının alınmasını takip 220 gün olarak belirlendiğini, buna göre somut olayda teslim süresinin 03/07/2008 tarihinde dolduğunu, inşaat işinin başlamasından bir süre sonra taraflar işi takip eden temsilcilerinin yetkileri ve iş sahibi ...'nın ödeme tarihleri ile ilgili olarak inşaat sözleşmesi'nin 15 ve 12. Maddelerinin tadiline dair ek sözleşme yaptıklarını, davalı müteahidin işin tamamlanıp teslim edilmesi için belirlenen 03/07/2008 tarihi geldiğinde inşaatı bitirip teslim etmediğinden borçlu temerrüdüne düştüğünü, inşaat sözleşmesi ile üstlendiği yükümlülüklere aykırı davranan müteahide çeşitli defalar ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen müteahidin borçlu temerrüdünde kalmaya ve bu husustaki haksız tutumunu sürdürmeye devam ettiğini, ... tarafından ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş sayılı dosyası ile yaptırılan 25/09/2008 tarihli delil tespitinde şantiyede hiçbir çalışma yapılmadığını, alanın terk edilmiş olduğunu ve hatta inşaat sahasında bir bekçinin dahi bulunmadığının tespit edildiğini, yine ... tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile yaptırılan 29/12/2008 tarihli delil tespitinde de inşaat sahasında herhangi bir çalışma yapılmadığını ve Eylül ayında yaptırılan delil tespitindeki durumun varlığının aynen sürdüğünün belirlendiğini, davalı yüklenicinin talebi üzerine davacılar ile iyi niyetli bir yaklaşım göstererek davalı yükleniciye işi tamamlayabilmesi için bir şans daha tanımaya karar verildiğini ve davalı müteahit ve garanti verenle yaptıkları 31/12/2008 tarihli ek sözleşme ile davalı müteahide işi tamamlaması ve teslimi için 6 aylık kesin ek süre verdiklerini, diğer davalı ...'in de 2. Ek sözleşmenin 3.16. Maddesi uyarınca müteahidin inşaat sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getireceğini garanti ettiğini, müteahidin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde meydana gelen tüm zararı tazmin etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, gösterilen tüm anlayış ve iyi niyete karşın müteahidin ikinci ek sözleşme hükümlerini de ihlal ettiğini ve inşaatı bitirmek için herhangi bir faaliyette bulunmadığını, bunun üzerine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosya ile yaptırılan delil tespitinde imal edilen kaba inşaatın toplam inşaat seviyesinin %13'üne tekabül ettiği ve müteahhidin ikinci ek sözleşme tarihinden sonra herhangi bir imalat yapmadığı, sadece zemin kat kolon kalıplarını yerleştirmiş olduğunun 06/04/2009 tarihi itibari ile tespit edildiğini, 22/05/2009 tarihinde ... 1. Asliye ticaret Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan ikinci delil tespitinde de inşaatta herhangi bir ilerleme olmadığı, yapılan işlerin %13 seviyesinde olduğu ve geri kalan işlerin mevcut inşaat hızı göz önüne alındığında 167 aylık bir zamanda tamamlanabileceğinin tespit edildiğini, müteahhidin kesin vade olarak kararlaştırılan 30/06/2009 tarihinde sözleşme konusu inşaatı bitirip teslim edemeyeceğinin kesinlik kazanması üzerine müvekkilleri ... ve ...'nın 27/02/2008 ve 31/12/2008 tarihli ek sözleşmeler ile değişik 16/04/2007 tarihli inşaat sözleşmesini 19/06/2009 tarihinde haklı olarak feshettiğini, ayrıca davacı ....'nın da müteahhitle imzalamış olduğu ve inşaat sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi şartına bağlı olarak yürürlüğe girecek olan alt kira sözleşmesini de 25/06/2009 tarihi itibari ile feshettiğini, davacıların ortak taleplerinin müvekkilleri davacıların dava konusu inşaat sözleşmesi gereğince kendi edimlerini tam ve zamanında yerine getirdiklerini ve sözleşme gereğince ücret alacağı kapsamında müteahhide 287.527,00-USD+KDV ödeme yaptıklarını, nitekim 31/12/2008 tarihli ek sözleşmenin 3.1.,3.7. Ve 3.14. Maddelerinde iş sahipleri tarafından müteahhide ücret alacağı kapsamında 287.524,00-USD+KDV ödendiği yazılı olmakla bu husus tartışmasız bir şekilde sabit olup taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını, dava konusu inşaat sözleşmesinin feshi nedeni ile müteahhide ödenmiş olan 287.524,00-USD+KDV'nin davalılardan tahsili gerektiğini ve talep edildiğini, davalı müteahhidin borca aykırı davranışı nedeni ile müvekkilleri davacıların davalılardan 270.000,00-USD tutarında cezai şart alacağı doğduğunu, nitekim 31/12/2009 tarihli ek sözleşmenin 3.4. Maddesi uyarınca "Taraflar arasında 16/04/2007 tarihinde imzalanan esas sözleşmenin 9.2. Maddesi uyarınca müteahhit üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde gecikilen her gün için toplam iş tutarının %0,1'i gecikme cezası ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini ,müteahhit üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş ve bu nedenle aynı maddede yer alan hüküm uyarınca bugüne kadar 270.000,00-USD tutarında borcu bulunduğunu kabul etmiş, iş bu sözleşme ile kendisine verilen 6 aylık kesin süre içerisinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde iş bu 270.000,00-USD gecikme cezası tutarını, diğer gecikme tazminatlarına ek olarak ve iş sahipleri tarafından talep edilmesini müteakip 3 gün içinde ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder. İş sahipleri dilerse teminatı paraya çevirebileceklerdir. Müteahhitten tahsil edilecek olan gecikme cezası, iş sahipleri tarafından eşit olarak paylaşılacaktır" ve 31/12/2009 tarihli ek sözleşmenin 3.12. Maddesi uyarınca "... Gecikme halinde iş sahibi inşaat sözleşmesinin 9.2. Maddesindeki cezayı alarak sözleşmeyi fesih hakkı saklı kalmak kaydıyla beklemekte veya yazılı bir ihtarla herhangi bir süre vermeden sözleşmeyi fesih etmekte serbesttir" inşaat sözleşmesinin ve ek sözleşmelerinin açık hükümleri uyarınca müteahhit 16/04/2007 tarihli asıl sözleşmenin 9.2. Maddesi gereğince işlemiş olan 270.000,00-USD cezai şart borcunun doğduğunu ve inşaatı 6 aylık kesin süre içerisinde bitirememesi durumunda bu cezai şart tutarını ödeyeceğini kabul ve ikrar ettiğini, inşaatı 6 aylık kesin süre içerisinde bitiremeyen müteahhidin 270.000,00-USD tutarındaki cezai şart borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, Yargıtay kararlarında ve öğretideki görüşlerde açıkça belirtildiği üzere sözleşmenin feshi üzerine alacaklının BK 108. M. Uyarınca olumsuz zararının giderilmesini talep etme hakkında sahip olduğunu, olumsuz zararın geçerliliğine güvenilen sözleşme dolayısı ile uğranılan mal varlığı kayıpları olduğunu, bu bağlamda sözleşme yapma masrafları, dava açma ve diğer usulî işlemlerden doğan masraflar ve daha iyi başka bir sözleşme yapma teklifinin kaçırılmasından kaynaklanan kayıpların olumsuz zarar olarak istenebileceğini, ..., ... İnşaat ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... pafta, 36926 ada 8 numaralı parselde yer alan taşınmaz üzerinde bir alışveriş merkezi ve süpermarket inşa edilmeisne yönelik sözlşemenin akdedilmesi için söz konusu taşınmazın kiralanmasına ilişkin olarak kiralayanlar ile kira sözleşmesini akdettiğini ancak ne var ki ... İnşaat ile akdedilen sözleşme edimlerinin yerine getirilememesi sebebi ile ...'nın kira sözleşmesi altında yüklendiği kendi edimlerini de yerine getiremediğini ve kiralayanları zarara uğrattığını, bu sebeple kiralayanların müvekkilinden toplam 6.350.820,00-TL talep ettiklerini, yapılacak yargılama sonunda müvekkili ...'nın kiralayanların talep ettiği tutarı ödemek durumunda kalabileceğini, hiç şüphesiz kiralayanların zararının tamamen .... İnşaat'ın kusurundan kaynaklandığını, bu sebeple ... kiralayanlara ödeme yapmak durumunda kalırsa müvekkilinin bu zararının ... İnşaat tarafından tazmin edimesi gerektiğini, tamamen ... İnşaat'ın kusuruna dayanan bu ödeme sebebi ile ...'nın tazmin edilmesi gerektiğini, kiralayanların talebi doğrultusunda yapılabilecek ödeme tutarının henüz kesinleşmediğinden bu kalem içi tüm haklarını saklı tuttuklarını, davacı ...nın davalı müteahhit ile imzalanan sözleşmeler dolayısı ile 11.160,00-TL masraf yaptığını, ayrıca davalı müteahhidin borca aykırı davranışının ortaya konması amacı ile davalılara gönderilen ihtarnameler ve delil tespiti davalarında 1.371.71-TL tutarında yargılama giderinde bulunduklarını, bunların tazmin edilmesi gerektiğini ve talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca işlemiş ve işleyecek cezai şart tutarlarına ve uğranılan her türlü zarara ilişkin olarak davacıların fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava haklarının saklı olduğunu, arz olunan nedenlerle ve fazlaya sair hususlara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşme kapsamında ödenmiş olan 287.524,00-USD+KDV'den şimdilik 100.000,00-USD'nin sözleşmenin feshedildiği 19/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4a maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, işlemiş olan 270.000,00-USD tutarındaki cezai şart alacağından şimdilik 1.000,00-USD cezai şart alcağının sözleşmenin feshedildiği 19/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, olumsuz zarar sorumluluğu kapsamında sözleşme yapma ve delil tespiti masrafları olarak 12.531,71-TL'den şimdilik 1.000,00-TL'nin sözleşmenin feshedildiği 19/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili iel davacılara ödenmesine, davacı ...'nın kiralayanların talebi doğrultusunda yapması gerekebilecek ödeme tutar henüz kesinleşmediğinden kira sözleşmesi ile ilgili olarak doğabilecek zararlara ilişkin tüm hakların saklı tutulmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalı ... İnşaat vekili ilgili mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; avm inşaatının mevcut duruma getirilinceye kadar maliyetinin %85'inin peşin olarak ... tarafından kendi sermayesinden harcandığını, ...'nın o günki koşullarda krizi bahane ederek yatırım yapmak istemediklerini, mağaza açmaktan vazgeçtiklerini belirterek ... 2 ve ... 3 hakedişlerini ödemediklerini, ...'nın ... da muhatap bulamaz olduğunu, dolayısı ile sözleşme gereği oluşan imalat aşamasındaki ilave işlerin ödenmesini sağlayamadığını, ...'nın müvekkilinin tüm ihtarlarına karşılık muhataplık kabul etmediğini, kesin ödeme yapılacağını beyan ederek müvekkili şirkete ikinci bir sözleşme imzaladığını, müvekkili şirketin bu aşamalarda kendi uhdesinden 1.200.000,00-USD harcayarak telafisi güç bir dar boğaza girdiğini, dava ve tespit konusu yere ilişkin yapılan harcamalar ve inşaatın mevcut durumunu gösterir fotoğrafların dosyaya sunulduğunu, inşaat ile ilgili yaptığı masrafları beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyanın dava dilekçesinde davacı ... vekili müvekkili şirket ve ... A.Ş. İle davalı ... ile dava dilekçesinde belirtilen gayrimenkul üzerine alışveriş merkezi ve süpermarket yapılması için davalı müteahit şirket ile anlaşma yapıldığını, bu çerçevede 16/04/2007 tarihli bir inşaat sözleşmesi ve 28/02/2008 tarihli tadil sözleşmesi aktedildiğini, sözleşme konusu alışveriş merkezi ve süpermarketin teslim tarihinde müvekkiline teslim edildiğini ve davalı ... İnşaat'a ihtarname gönderildiğini, ... ve ... İnşaat arasında 31/12/2008 tarihli ek sözleşme imzalanarak davalı tarafa işi bitirmesi için ek süre verildiğini, ek sözleşmenin 15 numaralı maddesi uyarınca 16/04/2007 tarihli kira sözleşmesinin de feshedildiğini, müvekkilinin ... İnşaat'a karşı gösterdiği tüm iyi niyetli çabaya karşı inşaatın tamamlanması konusunda herhangi bir sonuç elde edemediğini, uğramış oldukları zarar sebebi ile davalı şirket ve ek sözleşme garantörü ... aleyhine ... ile birlikte dava açıldığını, uğradığı zararın bir kısmını dahi olsa giderebilmek amacı ile ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası çerçevesinde taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin nakte çevrilmesi için icra takibi başlattığını, borçluların borca itiraz ettiğini, ... İnşaat aleyhine ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası ile açılan dosyaya hiçbir dilekçe sunulmadığını ve bugüne kadar hiçbir duruşmaya katılmadıklarını beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Bu davada davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın yapması gereken bir çok işi müvekkili ... firmasının yapmasına rağmen bedellerini alamaması nedeni ile davacı şirketin kusuru ile sözleşmede belirlenen sürede inşaatın bitirilmediğinden beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Taraflar arasındaki sözleşmeler, 15/09/2022 tarihli bilirkişi raporu, 07/08/2023 tarihli 2.ek rapor, 11/12/2024 tarihli 3.ek rapor ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklı olarak sözleşme bedelinin iadesi, cezai şart tazminatı ve menfi zarara ilişkin tazminat talebiplerine ilişkindir.
Birleşen dava ise İİK 67. madde uyarınca itirazın iptali talebine ilişkindir.
... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyası mahkememizdeki bu dosya ile arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması dolayısı ile 05/05/2011 tarihinde birleşmiştir.
Asıl davada davacı taraflarca sözleşme bedeli olarak yapıldığı belirtilen ödemelerden şimdilik 100.000 USD'nin geri iadesi, borca aykırılıktan kaynaklı olarak 270.000 USD cezai şarttan şimdilik 1.000 USD'nin ve 12.31,71 TL menfi zararanın ödenmesinin talep edildiği, birleşen davada ise ... 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... esas ... karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı kararı ile "... asıl davaya ilişkin hükmün gerekçesinde menfi zarar talebinin haklı olmadığı ifade edildiği halde, hüküm kısmında bu talebin kabulüne karar verilerek gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulması isabetsiz olduğu gibi, asıl davaya ilişkin hükmün gerekçesinde davalı şirketin temerrüdü nedeniyle davacı tarafın sözleşmeden döndüğü ve bu nedenle ödemiş olduğu bedelin iadesi gerektiği, ancak tutarın tespit edilmediği ifade edildiği halde, hüküm kısmında bu talebe ilişkin olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiş ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmekle yetinilmiş olması, yine birleşen davada icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekçesinin açıklanmamış olması da doğru olmamıştır. Öte yandan, karar başlığında asıl ve birleşen davaların tarafları ayrı ayrı gösterilmemiş ve hükümlerin tahsile ilişkin kısımlarında davacı ile davalıların kimler oldukları ve birden fazla sayıda olup olmadıkları dikkate alınmadan karar verilmesinin, hükmün infazında tereddüt oluşturur nitelikte olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında bilirkişi heyetinden alınan 15/09/2022 tarihli raporunda özetle; "Davacılar - ... ve ... tarafından, Davalı - Müteahhide yapılan toplam ödeme tutarının, KDV dahil, 339.278,32 $ olduğu, buna karşılık Davalı - Yüklenici tarafından gerçekleştirilen Toplam İmalat Tutarının ise KDV dahil 274.296,48 $ olduğu anlaşılmakla, takdiri Sn. Mahkeme” ye ait olmak üzere, Davacılar - ... ve ... tarafından, Davalı - Müteahhit” ten talep edilebilecek fazla ödeme tutarının; KDV dahil 64.981,84 $ ( - 339.278,32 $ - 274.296,48 $ ) olabileceği, 31.12.2008 tarihli Ek Sözleşmede, Davalı - Yüklenici ye 6 ay ek süre verilmek suretiyle, yeni iş bitiş tarihinin, 30.06.2009 tarihi olarak belirlendiği, ayrıca anılan tarihte inşaat taktirde, Davacılar - ... ve ...' ya ödenmesi gereken cezai şart tutarının 270.000 $ olarak kabul edildiği hususunun tespit edildiği, ancak verilen ek süreye rağmen, dava konusuinşaatların; Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümlerine göre tamamlanarak teslim edilmediği ve teknik açıdan iş bu raporda açıklanan haklı nedenlerle sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakla, takdiri Sn. Mahkeme' ye ait olmak üzere, Davacılar - ... ve ...' nın; 270.000 $ tutarında cezai şart talebinde bulunabilecekleri ( Birleşen Davada, Davacılardan - ...; ... 10. İcra Müdürlüğü - ...E sayılı dosya üzerinden, Davalılardan - ... İnşaat ve ...' dan; ayrıca mükerrer olarak 240.000 TL tutarında tazminat talep etmiştir ), Olumsuz zarar sorumluluğu kapsamında ve Sözleşme damga vergisi ile delil tespit masrafları adı altında, beyan edilen toplam 12.531,71 TL tutarındaki masrafın; Davacılar - ... ve ... tarafından talep edebileceği, ancak anılan tutarın; hangi Davalı veya Davalılardan tahsil edileceği hususunun takdirinin ise Sn. Mahkeme' ye ait bulunduğu, Kalem kalem ispat etmek koşuluyla, Davacılar - ... ve ...' nın, menfi zarar talebinde bulunabilecekleri, Davacılar - ... ve ...' nın faiz talebi ile tarafların sair taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme' ye ait bulunduğu..." rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/08/2023 tarihli 2.ek raporda özetle; "Sayın mahkemenin işin tasfiye edilmesi görüşümüzü uygun görmesi halinde, tarafların Gerek kira sözleşmesi ve gerekse inşaat sözleşmeleri kapsamında, sözleşmelerin imza tarihinden işin fesh edilmesinin yükleniciye tebliğ tarihine kadar olan, ruhsat, proje, yıkım, kazı, nakliye, malzeme, işçilik v.s dava konusu inşaatla ilgili tüm harcama masraf ve taleplerini, belgelendirerek dosyaya celp edildikten sonra Tasfiye hakkedişinin Teknik bilirkişilerce yapılabileceği sayın mahkemenin taktirinde olduğu, Kesin Tasfiye hakkedişi yapıldıktan sonra tarafların borç ve Alacak durumlarının tam olarak tespit edilebileceği ve sonuca varılabileceği..." rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 11/12/2024 tarihli 3.ek raporda özetle; "Sözleşme İlişkisi Bakımından: Kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiğimiz, Hesaplama Bakımından: Sayın mahkemenin işin tasfiye edilmesi görüşümüzü uygun görmesi halinde, tarafların Gerek kira sözleşmesi ve gerekse inşaat sözleşmeleri kapsamında, sözleşmelerin imza tarihinden işin feshedilmesinin yükleniciye tebliğ tarihine kadar olan, ruhsat, proje, yıkım, kazı, nakliye, malzeme, işçilik v.s dava konusu inşaatla ilgili tüm harcama masraf belgelerinin sunamadıkları, Ancak; ... havalesi ile 03.01.2008 tarihinde, 162.581,00 TL; ... havalesi ile 20.03.2008 tarihinde, 107.205,00 TL miktarın, ... A. Ş. tarafından Müteahhit Firma ... LTD. Şirketi hesabına havale ile gönderildiği anlaşılmaktadır. ... D. İş dosyasıyla yapılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tespitte inşaat seviyesinin 013 olacağı, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yapılan tespitte ise inşaat seviyesinin 015,28 seviyesinde olacağının heyetlerce değerlendirildiği, Yukarıdaki Mahkeme bilirkişi raporlarındaki seviye tespitleri de aşağıda değerlendirilmiş olup; İnşaatın Yapımının son alınan inşaat ruhsatında Mal sahibi tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır. İmar işlem dosyasının tetkik edilmesi sonucu inşaatın yapı denetim şirketince %20 olarak tespit edildiği subasman betonu eksikliği ve ayrıca inşaat seviyesi ile ilgili dosyada bulunan bilirkişi raporları değerlendirilerek davaya konu inşaatın fiili seviyesinin 4615 mertebesinde olacağı tarafımızdan değerlendirilmektedir. Sözleşmenin Konusu iş 1.521.300-USD bazında teklif edilmiş olan ve işbu sözleşme ekinde bulunan sabit birim fiyatlar karşılığında yapılacak ve iş sonuna kadar sabit kalacaktır. Sözleşmenin ilgili maddesinde işin yukarıda açıklandığı üzere sabit fiyat anahtar teslimi olacağı değerlendirilerek işin natamam bırakıldığı kesin tasfiye hakkedişinin taraflar arasındaki sözleşmenin tarafları bağladığı da göz önüne alınarak yapılan işin tasfiye hakediş bedelinin sözleşmenin ilgili maddesinde yukarıda açıklandığı üzere, inşaat işinin sabit fiyat anahtar teslimi olacağı değerlendirilerek, tasfiye hakediş bedelinin 1.521.300,00 USD x 0,15 Seviye - 228.195,00 USD olacağı..." rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında aktedilen sözleşmenin TBK 470. (eski TBK 355. Madde) ve devamı hükümlerine tabi eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme olduğu ve 16/04/2007 tarihinde asıl ve birleşen davada davacılar ile asıl ve birleşen davanın davalısı ... Ltd. Şti. arasında ... ili, ... İlçesi ... mahallesi 36926 ada 8 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine alışveriş merkezi yapılması konusunda eser sözleşmesi imzalandığı, 31/12/2008 tarihinde ise taraflar arasında aynı konuya ilişkin olarak ek sözleşme tanzim edildiği; davalı şirketin, davacıya teslim edilmek üzere sözleşmede özellikleri belirlenen inşaatı yapmayı, davacıların ise bunun karşılığında kararlaştırılan bedeli davalıya ödemeyi taahhüd ettikleri, asıl ve birleşen davadaki gerçek kişi davalıların ise garantör ve ipotek veren sıfatıyla inşaatın yapılmasını taahhüt ettikleri anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı şirketin ruhsatın alınmasından itibaren 220 gün içerisinde inşaatı tamamlayarak teslim etmeyi taahhüt ettiği, ancak davalı şirketin yükümlüğünü yerine getirmeyerek eseri, iş sahibine süresi içerisinde teslim etmediği ve ifada temerrüde düştüğü, bu nedenlerle davacı taraflarca sözleşmenin 19/06/2009 tarihinde fesh edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, asıl ve birleşen dosyalarda davalı şirketin, ... inşaatını süresi içerisinde tamamlayıp teslim etmeyerek temerrüte düşmüş olması nedeniyle davacı yanlarca tarafından haklı olarak sona erdirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin ani edimli olduğu ve inşaatın tamamlanma oranının ( ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D. İş dosyasıyla yapılan tespitte inşaat seviyesinin %13 olduğu , ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yapılan tespitte ise inşaat seviyesinin %15,28 seviyesinde olduğu hususları gözetilerek ) %90 seviyesine gelmediği, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere eser sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshedilebilmesi için inşaatın % 90 seviyesine gelmesinin gerektiği, iş bu davaya konu eserin tamamlanma oranı dikkate alındığında sözleşmenin ileriye etkili olarak değil, geriye etkili olacak şekilde sözleşmeden dönme yoluyla sona erdiği anlaşılmıştır. Sözleşmeden dönülmesiyle birlikte tarafların sözleşme ile üstlendikleri edimlerin sona ermesi nedeniyle o zamana kadar ifa edilen edimlerin geri istenebileceği ancak davalı yüklenicinin de sözleşmeden dönme tarihine kadar ifa ettiği edimleri geri isteme hakkının bulunduğu dikkate alındığında; inşa edilen yapı değerinin bu bedelden tenzil edilebileceği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş dosyasıyla yapılan tespitte inşaat seviyesinin %13 olduğu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla yapılan tespitte ise inşaat seviyesinin %15,28 seviyesinde olduğunun heyetlerce değerlendirildiği, inşaat işinin sabit fiyat anahtar teslimi olacağı gözetilerek tasfiye hakediş bedelinin 1.521.300,00 USD x 0,15 Seviye - 228.195,00 USD olarak hesaplanmıştır. Taraflar arasında imzalanmış 31.12.2008 tarihli Ek Sözleşme ile davacılar ... ve ... tarafından, davalı - müteahhide yapılan ödeme tutarının ise 287.24 USD asıl alacak ve 51.74,32 KDV olmak üzere toplam 339.278,32 $ olduğu bu durumda, davacılar - ... ve ... tarafından, davalı müteahhide yapılan toplam ödeme tutarının davalı müteahhit tarafından gerçekleştirilen toplam imalat tutarından fazla olduğu davacılar ... ve ... tarafından, davalı müteahhitten talep edilebilecek fazla ödeme tutarının; KDV dahil 339.278,32-228.195,00 USD= 111.083,32 USD olduğu, davalı şirketin ve sözleşmede garantör olarak yer alan ve davacıların her türlü zarar ve alacaklarını ödemeyi taahutü eden davalı...'ın bu miktardan davacılara karşı sorumlu oldukları ancak davacı taraflarca kısmı olarak açılan davada 100.000,00 USD talep edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak asıl davada sözleşme bedeline ilişkin olarak 100.000 USD'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Asıl davada cezai şart yönünden yapılan değerlendirme de ise; taraflar arasındaki sözleşme ile başlangıçta ifaya ek olarak gecikmeden kaynaklı bir cezai şart ön görüldüğü, 31/12/2008 tarihli ek sözleşmede ise cezai şartın niteliğinin değiştirilerek ifaya ek cezai şart niteliğinde olmaktan çıkartılarak borcun ifa edilmememsi ( dönme halinde de) ödenecek cezai şart olarak düzenlendiği, bu durumda davalı şirketçe sözleşmenin ifa edilmemiş olması ve davacı taraflarca sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması nedeniyle iş bu cezai şartın da davacı taraflara ödenmesinin gerektiği , davacılarca dava dilekçesinde 1000 USD cezai şart talep edildiği ve davalı şirket ile birlikte davalı ...'ında garantör sıfatıyla cezai şarttan sorumlu olduğu anlaşılmakla bu talep açısından da davanın kabulü ile 1000 USD cezai şartın davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Menfi zarar uygulanacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi sonucu güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Olumsuz zararın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 125/III., B.K.106/II. maddesindeki genel düzenlemelerdir. Kural olarak, akdin feshi halinde, temerrüde düşmekte kusurlu olan taraftan dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK’nın 108. maddesi uyarınca ancak menfi zararını talep edebilecektir. Cezai şart kaydına yer verilen sözleşmelerde alacaklı, ancak kararlaştırılan cezai şart miktarından daha fazla bir zarara maruz kaldığını ispat ettiği taktirde, cezai şartın yanı sıra tazminat talebinde bulunabilir. Anıları bu durumda, maruz kalınan zarar miktarının cezai şartı aştığını ispat yükü, bunu iddia eden taraf üzerindedir.
Asıl davada menfi zarar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı taraflarca asıl davada sözleşmeden dönülerek cezai şart talebinde bulunulduğu ve mahkememizce cezai şart talebinin kabulüne karar verildiği, davacı tarafça cezai şartı aşan menfi zararın varlığının ispat edilemediği anlaşılmakla menfi zarar talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirme de ise; 18.12.2007 tarihinde, .. Şti. ile ... A.Ş. arasındaki ticari ilişkiden doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olmak üzere, birleşen davanın davalısı ...'a ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 322 Pafta, 2385 Ada, 80 Parselde kayıtlı kat irtifakı kumlmuş 25/230 arsa paylı taşınmazın 2 ve 3 no'lu bağımsız bölümleri üzerinde 1. derecede ve 1. sırada 240.000 TL bedelle bağımsız bölümler üzerinde ipotek tesis edildiği, ipoteğin ... Inşaat tarafından ... lehine vermiş olduğu, taahhütlerin ve ...'nın sözleşmeden kaynaklı tüm alacaklarını (doğmuş ve/veya doğacak) garanti etmek üzere verildiği görülmektedir. ... Ltd. Şti.’nın, sözleşmeye uymayarak edimini süresi içerisinde ifa etmediği, yukarıda asıl davaya ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirmelerde belirtildiği üzere davacı yanın sözleşmeden kaynaklı olarak sözleşme bedeli ve cezai şarttan kaynaklı olarak davalı şirketten ve ipotek edilen taşınmaz malikinden ipotek limiti dahilinde alacaklı olduğu, bu nedenle davalılarca takibe yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 240.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına, alacağın varlığı yargılama gerektirdiğinden, likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl davanın (... 43. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ) KISMEN KABULÜ ile
- 1.000 USD cezai şartın 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
- 100.000 USD sözleşme bedelinin 27/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardar müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-Davacıların menfi zarara ilişkin tazminat talebinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 15.268,86TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 167,77TL harcın düşümü ile bakiye 15.101,09TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 461.127,07TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği ret olunan kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara ayrı ayrı verilmesine,
5-Davacı ... tarafından yapılan 22.500,00TL bilirkişi ücreti ve 400,00TL tebligat masrafı, 277,75TL keşif ücreti toplamı olan 23.177,75TL kabul ve red oranına göre hesap olunan 21.607,53TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'ya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ... tarafından yapılan 22.500,00TL bilirkişi ücreti ve 705,15TL tebligat masrafı toplamı olan 23.205,15TL kabul ve red oranına göre hesap olunan 21.633,08TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'e verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-Birleşen davanın (... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasnın ) kabulü ile;
-Davalıların ( davalılar ... ve ... Şti'nin ) ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibin 240.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına
-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 16.394,40-TL harçtan peşin alınan 3.564,00TL harcın mahsubu ile bakiye 12.830,40TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı yargılama gideri 3.583,90TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair; asıl dosyada davacı ... vekilinin, asıl ve birleşen dosyada davacı ...Marketler vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/06/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza