T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/303 Esas
KARAR NO : 2025/161
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/04/2021
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkilim ...'in sahibi olduğu ... Plakalı Minibüs davalı sigorta şirketi tarafından ... Poliçe numarası ile 23.01.2013- 23.01.2014 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sigortalanmıştır. Müvekkilimin aynı zamanda aracın zorunlu trafik sigortasını dava dışı ...'ya yaptırmıştır. Müvekkilime ait minibüs ile ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç maddi hasarlı trafik kazası geçirmiştir. İlgili kaza nedeniyle ... plakalı araç sahibi tarafından müvekkile ve ... Sigortaya karşı ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış açılan iş bu dava talebimiz doğrultusunda davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu minile mahkemece ihbar edilmiştir, Yapılan yargılama neticesinde müvekkilin sahibinin karıştığı kaza neticesinde mahkemece aşağıdaki şekilde karar oluşturulmuştur: Araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile 15,000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta yönünden dava tarihi olan 23/01/2018; diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 3400-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, aracın tamirde kaldığı sürede kullanılamamasından kaynaklı olarak 1.575,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e' ödenmesine, Mahkemenin verdiği karardan da anlaşıldığı üzere bir kısım tazminattan zorunlu trafik sigortası poliçesini düzenleyen dava dışı ... Sigorta Şirketi ile birlikte müvekkilim sorumlu tutulmuş, diğer kalan kısımlardan ise müvekkilim araç şoförüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Davanın yukarıdaki gibi neticelenmesi sonucunda ilgili karar icraya konulmuş ve müvekkilim 19.01.2021 tarihinde 46.662,39 TL ödeme yaparak tüm dosya borcunu kapatmıştır. İşbu yapılan ödemeden ... Mahkeme kararı gereği sorumlu olduğu miktarı (31.229,55 TL) ve ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiziyle beraber müvekkile ödemiştir. Mahkeme kararı gereği zorunlu trafik sigortası kapsamında kalmayan ve müvekkil tarafından yapılan işbu ödemelerin davalı ... sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerekmektedir. İşbu ödemenin yapılması için 21.01.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ne var ki davalı taraf herhangi bir ödeme yapmamıştır. Bunun üzerine müvekkilim arabuluculuk yoluna başvurmuş, burada da herhangi bir anlaşma sağlanamadığı için dava açmak zarureti hasıl olmuştur. Davalı tarafından düzenlenen ... numaralı Poliçede 'ayrıca ihtiyari mali mesuliyet kapsamında aşağıdaki konular dahil edilmiştir: Kaza başına maddi zararlarda 50.000 TL, 5.000 TL Araca bağlı hukuksal koruma, 5.000 TL Sürücüye bağlı hukuksal koruma. Düzenlenen poliçe gereği müvekkil tarafından ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Sayılı karar gereği yapmış olduğu ve zorunlu trafik sigortası kapsamına girmeyen miktarın davalı sigorta şirketi tarafından işleyecek avans faiziyle beraber müvekkile ödenmesi gerekmekte ve talep edilmektedir.” ifadeleri ile rücuen alacak talebi için şimdilik; 200,00 TL Maddi Zarar, 50,00 TL Araca Bağlı Hukuksal Koruma, 50,00 TL Sürücüye Bağlı Hukuksal Koruma olmak üzere toplam 300,00-TL'nin Ticari Temerrüt Faiziyle Birlikte Ödenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı vekili dilekçesinde özetle; “Tazminat talepleri öncelikle ZMM poliçesinden karşılanmalıdır. Kaza tarihindeki ZMM poliçesi teminatı 36.000,00 TL olup, 36.000,00 TL üzerindeki miktarlarda müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu doğacaktır. İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1. maddesi gereği; anılan poliçe ancak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebilir. Kaza tarihi itibariyle ZMM teminatları 36.000,00 TL olup, sözü geçen limit tüketilmeden ihtiyari Mali Sorumluluk teminatı devreye giremeyeceğinden; her halde hakkımızda yapılan başvurunun reddine karar verilmesini" talep ederiz.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacının sahibi olduğu ... plakalı minübüsün davalı tarafa sigortalı olduğu, bu araç ile ... plakalı aracın çarpıştığı, bu çarpışma neticesinde meydana gelen zararın tazmini için davacıya husumet yöneltilerek ... 10 ATM'de dava açıldığı, karar verildiği, karar gereği... Plakalı araç sahibine davacı tarafından ödeme yapıldığı, bu dosyada davacı tarafından davalı ... sigortaya ihbar yapıldığı, bu suretle yapılan ödemenin davalının sorumluluğu nispetinde rücuen tazmini davasıdır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı dilekçesinde yer alan taleplerin tazmini ve tespitine yönelik olarak yapılan incelemeler neticesinde mevzubahis kazanın oluşumunda davacı ... mülkiyetinde; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün kırmızı ışık ihlali yaparak %100 oranında ve asli kusurlu olduğu, kaza neticesinde hasarlanan dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka/tipi 2012 model aracın onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle KDV Dahil 27.469,58 TL olduğu, yine bu kaza neticesinde ... plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybının 15.000,00 TL; aracın onarım süresinin 15 gün olması gerektiği ve bu süre zarfında meydana gelen aracın kullanım yoksunluğundan kaynaklı kaybın 1.575 TL olacağı, davacı taleplerini kapsayan faiz hesaplarının alanımız dışı olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememiz sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Davacı dilekçesinde yer alan taleplerin tazmini ve tespitine yönelik olarak yapılan incelemelerde meydana gelen kaza neticesinde ... plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybının 15.000,00 TL; aracın onarım süresinin 15 gün olması gerektiği ve bu süre zarfında meydana gelen aracın kullanım yoksunluğundan kaynaklı kaybın 1.575,00 TL olacağı, davacı taleplerini kapsayan faiz hesaplarının alanımız dışı olması sebebiyle nihai tazminat rakamlarının tarafımızca tespitinin mümkün olmadığı, bunun yanı sıra davacı taleplerinden olan ve davacı yanın sorumlu tutulduğu değer kaybı faiz miktarının ve avukatlık ücretlerinin ... Sigorta tarafından davacı adına düzenlenen ... numaralı kasko sigorta poliçesi kapsamında ödenmesinin uygun olduğu, poliçenin içeriğinde yer alan hukuk klozu ve maddi değer klozunun davacı isteklerini kapsadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereğince alanında uzman sigorta bilirkişisi ve mali bilirkişiden alınan raporda özetle: "... Sigorta poliçesi Ihtiyari Mali Mesuliyet teminatının zorunlu trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını karşılaması gerektiği, Değer kaybı tazminatının ilgili teminatlar kapsamında olduğu, kazanç kaybının teminat kapsamında olmadığı, Dava dışı trafik poliçesi sigortacısı ...'nın ilgili yıl için kapsamda olan standart limitler dahilinde hasar ödemesi yaptığı, Trafik Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım için yukarıdaki ilgili bölümlerde hesaplandığı üzere toplam 12.282,84 TL nin ... Sigorta İhtiyari Mali Mesuliyet teminatından karşılanması gerektiği, Dava tarihi 27.04.2021 itibariyle talep edilen 300 TL'nin dava tarihinden başlayacak şekilde, kalan bakiye olan 11.982,84 TL'nin ıslah dilekçesi tarihi 20.09.2024'den başlayacak şekilde işleyecek faizleri ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tazmin etmesi gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; "Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, adli tıp raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 19/03/2013 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde minibüsünün son ön kısımlarıyla, istikametine göre sağ taraftan çıkıp kavşağa giren davacı ... adına kayıtlı olup, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otobüsün sol yan kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği meydana gelen kaza sonucunda davacı sürücü ...'e ait aracın hasar gördüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının aracında meydana gelen değer ve kazanç kaybı ile sigorta poliçelerindeki artıştan kaynaklanan zararların tazmini noktasında toplandığı, kazaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin tespitlerine göre ve ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılmış olan keşif, ifade, savunma, raporlar dikkate alındığında; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki minibüs ile olay mahalli trafik ışıklarında, trafik ışıklarının istikamet yönünde kırmızı ışık yanması sebebiyle durup ışıkların yeşil ışık yanmasına müteakip harekete geçerek kavşaktan geçişini gerçekleştirmesi gerekirken, bu hususa riayet etmediği, yeşil ışık yanmasını beklemeden ışık ihlali yapıp seyrine devam ederek kavşağa girdiği, istikametine göre sağ tarafından trafik ışıkları istikameti yönüne yeşil yandığı sırada kavşağa giren sürücü idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermediği olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otobüs ile kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa giren davalı sürücü idaresindeki minibüs nedeniyle meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiş, aktüer bilirkişi tespitlerine göre de davacı aracında meydana gelen değer kaybının 15.000TL olup, aracın tamirde kaldığı sürede kullanılmamasından kaynaklı olarak doğan davacı zararının ise 1.575,00TL olduğu anlaşıldığından, araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile 15.000TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 23/01/2018, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ayrıca aracın tamirde kaldığı sürede kullanılamamasından kaynaklı olarak 1.575,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .. ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin sigorta primlerindeki artıştan kaynaklı talepleri yönünden, 16/06/2020 tarihli duruşmaya katılan davacı vekilinin kaza nedeniyle sigorta primlerindeki artış nedeniyle yapmış oldukları tazminat taleplerinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ilişkin yetkisi olduğu görülmekle, HMKnun 307 ve 311.maddeleri doğrultusunda feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, bu talepler yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirme de ise; davacının aracında hasar meydana gelmesiyle sonuçlanan kaza nedeniyle ceza davasına maruz kaldıklarından manevi tazminat talebinde bulunduğu, manevi tazminatın yapısı ve niteliği gereği zenginleşme aracı olarak öngörülmemesi dikkate alındığında, davacının manevi tazminat talebi yönünden sabit olmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur." şeklindeki gerekçe ile davacı aleyhine hüküm kurulmuştur. Akabinde kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı ilamı ile; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazası nedeniyle başlatılan soruşturmada davalı ...'in yönetimindeki minibüste yolcu olarak bulunan ve kollukta alınan anlatımında içinde bulunduğu aracın kırmızı ışıkta geçtiğini beyan eden... ile... 1 inci Asliye Ceza Mahkemesinin 8/6/2015 günü yapılan 1 inci oturumunda içinde bulundukları aracın kırmızı ışıkta geçtiğini beyan etmişler; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise davalı sürücü ...'in ışık ihlali yapması durumunda davacı sürücü ...'in kusursuz, davalı sürücü ...'in ise %100 oranında kusurlu; davacı sürücü ...'in ışık ihlali yapması durumunda ise davalı sürücü ...'in kusursuz, davacı sürücü ...'in ise %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesinin yukarıda açıklanan raporu ile ... 1 inci Asliye Ceza Mahkemesinde anlatımları belirlenen ... ile ...adındaki kişilerin anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, ışık ihlali yaparak kazaya neden olan davalı sürücü ...'in %100 oranında tam kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde, değer kaybı tazminatı, kazanç kaybı tazminatı ve sigorta prim artışından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminat talebinde bulunan davacılar vekili bedel artırım dilekçesinde ise talep ettiği toplam maddi tazminat tutarının 15.000,00 değer kaybı tazminatı, 1.575,00 TL kazanç kaybı tazminatı olmak üzere toplam 16.575,00 TL maddi tazminata yükseltmiştir. Davacılar vekili 16/6/2020 tarihli oturumda sigorta primlerindeki artış nedeniyle yaptıkları tazminat taleplerinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Diğer yandan davacılar vekili dava dilekçesi içeriğinde, gerek değer kaybı tazminatını, gerekse kazanç kaybı tazminatını, kazaya karışan... plakalı aracın sahibi ... lehine hükmolunmasını talep etmiştir. Bu itibarla davacı ... yönünden değer kaybı tazminatı ve kazanç kaybı tazminatı istemiyle açılmış bir davadan söz edilemeyeceğinden, bu yönüyle davada vekille temsil edilen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmolunmasına da yasal olanarak bulunmamaktadır.
Davalı sürücü ...'ın yönetimindeki davalı işleten ...'e ait ... plakalı aracın şehir içi yolcu taşımacılıkta kullanılan minibüs olması, davacılar vekilinin de dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminatlar için ticari faiz uygulanmasını istemesi, eldeki davanın HMK'nin 107 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açılması karşısında, hükmolunan manevi tazminatlara kaza tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasının da yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Ancak, feragat edildiğinden söz edilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilen sigorta primlerinin artmasından kaynaklanan tazminat talebi nedeniyle davalılar lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi; davacı ...lehine hükmolunan 15.000,00 TL değer kaybı tazminatı ile 1.575,00 TL kazanç kaybı tazminatının maddi tazminat taleplerinin farklı kalemleri olduğu gözetilerek tek vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi; reddine karar verilen manevi tazminat davası yönünden her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizdir." şeklindeki gerekçe ile; "I-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1-Davacı ...'in değer kaybı tazminatı istemine ilişkin maddi tazminat davasının kabulüne, 15.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden davanın açıldığı 23/1/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kazanın meydana geldiği 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı ...'in kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkin maddi tazminat davasının kabulüne, 1.575,00 TL kazanç kaybı tazminatının kazanın meydana geldiği 19/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılar... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacı ...'in sigorta primlerindeki artıştan kaynaklanan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacıların manevi tazminat davalarının reddine," şeklinde kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı araca ait davalı taraf ile kasko sigorta sözleşmesi bulunduğu ve dava dışı ... ile de ZMM sigorta sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait araç ile dava dışı ...arasında gerçekleşen kaza nedeniyle dava dışı ... tarafından davacıya, davacının aracını kullanan ...'e ve davacının ZMM sigortacısına maddi ve manevi tazminat istemi ile dava ikame ettiği, söz konusu yargılama sonunda istinaf mahkemesince ...'in %100 kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle dava dışı ... lehine 15.000,00 TL değer kaybı, 1.575,00 TL kazanç kaybı tazminatına hükmedilmiştir. İstinaf ilamının kesin nitelikte bulunması nedeniyle dava dışı ... lehine hükmedilen değer kaybı, kazanç kaybı yahut mahkemelerce tespit edilen kusur oranları yargılamamızın konusunu oluşturmamaktadır. Şöyle ki kesin nitelikteki kararlar ile tespit edilen hususlar mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan çekişmeli olmaktan çıkmıştır. Bu husus da göz önüne alınarak dosyamız kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin ZMM sigortasındaki hadleri aşan kısmından sorumlu olduğu, kazanç kaybının teminat kapsamında bulunmadığı da dikkate alınarak toplam 12.282,84 TL'nin taraflarca akdedilen ... teminatından karşılanması gerektiği hesap edilmiş olduğundan ve davacı tarafından 25/01/2021 tarihinde davalı tarafa başvuru yapılmış olmasına rağmen ödeme yapılmamış olması nedeniyle KTK 97 uyarınca 15 günlük sürenin sonunda davalı tarafın temerrüde düşmüş olduğu dikkate alınarakdavanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-12.282,84 TL'nin 10/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 839,04 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 317,80 TL'nin mahsup edilerek bakiye 521,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.042,80 TL'sinden davalı tarafın, 277,20 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan TL peşin-ıslah harç, 317,80 TL, 59,30 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 377,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 12.282,84 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 12.282,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 3.150,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 3.150,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 137,50 TL tebligat, posta gideri ile 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.137,50 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 11.168,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır