T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/312 Esas
KARAR NO :2025/419
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/04/2021
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davalının, davacı kuruma sunduğu taahhünamede 2020 yılına ait rezervasyonların kabulü reklam yapılması hususlarının düzenlendiğini, firma, kuruma yapılacak ödemelerin gerçekleşen yayınlar üzerinden faturalandırılacağı, fatura bedelinin 90 gün vadeli ödeneceği, ödeme yapılmadığı takdirde gecikilen her gün için kanuni faiz ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 19.06.2020 tarihli ihtarname ile, Mayıs ayına ait 2 adet reklam hizmeti karşılığı düzenlenen KDV dahil, 2.069,72 TL’nin 90 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini, 22.09.2020 tarihli ihtarname ile, Ağustos dönemine ait 3 adet reklam hizmeti karşılığı, KDV dahil, 8.070,02 TL nin 90 içerisinde ödenmesinin istendiği, 26.10.2020 tarihli ihtarat ile, Eylül dönemine ait 2 adet reklam hizmeti karşılığı düzenlenmiş KDV dahil, 20.411,05 TL nin 90 gün içerisinde ödenmesinin istendiğini, 20.11.2020 tarihli itarat ile, Ekim dönemine ait 2 adet reklam hizmeti karşılığı düzenlenmiş KDV dahil 36.480,88 TL fatura tutarının 90 gün içerisinde ödenmesinin istendiği,28.12.2020 de vadesinde ödenmeyen borçlar nedeniyle düzenlenen 09.12.2020 tarih KDV dahil, 73.42 TL lik fatura bedelinin ödemelerden öncelikli mahsup edileceğinin bildirildiğini, Firma davalı tarafından 08.07.2020 de, 756,27 TL, 01.09.2020’de 9.090.-TL, 01.09.2020 de 2.003,11 TL yapılan ödemelerden öncelikle faizler mahsup edildikten sonra kuruma ödenmesi gereken bakiyenin 65.031,61 TL olarak hesaplandığını, alacak tutarına ilişkin olarak 69.66 TL’nin 28.08.2020 tarihinden itibaren, 8.070,02 TL’nin 30.11.2020 tarihinden itibaren, 20.411,05 TL’nin 30.12.2020 tarihinden itibaren, 36.480,88 TL nin, 29.01.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte tahsilini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosya içerisinde cevap dilekçesi rastlanılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacı ve davalı arasında reklam hizmeti anlaşması bulunduğu iddia olunmakla, bu hizmet karşılığında davacı tarafın davalı tarafa, düzenlemiş olduğu faturaların ödenmediğinden bahisle 65,031.61-tl fatura alacağından kaynaklı alacak davasıdır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacının, davalı adına düzenlediği, davalıdan olan alacak tutarını oluşturan hizmet bedeli faturalarının düzenlenme tarihlerine göre hesaplanan 90 günlük ödeme vadelerinde ödenmemesi sebebi ile, dava tarihi 30.04.2021 tarihi itibariyle hesaplanacak kanuni faiz oranı, davalı tarafından imzalandığı iddia olunan taahhütnamede yer almadığından, geç ödeme kanuni faiz hesaplamasının, takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere, 3095 Sayılı yasaya göre yıllık %9 üzerinden yapılması gerektiği değerlendirilmiş olup. Buna göre; Yukarıda hesaplanan alacak tutarlarını oluşturan faturaların fatura tutar bakiyeleri ile, fatura düzenlenme tarihlerine göre son ödeme tarihleri ve ödenmeyen tutarlar için dava tarihi itibariyle gecikme bedeli faizi hesaplanması halinde; Yukarıda izah edildiği üzere davacı tarafından düzenlenen faturlar karşıığı, davalıdan yapıldığı beyan edilen tahsilatlar sonrası, davacının, davalıdan olan alacak tutarını oluşturan; 30.09.2020 tarihli faturalardan bakiye alacak tutarının, 18.901,41 TL için, ödeme vadesinin 90 gün sonrası, 30.12.2020 tarihi olacağı, alacak tutarının ödenmemiş olması sebebi ile, davacının dava tarihi 30.04.2021 tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan gecikme faiz tutarının; (18.901,41*9*122/36.000)=576,49 TL olacağı, 30.Ekim 2020 tarihli ödenmemiş faturalardan bakiye alacak tutarı olan 36.480,88 TL nin, son ödeme vadesi 29.01.2021 tarihi olduğu, alacak tutarı üzerinden hesaplanması gereken gecikme faizinin 30.04.2021 dava tarihi itibariyle,(36.480,88*9*91/36.000)=829,94 TL olacağı, 29.Mayıs 2020 tarihinde düzenlenen ve fatura bedeli davalı tarafından tamamen ödenmiş olan toplam 2.069,72 TL lik faturalar bedelinin, 1.313,45 TL’lik kısmının, son ödeme vadesinden 4 gün sonra yapılmış olduğundan, geç ödeme faiz tutarının, (1.313,45*4*9/36.000)=1,31 TL olduğu, Böylece; Takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere, davacı beyanları ve davalı adına düzenlediği faturaların ve muhteviyatı hizmetin faturalardaki bedeller üzerinden davalıya verilmiş olduğunun kabulü halinde, davacının, davalıdan dava tarihi itibariyle talep edebileceği gecikme faiz ve hizmet faturaları bakiye alacak tutarının; Talep edebileceği gecikme faiz tutarının (576,49+829,94+1,31)=1.407,74 TL, %18 KDV ile birlikte 1.661,13 TL olacağı, ( davacının daha önce davalıya düzenlediği 09.12.2020 tarih, 8696 sayılı 73,42 TL’lik fatura bedeli dahil olmak üzere) Davacının, davalıya düzenlemiş olduğu hizmet faturalarından dolayı, talepte bağlılığı gereği, düzenlediği hizmet faturalarından kalan toplam bakiye alacak toplamının 09.12.2020 tarih, 8696 sayılı gecikme faiz faturası hariç (65.031,61 TL-73,42 TL) 64.958,10 TL olduğu, Dava tarihi itibariyle hesaplanan KDV dahil gecikme bedeli ile birlikte, davacının, davalıya düzenlediği faturalardan dolayı talep edebileeği bakiye alacak tutarı toplamının 66.619,23 TL olacağı" şeklinde sonuç ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın ek rapor alınmak üzere mali bilirkişiye tevdii edildiği ve mali bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Davacının dava tarihi itibariyle, davalıdan 65.382,21 TL hizmet bedeli ile birlikte toplam (65.382,21+1.653,94) KDV dahil 67.036,15 TL alacaklı olacağı hesaplanmıştır. Takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere, davacının talepte bağlılığı gereği dava dilekçesinde davalıya düzenlemiş olduğu toplam 73,42 TL ile birlikte 65.031,61 TL alacak talebinde bulunduğu, geç ödeme faizinin düşülmesi ile davacının talep edebileceği hizmet bedeli tutarının( (65.031,61-73,42)64.958,19 TL, gecikme faiz tutarının KDV dahil 1.653,94 TL olmak üzere toplam 66.612,13 TL olması gerektiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman başka bir mali bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz olduğu, davacının ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defterlerinin ibraz edilmediği, Davacının ticari defterlerine göre 30.04.2021 dava tarihi itibariyle kaydi olarak davacının 89.815,38TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının dava dilekçesindeki alacak talebinin yukarıda detaylar arz edilen 8 faturanın bakiyesinden kaynaklanan 65.031,61TL'den ibaret olduğu, Faturaların davalıya teslim/tebliğ edildiği ve davalı aleyhine borç doğurduğu, Her bir fatura tarihinden itibaren 90. günü vade tarihi kabul etmek koşulu ile Davacının belirlenen 65.031,61TL asıl alacağına taleple bağlılık ilkesi gereği 30.04.2021 dava tarihine kadar olan süre için 1.748,26TL yasal faiz hesaplandığı, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 30.04.2021 dava tarihi itibari ile yasal faiz oranının 969 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına 30.04.2021 dav tarihinden itibaren 9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu ek raporda özetle: " 20.12.2022 tarihli raporda 09.12.2020 tarih, 8696 sayılı "Reklam gecikme faiz bedeli'” açıklaması ile KDV dahil 73,42 TL'lik fatura vade farkı faturası olup söz konusu fatura bedeli 20.10.2022 tarihli raporda asıl alacağa ilişkin 8 adet faturadan kalan bakiye alacaktan düşülmesi hatalı olduğu, davacının dava konusu asıl alacağının 65.031,61TL olduğu, ayrıca asıl alacağa dayanak her bir faturanın vade tarihinden dava tarihine kadar olan yasal faizin de hatalı hesaplandığı, 26.05.2023 Havale Tarihli 2. Ek Raporda ise davalının yaptığı ödemelerin öncelikle faiz alacak tutarından düşülmesinden sonra kalan tutarın davalıdan olan fatura alacağından mahsup edilmesi halinde, davacının, davalıdan olan alacak tutarının 55.182,29 TL si asıl alacağı olduğu tespit edildiği, Ancak bu tespitte hatalı olduğu, Çünkü cari hesap dökümünde de görüleceği üzere yapılan ödemeler zaten Şubat 2020 ve Nisan 2020 dönemi faturalarından ve bu faturalardan doğan faize mahsup edilerek 31.12.2020 tarihi itibariyle 65.031,60 TL bakiye alacağa ulaşılmış olduğunun cari hesap dökümünden görüldüğü, Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz olduğu, davacının ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defterlerinin ibraz edilmediği, Davacının ticari defterlerine göre 30.04.2021 dava tarihi itibariyle kaydi olarak davacının 89.815,38TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının dava dilekçesindeki alacak talebinin yukarıda detaylar arz edilen 8 faturanın bakiyesinden kaynaklanan 65.031,61TL'den ibaret olduğu, Faturaların davalıya teslim/tebliğ edildiği ve davalı aleyhine borç doğurduğu, Her bir fatura tarihinden itibaren 90. günü vade tarihi kabul etmek koşulu ile Davacının belirlenen 65.031,61TL asıl alacağına taleple bağlılık ilkesi gereği 30.04.2021 dava tarihine kadar olan süre için 1.748,26TL yasal faiz hesaplandığı, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 30.04.2021 dava tarihi itibari ile yasal faiz oranının 69 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına 30.04.2021 dav tarihinden itibaren 9 ve değişen oranlarda kademeli olarak vasal faiz yürütülebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/3. Maddesinde; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğince; davacı tarafından tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediği de dikkate alınarak davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alındığı, bilirkişi Mustafa Yıldız tarafından düzenlenen bilirkişi raporu içeriğince davacının ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıdan kaydi olarak 89.815,38 TL alacaklı olduğu, davaya konu faturalar bakımından ise 65.031,61 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Tüm bu sebeplerle davanın kabulüne ve her bir faturaya vade tarihinin sonundan itibaren taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-65.031,61 TL fatura bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
*Kabul edilen miktar içerisinde bulunan ve fatura bedeli olan 69,66 TL'ye 28/08/2020 tarihinden itibaren,
8.070,02 TL'ye 30/11/2020 tarihinden itibaren,
20.411,05 TL'ye 30/12/2020 tarihinden itibaren,
36.480,88 TL'ye 29/01/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.442,31 TL harçtan peşin alınan 1.110,58 TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.331,73 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.110,58 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.169,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 65.031,61 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.227,50 TL tebligat, posta gideri ile 8.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.977,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır