T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/322 Esas
KARAR NO : 2025/182
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/05/2021
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Taraflar arasındaki hukuki ilişki, müvekkil ile davalı şirket arasında imzalanmış bulunan 03.07.2017 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli Tüplü Bayilik Sözleşmesi ile kurulmuş olup, anılan sözleşme, davalı tarafça müvekkile gönderilmiş bulunan ... 32. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 04.01.2021 itibariyle geçerli olmak üzere, tek taraflı olarak feshedilmiştir. Söz konusu ihtarnamede, fesih sebebi olarak, davalı tarafça alınan duyumlar doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde, davacı müvekkil tarafından gerçekleştirilmiş olan 384 adet teslimattan, 17 kişi adına ... uygulaması üzerinden gerçeğe aykırı tüp siparişi yaratıldığı, 32 kişi adına ise müşterilerin kullandığından daha sık tüp siparişinde bulunulmuş gibi gösterildiği hususlarının tespit edildiği; bu hileli siparişlerin neticesinde oluşan fiyat farkının müvekkilce kendi çıkarına kullanıldığı, sipariş vermeyen müşterilere teslimat yapılmış gibi gösterilerek, davalı taraftan haksız nakdi destek sağlandığı hususları gösterilmiştir.
Kaldı ki, anılan uygulamanın müvekkilin dahli olmayan, olası kötüye kullanımlarından müvekkil bayinin sorumlu olmadığı gibi, velev ki, bu yönde bir kötüye kullanım olsun, bu olası sorunların önlemini almak ve bu yönde bayileri yönlendirmek yükümlülüğünün de, müstakilen davalı şirkete ait olduğu;
Tüm bu nedenlerle, davalı tarafça müvekkile bildirilmiş bulunan, asılsız iddialara dayalı fesih iradesinin, erken ve haksız fesih niteliğinde olduğu beyan edilmek suretiyle, anılan haksız fesih neticesinde, müvekkilin haksız feshe dayalı tüm talep hakları saklı tutularak, müvekkilin sözleşme dönemi içerisinde hak etmiş olduğu halde davalı tarafça ödenmemiş olan, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik, 222.684,00TL prim ve sair alacak kalemlerinden oluşan alacağının, ihtarnamenin tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde müvekkile ödenmesi talep olunmuşsa da, davalı tarafça anılan ihtara uyulmamıştır.
Bu nedenle, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi, davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olmakla, fesih sonrasında davalı tarafa teslim edilmiş olup, ekte sunulan alacak dekontları kapsamında müvekkil hesabına alacak kaydedilen "iade edilen boş tüp depozito bedelleri" ile her ne kadar yazılı dayanağı müvekkile verilmemiş olsa da, sözleşmenin başlangıcından bu yana yerleşik fiili uygulama neticesinde, sonuçta tonaja bağlı olarak müvekkile ödenegelen ve fakat sözleşmenin son dönemlerinde müvekkile ödemesi yapılmayan "Prim Alacakları" işbu davamızın konusunu oluşturmaktadır. İade edilen boş tüp depozito bedelleri kaleminden 90.000,00TL ve ödenmesi gereken prim alacakları kaleminden 10.000,00TL olmak üzere, şimdilik 100.000,00TL’nın, 27.01.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak, 3095 yasanın 2/2 maddesi uyarınca ticari faizi ile birlikte, davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine;
Her türlü yargılama giderlerimiz ile arabuluculuk vekalet ücreti de dahil olmak üzere, vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine; şimdilik sair her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı - karşı davalı, 03.07.2017 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkil ... A.Ş.’nin bayiliğini yapmıştır. Buna göre sözleşmenin sona erme tarihi 03.07.2022'dir.Müvekkil şirketin kullandığı ... uygulaması ile nihai tüketiciler ... A.Ş. bayilerine tüp siparişi verebilmekte ve bu uygulama üzerinden tüketicilerin vermiş olduğu siparişler doğrultusunda indirim kampanyaları uygulanmaktadır. Davacı - karşı davalı da, müvekkil şirket bayisi olarak bu kapsamda ... üzerinden gelen siparişlerde indirim uygulaması kampanyasına dahil olmuştur. Alınan duyumlar neticesinde davacı - karşı davalı tarafından gerçekleştirilmiş olan 384 adet teslimata istinaden müşteri memnuniyeti araması yapılmış ve davacı - karşı davalı tarafından tüplü LPG tüketiminde bulunmayan 17 kişi adına ... üzerinden tüp siparişi yaratıldığı, 32 kişi adına ise müşterilerin kullandığından daha sık tüp siparişinde bulunmuş gibi gösterildiği tespit edilmiştir.
Söz konusu araştırmalar neticesinde tespit edilen hileli siparişler sonucunda davacı - karşı davalının müşteriye sağlaması gereken faydayı sağlamadığı, bu faydayı kendi çıkarına kullandığı, hatta sipariş dahi vermemiş olan müşterilere teslimat yapılmış gibi gösterilerek müvekkil şirketten hile yoluyla nakdi destek sağladığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 04.01.2021 tarihi itibariyle müvekkil şirketçe haklı sebeple feshedilmiş ve davacı - karşı davalıya hileli satışları sebebiyle ödenen fazla prim bedeli olan 219.308,61-TL'nin iadesi talep edilmiştir.
Söz konusu beyanlarımızdan anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin davacı - karşı davalıya prim borcunun olmamasının yanı sıra prim hususunda alacağı bulunmaktadır. Depozito alacağı hususunda ise davacı - karşı davalı tarafından mülkiyeti müvekkile ait tüpler iade edilmediğinden, müvekklilin tüplerden kaynaklanan tazminatından, davacı - karşı davalının depozito alacağının takas edilmesi talebimiz bulunmaktadır.
Açıklanan sebeplerle işbu davanın reddi, karşı davamızın ise kabulünü..." savunmuştur.
KARŞI DAVA:Davalı-karşı davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "davacı - karşı davalı, 03.07.2017 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan müvekkil ... A.Ş.’nin bayiliğini yapmıştır. Buna göre sözleşmenin sona erme tarihi 03.07.2022'dir.Yine davaya karşı cevaplarımızda belirttiğimiz üzere davacı - karşı davalı tarafından tüplü LPG tüketiminde bulunmayan 17 kişi adına ... üzerinden tüp siparişi yaratıldığı, 32 kişi adına ise müşterilerin kullandığından daha sık tüp siparişinde bulunmuş gibi gösterildiği tespit edilmiş, bunun üzerine ... 32. Noterliği'nin ... yevmiye nolu,... tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasındaki tüplü bayilik sözleşmesi müvekkil şirket tarafından haklı sebeple feshedilmiştir.Müvekkil şirket tarafından yapılan araştırma sonucunda davacı - karşı davalı tarafından ... uygulaması üzerinden verilen hileli siparişler sonucunda davacı - karşı davalının müşteriye sağlaması gereken faydayı sağlamadığı, bu faydayı kendi çıkarına kullandığı, hatta sipariş dahi vermemiş olan müşterilere teslimat yapılmış gibi gösterilerek müvekkil şirketten hile yoluyla nakdi destek sağladığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda davacı - karşı davalının hileli satışları sebebiyle müvekkil şirketin davacı - karşı davalıya 219.308,61-TL fazla prim ödemesi yaptığı ve bu kadar zararının olduğu ortaya çıkmıştır. Söz konusu bedelin müvekkil şirkete ödenmesi talebimiz bulunmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi 04.01.2021 tarihinde sona ermesine rağmen davalı, uhdesinde bulunan ve mülkiyeti müvekkile ait tüpleri iade etmemiştir. Bu sebeple davacı - karşı davalı, ... 32. Noterliği'nin ... yevmiye nolu, ... tarihli ihtarname ile tüpleri iade etmesi hususunda uyarılmış, buna rağmen tüpler davalı tarafından iade edilmemiştir.
Davacı - karşı davalının zilyetliğinde mülkiyeti müvekkile ait toplam 3659 adet LPG tüpü mevcuttur. Bu tüpler bayilik sözleşmesinin 20/c maddesine göre sözleşme sona erdiğinde 15 gün içinde müvekkile teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen müvekkile teslim edilmemiştir. Bayilik sözleşmesinin 20/e maddesine göre bayilik ilişkisinin bitmesi halinde bayi elindeki tüpleri teslim etmelidir, teslim etmediği takdirde ... A.Ş’nin beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki imalat bedeli kadar cezai şart talep etme hakkı doğmaktadır.
Davacı - karşı davalının depozito alacağı olan tutarın işbu alacağımızdan takas suretiyle mahsubunu talep ederiz.Zira sözleşme olağan şartlar altında devam etseydi, davalı LPG satışlarına devam edecek ve müvekkil de kar etmeye devam edecekti. Sözleşmenin süresinden önce davalının kusuru ile sona ermiş olması sebebiyle müvekkil, bu kardan mahrum kalmıştır.Davalı son 1 yılda en yüksek LPG alımını Mayıs 2020 ayında 56.467 kg ile yapmıştır Davalının bayilik bölgesi olan ... ilinde fesih tarihinde 12 kg’lık tüplü LPG’nin perakende satış fiyatı 120,50-TL’dir.O halde müvekkilin: 56.467 / 12 X 120,50 = 567.022,792-TL cezai şart talep hakkı doğmuştur. Açıklanan sebeplerle işbu davayı açma zarureti ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda karşı davamızın kabulüne, asıl davanın ise reddine karar verilmesini- Davacı - karşı davalının hileli satışları sebebiyle fazla yapılan prim ödemesi olan 219.308,61-TL'den şimdilik kısmi dava olarak 1.000-TL,
- Tüplerin iade edilmemesi sebebiyle tazminat talebimiz davalının takas ettiğimiz depozito alacağı da mahsup edilmek suretiyle hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 1.000-TL,
- Kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 1.000-TL,
- Cezai şart olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi dava olarak 5.000 TL ,
Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı - karşı davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur.
CEVAP:Davacı-karşı davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Fazla prim ödemelerinin iadesi talebine ilişkin olarak, öncelikle, müvekkil bayinin, bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshine sebebiyet vermiş olduğunun ve bu doğrultuda, müvekkil bayie yapılan prim ödemelerinin haksız ve fazla olduğunun, davalı-karşı davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Oysa, dava dosyasında karşı tarafça ortaya konulan deliller incelendiğinde, davalı-karşı davacının, müvekkil bayinin, hangi delillendirilen fiiliyle, bayilik sözleşmesini bizzat kendisinden kaynaklanan, hangi kusurlu davranışı ile ihlal ettiğini, iddia edilen davalı-karşı davacı "tespiti" dışında delillendirmeyi bir tarafa bırakın, bu hususun açıklamasını dahi yapamadığı görülmektedir.
Davalı-karşı davacı tarafça ileri sürülen ve haklı ve geçerli olduğu davalı-karşı davacı tarafça ispat edilmesi gereken bayilik sözleşmesinin fesih sebebi çerçevesinde, davalı tarafça usulüne uygun olarak yaptırılmış bir delil tespiti bulunmadığı gibi, velev ki anılan ... uygulamasının ileri sürüldüğü şekilde bir hatalı uygulanması tespit edilmiş olsun, bu konuda müvekkilin herhangi bir dahli olmasa da, her şeye rağmen davalı tarafça tespit edilen hatalı uygulamaların, müvekkil tarafından düzeltilebilecek bölümleri mevcut ise, bu konularda müvekkil bayinin öncelikle usulüne uygun olarak uyarılıp, buna rağmen, müvekkil bayinin sorumluluğunu gerektirecek şekilde bir hatalı uygulamanın devamı halinde, ancak o halde sözleşmenin feshi mümkün iken, anılan ... uygulamasının müvekkil tarafından ne şekilde kötüye kullanıldığı, müvekkil bayinin bu kötüye kullanıma ne şekilde dahli olduğu delillendirilmeksizin, tamamen soyut ve dayanaksız bir fesih bahanesi yaratılmak suretiyle, sözleşmenin doğrudan feshi yoluna gidilmesi, haksız fesih olduğu gibi, en azından bir erken ve dolayısıyla haksız fesih niteliğindedir.
Bu nedenlerle, davalı-karşı davacının sözleşmenin feshine dair iradesi haksız olduğundan, müvekkil bayie sözleşme kapsamında ödenmiş bulunan primlerin iadesi söz konusu olmadığı gibi, aksine eksik olarak ödenen bu primler, asıl davamızın konularından sadece bir tanesini oluşturmaktadır.
III-Önceki beyanlarımız ile izah edildiği şekilde, müvekkil bayi, sözleşmenin haksız olarak feshine sebebiyet vermediği için, davalı-karşı davacının sözleşmeye dayalı olarak kar mahrumiyeti ve dahi cezai şart talebi hukuken dayanaksızdır.
Bu kalemlerde, kabul anlamında olmamak kaydıyla, hesaplanacak kar mahrumiyetinin, sözleşmenin bakiye süresine göre değil, davalı-karşı davacının aynı bölgede yeni bir bayilik ihdas etmesi için geçecek "makul süre" için ve "net kar mahrumiyeti" şeklinde hesaplanması gerekmekte, sözleşmeye göre hak edilmiş olduğu iddia olunan cezai şart miktarı olan 567.022,79 TL ise, müvekkil bayinin ekonomik anlamda mahvına sebebiyet vereceğinden, bu hususta da cezai şartın tenkisine karar verilmesi gerekmektedir.
Her türlü yargılama giderlerimiz ile arabuluculuk vekalet ücreti de dahil olmak üzere, vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine; şimdilik sair her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER:
03/07/2017 tarihli Tüplü bayilik sözleşmesi, 01/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, 06/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporu, 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporu, 20/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava; taraflar arasındaki Tüplü Bayilik Sözleşmesi doğrultusunda iade edilen boş tüp depozito bedelleri ve primlerden kaynaklı alacak talebine ilişkin, karşı dava ise yine taraflar arasındaki sözleşmenin feshindeh kaynaklı olarak kar kaybı, cezai şart ve tazminat taleplerine ilişkindir.
Bilirkişiden alınan 01/12/2024 tarihli özetle; "Davacı tarafın boş tüp depozito bedelinin kaynaklı olarak davalı taraftan 148.440,00TL alacağı olduğu kanaatindeyim. Davacı tarafın karşı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı ilgili olarak defter belgelerinde, davalı tarafın 2020 yılından devir olan alacağı 6.310.67 TL ve 01.01.2021 tarihinde 831.60 TL'lik mal satışı yapılmış olup toplamda 10.656.63 TL alacağı görülmekte olup, boş tüp depozito bedeli olan 148.440.00 TL tutarının mahsup edilmesi sonucunda 142.440.00 TL- 10.656,63 = 137.783.37 TL davacı tarafın alacağı olduğu kanaatindeyim. Davalı tarafın davacı tarafla ödemesi gereken primlerden kaynaklı olarak, karşı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı ile ilgili olarak prim hesaplanmasına teşkil edecek davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin nüsha davacı taraf cn bulunmamaktadır, Dava dosyası ekinde sunulduğu belirtilmesine tağmen bilirkişilerin. UYAP sisteminden dava dosyasına erişimi olmaması nedeniyic sözkemeye ulaşamadığı, Davalı tarafi aşulaması olan...'a davacı tarafının erişimine engellendiği, Ayrıca davalı tarafın personelleri tarafından davacı işletmesine gidilerek ... uygulaması üzerinden pirimin hesaplanıp davalı tarafa faturalandırıldığı, davacı tarafın defter belgelerinde davaya konu olan 2020/Eylül/Ekim/Kasım/Aralık dönemlerine ait prim faturasının olmadığı, prim hesaplamasının kanıtlayıcı, ispatlayıcı belgelere dayandırılamaması nedeniyle prim hesaplanmasına olanak bulunmaktadır..." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 06/10/2022 tarihli ek raporda özetle; "Teknik inceleme neticesinde; davacı ...'in boş depozito tüplerini ... AŞ ... Dolum Tesisine teslim ettiği ve İrsaliyelerinin dosyada bulunduğu, davacıya uyarı ve ihtar yapılmadan Sözleşmenin feshine gidildiğinden ve ... programı adres hatalarını algılamadığından yanlışlara açık olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple davalı-karşı davacının prim iade talebinin, sözleşmenin feshine bağlı kar mahrumiyeti talebinin ve cezai şart uygulamasının doğru olmadığı; ayrıca davacı ...'in boş depozito tüplerini ... AŞ ... Dolum Tesisine teslim ettiğinin ve irsaliyelerinin dosyada bulunduğunun görüldüğü, Mali Yönden Yapılan İncelemelerde; Davalı karşı davacının 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,- Teknik yönden yapılan incelemelerde; Mahkemenin talep ettiği, boş tüp depozito bedeli üzerinden kaynaklı olarak alacağı olup olmadığı ile ilgili olarak, davacı ... boş depozito tüplerini ... AŞ ... Dolum Tesisine Teslim etmiştir ve İrsaliyeleri dosyada bulunduğu, rapor içeriğinde listelenen tarih, adet ve tutar olarak alaca dekontların karşılığında teslim edildiği anlaşılmış olup bu tüplerin toplam bedelinin 148.440,00 TL olduğu, Davalı karşı davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davacı karşı davalı yana 2020 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık dönemlerine ait primlerin ödenmemiş olduğu görülmekle mahkemeniz davacı karşı davalının prim alacağının bulunduğu yönünde karar vermesi durumunda talep edilebilecek tutarın 266.577,82 TL olarak hesap edildiği, Davalı karşı davacı ...Ş'nin karşı davasına yönelik yapılan incelemelerde; Davalı karşı davacı ...Ş.'nin incelenen ticari defterlerinde davacı karşı davalı adına düzenlenen ve ödenen prim bedellerinin detayı aşağıdaki tablodaki gibi olup, mahkemeniz davalı karşı davacının prim alacağının mevcut olduğu yönünde karar verilmesi durumunda davalı karşı davacının talep edebileceği prim alacak tutarının 219.308,61 TL olduğu, Mahkemeniz davalı karşı davacının kar mahrumiyeti alacağının bulunduğu yönünde karar vermesi durumunda davalı karşı davacının talep edebileceği tutarın 1.790.396,76 TL olarak hesap edildiği, Mahkemeniz davalı karşı davacının cezai şart alacağının bulunduğu yönünde karar vermesi durumunda davalı karşı davacının talep edebileceği tutarın 567.088,00 TL olarak hesap edildiği, Karşı dava yönünden; sözleşmenin 19/b maddesine göre, bayinin özensiz veya sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle aykırılığın giderilmesi için davacı/bayiye mehil vermeden doğrudan sözleşmeyi fesheden davalının, sözleşmeyi fesih hakkının doğmadığı, buna göre sözleşmenin feshe bağlı sonuçlarından yararlanamayacağı, teknik incelemelerde davacının kusurlu olduğunun kesin olarak ispatlanamadığı belirlendiğinden, davalının bu sebebe dayanarak sözleşmeyi TBK genel hükümlere göre feshinin de haklı olarak değerlendirilemeyeceği, 21.maddeye dayalı olarak kâr mahrumiyeti ve cezai şart gibi taleplerde bulunulamayacağı, İrsaliyelere göre depozitolu boş tüplerin davalıya teslim edildiği tespit edildiğinden, davacının 20.maddenin b ve c bentlerini yerine getirdiği, bu sebeple 20/e maddesinde düzenlenen tüp imalat bedeli üzerinden cezai şart alacağının oluşmadığı..." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 15/01/2024 tarihinde alınan raporda özetle; " Siparişlere ait ve raporda yer alan tabloda bulunan veriler ve davacının ... mobil uygulamasına ait bilgileri karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, davacı ...' in ... nolu GSM numarası ve ... bayi kodu ile tabloda sayıları belirtilen siparişleri verdiği tespit edilmiştir.." görüşü bildirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 20/08/2024 tarihli ek raporunda özetle; " bilgisayar mühendisi bilirkişinin raporunda yer alan teknik değerlendirmelerin kök raporda yer alan değerlendirmelerimizle örtüştüğü görülmektedir. Bu sebeple, uyuşmazlığa konu sahte siparişlerin davacı tarafından oluşturulduğuna yönelik bir bulguya rastlanılmamasından bahisle kök rapordaki kanaatimizi muhafaza etmekteyiz..." rapor edilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili 23/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Başlangıçtaki taleplerimize ek olarak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yukarıda ayrıntısı verildiği şekilde ek 315.017,82TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini..." talep etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 03/07/2017 tarihli Tüplü bayilik sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu ve sözleşmenin ... 32. Noterliği’nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 04.01.2021 itibariyle geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği dosya kapsamı itibariyle sabittir. Davacı-karşı davalı tarafça sözleşme uyarınca iade edilen boş tüp depozito bedellerinin ve prim alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açıldığı, davalı-karşı davacı tarafça ise sözleşmenin haklı feshi nedeniyle kar kaybı, cezai şart ve tazminat talebiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkiş raporlarına göre her ne kadar davalı/karşı davacı tarafça davacı yanın ... sisteminde sahte siparişler oluşturduğu belirtilerek sözleşme fesh edilmişse de, bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor doğrultusunda, ... sistemdeki eksiklikler nedeniyle sistemin kötüye kullanıma müsait olduğu, ... sisteminde oluşturulan sahte siparişlerin davacı-karş davalı tarafça oluşturulmadığı, yine davalı-karşı davacı tarafça, davacı bayinin bölgesindeki siparişlerde davaya konu edilen uygunsuzlukları tespit ettikten sonra konuyla ilgili davacı bayiye bir uyarı yapmayarak sözleşmeye aykırılığın giderilmesini istemesi gerektiği ancak davalı tarafça tespit edildiği belirtilen aykırılıkların giderilmesi için davacı yana süre de verilmediği, davalının sözleşmeyi TBK genel hükümlere göre haklı sebeple feshinin söz konusu olmadığı, bu nedenle karşı davada fesihten kaynaklı kar kaybı, cezai şart ve tazminat talep edilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği,
-Asıl dava açısından ise; mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi heyeti kök raporuna göre; davacı yanın boş depozito tüplerini ... AŞ ... dolum tesisine teslim ettiği, teslime ilişkin irsaliyelerin de dosyada bulunduğu, davacı yanın boş tüp depozito bedelinden kaynaklı olarak davalı-karşı davacı yandan toplam 148 440.00 TL alacağının bulunduğu, yine davalı karşı davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davacı karşı davalı yana 2020 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık dönemlerine ait 266.577,82 TL tutarında ki primlerin de ödenmemiş olduğu anlaşılmakla asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın kabulü ile 148.440,00 TL boş tüp bedelinin 90.000,00 TL'lik kısmının 27/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, bakiye 58.440 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden (23/02/2025) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-266.577,82TL prim alacağının 10.000,00 TL'lik kısmının 27/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, bakiye 256.577,82 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden (23/02/2025) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karşı davanın reddine,
3-Asıl dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.518,86TL harçtan peşin-ıslah alınan 7.087,47TL'nin mahsup edilerek bakiye 14.431,39TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Asıl dava yönünden davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 7.087,47TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı gideri toplamı olan 7.146,77TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
5-Asıl dava yönünden 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalı-karşı davacıdan dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Asıl dava yönünden davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 50.402,85TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
7-Karşı dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 137,00TL'nin mahsup edilerek bakiye 478,40TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Karşı dava yönünden davacı-karşı davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 8.000,00TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
9-Tüm davalar yönünden davacı-karşı davalı tarafından yapılan 8,50TL vekalet harcı gideri, 234,80TL tebligat, posta gideri ile 14.700,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.943,30TL yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/03/2025
Katip
...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza