T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/455 Esas
KARAR NO : 2025/618
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/07/2021
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine ... 18. İcra Dairesi ... ESAS sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulmuştur. Davalının icra takibine bulunduğu itirazları hukuki dayanaktan yoksundur. Şöyle ki; ... Arabuluculuk Bürosuna... dosya numarası ve ... başvuru dosya numarası ile başvurulmuş ise de anlaşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Söz konusu arabuluculuk son tutanağının karekodlu ve e-imzalı aslını ekte Sayın Mahkemenize sunuyoruz. Takip konusu alacağın bir para borcu olmasından mütevellit somut olayda HMK 6. Maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı değil TBK 89. Maddesindeki özel yetki kuralını nazara alarak para borçlarında borcun ifa yerinin yetkili olacağı değerlendirmesini de ayrıca yapmak gerekir. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesi'nin 1. Fıkrasında belirtildiği üzere ve Yargıtay'ın süreklilik kazanmış uygulamaları uyarınca para alacağının ödetilmesine ilişkin başlatılacak takip ve davalarda yetkili yerler arasında alacaklının yerleşim yerinin de bulunduğu hususu belirtilmiştir; Alacaklı olan müvekkil şirketin ödeme zamanındaki yerleşim yeri ... olduğundan, yetkili icra müdürlükleri İstanbul İcra Müdürlükleri'dir. davalı borçlu icra takibine hak düşürücü süreye uymayarak usul ve yasaya aykırı itirazlarda bulunmuştur. Davalının müvekkil şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından tutanaklar tutulmuş ve faturalar kesilmiştir. Söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulmuştur. Dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile davalının fatura ve kaçak elektrik borcuna istinaden tutulan tutanakların Müvekkil ...Şirketi'nden celbini talep ederiz. Davalı, ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalışmaktadır. Davalı, icra takibine hak düşürücü süreye uymayarak usul ve yasaya aykırı itirazıyla borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullanmaktadır. Hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereğidir. Açıklanan tüm nedenler ve toplanacak deliller, borçlunun itirazının yerinde olmadığını gösterecektir.Bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine davalı yana yükletilmesini talep için işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Davanın kabulüne, ... 18. İcra Dairesi ...ESAS sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Davalı yanın 4620'den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, Yargılama gideri, AAÜT 16/2. Maddesi gereği arabuluculuk vekalet ücreti de dahil olmak üzere, vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Yetkilisi olduğum davalı ... Tic.Ltd.Şti. 12.09.2008 tarihinden bu yana "...” adresinde faaliyet göstermektedir. İcra takibi için ... İcra Daireleri yetkilidir. Yetkisiz İcra dairesinde yapılan takip için Yetki itirazımızı tekrarlıyoruz. Yetkili icra daireleri, ... icra Daireleridir. kaçak kullanım söz konusu değildir, Takip konusu Alacak kaçak kullanım bedeline ilişkindir. Henüz Şirketimiz faaliyete başlamadan önce, sözleşme yapmak üzere ....a.ş .ne Kira kontratı ile müracaat edilmiştir. Elektrik İdaresi bu adreste bulunan iki adet elektrik saati olduğunu, önceki kiracıların bu iki saati birleştirdiğini ve iki saati de üstümüze almamız gerektiğini bildirmiş olup, bildirilen iki adet elektrik saati, tarafımızdan yeniden tesisatları düzelttirilerek, kasım 2008 tarihinde şirketimiz adına abonelik sözleşmesi yapılmıştır, 26.11.2010 yılında, 2-3 aylık bir süreç boyunca ... tessisat nolu elektrik saatine fatura gelmediği fark ederek elektrik idaresine müracaat edilmiştir, aynı binanın 3.katta yer alan ...adlı işyerinin bizim tesisat numaramızla başvurmak suretiyle, I.katta bizim adımıza olan sayacı kendi üstlerine aldığını tespit ederek, bu durumun düzeltilmesi için ... işletme Müd.ne ... tarihi, ... Evrak kayıt numarası ile düzeltmenin yapılması için tarafımızdan dilekçe verilmiştir, Dilekçemizi verdikten sonraki 3-4 sene boyunca bu işlemi çözmedikleri için bir kaç kez ... İşletme Müdürlüğüne gittik, onlar bir not kağıdına isim vs yazarak bizi cevizlibağ kaçak servisine yönlendirdi. Kaçak servisi de aynı şekilde kendileri ile alakalı bir durum olmadığını söyleyerek bizi tekrar ... İşletme Müdürlüğüne yönlendirdi. Bu şekilde hiçbir çözüm üretmeden bizi oyalamışlardır. davacıdan kaynaklı hatalı işlem tüm çabalarımıza rağmen yıllarca düzeltilmem iştir. Biz bu sorunun çözülmesi için uğraşırken; Davacı şirket görevlilerince kaçak kullanım tutanağı düzenlenerek ,13.04.2015 tarihinde Kaçak Elektrik Tüketim Tahakkuku gönderilmiştir, Bunun üzerine ... İşletme Müdürlüğüne ... tarih, ... kayıt numarasıyla süreci anlatan bir dilekçe verilmiştir, ...AŞ. THK. İşl.vab.müd.ne... tarih ve ... dilekçesi ile tekrar itiraz edilmiştir. Kaçak elektrik kullanma niyeti olan birinin bu kadar başvuru yaparak, bir nevi kendini ihbar etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. davacı şirket, kendi çalışanlarının kusuru ile bizim tesisat numaramızı başkasına tahsis etmiş. daha sonra bizim saatimizin tesisat numarası olmadığından bahisle kaçak-kayıp işlemi yaparak borç tahakkuk ettirmiştir. Bu şekilde bize büyük bir mağduriyet yaşatmıştır, Davacı TMK 2.m, dürüstlük kuralına aykırı şekilde kendi kusurundan . yarar sağlamaya çalışmaktadır. Şirketimizin kaçak kullanımı sözkonusu olmadığı gibi, kaçak kullanım bedeli adı altında hiçbir borcu da yoktur. Bu nedenle borca itiraz etmek gereği doğmuştur. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli olarak takip yapan davacının takip miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ederiz. Haksız ve dayanaksız davanın reddine Kötüniyetle yapılan takip nedeniyle davacının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine, Dava masrafı ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davalının kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Alacaklı davacı tarafından borçlu davalı şirket hakkında ilk olarak 3.2.2020 tarihinde,1.9.2019 tarihli 26.426,65-TL bedelli tutarlı faturaya dayalı olarak ... 8. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile toplam 28.305,70-TL alacağın tahsili için takibe girişildiği, ödeme emrinin 18/02/2019 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği borçlu davalı vekilinin 19/02/2020 tarihli dilekçesi ile yetkiye ve borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı davacı vekilinin 26/02/2020 tarihli talebi üzerine dosyanın ... 4. İcra Dairesine gönderildiği ve ...esas dosya numarasını aldığı, 08/03/2020 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emrinin 24/06/2022 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği ve 25/06/2022 tarihinde borca itiraz edildiği, eldeki davanın ise yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliği ve borca itiraz yapılmadan, 10/02/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin dayandığı emsal içtihad, henüz ödeme emri tebliğ edilmeden borçlunun yaptığı icra takibine itiraza ilişkin olup, yetkili icra dairesinde çıkartılan ödeme emri tebliğ edilemeden yapılan borca itirazın geçerliliğine ilişkindir.Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili ... İcra Dairesince ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.İstinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin başvurusunun reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin...E ...K sayılı ilamında özetle; "Davacı vekili yapılan onarım iş bedelini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ise yetkisiz icra dairesinin yetkisizliğinin davacı tarafından kabul edildikten sonra yetkili icra dairesince ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmemesi sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir.
Somut olayda dava tarihinde yetkili icra dairesi tarafından tebliğ edilmiş yeni bir ödeme emri ve bu yeni ödeme emrine yapılmış yeni bir itiraz dilekçesi yoktur.
Yerel mahkeme davayı dava şartı yokluğundan, usulden reddetmiş ve davalı lehine A.A.Ü.T.'ye göre 17.900,00 TL. maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Dava usulden reddedilmiş olması sebebiyle yerel mahkemenin vekalet ücretine dair kararında hukuka ve usule aykırılık söz konusu değildir. Davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir." şeklinde karar verilmiştir.
Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin ...E ...K sayılı ilamında özetle; "Davanın açıldığı ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi sebebiyle dosya kendisine gönderilen Mahkeme kesin yetki halleri hariç olmak üzere ilk yetkisizlik kararı ile bağlıdır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin... Esas... Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Mahkemenin ilk yetkisizlik kararının istinaf edilmemesi üzerine mahkemenin yetkili hale geldiği, mirasçılık belgesi talebinin kesin yetki kuralına tabi işlerden de olmaması sebebiyle ilk yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine yetkili hale gelen ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen yetkisizlik kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. " şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; UYAP üzerinden mahkememiz dosyası ile ilişkilendirilen ... 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde borçlu tarafça 06/05/2016 tarihli dilekçe ile borca ve yetkiye itiraz edildiği, icra müdürünce takibin durdurulmasına karar verildiği akabinde 15/05/2017 tarihli alacaklı vekilinin dilekçesi ile yetki itirazı kabul edilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiği ancak dosyanın müdürlükçe yetkili icra dairesine gönderilmediği ve 02/07/2021 tarihinde mahkememize itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davacının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olsa da borçlu tarafından yetki itirazında bulunulduğu ve alacaklı tarafça da yetki itirazının kabul edilmiş olması nedeniyle taraflar arasındaki icra takibi bakımından Bakırköy İcra Daireleri'nin yetkili hâle gelmiş olmasına rağmen dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmeksizin ve yetkili icra dairesince borçluya ödeme emri gönderilmemiş olduğundan yetkisiz hale gelmiş icra dairesindeki borca itiraz üzerinden eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için ön koşullardan birisi yetkili icra dairesi tarafından usulüne uygun gönderilmiş ödeme emrine itiraz edilmiş olmasıdır. Somut uyuşmazlıkta yetkili icra dairesi tarafından usulüne uygun gönderilmiş ödeme emri bulunmadığından davanın ön şart yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 85,35 TL'nin mahsup edilerek bakiye 530,05 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 7.066,38 TL üzerinden hesaplanan 7.066,38 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/07/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır