T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/688 Esas
KARAR NO: 2024/678
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 07/10/2015
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...'a ... 21. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında 14/09/2015 tarihli ara karar ile ...'ın geçici olarak vasi olarak tayinine karar verildiği ve vasiye 14/09/2015 tarihli ara karar ile ... adına 21/07/2015 tarihli trafik kazası ile ilgili dava açmak ve temsil etmek üzere yetki ve izin verildiği ve yetki ve izin doğrultusunda mahkememizde iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, dava dilekçesinde özetle; 21/07/2015 tarihinde dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. adına tescilli olup, sürücü ...'nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile davalılardan ... adına kayıtlı, sürücü davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı petrol tankerinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ile davacının annesi ... ve davacının kardeşi ...'ın vefat ettiğini, davacının ise yaralandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 23/07/2015 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'nın asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nün ise tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, vefat eden ...'ın ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicile kayıtlı bulunan ... Ltd. Şti.'nin sahibi olduğunu, şirketin 2014 yılında 556.086,00-₺ kar ettiğini, 2015 yılı 2. dönemine ait geçici kurumlar vergisi beyannamesinden görüleceği üzere şirketin 881.276,26-₺ kar ettiğini, davacının vefat eden annesinin ve kardeşinin desteğinden yoksun kaldığını, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta şirketinin ... nolu acentesine yatırmadığı ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve yine aynı acente tarafından ... Sigorta şirketine düzenlettirilen ... poliçe nolu kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, anılan şirketten ... nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden dolayı poliçedeki sorumluluk sınırı ve poliçe kapsamı içerisinde maddi tazminat talep edildiğini, aynı sigorta şirketine ait ... nolu kasko poliçesinden dolayı da poliçedeki sorumluluk sınırı ve poliçe kapsamı içerisinde maddi manevi tazminat talep edildiğini, vefat edenlerin içinde bulunduğu ... plaka sayılı ... Ltd. Şti.'ne ait kamyonetin ... sigorta şirketinin ... nolu acentesine düzenlettirilen ... poliçe nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve ... Sigorta şirketinin ... nolu acentesine düzenlettirilen ... nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, ... poliçe nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden dolayı poliçedeki sorumluluk sınırı ve poliçe kapsamı içerisinde maddi tazminat talep edildiğini, ... nolu kasko sigorta poliçesinden dolayı ise poliçedeki sorumluluk sınırı ve poliçe kapsamı içerisinde maddi tazminat talep edildiğini belirterek davaya konu kaza neticesinde annesi ve kardeşi vefat eden davacı küçük ...'ın HMK 107 maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı tutarları belirli hale geldiğinde harç tamamlanmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ölen anneden dolayı 5.000,00-₺ ve ölen kardeşinden dolayı 5.000,00-₺ olmak üzere toplam 10.000,00-₺ destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücüler yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketleri yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, anneden dolayı 250.000,00-₺ ve kardeşten dolayı 250.000,00-₺ olmak üzere toplam 500.000,00-₺ manevi tazminatın davalılardan sürücü ..., ... ve işleten ...'dan kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi ... A.Ş. yönünden ... nolu kasko poliçesi nedeni ile poliçe kapsamında ve limiti aşılmamak kaydı ile dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile cenaze ve defin giderleri nedeni ile şimdilik 1.000,00-'nin davalılardan sürücüler ve işleten yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe kapsamı aşılmamak üzere dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, yargılama aşamasında reşit olan davacı ... adına düzenlenmiş olan vekaletname belgesini dosyaya sunulmuştur.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davaya konu kazaya karıştığı ifade edilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından 04/10/2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu karayolu zorunlu mali mesuliyet trafik sigorta poliçesi ile 27/12/2014-11/09/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, her halükarda müteveffaların müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın kardeşi yönünden destekten yoksun kalma talebinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın müteveffanın kazancına ilişkin iddiaların SGK kayıtlarının celp edilerek tespiti gerektiğini, kusur durumlarının tespitinden sonra dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii gerektiğini, dava konusu olayın ticari iş niteliğinde olmadığından davacı tarafın ticari faiz taleplerinin reddine karar vermek gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, bu sebeple manevi tazminat sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı tarafın cenaze ve defin giderlerine ilişkin talebinin somut dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; dava konusu kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, söz konusu kazada ... plaka sayılı aracın tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti kadar olduğunu, poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet teminatının bedeni zararlar için kişi başına 60.000,00-₺ olduğunu, manevi tazminat taleplerinini sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını, davacının kardeşinin desteğinden yoksun kaldığına ilişkin hukuki şartların gerçekleşmediğini, davacının annesinin desteğinden yoksun kalmasına ilişkin olarak adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafça destekten yoksun kalındığının ispatlanması gerektiğini, davacı murisinin takılması zorunlu emniyet kemerini takmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatına dahil olmadığını, cenaze ve defin masraflarının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; kazadaki tüm kusurun maliki olduğu aracın sürücüsü olan diğer davalı ...'da olmadığını, bu sebeple kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespiti gerektiğini, manevi tazminat isteminin fahiş miktarda bulunduğunu ve ticari faiz istenmesinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı birleştirme kararı ile iş bu dava dosyası ile birleşen davanın davacısı ..., ..., ... vekili tarafından davalı ..., ... Sigorta Şirketi, ... aleyhine açılan davanın dava dilekçesinde özetle; 21/07/2015 tarihinde sürücüsü ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile davalılardan ... adına kayıtlı sürücüsünün de davalı ... olduğu ... plakalı petrol tankerinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'ın vefat ettiğini, davacılardan ...'ın vefat eden ...'ın annesi, vefat eden ...'ın da anneannesi, diğer davacılar ... ve ...'ın da ...'ın kardeşleri, ...'ın da dayısı olduğunu, kazada davalı ...'nın asli kusurlu olduğunu, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E - ... K. Sayılı kararıyla ...'nın asli kusurlu olduğu neticesine varılarak, hapis cezasına mahkum edildiğini, diğer araç sürücüsünün ise beraati yönünde hüküm kurulduğunu, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı tankerin ... poliçe nolu kasko sigorta poliçesiyle davalı sigorta şirketince teminat altına alındığını belirterek davacılardan ...'ın kızı ...'ın vefatından dolayı 60.000,00 TL, vefat eden torunu ...'dan dolayı 50.000,00 TL, davacı ... için kız kardeşi ...'in vefatından dolayı 60.000,00 TL, vefat eden yeğeni ...'dan dolayı 50.000,00 TL ve davacı ... için de vefat eden kız kardeşinden dolayı 60.000,00 TL, yeğeninin vefatı nedeniyle de 50.000,00 TL olup her bir davacı için 110.000,00 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan işleten ... ile sürücü ...'dan kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden de poliçedeki manevi tazminat klozu ve limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davanın davalısı ... vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davaya konu kazada vefat eden yolcuların bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasındaki bilirkişi kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, henüz ceza dosyasında verilen kararın da kesinleşmediğini, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davanın davalısı ... birleşen davaya ilişkin vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; kazadaki tüm kusurun maliki olduğu aracın sürücüsü olan diğer davalı ...'da olmadığını, bu sebeple kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespiti gerektiğini, manevi tazminat isteminin fahiş miktarda bulunduğunu ve ticari faiz istenmesinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davanın davalısı ... A.Ş. vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından birleşik kasko sigrota poliçesi ile teminat altına alındığını, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında sulhen vefat eden ...'in annesi ve babasına toplamda 40.000,00 TL manevi tazminat ödendiğini dolayısıyla kalan tazminatın 60.000,00 TL olduğunu, teminatı aşan talebin reddedilmesi gerektiğini, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun md. 53 gereğince destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze defin gideri ve TBK md. 56 gereğince manevi tazminat talebine ilişkindir.
Birleşen dava, TBK md. 56 gereğince manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce davaya konu trafik kazası ile ilgili ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı dosya sureti getirtilmiş, incelenmesinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... esas sayılı iddianamesi ile 21/07/2015 günü saat 10:18 sıralarında sanık ...'nın sevk ve idaresi altında bulunan ... plaka sayılı araç ile sanık ...'nün sevk ve idaresi altında bulunan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kazada araç sürücülerinin ve ... plaka sayılı araçta bulunan ...'ın ... ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, ... plaka sayılı araçta bulunan ..., ... ve ...'ın ise olay yerinde hayatlarını kaybettikleri, kazanın her iki araç sürücüsünün 1. dereceden ve 2. dereceden kusurlu davranışları neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiği iddiası ile eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nun 22/5 maddesi delaleti ile 85/2, 53/6 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmış olduğu, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 01/03/2016 tarihli raporda sanık sürücü ...'nın aslî ve tam kusurlu olduğunun, sanık sürücü ...'nün kusursuz olduğunun belirtildiği, yargılama sonucunda ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı kararı ile sanık ...'nın aslî kusurlu davranışı ile 3 kişinin ölümü, 2 kişinin yaralanması ile sonuçlanan kazaya sebebiyet verme suçundan TCK 85/2 maddesi uyarınca mahkumiyetine, sanık ...'nün kusuru bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmiş olduğu, ... hakkında verilen kararın 22/06/2016 tarihinde kesinleştiği, ... hakkında verilen karara karşı ise temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 20/02/2020 tarih ... E.K. sayılı ilâmı ile kararın onandığı ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararının 20/02/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... E.K. sayılı 05/11/2020 tarihli kararı ile "...A)1-Asıl davada davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin ve cenaze, defin gideri talebinin kabulü ile 205.504,43-₺ destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00-₺ cenaze defin giderinin avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, uygulanacak faizin davalı ... ve ... yönünden davacının murislerinin ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işletilmesine, Asıl davada davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 120.000,00-₺ manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden ... numaralı Kasko poliçesi nedeni ile poliçe kapsamında ve limiti aşılmamak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, uygulanacak faizin davalı ... ve ... yönünden davacının murislerinin ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işletilmesine, Asıl davada davacı ... tarafından davalılar ... ve ... Sigorta aleyhine açılan davanın reddine, B)1-Birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ... lehine 15.000,00-₺ manevi tazminatın, davacı ... lehine 15.000,00-₺ manevi tazminatın, davacı ... lehine 15.000,00-₺ manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden ... numaralı Kasko poliçesi nedeni ile poliçe kapsamında ve limiti aşılmamak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, uygulanacak faizin davalı ... ve ... yönünden davacıların murislerinin ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiş, anılan kararın taraflarca istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 29/09/2021 tarihli ilamı ile "...Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." hükmü yer almaktadır. Bu durumda aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için rapor alınmadan ceza mahkemesi kararına itibar edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Resmi makamlarca düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olup tutanağın koruyucu tertibatlar bölümünde emniyet kemeri takılı göründüğünden, aynı şekilde yol kusuru olduğuna ilişkin belirleme bulunmadığından aksi de davalı tarafından ispatlanmamış olduğundan müterafik kusur ve yol kusuruna;Kamyonetin fenni muayenesi olmadığı halde trafiğe çıkmış olması idari nitelikte cezayı gerektirmekte olup kusura etkisi bulunmadığından bu yöndeki davalı ... istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece 15/02/2018 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile birleşen davanın yenileninceye kadar dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Birleşen davada davacılar vekilinin süresinde vermiş olduğu 20/02/2018 tarihli dilekçesi ile yenileme talep ettiği anlaşılmasına göre usulüne uygun olarak süresinde dava yenileme talebi yapılmıştır. Tebliğ için masraf yatırma ihtarının süresinde yerine getirilmemiş olması HMK'nın 150. maddesi gereğince işlem yapılması sonucunu doğurmayacağından başka bir ifadeyle tebliğ için gerekli gider avansının yatırılmamış olmasının sonucu farklı olduğundan bu yöndeki davalı ... istinaf talebi de yerinde değildir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde işleten ve sürücü için temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarihtir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8.günden itibaren davalı Sigorta Şirketinin temerrüdünden söz edilebilir. Bu nedenle ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işetilmesi gerektiğine; Kazaya karışan tanker ticari araç olduğundan Mahkemece ticari faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından faizin türüne; Yine davacının olay tarihinde 17 yaşında olması ve özel okulda okuduğu, ailenin gelir durumu göz önüne alındığında Üniversite okuması mümkün göründüğünden 25 yaşına kadar tazminat hesabı yapılmasında isabetsizlik bulunmadığından davacının destek süresine değinen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Bir insanın ölümü hukuki anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte BK'nın 45/II. maddesinin (6098 sayılı TBK m. 53) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı). Somut olayda davacı kazada vefat eden kardeşinden maddi olarak ne şekilde destek aldığını açıklamamış olduğu gibi vefat eden kardeşin olay tarihindeki yaşı da göz önüne alındığında davacıya maddi destekte bulunmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki istinafı talebi; Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin kabul görmüş pay esasına göre davacı dışında hayatta olan destek pay sahiplerinin paylarının da hesaba katılması gerektiğinden tüm payın kendisine verilmesi yönündeki davacı istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki ...Esas ve ... Karar sayılı kararında; "... Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar dava dilekçesinde desteğin ticari minübüs işlettiği ve şoförlüğünü yaptığı aylık 3.500,00 TL gelir elde ettiğini iddia etmiş, ekonomik sosyal durum araştırmasında desteğin ...'da ... şehirler arası otobüs sahibi olduğu aylık 3.000,00 TL geliri bulunduğu tespit edilmiş, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin gelirinin asgari ücretin 4.55 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Böyle bir davada davacıların destek zararlarının belirlenebilmesi için desteğin gelirinin net olarak belirlenmesi gerekir. Oysa otobüs işletmecisi olan desteğin gelirinin belirlenmesinde çalışabilir durumda olan ve mirasçılarına intikal eden araçların gelirinin ayrıca hesaba katılması mümkün değildir. Bu durumda desteğin bedeni ve fikri çalışması sonucu elde ettiği gelirin tespit edilerek bu gelir üzerinde hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde işletme gelirinin tazminat hesabında esas alınması doğru görülmemiştir." belirlemesinde bulunmuştur. Somut uyuşmazlıkta; Aktüerya bilirkişisi raporunda bu hususa değinilmiş ancak dosyada buna ilişkin belge olmadığını belirterek ölen...'in ölen oğluna yaptığı okul harcamasından yola çıkarak geliri asgari ücretin 5 katı olarak hesaplamıştır. Hesaplamaya esas alınan ücret desteğin fikri ve bedeni çalışmasına ilişkin tespit edilmiş ücret olmadığından davalıların bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerindedir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin kabul görmüş pay esasına göre "... çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edildiği; Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalı olduğu; Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak payların düşeceği, Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun paylarının destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılarak, anne ve babaya verilmeyeceği; Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payının artacağı; Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payının diğerine aktarılacağı, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre hesaplanmasının" benimsendiği değerlendirildiğinde; annenin destek payı talep etmiş olsun yada olmasın hesaplamada dikkate alınması gerektiğinden bu hesaplamanın bulunmadığı rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. Cenaze gideri bilirkişi tarafından hesaplanmamış mahkemece resen değerlendirilmiştir. İlgili belediye başkanlığına yazı yazılarak kaza tarihi itibariyle cenaze defin giderinin ne olabileceği araştırılmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Mahkemeceava dilekçesinde açıkça davacının aynı kazada ölen kardeşinden dolayı da destekten yoksunluk tazminat talebi bulunduğu halde bu talep hakkında esasa ve vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmamış olması HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne aykırı olmuştur. Yine asıl dava yönünden davacı vefat eden anne yönünden 5.000-TL, kardeş yönünden 5.000 TL olmak üzere 10.000 TL maddi tazminat talep ettiği, bilirkişi raporuna göre bedel arttırımı yapılırken kardeş için hesaplama yapılmadığı halde başlangıçta her iki destek yönünden yatırılan 10.000 TL üzerine 195.504,43 TL arttırım yapılarak talep 205.504,43 TL'ye çıkarılmış olmakla 10.000TL miktarın içinde aslında reddedilen 5.000 TL olduğu dikkate alınmaksızın harcı yatırılmamış olan 5.000 TL'de içinde olacak şekilde 205.504,43 TL talep doğrultusunda karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu yazılı olmakla birlikte poliçe limitinin açıkça gösterilmemiş olması, harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması doğru olmadığından buna değinen sigorta şirketi vekilinin istinaf talebi de yerindedir. O halde mahkemece yapılması gereken: -İlgili belediye başkanlığından kaza tarihi itibariyle cenaze defin giderinin ne olabileceğinin yazı yazılarak sorulması, -Aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınması, -Desteğin sahibi olduğu Şirketin Yönetim Kurulundan desteğin şirketteki fikri veya bedensel çalışmasına ilişkin belgeler ile bu çalışmalarına ilişkin ödenen ücret var ise ölüm tarihine yakın tarihi içerir bordro örneklerini istemek ve belirlenen bu gelir üzerinden ve müteveffanın annesi de sağ olduğundan anneye düşecek pay da ayrılarak hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ilk rapor tarihi itibariyle ek rapor alınması, Sonucuna göre yukarıda belirtilen talep, ıslah, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin açıklamalarda nazara alınarak kazanılmış haklar gözetilerek değerlendirme yaparak karar vermek olmalıdır. Kusur raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre manevi tazminatın belirlenmesi gerekeceğinden bu aşamada manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı hakkında değerlendirilme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı ..., davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... vekili, birleşen dava davacıları vekili, davalı ... vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı ..., davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... vekili, birleşen dava davacıları vekili, davalı ... vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA..." karar verilmiş, bilahare dosya mahkememizin 2021/688 esas sırasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda ilgili belediyelere müzekkere yazılarak kaza tarihi itibariyle cenaze ve defin giderleri olarak yapılan harcamalar sorulmuş, ... Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda; müteveffa ... için mezar yeri ve defin gideri yapıldığı, müteveffa ...'ın ise ... ile aynı yere defnedilmiş olması nedeniyle ayrıca ücret tahsil edilmediği belirtilmiş, müzekkerenin ekindeki belgelere göre Müteveffa ... için 100,00 TL defin ve mezar yeri ücreti alındığı anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazası nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında alınan 23/07/2015 tarihli kusur raporunda, olayda, davalı sürücü ...'nın asli kusurlu ve %70 oranında, davalı sürücü ...'nün tali kusurlu ve %30 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına hitaben, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca düzenlenmiş 01/03/2016 tarihli raporda olayda davalı sürücü ...'nın asli ve tam kusurlu, davalı sürücü ...'nün kusursuz olduğu kanaati ifade edilmiştir. Ceza mahkemesince ATK raporuna itibar ederek kamyonet sürücüsü hakkında beraat kararı verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise davalı kamyonet sürücüsü ...'nün tali ve %30 oranında, davalı tanker sürücüsü ...'nın asli ve %70 oranında kusurlu bulunduğu kanaati belirtilmiştir. Ceza yargılaması aşamasında alınan kusur bilirkişisi raporları ile mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kusur oranlarında çelişki olması nedeni ile kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınmasına karar verilmiştir. ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...talimat sayılı dosyasına hitaben düzenlenen 28/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...... plakalı kamyon sürücüsü ...'nın % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'nün % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2021 tarih ve .... E.K. sayılı ilamı uyarınca aldırılan 28/02/2023 tarihli kusur raporu, ... vekili tarafından dosyaya sunulan belgeler, ....Başkanlığı Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı'nın cevabi yazısı ve ekleri, SGK Başkanlığı'nın 05/05/2022 tarihli cevabi yazısı, ekleri ve tüm dosya kapsamı incelenmek sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 29/09/2021 tarih ve ... E.K. sayılı ilamı 8. sahifesinde belirtilen hususları kapsar şekilde ilk rapor tarihi itibari ile ek rapor tanzimi için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. 28.04.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...A)DESTEKTEN YOKSUN KALMA TALEBİNE İLİŞKİN OLARAK; 1.Seçenekte; Müteveffanın sahibi olduğu işyerine bedensel katkısının parasal değerinin ilk raporda belirlendiği şekilde asgari ücretin 5 katı olacağının kabulü halinde; Davacı Oğlu ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 5 173.643,17 TL, 2.Seçenekte; Müteveffanın sağlığında emekli olması, işyerine bedensel katkısının parasal değerinin asgari ücretin üzerinde olacağına dair bir belge bulunmaması nedeniyle müteveffanın sahibi olduğu işyerine bedensel katkısının parasal değerinin asgari ücret olacağının kabulü halinde; Davacı Oğlu ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 34.728,63 TL olduğu, -Davacı ...'ın kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat talep koşullarının oluşmadığı, B)CENAZE GİDERİNE İLİŞKİN OLARAK; 1.Seçenekte; Zorunlu cenaze gideri nedeniyle talep edilebilir zararın 100,00 TL, 2.Seçenekte; Davacıların tarafından isteğe bağlı olarak fiilen sarf edilen cenaze giderinin 8.980,00 TL. Olduğu, C) TARAFLARIN SORUMLULUKLARINA VE TEMERRÜT TARİHİNE İLİŞKİN OLARAK; a)Davacı ile birlikte tüm hak sahiplerinin maddi zararının zorunlu trafik sigorta poliçe limitlerin içinde kalması nedeniyle yukarıda belirlenen maddi zarar tutarının tamamından ... Sigorta dışındaki diğer davalıların müteselsilen sorumlu olacağı, b)Sayın Mahkemece belirlenecek manevi tazminat tutarlarından ... plakalı aracı kasko sigorta poliçesi ile sigortalayan ... Sigortanın da 100.000,00 TL.lık limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı(araç sürücüsü 9675 kusurlu bulunmuştur), c)Davacının maddi zararı ... Sigorta tarafından düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçesindeki limitleri aşmadığından davalı ... Sigorta A.Ş.nin kasko sigorta poliçesinden kaynaklı ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında işbu davada bir sorumluluğunun bulunmayacağı, d.Taleple de bağlı kalınarak davalı ... Sigorta Şirketi bakımından temerrüt tarihinin 07.10.2015 dava, diğer davalılar bakımından ise 21.07.2015 olay tarihi olacağı, e)Kazaya karışan her iki aracında ticari nitelikte olması nedeniyle olaya avans faiz oranlarının uygulanması gerekeceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 17/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile başlangıçta 1000,00 TL olarak talep edilen cenaze ve defin giderine ilişkin talebin 8.980,00 TL'ye ıslah edildiği belirilmiştir.
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 21/07/2015 tarihinde ... ili ... ilçesi ... mevki ... kara yolunda davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde, davalı ... adına kayıtlı olan, davalı ... Sigorta Şirketi'nin birleşik kasko sigorta poliçesi "genişletilmiş kasko" ve ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...'nün sevk ve idaresinde seyir eden, dava dışı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı olan, davalı ... Sigorta Şirketi'nin birleşik kasko sigorta poliçesi "genişletilmiş kasko" ve ZMMS sigorta poliçesi ile ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kazada her iki araç sürücüsünün ve ... plaka sayılı araçta bulunan davacı ...'ın ... ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, ... plaka sayılı araçta bulunan davacıların murisi ... ve ...'ın olay yerinde hayatlarını kaybettikleri, kusura ilişkin olarak mahkememizce alınan 28/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı kamyon sürücüsü ...'nın % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında ... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'nün % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Asıl davada davacı ...'ın, annesi ...'ın ve kardeşi ...'ın ölümü nedeni ile 6098 sayılı TBK 53 maddesine dayalı olarak destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Destekten yoksunluk tazminatı ölenin çalışıp kazanabileceği süredeki kazancı tutarından davacılara ayırıp ileride yapabileceği yardımının tutarının peşin ve toptan ödetilmesinden ibarettir. (YİBK., 06/03/1978 tarih 3 sayılı karar) Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatlarına ve uygulamalarına göre kural olarak kardeşlerin birbirine karşı bakım ödevi olmadığı, kardeşin diğer kardeşe desteğinin ancak ölenin hal-i refahta olması halinde mümkün olabileceği, sağlığında eylemli ve düzenli olarak yardım eden kardeşin diğer kardeşin desteği sayılacağı, ileride kardeşin diğer kardeşe destek olacağının kanıtlanması gerektiği, ölenin ihtiyarına bağlı ve devamlılık arz etmeyen yardımların destek kavramı olarak kabul edilemeyecektir. Somut olayda davacının kardeşi ...'ın olay tarihinde 16 yaşında olup, sağlığında hal-i refahta olması ve fiilen kardeşine destek bulunmasının mümkün gözükmediği, davacının kardeşi ...'ın ölümü sonucu destekten yoksun kalma nedeni ile maddi tazminat talep etme şartlarının gerçekleşmediği kanısına varılmıştır. Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatlarına ve uygulamalarına göre davacının annesi ...'ın ise bu olay sebebi ile ölmeyip sağ kalmış olsaydı davacı ...'a maddi yardım ve destekte bulunabileceği, onun ölümü nedeni ile davacının onun desteğinden yoksun kaldığı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna göre murisin dosya kapsamına göre aylık ortalama gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek yapılan tazminat hesabına göre davacı ...'ın annesine ilişkin olarak talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 34.728,63-₺ olduğu, davalı sürücüler ..., ... ile ... plaka sayılı araç maliki ...'nın haksız fiil nedeniyle kusurları doğrultusunda 6098 sayılı TBK 49. ve 2918 sayılı KTK'nun 85 maddeleri uyarınca davacı yana karşı destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu oldukları, yine ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta Şirketi'nin de poliçe kapsamında davacıya karşı tazminat sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... vekili tarafından ıslah talebine ilişkin zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de 6098 sayılı TBK md. 49, 72, 2918 sayılı KTK md. 109/1, TCK md. 66 uyarınca somut olayda zamanaşımı süresi 15 yıl olduğundan davalının zamanaşımı itirazının bu nedenle kabul edilmemiştir. Davalı gerçek kişiler için faiz başlangıç tarihi kaza tarihi olup, davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden sigorta şirketi yönünden temerrüt ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça ıslah dilekçesi ile 8.980,00 TL cenaze ve defin gideri talep edilmişse de ... Mezarlıklar Müdürlüğünün cevabi yazısı ve dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça müteveffa ...'a ilişkin olarak zorunlu ( mezar yeri ve defin ücreti ) 100,00 TL masraf yapıldığı, müteveffa ...'a ilişkin olarak ise zorunlu masraf yapılmadığı, talep edilen diğer masraf kalemlerinin örf ve adet gereğince ve davacı tarafın kendi isteği doğrultusunda ( çift katlı lahit vb..) yapılan masraflar olduğu, bu sebeple sadece zorunlu olarak yapıldığı tespit edilen 100,00 TL masrafın talep edilebileceği anlaşılmakla asıl davada müteveffa ...'a ilişkin olarak destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri talepli davanın reddine, müteveffa ...'a ilişkin olarak talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin masrafa talebinin kısmen kabulü ile 34.728,63-₺ destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00-₺ cenaze defin giderinin davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, ... sigortacısı olan davalı ... Sigorta aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın ise; araca ilişkin ZMMS poliçe limiti ile davacı yanın maddi zararının tamamen karşılanmış olması ve ZMMS sigortacısı ile ... sigortacısı arasında sıralı bir bir sorumluluk bulunması, ZMMS sigortacı tarafından zararın tamamının karşılanması halinde İMM sigortacısına başvurulamayacağı hususu gözetilerek ... sigorta aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamı)
-6098 sayılı TBK 56/2 maddesi hükmüne göre hakim ölüm halinde ölenin yakınlarına manevi zarar adı altında bir paraya hükmedebilir. Müteveffa ... ve ...'ın ölümü ile asıl davada davacı ... ve birleşen davanın davacılarının acı, elem ve üzüntü yaşadıkları mutlaktır. Tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları ile olayın meydana geliş şekli, kusur durumu ve hakkaniyet kuralları, paranın satın alma gücü de dikkate alınarak davacı ...'ın annesi ...'ın vefatı nedeni ile 100.000,00-₺, kardeşi ...'ın vefatı nedeni ile 40.000,00-₺ olmak üzere toplam 140.000,00-₺ manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davada ise davacı ... lehine müteveffa ... için 40.000,00-₺, müteveffa ... için 15.000,00-₺, davacı ... lehine müteveffa ... için 60.000,00-₺, müteveffa ... için 30.000,00-₺, davacı ... lehine müteveffa ... için 40.000,00-₺, müteveffa ... için 15.000,00-₺ manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Asıl davada müteveffa ...'a ilişkin olarak destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin gideri talepli davanın reddine,
2-Asıl davada davacı ... tarafından müteveffa ...'a ilişkin olarak davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin ve cenaze, defin gideri talebin KISMEN KABULÜ ile 34.728,63-₺ destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00-₺ cenaze defin giderinin davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 290.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı ..., ... ve ...'dan davacının murislerinin ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketinden ise temerrüt tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın reddine,
4-Asıl davada davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi aleyhine açılan manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile müteveffa ... için 100.000,00-TL, müteveffa ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden ... numaralı Kasko poliçesi nedeni ile poliçe kapsamında ve 100.000,00-TL'lik limiti aşılmamak kaydı ile) davalı ..., ... ve ... yönünden davacının murislerinin ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat değeri üzerinden alınması gereken 2.379,14-₺ nispi harcının peşin alınan 2.413,33-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 34,19-₺ harç bedelinin asıl davanın davacısına iadesine,
6-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen manevi tazminat değeri üzerinden alınması gereken 9.563,40-₺ nispi harcının davalılar ..., ....... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Asıl davada davacı tarafından kaldırma ilamı öncesi yapılan 2.400,00-₺ bilirkişi ücreti ile 862,50-₺ tebligat posta giderinden oluşan toplam 3.262,50-₺ ve kaldırma ilamı sonrası yapılan 487,00-₺ tebligat posta gideri ile 8.500,00-₺ bilirkişi ücretinden oluşan toplam 8.987,00-₺ olmak üzere toplam 12.249,50-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.035,51-₺ ile 2.379,14-₺ harç gideri olmak üzere toplam 5.414,65-₺ yargılama giderinin davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından yapılan 50,00-₺ tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 37,61-₺ yargılama giderinin asıl davada davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, kalan kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yapılan 96,50-₺ tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 72,59-₺ yargılama giderinin asıl davada davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, kalan kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
10-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca red edilen maddi tazminat değeri üzerinden davalılar lehine hesaplanan 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine
12-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 22.400,00-₺ nispi vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ... ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
13-Avukatlık asgari ücret tarifesinin 10. maddesi uyarınca reddedilen manevi tazminat değeri üzerinden davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketi vekili lehine hesaplanan 22.400,00-₺ nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalılara verilmesine,
14-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş. vekili lehine takdir olunan 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
B)1-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1028 esas sayılı dosyasındaki davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacı ... lehine müteveffa ... için 40.000,00-₺, müteveffa ... için 15.000,00-₺ manevi tazminatın, davacı ... lehine müteveffa ... için 60.000,00-₺, müteveffa ... için 30.000,00-₺ manevi tazminatın, davacı ... lehine müteveffa ... için 40.000,00-₺, müteveffa ... için 15.000,00-₺ manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ve ... Sigorta Şirketi'nden (Davalı sigorta şirketi yönünden ... numaralı Kasko poliçesi nedeni ile poliçe kapsamında ve 100.000,00-₺ poliçe limiti aşılmamak kaydı ile) davalı ... ve ... yönünden davacıların murislerinin ölüm tarihi olan 21/07/2015 tarihinden, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen manevi tazminat değeri üzerinden alınması gereken 13.662,00-₺ nispi harçtan peşin alınan 1.127,12-₺ harcın mahsubu ile bakiye 12.534,88-₺ nispi karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 375,00-₺ tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 227,27-₺ ile 1.160,62-₺ harç gideri olmak üzere toplam 1.387,89-₺ yargılama giderinin davalılar ..., ..., ve ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Birleşen davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı ... yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat değeri üzerinden davacı ... vekili lehine hesaplanan 17.900,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ve ... Sigorta Şirketi'nden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
6-Davacı ... yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat değeri üzerinden davacı ... vekili lehine hesaplanan 17.900,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ve ... Sigorta Şirketi'nden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
7-Davacı ... yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat değeri üzerinden davacı ... vekili lehine hesaplanan 17.900,00-₺ maktu vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ve ... Sigorta Şirketi'nden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
8-Davacı ... yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca red edilen manevi tazminat değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine
9-Davacı ... yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca red edilen manevi tazminat değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine
10-Davacı ... yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca red edilen manevi tazminat değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00-₺ vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılara verilmesine
11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; bir kısım taraf vekillerinin yüzlerine karşı, bir kısım taraf vekillerinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza