T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/733 Esas
KARAR NO :2025/420
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/11/2021
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "15/08/2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ... Bulvarımı takiben TEM kuzey yanyol istikametine seyri sırasında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yola girerek ... metro durağı karşısında aracının ön kısımlarıyla yine ... Bulvarını normal yolunda ... istikametinde seyreden sürücü ...”ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının ön kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir, Kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK madde 84'e “Karşı yönden gelen irafiğin kullandığı şerit ya da yol bölümüne girme..." maddesini ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Müvekkil, kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olup atfi kabil kusuru bulunmamaktadır. Kaza sonucu müvekkil ağır şekilde yaralanmış, akabinde müvekkilin söz konusu kazadan kaynaklı maluliyeti sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili dava açılmış ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla yargılama yürütülmüştür. Yargılama esnasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkile maluliyetinden kaynaklı toplam 51.500,00 TL ödeme yapılmıştır. Ancak müvekkilin ödeme tarihinden sonra sağlık problemleri artarak devam etmiş devamlı olarak fizik tedavi görmek zorunda kalmış dizinde, belinde ve eklem yerlerinde problem olup o tarihten şimdiye dek hastanelerde tedavi olmaya devam etmektedir. Akabinde ... Devlet Hastancsi'nden Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu alınmış ve rapor neticesinde müvekkilin 9029 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı yönünde rapor düzenlenmiştir. Maluliyet artışına ilişkin tedavi evraklarını dilekçemiz ekinde sunmaktayız. (Müvekkilin kaza tarihinden şimdiye kadar tedavisinin devam ettiğine ilişkin tedavi evraklarının ... ve Araştırma Hastanesi'nden, ... Şehir Hastanesi'nden, ... Devlet Hastanesi'nden istenmesini talep ederiz.) Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından müvekkile yapılan ödemenin müvekkilin gerçek zararını karşılamayacağı açıktır. Her ne kadar tedavi piderleri kurumca karşılansa da Kurum tarafından karşılanan kısım tıbbi tedavi giderlerini kapsamaktadır. Bu durum ek tedavi giderlerinin talep edilmesine engel değildir. Kazanın hemen akabinde hastaneye ulaşma/ulaştırılma, daha sonra kontrol, muayene, tetkik amaçlı hastaneye gidip gelme masrafları, yeme-içme masrafları, hastanede bulunma sebebiyle yapılan ek masraftar, taksi ücreti giderleri gibi kurumca karşılanmayan ve kaza sebebiyle yaşanan bedensel ve manevi acı sebebiyle faturalandırılamayan giderlerin de sigorta şirketinden tahsili gerekmektedir. Bu sebeple ek tedavi giderinin sigorta şirketinden tahsili gerekmektedir. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç davalı ... Sigorta A.Ş.'de ... poliçe no ile sigortalıdır. Müvekkilin ödeme tarihinden sonra maluliyetinin giderek arttığı güncel tarihli ATK raporu ile de belli olması ve müvekkilin maluliyetinin karşılanmadığının açık olması sebepleriyle davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapma zaruretimiz doğmuş olup başvurumuza herhangi bir dönüş yapılmamıştır. Devamında tarafımızca müvekkilin artan maluliyetinin tazmini için İstanbul Arabuluculuk Bürosu nezdinde dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olup davalı ... Sigorta A.Ş. ile 2021/... Arabuluculuk dosya numarası ile yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olmakla 01/1 1/2021 tarihli "Hukuk Uyuşmuazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı" tanzim edilmiştir. Dilekçemiz ekinde arabuluculuk son tutanağını ibraz etmekteyiz. İşbu sebeplerle davalı sigorla şirkelinin. ödeme yapmasından sonra müvekkilin maluliyetinin giderek artması, Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay kararları ışığında doğmamış haktan feragatin mümkün olmaması ve maluliyet oranında bir artma olması durumunda ayrı bir dava ile artan maluliyetin tazminini talep etmenin mümkün olması sebepleriyle artan maluliyetten kaynaklı zararın tazminini talep elme zaruretimiz doğmuştur. Mahkemenizce re'sen araştırılacak diğer hususlar çerçevesinde öncelikle adli yardım talebimizin kabulüne, davamızın KABULÜ ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin maluliyetten kaynaklı müvekkile ödeme yaptığı tarihten sonra müvekkilin maluliyetinin giderek artması sebebiyle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL ek tedavi gideri, 50,00 TL bakıcı gideri, 450,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 450,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsil ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 29.07.2017-2018 tarihleri arasında sigortalıdır. Müvekkil şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetindedir. Poliçeye müstenit sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacaktır. Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam değildir. Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Zorunlu trafik sigortası bir sorumluluk sigortası türü olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanır.
Sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin eder. Böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekir. Dolayısıyla KTK. 86. Madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır. Yukarıda sayılan bu sebeplerle ve kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda kusur durumu belirsiz olup öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerekmektedir. Davacı tarafın sigortalımız araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilemez.
davacı vekili müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile sakatlık tazminatı talep etmektedir. ancak;
davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük oranının dikkate alınması ve yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesi gerekmektedir. sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınır. Meydana gelen kaza nedeniyle ortaya çıkan geçici iş göremezlik tazminatından müvekkil şirket sorumlu tutulamaz. zira bu talepler poliçe teminatı dışında olup bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumu'na aittir.25.02.2011 tarihli, 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun yeniden düzenlenen 98.maddesinde, "trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanır." denmektedir.
Trafik kazaları sonucu oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olarak 08.02.2012 tarihinde SGK tarafından yayımlanan Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu 2012/5 sayılı genelgenin 2-6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce verilen hizmetler başlıklı 1.maddesinde "Trafik kazasının oluş tarihine ve kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın 25.02.2011 tarihinden önce üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca verilmiş ancak, "Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” kapsamında olmadığından (kusur oranı, araç işletenin tedavisi tek taraflı kaza vs.) dolayı sigorta şirketlerince ödemesi yapılmayan sağlık hizmet bedelleri SUT hüküm ve ekleri esas alınarak Kurumca karşılanacaktır." denilmektedir.
Yine trafik kazalarına teminat sağlayan zorunlu sigortalarda, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesinde düzenlenen durumlar düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve güvence hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer.
Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sigorta şirketlerinin prim aktarımı yapmama insiyatifi bulunmamakta olup aksi düzenlenmemiştir. Keza 6111 Sayılı Yasa ve trafik kazaları nedeniyle ilgililer sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik uyarınca prim aktarımı hak ve tercih olmaktan öte bir yükümlülük/zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Nitekim müvekkil şirket anılan yönetmelik gereği aktarımlar yapmaya başlamıştır. Dolayısıyla KTK 98. Maddesi ve 6111 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi kapsamında müvekkil şirketin tedavi giderleri bakımından sorumluluğu bulunmamaktadır.Maddi tazminat kapsamında talep edilen yol ve hastane giderleri ZMMS poliçesi kapsamında olmadığından müvekkil şirketin bu zararlardan sorumluluğu da yoktur.Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerekmektedir. Gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
8-Davacının herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacının, bir sosyal sigorta kuruna bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemeler şirketimizden talep edilemeyeceğinden dolayı mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususun araştırılması gerekmektedir.
Davayı kabul anlamında gelmemekle beraber, davanın kabulü halinde dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmelidir.
davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından dolayı haksız fiil nedeniyle maddi tazminat davası mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunduğu ve ilgili yerlere müzekkerelerin yazılmış olduğu, yazılmış olan müzekkerelere cevap verildiği ve adli yardım talebinin kabulüne dair ara karar kurulmuş olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na davacı ...'in maluliyet raporu alınmak üzere gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan mahkememize gönderilen raporda özetle: "Mehmet kızı 07/05/1974 doğumlu ...’in 15/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %9(dokuz) olup Tablo 2.3’e göre %5(beş), Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8 veTablo3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %(10-5)=%14.5 olup Tablo3.2’ye göre % 8(sekiz) olduğu Balthazard formülüne göre(8-5); Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 15/08/2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesi meydana geldiği bildirilen yaralanması nedeniyle iyileşme süreci içinde 6 (altı) aylık dönemde 2(iki) ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın davacının itirazlarının da değerlendirilmesi amacıyla yeniden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; Mehmet kızı, 1974 doğumlu ...’in 15/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %9 (dokuz) olup Tablo 2.3’e göre %5 (beş), Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8 veTablo3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %(10-5)=%14.5 olup Tablo3.2’ye göre % 8 (sekiz) olduğu Balthazard formülüne göre %12.6 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından feragat tarihi olan 03/12/2018 tarihinden bu yana maluliyet oranında değişen bir durum olup olmadığının tespiti hususunda dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; Mehmet kızı, 1974 doğumlu ...'in 15/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12'ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %9 (dokuz) olup Tablo 2.3'e göre %5 (beş), Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8 ve Tablo3.8.b'ye göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %(10-5)=%14.5 olup Tablo3.2'ye göre % 8 (sekiz) olduğu, Balthazard formülüne göre %12.6 olduğu, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği Kişinin %13 (yüzdeonüç) tüm vücut engellilik oranının dava konusu 15/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen sağ humerus, sol tibia ve sol kalça bölgesindeki kemik kırıkları sonucu meydana geldiği, ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, İlgili İhtisas Kurulu 04/11/2022 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği" şeklinde rapor sunulmuştur. .
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde henüz maluliyete ilişkin bir rapor alınmadan 03/12/2018 tarihinde davacının davadan feragat ettiği ve mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Maluliyet oranının hangi yönetmeliğe göre hesap edileceğine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/1781 Esas 2023/7350 Karar sayılı emsal mahiyetindeki ilamında özetle; "Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çocuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir." şeklinde karar verilmiştir.
Bu kapsamda davacının yaralanmasına sebep olan kazanın 15/08/2017 tarihinde meydana gelmiş olması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından feragat etmiş olduğu da dikkate alınarak bakiye zararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. Maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2020/9918 Esas 2024/1860 Karar sayılı emsal mahiyetindeki ilamda özetle; "Öte yandan, iş kazası sonucu, tazminat oranının belirlenmesine esas malûliyet oranının tespiti, kısaca zararın tam olarak bilinmesi bir süreç alabilir. Zarar görenin Mahkeme önünde ciddi bir dava açarak tazminat isteminde bulunabilmesi ve bu istemini objektif bir şekilde destekleyen, etkili gerekçelerini ortaya koyabilmesi için oluşan zararın niteliğini, kapsamını ve bütün unsurlarını öğrenmesi gerekir. O hâlde böyle bir süreç nedeni ile maluliyet oranı tam kesinleşmeden tazminata karar verilmesi hâlinde, bu tazminat miktarı zarar gören tarafından temyiz edilmese bile gelişen durum nedeni ile maluliyet oranı daha sonra tam olarak belirlenmiş ve farklı bir oran ise önceki tazminat miktarı karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak teşkil etmeyecektir.
8.Gelişen durum kavramı salt zarar doğuran işlem ya da eylemin sonuçlarının gelişmesini ve bu nedenle zarar görenin bu konularda bilgi sahibi olabilmesinin zorunlu olarak bu gelişmenin tamamlanacağı ana kadar gecikmesini ifade eder (Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2002 tarihli ve 2002/4-882 E., 2002/874 K.; 10.06.2015 tarihli ve 2014/21-282 E.,2015/1548 K.; 01.03.2017 tarihli ve 2014/21-2372 E., 2017/379 K. sayılı kararları).
9.Kısaca gelişen durum devam ediyor ise önceki maluliyet oranı, iş kazasına uğrayan işçi yönünden bağlayıcı olmayacağı gibi bu maluliyet oranına göre verilen tazminat davası kesin hüküm de teşkil etmeyecektir. Zira dava konusu tazminatın miktarı, maluliyet oranının değişmesi ile artmaktadır. Dolayısı ile dava konusu değişmektedir. (HGK'nın 26.11.2019 tarihli 2017/21-2337 Esas, 2019/1200 Karar sayılı kararı)" şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından daha evvel davalıya karşı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile daimi ve geçici iş göremezlik talebi ile dava ikame ettiği, henüz maluliyet raporu alınmadan davacı tarafından davalı ile sulh olunduğunu ve müvekkili adına ödeme yapıldığını belirterek davadan feragat edildiği ve mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta emsal alınan Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere davacının değişen maluliyetinin olması hâlinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararının ve feragatin kesin hüküm niteliğinde olmayacağı, davacının değişen maluliyet oranı kapsamında bakiye zararını talep edebileceği izahtan varestedir. Ancak mahkememizce ATK'dan alınan raporda "Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği" şeklinde ifade edildiği üzere davacının feragat tarihinden bu yana dava konusu kaza nedeniyle değişen maluliyetinin bulunmadığının tespit edilmiş olduğu dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Dosyanın adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle, dava açıldığı sırada yatırılmayan ve karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin ve 615,40 TL başvurma harcı olan toplam 1.230,80 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığna,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8-Adli yardım kapsamında sarf edilen 1.804,50 TL tebligat, 6,7 TL müzekkere, 14.698,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti ve 52,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 16.561,2 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydedilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır