T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/831 Esas
KARAR NO : 2025/1160
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2021
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bonodaki meblağın az bir kısmının emtia bedeli ve önemli bir kısmının da piyasa rayicinin çok üzerinde işletilen faizden kaynaklandığını, davaya konu bononun ödenmesi için müvekkilinin babasının maliki bulunduğu taşınmazın davalı firmanın hakim hisedarına devredildiğini ve borcun tamamına yakın kısmının ödendiğini, ödeme sebebiyle ve bononun vadesinden 3 yıl geçtiğinden müvekkilinin kefaletinin düştüğünü belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalı tarafa davaya konu icra takibi ve bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davaya konu icra takibinin kambiyo senedine dayalı olmadığını, ilamsız takip olduğunu, borcun varlığının davacı tarafça açıkça ikrar edildiğini, davacı tarafından borcun varlığı bilindiğinde takibe itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, borcu ödediğini öne süren davacının iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ... 18. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında takibe dayanak gösterilen zamanaşımına uğramış olan 31/12/2013 ödeme tarihli 350.000,00-₺ bedelli bononun kefili olan davacının anılan takibe konu borç nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığının, borçlu ise dava tarihi itibari ile borçlu olduğu tutarın, istirdat talebinde haklı olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Uyuşmazlık noktalarının tespiti hususunda bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 19.11.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Menfi tespit davasına konu icra takibinde takip tarihi itibariyle dava dışı borçlu ... LTD ŞTİ'nin davalı ... AŞ'ye borçlu olduğu, Takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış bonodan dolayı takip öncesi faiz talep edilemeyeceğinden birikmiş 228.207,19 TL faizin talep edilemeyeceği, takip sonrası faiz talebinin Merkez Bankası avans faizi üzerinden kademeli olarak hesaplanması gerektiği, Dava dışı asıl borçlu ... LTD. ŞTİ.'nin menfi tespit davasının açılmasından sonra 797.228,41TL. harici ödeme gerçekleştirdiği, belirtilen ödemenin İcra Dairesi tarafından yapılacak hesaplama ile borçtan düşülmesi gerekeceği, özellikle dosya masrafları konusunda heyetimizin değerlendirme gerçekleştirmesinin mümkün olmayacağı..." şeklinde görüş belirtilmiştir. 19.11.2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde dosyaya yapılan haricen ödemelerin ve davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemelerin dikkate alınarak güncel borç bulunup bulunmadığı yönünde teknik hesaplama yapılmadığı ve dosyanın güncel hesabının çıkartılmadığı, dosyanın hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu içermediği anlaşılmakla eksikliğin giderilmesi için İcra ve İflas Hukuku alanında Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi marifetiyle bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. 28.11.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Sayın Mahkemece verilen görev kapsamında bilirkişi raporunda tespit edilen 797.228,41-TL. harici ödeme ile davacı icra dosyası ödemeleri dikkate alınarak TBK.100.maddesine göre yapılan güncel borç hesaplamasında, icra dosyasına 1.156.343,20TL. fazla ödeme yapıldığı; ödeme tarihlerinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davacıya iadesi gerekeceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda davalı tarafından Davacı Hür Yenidünya aleyhine ... 18.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile 31.12.2013 ödeme tarihli bonoya istinaden 31.05.2019 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Davacı, söz konusu bono bedelinin emtia olarak ve haricen alacaklıya ödendiğini, bononun vadesi geçtikten sonra işleme konulduğunu, kefil sıfatıyla imzaladığı bono yönünden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuş; dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler nedeniyle de fazla ödenen bedelin istirdadını talep etmiştir. Öncelikle, her ne kadar davacı tarafından, anılan icra takibine konu senet bedelinin haricen ödendiği ve herhangi bir borcunun kalmadığı belirtilmiş ise de; senet veya takip bedelinin ödendiğine dair yazılı delil sunulmamıştır. Taraflar arasındaki diğer ticari ilişki ya da para hareketlerinin bu uyuşmazlık nedeniyle gerçekleştiğinin ispatı davacıya ait olup ispatlanamamıştır. Bu nedenle, ilgili icra dosyasına davacı tarafından yapılan ödemeler incelenmiş olup belirtildiği şekilde fazla ödeme bulunup bulunmadığının tespiti cihetine gidilmiştir. ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan tahsilatların incelenmesinde; 05.01.2022 tarihinde 324.949,00-TL ...'den satış bedeli tahsilatı; 10.06.2022 tarihinde 210.000,00-TL ...'dan borç tahsilatı; 13.06.2022 tarihinde 755.000,00-TL ...'dan borç tahsilatı; 11.11.2022 tarihinde 421.669,80-TL ...'den satış bedeli tahsilatı yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, genel haciz yoluyla takibe konu edilen 31.12.2013 ödeme tarihli ve 350.000 TL bedelli bonoya istinaden 31.05.2019 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Takip talebi incelendiğinde, 228.207,19 TL geçmiş dönem işlemiş faiz talep edildiği görülmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 749. maddesi uyarınca, kambiyo senetlerine mahsus takipte zamanaşımı süresi 3 yıldır. Kambiyo senedine konu alacağın 3 yıllık zamanaşımı süresini aştıktan sonra genel hükümlere göre takibe konulmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Nitekim, somut olayda da alacaklı tarafından anılan kambiyo senedi genel hükümlere göre ilamsız takibe konu edilmiş ve tüm borçlular hakkında takip kesinleşmiştir. Alacaklı, her ne kadar genel hükümlere göre takip başlatmış ise de, dayanak belgenin kambiyo senedi olmasından kaynaklı olarak üzerinde bulunan vade tarihinden takip tarihine kadar geçen süre yönünden 228.207,19-TL geçmiş dönem işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Biraz önce anlatıldığı üzere, takip dayanağı belge, kambiyo vasfını kaybettiği ve alacağın muacceliyetine dair başka bir belge de sunulmadığı için alacaklının bu bedeli davacıdan talep edebilmesi mümkün değildir. Bu bilgiler ışığında, davacının ilgili icra dosyasına yapmış olduğu ödeme tarihleri nazara alınmak suretiyle 210.000,00-TL'nin 10.06.2022 tarihinden, 18.207,19-TL'nin 13.06.2022 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 228.207,19-TL'nin işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, 210.000,00-TL'nin 10.06.2022 tarihinden, 18.207,19-TL'nin 13.06.2022 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 228.207,19-TL'nin işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 15.588,83-TL nispi harçtan peşin alınan 9.874,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.714,49-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 30.000,00-TL bilirkişi ücreti, 445,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 30.445,00-TL üzerinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 12.016,05-TL ile 9.942,14-TL harç gideri olmak üzere toplam 21.958,19-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 56.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza