T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/211 Esas
KARAR NO: 2024/166
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 30/06/2017
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında 18/12/2015 başlangıç tarihli 20.000.000,00-TL azami hacimli faktoring sözleşmesi imzalandığını ve davalı ... A.Ş.'nin de işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, sözleşme gereği müvekkili şirketçe vadesi geçmiş ve tahsil edilememiş güncel faiz alacak tutarının 944.908,64-TL olduğunu, ilgili sözleşme kapsamında müvekkili şirket nezdinde bulunan hesapların kat edildiğini, müvekkili tarafından faiz alacağının ödenmesi gerektiğinin karşı tarafa ... 17. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtar edildiğini ancak ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı şirketler aleyhine 944.968,64-TL bedelin tahsili için icra takibinde bulunulduğunu, davalıların borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğundan bahisle borçluların itirazının iptaline, haklarında başlatılan icra takibinin devamına, davalıların inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirkete ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ... değişik iş sayılı kararı ile yeni kayyım heyeti atandığını, daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin ...'ye devredildiğini, ... tarafından şaibeli olabileceği ve terör örgütüne finans sağlayabileceği sebebi ile geçmişe yönelik yapılan bütün sözleşmeler ve ticari ilişkilerin incelemeye alındığını, bu incelemeler sonuçlanıncaya kadar davanın bekletilmesi gerektiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında faiz sözleşmesi bulunmadığını ancak davacı tarafından faiz talebinde bulunulduğundan bahisle davanın reddine, icra takibi usulsüz ve yasaya aykırı olduğundan takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirkete ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05/08/2016 tarihli ... değişik iş sayılı kararı ile yeni kayyım heyeti atandığını, daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin ...'ye devredildiğini, takibe konu borcun gerçek bir borç olup olmadığının şüphe oluşturduğunu, ... tarafından şaibeli olabileceği ve terör örgütüne finans sağlayabileceği sebebi ile geçmişe yönelik yapılan bütün sözleşmeler ve ticari ilişkilerin incelemeye alındığını, ilgili ceza soruşturmalarının henüz sonuçlanmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında faiz sözleşmesi bulunmadığını ancak davacı tarafından faiz talebinde bulunulduğundan bahisle davanın reddine, icra takibi usulsüz ve yasaya aykırı olduğundan takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 18/12/2015 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine borç sebebi 18/12/2015 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında doğan faiz alacağı gösterilerek 944.908,64-TL alacağın tahsili talebi ile 12/05/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu vekillerinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerine ilişkin itiraz dilekçeleri sunduğu, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2017/588-2018/247 E.K. sayılı 08/03/2018 tarihli kararı ile "1-Davanın reddine..." karar verilmiş olup anılan kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/1035-2022/335 E.K. sayılı 03/03/2022 tarihli kararı ile "...Somut olayda davacı ile davalı ...A.Ş arasında faktoring sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ... A.Ş'nin ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ancak daha sonradan her iki davalıya da mahkeme kararıyla kayyım atandığı ve yine mahkeme kararıyla davalı şirketlere atanan kayyımların görev ve yetkilerinin ...'ye devrine karar verildiği ve ... tarafından da yönetim kurulları oluşturularak üyeliklerine atamalar yapıldığı anlaşılmaktadır. 678 Sayılı Kanunun 37.maddesi, ...'nin kayyım olarak atandığı şirketler aleyhinde borçların tahsilinde izlenecek yolu belirlemekte olup anılan madde bu şirketler aleyhine takip yasağı veya dava yasağı getirmemektedir (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2017/7110 Esas - 2018/12260 Karar sayılı ilamı). Dolayısıyla mahkemece yargılamaya devam edilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan sebepler gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan hususlar gereğince davanın esasıyla ilgili yargılama yapılmak üzere 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2018 tarih, ... E. ... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA..." karar verilmiştir.
İstinafın kaldırma kararı sonrasında uyuşmazlığın çözümü için ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında borcun sebebi olarak gösterilen 18/12/2015 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak davacının takip tarihi itibari ile davalılardan faiz talebinde haklı olup olmadığının, haklı ise talep edebileceği faiz alacak miktarının ve her bir davalının takip tarihi itibari ile sorumlu olduğu faiz alacak miktarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 28.04.2023 tarihli raporun sonuç kısmında "...Davacı ... A.Ş. ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen ve diğer davalı ... A.Ş.'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu 18.12.2015 tarihli Geri Dönülebilir. Faktoring Sözleşmesi çerçevesinde davalıya dava konusu 5 adet kredi de toplam anapara 38.142.307,36-TL kredi kullandırıldığı ve bu tutarın davalı ...hesabına ödemelerin yapıldığı, ilgili kredilerin anaparalarının davacıya tevdi edilen vadeli çekler ile karşılandığı krediye konu faiz ödemelerin ise 3'er aylık dönemler halinde davalı tarafından ödendiği, en son ödemenin 01.07.2017 tarihinde yapıldığı incelemeler neticesinde görülmi Davacı tarafından, dava konusu faiz ödemelerinin yapılmaması üzerine, 24.02.2017 tarihi itibarı ile muhatapların hesaplarının kat edildiği, anapara alacağına ilişkin ödeme aracı olarak bir kısım çekler davacı tarafından teslim alındığı ve henüz vadelerinin gelmediği, davacı tarafından vadesi geçmiş ve tahsil edilememiş faiz alacağı 910.393,21-TL olduğu, davacı tarafından keşide edilen ... 17. Noterliği'nin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiği, yine söz konusu ilişkiden kaynaklanan 31.03.2017 dönemine ilişkin faiz alacağının 34.515,43.-TL tahakkuk ettiği fakat tahsil edilemediği, dolayısıyla hesapları kat edilmiş olan cari hesap ilişkisinden kaynaklanan davacının güncel faiz alacak tutarının 944.908,64-TL olduğu yönünde, 10.05.2017 tarihinde ihtarname keşide edildiği görülmüştür. Yapılan incelemeler ve hesaplamalar neticesinde davacının talep edebileceği alacak miktarı 916.596,77.-TL faiz, 45.829,84.-TL BSMV olmak üzere toplam 962.426,61.-TL olacağı hesaplamakla birlikte, taleple bağlılık esası çerçevesinde, davacı Şirketin icra takip talep tarihi itibariyle talep ettiği tutar olan 944.908,64.-TL'den davalıların müteselsilen sorumlu oldukları..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalılar vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi kaydı ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 13.12.2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan itiraz dilekçesinde özetle “Davalı şirketlere ... 3.Sulh Ceza Hakimliği” nin ... D. İş sayılı kararı ile kayyım atandığı ve ...D. İş sayılı kararı ile görevlerinin ...” ye devredildiği, ...” ce devredilen şirketler hakkında TİB kararı verildiği, 678 sayılı KHK ye göre müvekkili şirketlerden alacak talep edilemeyeceği, raporda asıl alacağa bileşik faiz yürütülmüş olduğu, davacının faiz alacak talebinin haklı olmadığı gibi taraflarının da ticari defterlerindeki inceleme ile karşılaştırılması gerektiği, müvekkili şirketin hiçbir şekilde temerrüde düşmediği aksine müvekkili açısından mücbir sebep meydana geldiği" beyan edilmiştir. Kök raporumuzda açıklandığı üzere; davacı şirket tarafından keşide edilen ... 17. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketlere; 18.12.2015 tarihli Faktoring Sözleşmesi kapsamında kat edilen hesaba ilişkili olan 944.908,64 TL tutarının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İhtarnamenin tebliğ mazbatasında davalı şirketlere 12.05.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu görülmekte olup, buna göre davalıların (+3 işgünü) 17.05.2017 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından davalı şirkete sağlanan finansman tutarına istinaden, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında; davalı şirket tarafından anapara borcunun ilgili dönemlerde davacı şirkete çekler ile ödendiği ve davacı şirket tarafından 3 er aylık dönemlerde kalan anapara borcu üzerinden tahakkuk ettirilen faiz miktarlarına istinaden son olarak 01.07.2016 tarihinde tahsilat yapılmış olduğu, bu tarihten sonra faiz tahsilatlarının yapılamamış olduğu, kök raporda ayrıntısı verildiği üzere ve aşağıdaki özet tabloda gösterilen alacak hesabı yapılmıştır...Yapılan incelemeler ve hesaplamalar neticesinde davacının talep edebileceği alacak miktarı 916.596,77.-TL faiz ve 45.829,84-TL BSMV olmak üzere toplam 962.426,61-TL olacağı hesaplanmış olup, taleple bağlılık esası çerçevesinde davacı Şirketin 12.05.2017 icra takip tarihi itibariyle talep ettiği tutar olan 944.908,64-TL asıl alacak tutarından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Dosyaya sunulan 28.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporu ile davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Söz konusu raporda; Davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilen 31.12.2015 dönemi, 31.03.2016 dönemi, 30.06.2016 dönemi, 30.09.2016 dönemi, 31.12.2016 dönemine ait faiz faturalarının kayıtlı olduğu, 31.12.2015 dönemi, 31.03.2016 dönemi, 30.06.2016 dönemine ait faiz faturalarına istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeme yapılmış olduğu, 30.09.2016 dönemine ait; 3.656,25 TL, 58.496,59 TL, 115.992,11 TL, 249.637,58 TL, 159.822,55 TL tutarlı davacı şirket tarafından tanzim edilen faiz faturalarının kayıtlı olduğu, 31.12.2016 dönemine ait; 193,55 TL, 47.157,31 TL, 78.309,21 TL, 120.104,80 TL, 77.023,26 TL tutarlı davacı şirket tarafından tanzim edilen faiz faturalarının kayıtlı olduğu, 30.09.2016 ve 31.12.2016 dönemine ait davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan faiz faturalarına istinaden davacı şirkete yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı görülmektedir. Diğer taraftan davalı tarafın anaparaya bileşik faiz hesaplandığına dair iddiası bulunmaktadır. Bilindiği üzere temerrüt tarihine kadar anapara üzerinden bileşik faiz hesaplaması yapılmaktadır. Davalının 17.05.2017 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. 17.05.2017 tarihinden itibaren hesaplama yapılırken basit usulde faiz hesaplaması yapılmaktadır. Tarafımızca yapılan hesaplama 17.05.2017 tarihinden önceye tekabül ettiğinden dolayı bileşik faiz hesaplamasının yapılmasında herhangi bir aykırılık da bulunmamaktadır..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın iptali" başlıklı 67. maddesi şöyledir:
"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacı ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında 18/12/2015 başlangıç tarihli 20.000.000,00-TL azami bedelli faktoring sözleşmesi akdedildiği, davalı ... A.Ş.'nin anılan sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davacı tarafça anılan sözleşmeden doğan işlemiş faiz alacağı miktarı olan 944.908,64-₺'nin tahsili için davalı borçlu tarafa ... 17. Noterliği'nce düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği sabittir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarından davacı şirketin davalılardan 916.596,77-₺ faiz, 45.829,84-₺ BSMV olmak üzere toplam 962.426,61-₺ alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de taleple bağlılık ilkesi gereği davaya konu icra takibi ile talep edilen miktar olan 944.908,64-₺'nin bilirkişi heyetince tespit edilen miktardan daha az olması nedeni ile ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazların iptali ile icra takibinin takip talebindeki şartlarla devamına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Diğer yandan İİK'nin 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında kabul edilen dava değeri üzerinden alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur. Somut olayda, davalı şirketlere anılan takip ve itirazın yapıldığı tarih itibarıyla ...'nin kayyum olarak atanmış olması ve bu çerçevede kayyum talimatıyla itiraz edilmesi dikkate alındığında kayyumun göreve başlamadan önce yapılan bir borç ilişkisi nedeniyle başlatılan takibe yönelik itirazda bulunması ve konunun yargıya taşınmasını talep etmesinin makul ve kabul edilebilir olduğu değerlendirilmiş ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; davalının ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 64.546,71-₺ harçtan peşin alınan 11.412,14-₺ harcın mahsubu ile bakiye 53.134,57-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan 221,00-₺ yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan 8.000,00-₺ bilirkişi ücreti, 204,50-₺ tebligat posta gideri olmak üzere 8.204,50-₺ yargılama gideri ve 16.208,68-₺ harç giderinden oluşan toplam 24.634,18-₺ yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 133.939,95-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza