T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/328 Esas
KARAR NO : 2025/771
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2022
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Davalı ...A.Ş. aleyhine ... 9. İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile davalı tarafından ödenmeyen 08.06.2020 tarihli fatura ve sevk irsaliyeler karşılığı olan cari hesap alacağı olarak 12.692,21-EUR miktarında ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı, 01.12.2021 tarihli dilekçesi ile huzurdaki davaya esas takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Davalının itirazı üzerine, dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış, ancak bu safhada da anlaşma sağlanamamıştır. Davalı takibe itiraz ettikten sonra müvekkile 4.629,74-EUR ödeme yapmış olup halen 8.062,47-EUR cari hesap borcu devam etmektedir. Bu dahi tek başına davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermektedir. Davalı, faturalar ile muaccel hale gelmiş olduğu sabit ve bu faturalara bağlı sevk irsaliyeleri ile de faturalara bağlı malların teslim edildiği belli bir borca itiraz etmektedir. Nitekim yargılama sırasında tarafların ticari defterleri ve/veya tarafların vergi dairesi BA/BS formları üzerinde (2020 yılı ocak-aralık dönemi) yapılacak inceleme ile de miktarı belli bir borca itiraz edildiği ortaya çıkacaktır. Buna bağlı olarak iş bu borcu ödediğini ispat külfeti de davalı yan üzerindedir. Bu nedenler ile Sayın Mahkemenizden haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini isteme zarureti hâsıl olmuştur.
... 9 İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasına itirazın 8.062,47-EUR üzerinden iptaline, takibin devamına, 8.046,27 TL'nin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Yukarıda esas numarası yazılı mahkemeniz dosyasında davacı tarafça ... 9.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalı müvekkilden tahsili talebiyle işbu davayı açmış ve dava dilekçesi tarafımıza 30.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresi içinde haksız ve mesnetsiz davaya karşı cevaplarımızı sunuyoruz. Davacı taraf dava dilekçesinde davalı müvekkilin takibe itiraz ettikten sonra 4.629,74 EURO ödeme yaptığı, halen 8.062,47 EURO borcun kaldığını belirtmiştir. Davacı tarafın beyanları tamamen gerçek dışı olup, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Ekte sunulu cari hesap ekstreleri ve alacak bakiye bilgileri dikkatlice incelendiğinde davalı müvekkilin davacı şirkete herhangi bir borcu kalmadığı, taraflar arasında herhangi bir alacak - borç ilişkisi kalmadığı açıkça ortaya çıkacaktır. Bu sebeplerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. Davacı taraf dava dilekçesinde davalı müvekkil tarafından faturalar ile muaccel hale gelmiş ve işbu faturalara bağlı sevk irsaliyeleri ile de faturalara bağlı malların teslim edildiği belli bir borca itiraz edildiğini belirtmiştir. Davacı yanın işbu beyanları gerçeklikten uzak ve mesnetsiz olup, haksız davanın reddi gerekmektedir. Davalı müvekkilin davacı şirkete başkaca hiçbir borcu olamamakla birlikte ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak bilirkişi raporu ile haklılığımız ortaya çıkacaktır. Her ne kadar davacı taraf özellikle 2020 yılı Ocak - Aralık arasındaki dönem bazında inceleme talep etmişse de davacı ile müvekkil arasındaki cari ilişki 2019 yılından 2022 yılı başına kadar devam etmiş ve neticede alacak - borç ilişkisi sonlanmıştır. Davacının sınırlı inceleme yapılması talebinin reddi gerekmektedir. Davacı ile müvekkil arasındaki ticari ilişki başlangıcından sonuna kadarki tüm giriş çıkış ve alacak borç bilgileri doğrultusunda inceleme yapılamasını ve bu şekilde bilirkişi raporu alınmasını talep etmekteyiz. Haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 9.İcra Müdürlüğü'ne ait ...E.sayılı dosyasının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacının defter ve belgelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 doğrultusunda lehine delil olma kabiliyetinde olduğu, davalının iddiasını destekleyecek delil, dilekçe, defter ve belgelerini dosya ya ibraz etmediği; davacının, dava tarihi itibariyle davalıdan 9.684,59 Euro ana para alacağının bulunduğu.." rapor edilmiştir.
Celse arasında dosyanın bilirkişi incelemesinden dönmüş olduğu, bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren dilekçesini dosyaya sunmuş olduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin itirazlarının incelenip değerlendirilmesi kaydı ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 29/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Davacının defter ve belgelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 doğrultusunda lehine delil olma kabiliyetinde olduğu, Davacının Dosyaya sunduğu delillerin iddiasını destekleyecek nitelikte; net anlaşılabilir olmadığı; Davacının, 01.04.2022 tarihi itibariyle davalıdan 8.062,47 Euro ana para alacağının bulunduğu.." rapor edilmiştir.
Davalı vekilinin 07/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesi üzerine dosya ele alınarak dosyadaki mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun aksini ispata yarar somut delil sunulmadığı anlaşılmakla yeniden rapor alınmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar 01/12/2024 tarihli ara kararımız ile yeni bir bilirkişiden talepleri karşılar nitelikte rapor alınmasına yönelik davalı vekilinin itirazının reddine kararı verilmişse de dosyadaki mevcut raporun taraflar arasında yapılan çek ödemelerine ilişkin değerlendirme yapılmamış olması, icra takibinden sonra yapılan ödeme nedeniyle BK 100 md değerlendirilerek hüküm kurmaya elverişli rapor tanzim edilmemiş olması nedeniyle iş bu ara karardan geri dönülmesine karar verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait 2020-2021 tarihli ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının davaya konu faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki çek ödemelerinin borcu infaz edip etmediği, davaya konu edilen faturalara yönelik çek ödemesi yapılıp yapılmadığı, takipten sonra yapılan ödeme ve BK 100. Madde hükümleri de gözetilerek hesaplama yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
... Bankası ... Şubesine müzekkere yazılarak ...A.Ş’nin ... numaralı çeke ilişkin ödeme bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Bilirkişiden alınan 08/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Taraflar arasında arasında gerçekeleşn ticari ilişki sonucunda davacı tarafından tahsil edilemeyen 12.682,21 Eur için 02.11.2021 tarihinde takip başlatıldığı, davalı tarafından takip sonrası 16.03.2022 tarihinde ... Bankası ... şb. ... nolu çek ile 75.215,65.-TL ( 1 Eur 16,25- 4.629,74 Eur) ödeme yapıldığı, davacının bu bedeli mahsup ederek huzurdaki davayı açtığı, davalı defterlerinde ise 01.04.2022 tarihinde yapılan kayıtla borcun kapandığı, dolayısıyla davacım takipte davalıdan 12.682,21 Eur (A) iken dava tarihinde 8.602,47 Euro (A) olduğu ve takip sonrası davacıya ödeme yapıldığı.." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 09/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesi ile davalı vekilinin 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.
Dosyanın raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, dosyaya kazandırılan belge incelenerek, ayrıca taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 23/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Mahsup işlemi cari hesapta 01.04.2022'de görünmüş, dava açılana kadar (04.05.2022) bakiye 8.062,47 EUR'dir. Davalı tarafça ödeme dekontu ibraz edilmediği için davacının bakiye alacağının 8.062,47 EUR olduğu görülmektedir. kök raporda yer verilen görüşümde değişiklik olmasını gerektirecek bir sonuca ulaşılamamıştır.." rapor edilmiştir.
Celse arasında bilirkişinin raporunu sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulduğu, 07/06/2025 tarihinde dosyanın raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, dosyaya kazandırılan belge incelenerek, ayrıca taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin ek raporunu sunduğu, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi ek raporuna itirazların dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesini gerektirmediği kanaati ile takdiren reddine karar verilmiştir.
Bilirkişinin ek ücret talebinin kök raporun yetersiz ve hükme esas alınabilir nitelikte hazırlanmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafça icra takibine vakii itirazın İİK m. 67 hükmü doğrultusunda iptali talebi ve %20 oranında icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 9. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 12.692,21 EUR asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 8.062,47-EUR asıl alacak yönünden açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ....Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2018/2696 Esas 2018/3431 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesinden BA/BS formları celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 08/05/2023 tarihli raporunda Davacının defter ve belgelerinin lehine delil olma kabiliyetinde olduğu, davalının iddiasını destekleyecek delil, dilekçe, defter ve belgelerini dosya ya ibraz etmediği; davacının, dava tarihi itibariyle davalıdan 9.684,59 Euro ana para alacağının bulunduğunu tespit etmiştir. Davalı tarafın itirazları doğrultusunda dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 29/07/2024 tarihli ek raporunda davacının, 01.04.2022 tarihi itibariyle davalıdan 8.062,47 Euro ana para alacağının bulunduğu bildirilmiştir. Dosyadaki mevcut raporun taraflar arasında yapılan çek ödemelerine ilişkin değerlendirme yapılmamış olması, icra takibinden sonra yapılan ödeme nedeniyle BK 100 md değerlendirilerek hüküm kurmaya elverişli rapor tanzim edilmemiş olması nedeniyle dosya, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait 2020-2021 tarihli ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının davaya konu faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki çek ödemelerinin borcu infaz edip etmediği, davaya konu edilen faturalara yönelik çek ödemesi yapılıp yapılmadığı, takipten sonra yapılan ödeme ve BK 100. Madde hükümleri de gözetilerek hesaplama yapılarak rapor hazırlanması için farklı bir SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 08/05/2025 tarihli kök raporunda ve aynı yöndeki 23/07/2025 tarihli ek raporunda; davacı tarafından tahsil edilemeyen 12.682,21 EUR için 02.11.2021 tarihinde takip başlatıldığı, davalı tarafından takip sonrası 16.03.2022 tarihinde ... Bankası ... şb. 7138824 nolu çek ile 75.215,65.-TL (1 Eur 16,25- 4.629,74 Eur) ödeme yapıldığı, davacının bu bedeli mahsup ederek huzurdaki davayı açtığı, davalı defterlerinde ise 01.04.2022 tarihinde yapılan kayıtla borcun kapandığı, dolayısıyla davacı takipte davalıdan 12.682,21 EUR (A) iken dava tarihinde 8.062,47 Euro (A) olduğu ve takip sonrası davacıya ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın "Ülke parası ile" başlıklı 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosya incelendiğinde; alınan bilirkişi raporları ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacının; davalıya kestiği faturalar, defter kayıtları ve davalıya ait carisinin incelemesi neticesinde 01.04.2022 tarihi itibari ile davalıdan 8.062,47 EUR alacaklı olduğu; dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı; yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı, ... Esas ve ... Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı, ... Esas ve... sayılı emsal ilamları); davalı tarafça iade faturası düzenlenmediği, faturalara itiraz bulunmadığı; davalının davacı tarafça talep edilen bedelin davalı tarafından ödendiğini savunduğu; taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının esasında kur değerlemesinden kaynaklandığı; İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ... Esas,...Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacı tarafın TBK 99. Maddesi uyarınca seçimlik hakkına istinaden döviz cinsinden alacağının, fiili ödeme günündeki rayiç değer üzerinden talep etmesinde isabetsizlik bulunmadığı; alınan bilirkişi raporları ile takip sonrası yapılan ödemenin ödeme tarihindeki kur karşılığı hesaplanarak, dava tarihi itibariyle davacının 8.062,47 EUR alacaklı olduğunun tespit edildiği; yapılan tespit ile davacının davasının ispatlandığı kanaatine varılarak; davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 8.062,47 EUR asıl alacak yönünden İPTALİ ile, icra takibinin 8.062,47 EUR asıl alacak yönünden aynı şartlarla DEVAMINA,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle dava tarihindeki EUR efektif satış kuru olan 15.6655 TL üzerinden, dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (8.062,47 x 15.6655) 126.302,62 TL üzerinden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.627,73 TL harçtan peşin alınan 1.451,67TL'nin mahsup edilerek bakiye 7.176,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70TL Başvuru Harcı, 1.451,67TL Peşin/nisbi Harcı, 7.523,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.055,37TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava tarihindeki EUR efektif satış kuru olan 15.6655 TL üzerinden, dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (8.062,47 x 15.6655) 126.302,62 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi.23/09/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır