T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/365 Esas
KARAR NO : 2025/220
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 18/05/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; sigortalı ...'a ait ... plakalı araç tarafından, müvekkili şirket adına kayıtlı, ...şasi numaralı, ... marka, ... model, ... plakalı araca, 28.08.2021 tarihinde İstanbul'da arkadan çarpmak suretiyle zarar verildiğini, hasar meydana geldiğini, ortaya çıkan hasara ilişkin olarak, Huk-...sigorta şirketinin işlemlerini yürüten davalı ... Sigortacılık tarafından hazırlanan 09.09.2021 tarihli ... iş emri nolu eksper raporunda zarar hesaplandığını, buna göre müvekkiline 09.09.2021 tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif satış kuru olan 9,8819-TL esas alınarak, 156.852,42 Euro karşılığı 1.550.000,00 (birmilyonbeşyüzellibin) Türk Lirası ödeme yapıldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme fiil ödeme günü olan 23.11.2021 tarihindeki Euro karşılığı olarak ödenmediğini, zira 23.11.2021 tarihinde Merkez Bankası Euro Efektif satış kuru 13,7241 iken, müvekkiline 1.550.000,00 TL, yani 112.940,01 Euro karşılığı para ödendiğini ancak fiili ödeme günü olan 23.11.2021 tarihli kur olan 13,7241 esas alınmayarak, 43.912,41 Euro yani 602.658,306 TL eksik ödeme yapıldığını, ...Ltd. Şti. tarafından müvekkiline fiili ödeme günü olan 23.11.2021 tarihindeki kur esas alınmaksızın, kurun 09.09.2021 tarihi itibariyle TLde sabitlenerek eksik yapılan ödeme sonucunda müvekkili aleyhine meydana gelen kur farkının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak ortaya çıkacak zararın ve ayrıca varsa uğranılan diğer zarar bedellerinin haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davaya konu kazanın Türkiye'de olduğunu, müvekkilinin borcu bulunmadığını, borç bulunması halinde dahi yabancı para borcu bulunmadığını, eksper raporunun Türk Lirası cinsinden düzenlendiğin, davacı taraf ile yapılan yazışmalardan sonra uzlaşıldığını, anlaşılan bedelin ödenmesi sonrasında davacının alacağının kalmadığını, kazaya karışan aracın Alman menşeli olmasının davaya yabancılık unsuru katmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 28/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana geldiği belirtilen hasardan kaynaklı olarak davacı lehine tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tazminattan davalının sorumlu olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için 28/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana geldiği belirtilen hasardan kaynaklı olarak davacı lehine tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tazminattan davalının sorumlu olup olmadığı ve kazada kusur durumunun tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 12.08.2024 UYAP giriş tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...1-) ...plakalı otomobil sürücüsü ... kazanın meydana gelmesinde asli ve tam (94100 oranında) kusurlu olduğu; 2-) ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı...3-) ... plakalı aracın tam zıya (pert total) kabul edilmesinin uygun olduğu, aracın rayiç değeri ve sovtaj değeri değerlendirilerek hasar tutarının 1.550.000,00 TL olacağı...4-) Davalı Avus sigorta tarafından 23/11/2021 tarihinde davacı ...Lim.Şti ...- hesabına 1.550.000 TL yapılmıştır..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi heyeti kök raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetine hukukçu ve sigorta uzmanı bilirkişiler dahil edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 02.01.2025 UYAP giriş tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "....Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde; 1. Davacı tarafından dava dilekçesinde 09.09.2021 tarihli eksper raporunda belirlenen bedelin davalı tarafından ödeme tarihi olan 23.11.2021 tarihindeki kur hesaba katılmaksızın, eksper raporunun tanzim tarihi olan 09.09.2021 tarihindeki kurun nazara alınarak davacıya ödeme yapıldığını, dolayısıyla - davacının zararı olarak eksik ödemenin ve uğranılan diğer zarar kalemlerinin (602.658,36TL.) haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, Ödemeye ilişkin olarak - TBK m. 99/11 hükmünün “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.” şeklinde olduğu; bu hükmün “borçluya ait” seçimlik yetkiyi düzenlendiği; - TBK m. 99/1ll hükmünün ise “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili önündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklinde olduğu, bu hükmün ise borçlunun temerrüde düşmesi halinde alacaklıya ait seçimlik yetkiyi düzenlendiği, Ekspertiz raporunda kazaya karışan aracın hasarsız emsalinin rayiç bedelinin 2.200.000TL. olduğunun beyan edildiği; . Davalı tarafından dosyaya sunulan evrak incelendiğinde, davacı şirketin antetli kâğıdı üzerinde şirket kaşesinin ve ...'in imzasının bulunduğu 17.11.2021 tarihli belge incelendiğinde davacı şirketin “... plakalı... aracımın 2.200.000TL. rayiç değer, sovtaj bedeli 650.000TL.dir. Ödenecek 1.550.000TL. mutabık kaldığıma ve başka bir talepte bulunmayacağımı bildi şeklindeki beyanın yer aldığı, Meydana gelen kaza neticesinde davalı ... sigorta tarafından davacıya 23.11.2021 de 1.550.000TL. ödeme yapıldığı, Ancak davacı tarafından Büyükçekmece ... Noterliği'nden 08.12.2021 tarihinde davalıya gönderilen...yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davalı tarafından davacıya ... plakalı ara ilişkin olarak 23.11.2021 tarihinde (1Euro 13.724171 üzerinden) 1.550.000TL.nin (112 940Euro) ödendiği; ancak hasar tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutarın 156.852,42TL. (43.912,41Euro) ödenmediği, tebliğden itibaren 7 gün içinde borcun ödenmesi gerektiği beyan edilmiş olup işbu ihtarnamenin 16.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği; Davacının 17.11.2021 tarihli belgenin davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından düzenlenmediğini iddia ettiği; Islak imzanın aidiyetinin incelemesinin uzmanlık alanımızın dışında kaldığı; Ancak 17.11.2021 tarihli belgenin düzenlenmesinden önce) 20.01.2021 tarihinde Büyükçekmece ... Noterliği'nde düzenlenen ... yevmiye numaralı “İmza Sirküleri"nde ve (17.11.2021 tarihli belgenin düzenlenmesinden sonra) Büyükçekmece... Noterliği'nde düzenlenen 21.02.2022 tarihli, ... yevmiye numaralı “Vekaletname”de davacı şirketin yetkilisinin ... olduğunun anlaşıldığı; Hal böyle olmakla 17.11.2021 tarihli belge davacı şirketin yetkili temsilcisi olarak ...tarafından TBK m. 40/1' hükmü gereğince temsil yetkisine dayanarak imzalandığı, davacının bu belgedeki beyanla bağlı olacağı ve ... plakalı araca ilişkin olarak 1.550.000TL. ödenmesi dışında başka bir ödemeyi talep etme hakkına sahip olmayacağı kanaatine varıldığı, C. UĞRANILAN DİĞER ZARAR KALEMLERİNE İLİŞKİN TALEP YÖNÜNDEN Davacı tarafından sunulan Yargıtay HGK E. 2009/4-238, K. 2009/493, T. 11.11.2009 kararı “Somut olayda, Alman vatandaşı olan davacıların, davalılara ait ticari taksi ile yolculuk yaparken diğer davalının aracı ile çarpıştığı, ilk tedavilerinin Türkiye'de, sonraki tedavilerinin ise Almanya'da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar olaydan sonra ilkelerine dönerek uğradıkları zararı gidermek için kendi ülke paraları ile harcama yapmışlardır. Kazanç ve giderleri yabancı para üzerinden belirlenen yabancı uyruklu kişilerin tazmini gereken zararlarının yabancı para olarak gerçekleştiği kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle, zararın yabancı para üzerinden talep edilmesine rağmen Türk Lirası üzerinden belirlenmesi hatalıdır.” şeklinde olup karar konu olayın farklı olduğu; şöyle ki dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafın yabancı uyruklu olmadığı; karara benzer bir şekilde yurtdışında Euro cinsinden ödeme yaptığı yönünde bir tespite varılamadığı, sırf aracın yabancı üretim olması nedeniyle Euro kurundan ödemenin yapılmasının gerekmeyeceği kanaatine varıldığı, takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, 2. Davacı tarafından TBK m. 1227 hükmü gereğince aşkın (munzam) zarar iddiasında bulunulmuş ise de davacı şirketin temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayıp uğramadığının tespitinin mali açıdan yapılabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; davacının adına kayıtlı... marka, ... model, ... plakalı araçta 28.08.2021 tarihinde hasar meydana gelmiştir. Söz konusu araçta meydana gelen zarara ilişkin 09.09.2021 tarihli ... iş emri nolu eksper raporunda 1.550.000,00 zarar tespit edilmiş ve davacıya bu bedel 23.11.2021 tarihinde ödenmiştir. Davacı, hasarın tespit edildiği gün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Euro Efektif satış kurunun 9,8819 TL; ödemenin yapıldığı tarihte 13,7241 TL olduğunu, dolayısıyla 43.912,41 Euro kur farkından dolayı eksik ödeme yapıldığını belirtmiştir. Davalı sigorta şirketi ise kazanın Türkiye'de meydana geldiğini, davacı ile hasar konusunda mutabakata varıldığını, döviz cinsinden ödeme talep edilemeyeceğini savunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi şöyledir:
" Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir."
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, her ne kadar davacıya ait araç Almanya'da üretilmiş olsa da, tescil işleminin Türkiye'de yapıldığı ve sicil kaydının burada bulunduğu, hasarın Türkiye'de oluştuğu, ülkede meydana gelen hasarın yabancı ülke parasıyla ödeneceğine veya aradaki kur farkının karşılanacağına dair taraflar arasında yazılı bir anlaşma veya ticari teamül bulunmadığı anlaşıldığından davacının kur farkı isteminde bulunmasının mümkün olmadığı, davacının ülke parasıyla poliçe kapsamında hesaplanan hasar bedelini ödemesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta şirketi ayrıca, davacının 1.550.000 TL ödemeyi kabul ettiğine ve başka talepte bulunmayacağına dair yazılı taahhütte bulunduğunu belirtmiştir. Davacı ise söz konusu taahhütnamenin altındaki imzanın şirkete ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, TBK'nın 99. maddesi uyarınca, davacının döviz cinsinden ödeme talep etmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunda teknik uzmanlar tarafından hasarın 1.550.000 TL kabul edilmesi, hesaplanan hasar miktarı kadar ödemenin de davacıya yapılması karşısında, davacının talep edebileceği başka bir alacak bulunmaması nedeniyle taahhütnamedeki imzanın davacıya ait olup olmamasının incelenmesinde hukuki yarar bulunmadığı ve davanın sonucuna etki etmeyeceği değerlendirildiğinden bu konuda ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 10.291,90-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 9.676,50-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 66,00-₺ yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 94.398,75-₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza