T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/437 Esas
KARAR NO: 2024/263
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili 15/06/2024 dava dilekçesinde özetle : "....Davacı ..., diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti'nin imzaya yetkili ortağıdır. Davalı şirket tarafından, ... 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davacılar aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır. Bu takibin dayanağı olarak da, "30.11.2015 tanzim tarihli, 21.12.2015 vade tarihli ve 111.201,32 TL. miktarlı senet" gösterilmiştir. Davacı ..., borçlu olarak göründüğü işbu bonodan icra dosyasından kendisine gönderilen ödeme emri ile haberdar olmuştur. Davalı şirket tarafından takibe konulan bono üzerindeki imza davacı ...'ya ait değildir. Müvekkil ...'nun imzası taklit edilmek suretiyle takibe konu senet düzenlenerek, davacılar aleyhine takibe konulmuştur. Yine bu imzanın makine, araç ve alet kullanarak veya transfer yoluyla atılmış olması da söz konusu olabilir. Bononun metninde yazan yazılar da ...'ya ait değildir. Davacıların davalı şirkete karşı bonodan kaynaklanan herhangi bir borcu yoktur. Ödeme emrinin ekinde gönderilen takip dayanağı bono fotokopisinden, bonodaki imzanın ...'ya ait olmadığı tespit edilmiştir ve davacılar tarafından, ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edilmiştir. Ancak, işbu dava takipsizlik sebebiyle neticelenememiştir. ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki imzaya ve borca itiraz davasının yargılaması esnasında, senet aslı ... 37. İcra Dairesi'nden istenmişse de icra dairesi senet aslının icra kasasında bulunmadığını belirmiştir. Yani, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinde takip dayanağı bono aslı icra dosyasında bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı-alacaklı şirket tarafından icra takibine konu edilen bono üzerindeki imzalar şahsen ve şirketi temsilen ...'ya ait değildir. Davacıların, davalı şirkete herhangi bir borcu da yoktur. Tüm bu sebeplerle, takip konusu bonodan dolayı davacıların borçlu olmadığının tespiti için, Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur. ... 37. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin dayanağı olarak gösterilen ve ödeme emrindeki senet bilgisi kısmından anlaşıldığı kadarıyla, lehdarı ... A.ş. olan, 30.11.2015 tanzim tarihli, 21.12.2015 vade tarihli ve 111.201,32 (Yüz on bir bin iki yüz bir lira otuz iki kuruş) TL. bedelli bir adet bonodan dolayı davacılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti'nin borçlu bulunmadığının (menfi tespit) tespitine, bononun iptaline, haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibi sebebiyle, takip dayanağı bononun icra kasasında bulunmadığı da dikkate alınarak, uygulanan hacizler sebebiyle telafisi imkansız zararlar meydana geleceğinden, öncelikle icra takibinin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulmasına, bu mümkün olmadığı takdirde icra dosyasına yatırılacak paraların dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalılar haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkil lehine %20 tazminatın tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini...." talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 01/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "...Davacı ...Tic. Ltd. Şti. müvekkil şirketin ... nolu abonesi olup; tesisattaki kullanımdan kaynaklı birikmiş elektrik fatura borçlarına istinaden dava konusu icra takibine dayanak bono müvekkil şirkete verilmiş, vadesinde ödeme yapılmaması üzerine bahsi geçen icra takibi başlatılmıştır. ... 7 İcra Müdürlüğü ...E sayı ile de ilamsız takip bulunmaktadır. Müvekkil şirket tarafından yapılan hesap ve işlemler Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne, EPDK kararlarına ve mevzuata uygundur. Bu husus müvekkil şirket kayıtlarından anlaşılmakla, dosyada bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme ile de tespit edilecektir. Dava dilekçesinde bono üzerindeki imzanın davacı ...'ya ait olmadığı iddia edilmekteyse de, bono üzerinde yer alan diğer davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin kaşesi veya şirket adına atılan imzalardan bahsedilmemektedir. Bonoya basılan ve imza ile teyit edilen şirket kaşesi ne anlama gelmektedir? Bunun izahını davacılar yapmalıdır. Elektrik fatura borçları sebebiyle elektrik kesintisi yapılmaması için davacı şirket lehine olacak bir işlemin davacı şirketin/ şirket yetkililerinin bilgisi dışında 3. kişiler tarafından kendiliğinden yapılmış olması ihtimali hayatın olağan akışına aykırıdır. Dava konusu bononun birikmiş elektrik fatura borçları sebebiyle bizzat davacı şirket ilgili ve yetkilileri tarafından imza edilerek, bilgileri dahilinde müvekkil şirkete sunulduğu açıktır. Aksi ihtimalde nitelikli dolandırıcılık söz konusu olacaktır. Yapılacak incelemede şirket ortakları ... ve müvekkil şirket önünde abonelik sözleşmesini vekaleten imzalayan ... imzalarının da incelenmesi talebimizdir. Öte yandan imzanın sahte olduğunu düşündüğü halde 5 yıl sonra bunu ileri sürerek dava açmak iyiniyetle bağdaşır bir tutum olmayıp hayatın olağan akısına aykırıdır. a-) Davacı yanlar verilen tedbir kararının HMK 393 md. Uyarınca infazını bir hafta içinde icra dairesinden talep etmemiştir. Bu nedenle de yasa hükmü uyarınca tedbir kararı hükümsüz kalmıştır. Bu hususun karar altına alınması talebimizdir. b-) Davacıların haklılığı konusunda yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. HMK 390. Maddesi ”Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” Davacıların haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat eden bir argümanı yoktur. Davacılar farazi ifadelerle borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Ancak iddia ettiği bu durumla ilgili herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Hal böyleyken davacının tedbir talebinin kabul edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olmuştur. Sayın Mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararının kaldırılmasını talep etmekteyiz. Öncelikle Mahkemece verilen tedbir kararının hükümsüz kaldığının tespitine, tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara karardan rücu edilmesine, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı yanlara tahmiline karar verilmesini ..." talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, İTO'nun cevabi yazısı, ... ait ıslak imzalı belge asılları, ... İlçe Seçim Kurulu Başk. Seçmen Listesi aslı, ... Bankası Bankacılık Hizmet Sözleşmesi aslı, ... Bankası Bireysel Müşteri Sözleşmesi aslı, ... 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığının ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır.
Davacı tarafça davaya ve takibe konu 21/12/2015 vade tarihli 111.201,32 TL bedelli senetteki imzanın davacı ...'ya ait olmadığı iddiasıyla iş bu davanın açılmış olması nedeniyle senet aslının sunulması amacıyla davalı yana 14/06/2023 tarihli celsede kesin süre verilmiş ancak davalı tarafça verilen kesin süre içerisinde senet aslı dosyaya sunulmamış ve senedin bulunduğu belirtilen mahallerden de senet aslı temin edilememiştir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; takibe konu 21/12/2015 vade tarihli 111.201,32 TL bedelli senede ilişkin olarak davalı tarafça ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine takip başlatıldığı, dava konusu senette borçlu sıfatıyla imzanın ... tarafından atılmış olarak göründüğü, davacı ...'nun kendisi ve şirket adına atılmış olan imzasının kendisine ait olmadığı gerekçesiyle menfi tespit isteminde bulunduğu, çek aslının temini için icra müdürlüğü ve icra mahkemelerine yazılan müzekkerelere olumsuz cevap verildiği, ispat yükü kendisinde olan davalı yana senet aslını sunması için kesin süre verildiği ancak senet aslının davalı tarafça dosyaya sunulmadığı ve davacı yanın borçlu bulunduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın kabulüne, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile davacıların ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak 21/12/2015 vade tarihli 11.201,32 TL bedelli senetten kaynaklı olarak davalı yana borçlu bulunmadıklarının TESPİTİNE
-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 7.596,16 TL harçtan peşin alınan 1.899,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.697,11 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 255,50 TL yargılama gideri( posta ve tebligat gideri) ile 1.899,05 TL Peşin olarak ödenen harç olmak üzere toplam 2.154,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/04/2024
Katip
E-imza
Hakim
E-imza