T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/439 Esas
KARAR NO : 2025/352
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2022
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil , araçlarım onarım ve bakımı yapmak işi ile iştigal etmekte olup, bu bağlamda davalı borçluyla da bu konuda aralarında ticari iş ilişkisi olmuştur. Bu ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkilin davalı borçlu yandan 33.766,00 TL fatura alacağı bulunmaktadır. Davalı şirketin araçlarının müvekkil tarafından onarım ve bakımı yapılmış olmasına rağmen borçlu borcunu ödememiş bu sebeple davalı borçlu hakkında ... 11. İcra Müdürlüğü’ nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış , davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmiş ve netice de takip durmuştur. Ancak ne var ki davalı yan itirazlarında haksız, yersiz ve kötü niyetli olup davanın kabulü gerekmektedir. Davalı yanın borcu olmadığı yönünde ki itirazları haksız ve yersizdir. Müvekkil, takibe konu faturalarda belirtilen hizmetler davalı yana verilmiş, davalı yanın araçlarının onarımı, bakımı müvekkil tarafından yapılmıştır. Bunun karşılığında da müvekkilin davalı/borçludan toplam 50.710,50 TL alacağı bulunmaktadır. Davalı yan tarafından alacağa ilişkin 20.10.2021 tarihinde 5.186,10 TL, 03.12.2021 tarihinde 5.758,40 TL, 09.02.2022 tarihinde 6.000,00 TL olmak üzere toplam 16.944,5 TL ödeme yapılmıştır. Müvekkilin, yapılan ödemeler sonrası davalı/borçludan alacağı 33.766,00 TL'dir. Ancak ne var ki davalı tarafından ödeme yapılmamış ve iş bu sebeple itiraza konu icra takibinin yapılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Anılan sebeplerle davalı-borçlunun borcu olmadığına dair yapmış olduğu itiraz haksız ve yersiz olup davanın kabulü gerekmektedir. Yapılan itiraz kötü niyetlidir. Zira davalı yan borçlu olduğunu bilmektedir ve tek amacı itiraz ederek müvekkilin alacağına ulaşmasını engellemek veya sürüncemede bırakmaktır. Taraflar arasında açık ve net olan ticari ilişki mevcut iken davalı-borçlunun herhangi bir borcu olmadığı yönündeki itirazının ne denli kötü niyeti olduğu açık ve nettir. Müvekkilin haklılığı açık bir şekilde görülmekle beraber alacağı sürüncemede bırakma amacı taşıyan bu itirazlar haksız ve kötü niyetli olup davalı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektirmektedir. .Belirtmek gerekir ki iş bu davanın açılmasından önce dava şartı olan arabuluculuk başvurusu tarafımızca yapılmış, telekonferans vasıtasıyla toplantı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu toplantı sonucunda davalı yan ile anlaşma sağlanamadığından toplantı anlaşamama tutanağı ile sonlandırılmıştır. İşbu arabuluculuk son tutanağı e-imzalı olarak hazırlanmış olup 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu M. 17 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu M. 5/a uyarınca tanzim edilmiştir.1.... 11. İcra müdürlüğü’nün ...e sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin icra takibinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte devamına,
davalı borçlunun %20 den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı yandan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Her ne kadar davacı yan, söz konusu faturalar verilen hizmetin karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkil şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet bulunmamaktadır. Bu nedenle fatura içeriğine açıkça itiraz ediyoruz. Nitekim bu husus öğretide; Eğer faturayı alıp da süresi içinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkar ederse, o zaman, TTK. m.21/2’deki karinenin uygulanabilmesi için, aralarında, faturanın dayandığı geçerli bir sözleşme ilişkinin bulunduğunu ispat yükü; faturayı düzenleyip gönderen tarafın üzerindedir 39. Faturaya konu alacağın dayandığı bu sözleşme, HMK. m. 200 uyarınca senetle/kesin delille ispatlanmak durumundadır. Yine, faturayı düzenleyip gönderen taraf; fatura konusu borcunu ifa ettiğini de ispatlayacaktır" denilmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda;
-Haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
-Tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, hizmet ilişkisinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali talepli davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu raporda özetle: " Davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin işletme defteri olduğu görülmektedir. İşletme defterlerinde usul olarak banka tahsilatları, nakit tahsilatları ya da benzeri tahsilat kayıtları işletme defterlerinde yer almaz. Davacı defterlerinde de davalı adına yapıldığına ilişkin sunulan ödeme dekontları kayıtlı değildir ve sadece davacı adına düzenlenen satış faturaları kayda alınmıştır. Davalı şirket tarafından defter ve belge ve ödemenin de yapıldığına dair ödeme dekontları ibraz edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan faturalar ve buna ilişkin ödeme dekontları dikkate alındığında davalıdan 33.766.-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının, yasal süresinde ya da sonrasında faturalara itiraz etmediği, iade faturası düzenlenemediği ya da ödendiğine dair ödeme belgesinin da dava dosyasına sunulmadığı görülmektedir. 33.766.-TL alacaklı olan davacının, takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davaya konu faturalarda verilen araçların davalı tarafa ait araçlar olup olmadığının tespiti için araç tescil belgelerinin dava dosyasında bulunmadığı bu nedenle davalı tarafa ait araçlar olup olmadığının tespiti yapılamadığı; Dava dosyasında davaya konu araçların taraflarca onaylanmış servise giriş ve çıkış evrakları, iş emri açılış, iş emri kapanış, müşteri onay veya izin formları olmadığı, bu nedenle davaya konu servis hizmetlerinin davacı tarafından davalı tarafa verilip verilmediğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin davacı tarafından davalı tarafa hizmet verildiği kabul edildiği takdirde, fatura toplam tutarlarının 50.710,50 TL KDV Dahil olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacının, işletme defteri tutmakla mükellef olduğu, işletme defterinin özelliği gereği tahsilatların defterlerde işlenmediği, davalı adına keşide edilmiş olan faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, Davacı ve davalı tarafından B formuna konu edildiği, davalı adına düzenlenen fatura adedinin toplamda 20 olduğu ve fakat B formunda konu miktar sınırı olan 5.000.-TL üzeri 19 adet faturanın bulunduğu, tarafların 19 adet faturayı beyan ettikleri ve mutabık oldukları, Her ne kadar | adet faturanın tebliğine ilişkin belge dosya kapsamında yer almamışsa da davacının alacak talebinin 33.766.-TL olduğu, takip talebinden itibaren faiz talep edebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
... 11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine faturalar nedeniyle toplam 33.766,00 TL'lik takip başlatıldığı ve davalı tarafından borcun bulunmadığından bahisle takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 24/09/2024 tarihli taraf vekillerinin hazır bulunduğu celsede de defter inceleme günü olarak 18/10/2024 tarihinin belirlendiği, davalı vekilince mahkememizin vermiş olduğu kesin süreden ve hatta defter inceleme gününden sonra yerinde inceleme talep edilmiş olup mahkememizce süresi içerisinde yerinde inceleme talep edilmediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; faturalara konu araçların her birinin fatura tarihi itibariyle davalı adına kayıtlı olduğu, tarafların BA/BS formlarının incelenmesinde toplam 19 adet faturanın taraflarca bildirildiği ve mutabık kalındığı, 1 adet faturanın ise 5.000,00 TL'lik sınırın altında kalması nedeniyle taraflarca BA/BS formlarında bildirilmediği, tarafların mutabık kaldığı faturalar yönünden hizmetin verildiğinin ispat edildiği ancak davalı tarafından ödemelerin ispat edilemediği dikkate alınarak davacı tarafın toplam alacağının 48.350,50 TL olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 33.766,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 11. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,
2-Alacağın % 20'si olan 6.753,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.306,55 TL harçtan peşin alınan 407,81 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.898,74 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 407,81 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 488,51 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 33.766,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 160,25 TL tebligat, posta gideri ile 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.160,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır