T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/583 Esas
KARAR NO : 2025/211
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2022
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil tarafından davalı şirkete ekskavatör kiralama ve iş makinası operatörü hizmet sunumu karşılığında iki adet fatura düzenlendiğini, düzenlenen iki ayrı fatura doğrultusunda davalı şirkete verilen hizmetin akabinde müvekkili şirkete, fatura karşılıklarına dair tüm taleplere rağmen ödemenin yapılmadığını, bu gelişme üzerine müvekkilinin alacağına kavuşması için davalı şirket aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası marifeti ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete 12.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibine davalı şirket tarafında hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde 14.01.2022 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine arabuluculuk yoluna başvuruldu ise de anlaşmanın sağlanamadığını, icra takibi incelendiğinde; dayanak evrak olarak iki ayrı fatura olduğunun görüldüğünü, davalı şirket tarafından her ne kadar icra takibine itiraz edildi ise de; itiraz edildikten sonra, müvekkili şirkete 18.02.2022 tarihinde 18.926.13-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin icra takibine itirazının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davalı şirketçe yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu, Davalı şirketin haksız ve hukuki dayanağı olmayan itirazının fazlaya ilişkin haklarımız saklı olmak üzere şimdilik 7.514,89-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bakiye asıl alacak kısmı ve icra takip talebinde talep edilen diğer tüm feri alacaklar ( tüm masraflar, faiz, vekalet ücreti, harçlar vs.) yönünden devamına ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilmiş faizi ile birlikte tahsiline, dava konusu icra takibindeki borçlunun ödeyeceği karşı yan vekalet ücretimizin takip esas alacak miktarı olan 26.441,02-TL üzerinden hesaplanarak ödenmesine, icra takibine haksız itiraz eden davalı şirket aleyhine icra takip miktarı olan 26.441,02-TL'nin 9620'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, dava vekalet ücreti ve zorunlu arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Açılan İtirazın İptali davasına karşın davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: “..Öncelikle usul yönünden itirazlarının mevcut olduğu görülmekte olup, esas yönünden ise; davacı, taraflar arasındaki kira ilişkisinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmadığını iddia etmekteyse de davacı şirket taraflar arasındaki kira ilişkinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği kira ilişkisini haksız bir şekilde sonlandırdığından müvekkil şirketi zarara uğrattığını, bu doğrultuda davacının müvekkil şirketten alacağı bulunmadığı gibi müvekkil durumunda olduğunu, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi davacı şirketin kira ilişkisinden doğan yükümlülüklerini yerine gereği gibi getirmediğini ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin yapımı devam etmekte olan ... metrosunun ... şantiyesinde üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmek adına, davacı şirketten ekskavatör kiraladığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında bu kiralama ilişkisinin uzun bir süre sorunsuz olarak ilerlediğini, ancak davacı şirketin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davranarak haksız gerekçelerle ve hukuka aykırı olarak herhangi bir bildirimde bulunmaksızın ekskavatörü sahadan çektiğini ve müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, müvekkili şirketin davacının bu haksız ve hukuka aykırı davranışı sonrasında, ...metrosunun ... şantiyesinde üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmek adına başka bir firmadan ekskavatör kiralama hizmeti almak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin — davacı tarafa göndermiş olduğu ... 56.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde de açık bir şekilde davacı tarafın kiralamaya konu ekskavatörü hiçbir bildirimde bulunmaksızın sahadan çekmesinin kabulünün mümkün olmadığının açık bir şekilde karşı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın, haksız ve hukuka aykırı bu davranışına gerekçe olarak kiralama konusu ekskavatörün yıkım işlerinde kullanılması ve bunun sonradan öğrenildiği yönünde asılsız iddialarda bulunulduğunu, belirtmek gerekir ki; müvekkil şirket ile davacı taraf arasındaki kira ilişkisine istinaden kiralaması yapılan ekskavatörü davacı şirketin personeli olan operatörün kullandığını, davacı şirketin yıkım işinde haberdar olmadığı yönündeki iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, bunun yanı sıra ekskavatörün yıkım işinde kullanılmayacağına dair herhangi bir anlaşmanın da söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin kiralamaya konu ekskavatörü niteliğine uygun işlerde ve davacı şirketin personeli olan operatör aracılığıyla kullanıldığını, taraflar arasında ekskavatör kira süresi olarak kararlaştırılan süre 2021 Aralık ayının sonu olmasına rağmen davacı tarafın, hiçbir bildirimde bulunmaksızın kiralama konusu ekskavatörün sahadan çekilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin takibe haklı olarak itiraz ettiğini, görev itirazı doğrultusunda, davanın usulden reddi ile görevsizlik kararı verilmesini ve dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde, esas "yargılamaya geçildiği takdirde davacının açtığı işbu davanın tümden reddine, davacının açtığı işbu dava yalnızca kötü niyetle ve müvekkil şirketten haksız kazanç elde etmek amacıyla açıldığından davacı aleyhine 9620den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali isteminden ibaret davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişisinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacı tarafın 2021-2022 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2021-2022 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 26.791,28 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacıdan 7.273,61 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre taraflar arasında (26.791,28 TL * 7.273,61 TL<) 34.064,89 TL tutarında farkın mevcut olduğu, taraflar arasındaki farkın davacı tarafından davalıya düzenlenen 10 günlük iş bedeline ilişkin 7.514,89 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması, davalı tarafından taraflar arasındaki anlaşmanın süresinden önce feshedilmesi nedeniyle işin tamamlattırılmasına ilişkin düzenlendiği iddia edilen 31.12.2021 tarihli ... numaralı ve 26.550,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, Davacı tarafından düzenlenen davalı defterlerinde kayıtlı olmayan fatura yönünden bakıldığında dosya kapsamında ekskavatörün 10.12.2021 tarihinde çekildiği beyanın sayın mahkemece kabulü halinde davacının bu fatura talebinin mümkün olduğu, Davalı tarafından düzenlenen ve taraflar arasındaki anlaşmanın 31.12.2021 tarihinde sona ermesi gerekirken öncesinde feshedilmesi nedeniyle eksik gün için düzenlendiği iddia edilen fatura yönünden ise söz konusu faturanın kadri maruf olup olmadığı, taraflar arasındaki anlaşma çerçevesinde talep edilip/edilmeyeceği, işin gerçekten ifa edilip edilmeyeceği hususları teknik bir bilgi ile tespit edileceği ve uzmanlık alanıma girmediğinden bu yöndeki hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 26.791,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya takip tarihinden sonra 18.926,13 TL tutarında ödeme yapıldığı ve dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 7.865,15 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize vermiş oldukları raporda özetle: "Mali inceleme yönünden kök rapordaki kanaatte herhangi bir değişikliğe gidilmedi Sayın Mahkemece davacının haksız nedenle iş makinesinin şantiyede alınması yönünde karar verilmesi halinde, davalı tarafından düzenlenen faturanın kadri maruf olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... özetle; "dava konusu yerde daha önce çalışıyordum, aynı proje kapsamında daha önce operatör olarak çalıştım ben operatör olarak çalışıyorken iş makinesine sadece hazır malzeme konuyordu, ben ayrıldıktan sonra aynı iş makinesine bina yıkma işi verilmiş, bu sebeple iş makinesi iş sahasından çekilmiş, taraflar arasındaki ilişkiyi tam olarak bilmiyorum. Ancak dışarıdan duyduğum ve kendi tecrübeme göre taraflarca dava konusu iş makinesi sadece hazır malzeme çekmek için kullanılacaktır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... özetle; "davacı şirkette o dönem operatör olarak çalışıyordum, oraya başladığımda 10 gün kadar olmuştu, ... bey ile ben aylık mı çalışıyoruz diye sordum, aylık çalışıyoruz diye belirtti, yapacağımız iş ise tünelden çıkan hafriyatı ekskavatör ile taşımaktı bunu davacı şirket yetkilisi söyledi, davalı yerde tahmini olarak 1 ay kadar çalıştım, orada fazla kalamadık, 1 - 1,5 ay boyunca şafttan çıkan malzemeyi araçlara yükledik, bana bina yıkmam söylendiğinde ... beyin haberi olmadan yapamayacağımı söyledim, bunun üzerine karşı tarafın formeni davacı şirket yetkilisini arayarak haber vereceğini söyledi, yanımda birini aradı, davacı şirket yetkilisi gibi konuştu ve bana izin aldığını söyledi bunun üzerine ben de bina yıkım işlemine başladım, binayı yıkarken iş makinesinde bir arıza meydana geldi, arıza meydana gelince davacı şirket yetkilisi ile konuştum davacı şirket yetkilisi arızanın neyden kaynaklandığını sordu ben de binayı yıkarken oldu dedim bunun üzerine bana hemen makineyi durdurmamı ve bina yıkma işinin bize ait olmadığı söyledi, aralarında ki sözleşme de bu yokmuş, ben de kendisine ama seni arayarak izin aldılar dedim, davacı şirket yetkilisi kendisinin kimse tarafından aranmadığını bana söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... özetle; "bahse konu iş makinesi metro şantiyesinde çalışmak için gelmişti, iş makinesinin ne kadar çalıştığını hatırlamıyorum, bildiğim kadarıyla iş makinesi bina yıkımında kullanılınca davacı tarafından şantiyeden çekildi, tarafların anlaşmaları nasıldı onu bilmiyorum, iş makinesi geldiği günden beri sadece bina yıkımında kullanılmamıştır hafriyat yükleme işinde de kullanılmıştır, bilgim ve görgüm bu kadardır dedi.
Davacı vekili tanığa: bina yıkımı olarak bir kavram yoktur demek ne anlama geliyor?
Tanık cevaben: bina yıkımı yoktur demedim, saha içerisinde bir yapı vardı bu yapı yıkıldıktan sonra taraflar arasında uyuşmazlık çıktı ve iş makinesi sahadan çekildi dedi.
Davacı vekili tanığa: müvekkilin makinesinin tam olarak hangi iş için inşaat sahasına getirildiğinin yemini hatırlatılarak sorulmasını talep ediyorum dedi.
Tanık cevaben: makinenin ne için getirildiğine dair sözleşme aşamasını ben bilemem ben sadece makinenin orada ne iş yaptığını söylüyorum dedi.
Davacı vekili tanığa: tanık fiilen oradayken makinenin geldiği günden itibaren yoğun olarak yaptığı iş nedir diye sorulsun.
Tanık cevaben: makine geldiği günden itibaren yoğun olarak hafriyat yükleme işi yapmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... özetle; "davalı yanında formen olarak çalışıyordum, tanık olarak dinlenen erdem bey ile birebir iş makinesinin başındaydık, normalde orada hafriyat yüklemek için iş makinesi çağrılmıştı daha sonra aynı sahanın içerisinde iki veya iki buçuk katlı yeri bize yıkmamızı metro söyledi, tanık erdem beyle yıkmaya başladık, o sırada makinede elektriksel bir problem çıktı arızalandı, bunun üzerine tanık erdem mal sahibini aradı durumdan haberdar etti, mal sahibi inşaat sahasına geldi ve iş makinesinin neden inşaat yıkımında kullanıldığını sordu, ve buna rızasının olmadığını söyleyerek iş makinesi tamir edilince oradan aldı ve götürdü, bina yıkmadan önce ben ya da operatör tarafından mal sahibi aranılarak bilgi verilmedi ya da izni alınmadı, taraflar arasında iş makinesinin ne şekilde kullanılacağına ilişkin her hangi bir anlaşma olup olmadığını bilmiyorum, bilgim ve görgüm bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın davalıdan 26.791,28 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalının 18.926,13 TL tutarında ödeme yaptığı ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.865,15 TL alacaklı olduğu, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacıdan 7.273,61 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra 18.926,13 TL ödeme yaptığı ve dava tarihi itibariyle 26.199,74 TL davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişiler tarafından sunulan 2. Ek raporda ise taraflar arasındaki farkın davacı tarafından davalıya düzenlenen ve takibe konu edilen 11.12.2021 tarihli ... numaralı, “10 gün Ekskavatör Kira Bedeli ve 10 gün İş Makinası Operatörü” açıklaması ile düzenlenen 7.514,89 TL tutarlı fatura ile Davalı tarafından davacıya düzenlenen 31.12.2021 tarihli ... numaralı “15 GÜN EKSKAVATÖR KİRA BEDELİ YANSITMASI” açıklaması ile düzenlenen 26.550,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca davalı tarafından düzenlenen faturanın dikkate alınmaması hâlinde ise takip tarihi itibariyle davacının 26.791,28 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı tarafça yapılan ödemenin mahsup edilmesi hâlinde ise dava tarihi itibariyle 7.863,15 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü sözleşme olması da dikkate alındığında sözleşmenin koşullarının tanık anlatımı ile ispat edilebileceği dikkate alınarak tarafların göstermiş oldukları tanık beyanları alınmıştır. Gerek davacı tanıkları gerekse davalı tanıklarının beyanlarından anlaşılacağı üzere taraflar arasında esasen şantiye alanında hafriyat yükleme işi için anlaşma yapıldığı, davalı tarafça davacı tarafın rızası ve onayı olmaksızın iş makinesinin bina yıkım işinde kullanılması nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı ve davacı tarafın söz konusu iş makinesini sahadan çektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin hafriyat yükleme işine özgü kurulduğu ancak davalı tarafın davacı tarafın rızası olmaksızın iş makinesini bina yıkım işinde kullanmış olması nedeniyle davacı tarafça sözleşmenin haklı olarak feshedildiği ve sözleşmenin bitim tarihine kadar yapmış olduğu işler bakımından ücrete hak kazandığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Her ne kadar bilirkişilerce davacının alacağı 7.863,15 TL olarak hesap edilmiş olsa da taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 7.514,89 TL bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Her ne kadar davacı tarafça icra vekalet ücreti ve icra takip masrafının tahsili istenmiş ise de bunlar icra müdürlüğünce çıkarılacak muhtıra ile talep edilebileceğinden bu miktarların istenmesinde ve davacının dava açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır." şeklinde karar verilmiştir.
Ayrıca her ne kadar davacı tarafça ödemesi yapılan kısmın ferilerine ilişkin itirazın iptali talep edilmiş olsa da davalı tarafça esas alacağın ödendiği ve ferisi olan icra vekalet ücretinin ödenmediği anlaşılmakla davacının icra vekalet ücreti ve diğer feriler bakımından emsal alınan istinaf ilamı doğrultusunda TBK 100 kapsamında değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması ve icra müdürlüğünce çıkarılacak bir muhtıra ile alacağını talep edebileceğinden bu bakımdan hukuki yararı bulunmamakla birlikte davacı tarafından ferilerine ilişkin harçlandırılarak açılmış usulüne uygun bir dava da bulunmamaktadır. Bu sebeple ferilere ilişkin talebi bakımından herhangi bir karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda itiraza uğrayan 7.514,89 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne, asıl alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 6. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 7.514,89 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA,
2-Asıl alacağın % 20'si olan 1.502,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsup edilerek bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 161,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 7.514,89 TL üzerinden hesaplanan 7.514,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 550,00 TL tebligat, posta gideri ile 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.550,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır