T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/571 Esas
KARAR NO : 2025/1136
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/08/2022
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili ...; 15/11/2020 tarihinde ... plakalı aracın (traktör) çarpması neticesi kalıcı ve kesin şekilde sakat kalmıştır. Söz konusu olayda müvekkilin herhangi bir kusuru yoktur. Olay esnasında ... plakalı araç park halindeyken kendiliğinden ve aniden kayarak müvekkilin sol bacağının üzerinden geçmiştir. Müvekkile çarpan aracın kaza tarihi itibariye zorunlu mali mesuliyet poliçesi olmadığından dolayı mevzuat gereği davalı tarafın mesuliyeti vardır.
Kazaya sebebiyet veren araç müvekkilin eşine ait olduğu için müvekkil şikayetçi olmamış olup dolayısıyla ceza soruşturması mevcut değildir.
Adli yardım talebimizin kabul edilmesine,
ileride talep artırım dilekçesi ile artırılmak üzere, tüm yasal haklarımızı da saklı tutarak belirsiz alacak davası olan işbu davamızda şimdilik; 1,00 T.L. (BİR TÜRK LİRASI) maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/11/2020'den itibaren işleyecek yasal faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretiyle davalıdan tazmin ve tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;" Talep sonucu açık olmayan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Talep sonucunda maddi tazminat talep edilmiş ise de tazminatın dayanağı açıklanmamıştır. Dava dilekçesi HMK'ya uygun değildir. Olayın, sigortasız olduğu iddia edilen aracın olay sırasında "işletilme halinde olan bir motorlu taşıt" olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Ayrıca olayın karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediği de bilinmemektedir. KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerekir. Müvekkil kurum tarafından talep edilen eksik belgeler sunulmadığı gibi başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmamıştır. Tazminat ödemesi talep edilen müvekkil kurumdan, kurumun hastaneye sevki bulunmadan herhangi bir hastaneye başvurarak maluliyet raporu alınmış olması mevzuata aykırıdır. Davacının sunduğu rapor sadece alınma yöntemi (müvekkil kurumun sevki olmaksızın), yetkisiz merci ve düzenlenme şekli itibariyle mevzuata aykırı olmasından dolayı değil, içerik itibariyle de yetersiz ve davacının kesin ve kalıcı nitelikteki tüm vücut fonksiyon kaybını ortaya koymaktan uzaktır. Mevzuata aykırı rapora dayanılarak tazminat hesabı yapılamaz. Açıklamalarımız ve ilgili mevzuat dikkate alınarak KTK, Genel Şartlar ve Sigortacılık Kanunu uyarınca davadan önce usulüne uygun ve geçerli bir başvuru süreci yürütülmediği açıktır. O halde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir.
Bu nedenle, dava konusu kaza nedeniyle davacının kalıcı nitelikteki tüm vücut fonksiyon kaybını gösterir Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan sağlık kurulu raporu sunulmadan talebin değerlendirmeye alınması beklenemez. Bu düzenleme sonradan tamamlanabilir bir dava şartı değildir. Başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçemizdeki diğer nedenlerle davanın esastan reddine. yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Davacı ... (T.C...)'ın tedavi gördüğü bildirilen ...'nden tüm tedavi evraklarının (varsa film, grafi, rapor ile birlikte) iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı ... (T.C...)'ın tedavi gördüğü bildirilen ...'nden tüm tedavi evraklarının (varsa film, grafi, rapor ile birlikte) iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı ... (T.C...)'ın tedavi gördüğü bildirilen... Hastanesi'nden tüm tedavi evraklarının (varsa film, grafi, rapor ile birlikte) iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak kaza tarihi olan 15/11/2020 tarihi itibariyle davaya konu ... plakalı aracın trafik kayıtlarının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davaya konu ... plakalı aracın kaza tarihi olan 15/11/2020 itibariyle (hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, kazaya dair fotoğraflar vb.) kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya rücuya tabi tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığı, kalıcı ve geçici iş görmezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin, kaza tarihi olan 15/11/2020 tarihinden önceki 3 aylık maaşının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı ... Hesabı'na müzekkere yazılarak, hasar dosyası, sigorta başvuruları ve varsa tazminat dosyaları ile poliçe örneklerinin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Adli yardım talebinin kabulüne; Dosyada yapılacak masrafların suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekiline HMK.119.-1Ğ maddesi gereğince netice talep kısmını açıklamak üzere 7 günlük kesin süre verilmesine aksi halde açıklamadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davanın kazaya karışan araç maliki ... (T.C ...) ihbarına, davacı vekilinin dava dilekçesinde bildirmiş olduğu tanıkların dinlenilmesin için ikametgah adreslerine talimat yazılmasına karar verilmiştir.
Trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu yerin bağlı bulunduğu kolluk kuvvetine müzekkere yazılarak 15/11/2020 tarihinde meydana geldiği iddia edilen traktör kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı tanzim edilip edilmediği, edilmiş ise mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... İlçe Jandarma'ya müzekkere yazılarak 15/11/2020 tarihinde ... plakalı aracın davacıyı ezdiği iddiasıyla herhangi bir olay tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin mahkememize bildirilmesinin istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından alınan 13/05/2024 tarihli raporunda özetle; "... ve ... oğlu, 22/07/1961 doğumlu, ...’ın 15/11/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 XII(28Ba……….15)A %19 E cetveline göre %23,2 (yüzdeyirmiüçvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 11/09/2024 tarihli alınan ara kararı ile; Davalı vekilinin adli tıp raporuna itirazının kabulü ile dosyanın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre rapor hazırlanması için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmesine karar verilmiştir.
... ilçe jandarma komutanlığına müzekkere yazılarak ve müzekkereye davacı vekilinin dava dilekçesi ekindeki tutanakları da eklenerek kazaya ilişkin varsa tutanaklar ve olay yeri krokilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tanıklar ... ve ... talimat mahkemesince usulüne uygun davetiyeler doğrultusunda duruşmada hazır edilerek dinlenildiği beyanlarının zapta geçtiği anlaşılmakla, yeniden dinlenilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından alınan 12/11/2024 tarihli raporunda özetle; "... ve ... oğlu, 22/07/1961 doğumlu, ...’ın 15/11/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; I. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Periferik Sinir zedelenmesi, Tablo 3.35’e ve kuvvet testine göre yapılan değerlendirmede alt ekstremite engel oranı %42 x 2/5 = %16,8, %5 x1/5=%1, %5 x1/5=%1, II. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %7, %15, III. Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, topuk hareket kısıtlılığı, Tablo 3.11’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, %2, Balthazard formülüne göre: %39,9 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 05/02/2025 tarihli alınan ara kararı ile; Dosyada meydana gelen kazada kazanın oluş şekli, kusur durumunun tespiti ile kazanın meydana geldiği yerin trafiğe açık olup olmadığının tespiti için kazanın gerçekleştiği adreste (Kasımlar Köyü Davutlar Mahallesi) trafik polisi bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmesi için ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) talimat müzekkeresi yazılmasına, bilirkişiye emek ve mesaisine karşılık 5.000,00 TL ücret takdirine, masrafın dosyada adli yardım talebi kabul edildiğinden şimdilik suç üstü ödeneğinden karşılanmasına, Kaza yerinde yapılacak inceleme için bilirkişiye HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Talimat (... 2. AHM.) Mahkemesinden alınan 07/04/2025 tarihli raporunda özetle; " Dava Dosyasında mevcut bilgi ve belgelere ilaveten Davacı ...” ın oğlu olan ve tanık olarak ifadesi alınan ... ile yapılan görüşme sonucunda Gündüz vakti öğle saatlerinde, bulutlu- kapalı havada, toprak ve yer yer çakıl taşlı kısmen çamurlu hafif iniş-çıkış eğimli Orman Yolu sınıfındaki yolda önceden getirilerek yokuş aşağı yolda park edilen arkasında yarı römorkun takılı olduğu ... plakalı ... marka traktörün kendiliğinden hareket ettiğini gören Davalı ... durdurmak için traktörün üstüne çıkmak amacıyla direksiyondan tuttuğunda, traktörün üstüne çıkamayıp düştüğünde arka tekerin Davacı ...” ın bacağının üzerinden geçmesiyle trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde davacının yaralandığı, traktörün ise yoldan çıkarak yolun uçurum ola tarafındaki, demir oto bariyerini kırıp ağaca çarparak durduğu açık ve net olarak anlaşılmaktadır. ... plakalı ... marka traktörün ... adına 06.03.20217 tarihinde trafikte kullanılmamak üzere trafikten çekilmiş olduğu bellidir. Tarafımca kaza yerini görmek için bana yardımcı ve refakat etmesini istediğim davacının oğlu ve tanık olan ...” kazanın hakkında görüp bildiklerini tekrar olay yerinde anlatmasını istediğimde ve anlattıklarına raporda yer vereceğimi belirttiğimde kendi rızasıyla, trafikten çekme belgeli traktörün kendilerine belirlenen miktarda yakacak odun temin etmek için ... tarafından olay mahalline getirilerek yokuş aşağı park edildiği, kendisi, ... ve ... birlikte kaza yerinin üst tarafında oturdukları sırada babaları Davacı ...” ın çay yapmak için çalı çırpı topladığı esnada arkasında takılı bulunan yarı römorklu ... plakalı traktörün kendiliğinden yokuş aşağı hareket ettiğini gördüğünde, traktörü durdurmak amaçlı traktöre çıkıp frene basmak için direksiyonu tutmak istediğinde, başarılı olamayarak yere düştüğünü sonrasında traktörün arka tekerinin babasının bacaklarının üzerinde geçerek yaraladığını belirtmiştir. Bu beyan tanıkların beyanlarıyla çok yönüyle uyuşmaktadır. Kazanın gerçekleştiği yer Orman Yolu sınıfındadır, zemini topraktır, yatayda virajlı düşeyde iniş çıkış eğimlidir, hız yapmaya müsait değildir ve herhangi bir trafik işaret levhası bulunmamaktadır, kamuya açıktır fakat herkesin kullanımına uygun değildir, bu yolun köylüler, arazi sahipleri (Fındık Yetiştiricileri) ile orman bakımı sonrasında elde edilen odunları taşımak için kamyonların kullandıkları, onun haricinde sık kullanılan bir yol olmadığı görülmüştür. Orman Yolları, Orman Bakanlığı tarafından ormanlarla ilgili bakım, onarım, yangın gibi olaylara müdahale amaçlı yapılan yollardır ve bu bakanlığın sorumluluğundadır. Köylülerin araçlarıyla kullanımına açıktır.( Turistik yollar: Kültür ve Turizm Bakanlığının, Köy Yolları: Bağlı bulunduğu İl Özel İdarenin veya Köy Hizmetlerinin, Şehir İçi Yollar; Bağlı bulunduğu belediyelerin sorumluluğundadır.) Kazaya konu traktörün 06.03.2017 yılında trafikten çekildiği, 15.11.2020 yılında kazaya karıştığı, kaza anında da trafikte çekili olduğu ve bu sebeple sigorta ve muayenesinin bulunmadığı, kaza sırasında traktörü sevk ve idare eden kimsenin bulunmadığı, traktörün kendiliğinden hareket ettiği, traktörün trafikten çekildiği için teknik muayenesinin yapılmadığı, kendiliğinden hareket etmesinin teknik bir sorundan kaynaklanmış olabileceği değerlendirilerek kaza yerinin özel mülk veya özel mülk içindeki bir yol olmadığı, ihtiyaç duyan herkesin kullanımına açık olduğu görülmüştür. Netice itibariyle davacı ...” ın ... plakalı arkasında römork takılı traktörü sevk ve idare etmediği, yokuş aşağı gerekli önlemin alınmadan park edildiği anlaşılan, teknik arızadan kaynaklı olabilecek bir nedenden dolayı kendiliğinden hareket eden traktöre engel olmak isterken kazanın meydana geldiği gerekçesiyle davacı ...” ın kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı, ancak kendisinin yaralanmasına sebep teşkil edecek şekilde dikkatsiz, tedbirsiz ve ihmalkar bir şekilde traktöre müdahale ettiği, kaza yerinin meskun mahal dışı ve ihtiyaç duyanların kullanımına açık yol olduğu, şahıslara ait özel mülk içi olmadığı kanaatiyle meydana gelen bu kazada bir ...” ın Kusurunun Olmadığı..." rapor edilmiştir.
Taraf vekillerinin ATK maluliyet raporuna itirazlarının takdiren reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğine, rapora beyanda bulunmaları için tebliğden itibaren taraflara iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre sonuçlarının ihtarına karar verilmiştir.
Mahkememizin 07/05/2025 tarihli alınan ara kararı ile; Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabulüne, dosyanın kül halinde ATK Trafik İhtisas Kuruluna tevdii ile meydana gelen trafik kazasında taraflara ait kusur durumunun (oranları belirtilerek) tespiti ile aracın trafikten çekme belgeli araç statüsünde olup olmadığına dair rapor hazırlanmasının istenilmesine, masrafın dosya adli yardımlı olduğundan şimdilik suç üstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından alınan 16/06/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu..." rapor edilmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile ATK raporu arasında çelişki bulunduğu görülmekle; dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik trafik kusur alanında uzman bilirkişilere tevdii edilerek meydana gelen trafik kazasında taraflara ait kusur durumunun (oranları belirtilerek) tespiti ile aracın trafikten çekme belgeli araç statüsünde olup olmadığına dair rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 12/08/2025 tarihli raporunda özetle; "Sayın Mahkemenizin 2022/571 Esas dosyasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yaptığımız detaylı inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, davacı ...'nın % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı traktörün 06.03.2018 tarihinde trafikten çekilmiş olduğu..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 10/11/2025 tarihli alınan ara kararı ile; Bilirkişi raporuna itirazların dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesini gerektirmediği kanaati ile takdiren reddine, davacı vekilinin delil toplanması talebinin bilirkişi heyet raporundaki tespitler gözetilerek reddine karar verilmiştir.
(2) S ö z l ü D e l i l l e r ;
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası 29/11/2023 tarihli celsesinde tanık davacı tanığı ... (...); Biz kazanın olduğu gün ormandaydık. Yanımızda ...'ın oğlu ..., kardeşim ... vardı. ... yanımıza gelecekti, ancak geç kalınca endişelendik. ... bakmak için yanımızdan ayrıldı. O arada bir bağırış sesi duyduk. Recep bize koşun diye seslendi. Bizim anladığımız kadarıyla ... aracı durdurmaya çalışırken araç durmamış bacağının üzerinden geçmiş. Biz hemen ambulansa, jandarmaya telefon açmak istedik. Yanımızda telefon olmadığı için ana yola koştuk. Yardım isteyip jandarma ve ambulansa haber verdik. ... kendi bahçesinde çalışırdı. Bunun dışında başka bir yerde çalışmazdı. Kazadan sonra çalışamaz duruma gelmiştir. Yakın zamanda da bir ameliyat geçirmiştir, iğer tanık ... şuanda Antalya'da çalışmaktadır. Kendisi buraya sadece bayramda geliyor. Antalya'daki işi bittiğinde başka bir yerde çalışmaya başlayacakmış. Ancak mevcut adresi bizde bulumamaktadır. ..." yönünde beyanda bulunmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası 29/11/2023 tarihli celsesinde tanık davacı tanığı ... (...); Davacı babam olur. Tanıklık yapmak istiyorum. Kaza günü ben ..., birlikte oturuyorduk. Babam yanımıza gelecekti. Geç kalınca endişelendim ve ona bakmak için yola çıktım. Yola çıktığım vakit babamı yerde gördüm. Kazanın diğer tarafı olan araç park halinde duruyordu. Aracın içinde şoför yokken yokuş aşağı inmeye başlamış babam da aracı durdurmaya çalışırken kaza gerçekleşmiş. Babam traktörün üzerine çıkıp frene basmaya çalışmış. Ancak başaramayınca kaza meydana gelmiş. O anda üzerimizde telefon olmadığı için telefonu olan birisini bulmak adına yardım istedim. Sonrasında ambulans ve jandarma geldi. Babam çiftçilik yapar. Kendisi bulmak adına yardım istedim. Sonrasında ambulans ve jandarma geldi. Babam çiftçilik yapar. Kendisi kalp hastası olduğundan dolayı çalışamazdı. Bu kazadan sonra hiç çalışamaz hale geldi. Yakın zamanda zorlu bir ameliyat geçirdi. Yakın zamanda zorlu bir ameliyat geçireceği söylendi. Bacağındaki ameliyatlardan ötürü hayatını tek başına idame ettirememektedir. Babamın bacağından dolayı ameliyat sayısı gelecek ameliyat ile birlikte 3 olacaktır, diğer tanık ... şuanda ... çalışmaktadır. Kendisi buraya sadece bayramda geliyor. ...'daki işi bittiğinde başka bir yerde çalışmaya başlayacakmış. Ancak mevcut adresi bizde bulumamaktadır..." yönünde beyanda bulunmuştur.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Talimat sayılı dosyası 25/12/2024 tarihli celsesinde tanık davacı tanığı ... (...); Davacı kayın babam olur. Tanıklık yapmak istiyorum. Kaza günü ben ... ve ... birlikte oturuyorduk. Kayın babam yanımıza gelecekti. Geç kalınca aşaya indik.Yola çıktığım vakit babamı yerde gördüm. Ona bakmak için yola çıktığımız vakit kayın babamı yerde gördük. Kazanın diğer tarafı olan araç park halinde duruyordu. Aracın içinde şoför yokken yokuş aşağı inmeye başlamış kayın babam da aracı durdurmaya çalışırken kaza gerçekleşmiş. Kayın Babam traktörün üzerine çıkıp frene basmaya çalışmış. Ancak başaramayınca kaza meydana gelmiş. Benim bulunduğum esnada ambulans ve jandarma gelmedi. Daha sonra ambülans köye geldi. Kazının meydana geldiği yer normal şartlar altında trafiğe açık bir yerdir. Tanıklık ücreti talebim yoktur.." yönünde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 15/11/2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının yaralandığından bahisle iş gücü kaybı yaşadığı iddiasıyla davalıdan tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ile dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, ATK raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 15/11/2020 tarihinde ... plakalı aracın (traktör) park halindeyken kendiliğinden ve aniden kayarak davacının yaralanmasına sebep olduğu iddiasıyla davalıdan maddi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Meydana gelen kazada kusur durumun tespiti yönünden Mahkememizin 05/02/2025 tarihli ara kararı ile; kazanın oluş şekli, kusur durumunun tespiti ile kazanın meydana geldiği yerin trafiğe açık olup olmadığının tespiti için kazanın gerçekleştiği adreste (Kasımlar Köyü Davutlar Mahallesi) trafik polisi bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmesi için ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) talimat müzekkeresi yazılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi, 27/07/2025 tarihli raporunda ... plakalı traktörün ... adına 06.03.20217 tarihinde trafikte kullanılmamak üzere trafikten çekilmiş olduğu, kazanın gerçekleştiği yerin orman yolu sınıfında olduğu, kazaya konu traktörün 06.03.2017 yılında trafikten çekildiği, 15.11.2020 yılında kazaya karıştığı, kaza anında da trafikte çekili olduğu ve bu sebeple sigorta ve muayenesinin bulunmadığı, davacı ...'ın kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı, ancak kendisinin yaralanmasına sebep teşkil edecek şekilde dikkatsiz, tedbirsiz ve ihmalkar bir şekilde traktöre müdahale ettiği, kaza yerinin meskun mahal dışı ve ihtiyaç duyanların kullanımına açık yol olduğu, şahıslara ait özel mülk içi olmadığı kanaatiyle meydana gelen bu kazada ...'ın kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri sunulması üzerine dosya trafik kazasında taraflara ait kusur durumunun (oranları belirtilerek) tespiti ile aracın trafikten çekme belgeli araç statüsünde olup olmadığına dair rapor hazırlanması için ATK Trafik İhtisas Kuruluna tevdi edilmiştir. 16/06/2025 tarihli ATK raporunda davacı ... olay yeri ormanlık mevkiide yaya olarak bulunduğu sırada, bu mahalde park halinde olan traktörün sürücüsüz şekilde harekete geçmesi sonrası, traktörü kendi can güvenliği açısından tehlike arz edecek olmasını dikkate almaksızın durdurmaya çalışmakla dengesini kaybederek düştüğü ve akabinde traktör tekerleğinin bacağından geçmesiyle de yaralandığı olayda asli derecede kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizin 08/07/2025 tarihli celsesinde dosyada mevcut bilirkişi raporu ile ATK raporu arasında çelişki bulunduğu görülmekle; dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturulacak 3 kişilik trafik kusur alanında uzman bilirkişilere tevdii edilerek meydana gelen trafik kazasında taraflara ait kusur durumunun (oranları belirtilerek) tespiti ile aracın trafikten çekme belgeli araç statüsünde olup olmadığına dair rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler, 12/08/2025 tarihli raporlarında dava konusu somut olayda, davacı ...'nın % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı traktörün 06.03.2018 tarihinde trafikten çekilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. Rapor somut olay ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere “...Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 13.09.2017 tarihli raporunda davalı sürücü...’ın yönetimindeki ambulans ile seyri sırasında seyir istikametine göre yolun sol tarafından orta refüj üzerinden kontrolsüz ve aniden yola giren yaya ...’e çarptığı, kazanın ani şekilde olduğu, mahal şartları ve CD çözüm tutanağı dikkate alındığında, davalı ...’a atfı kabil kusur bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Olayın gece saati 22:15 sıralarında karanlıkta ve aniden meydana gelmesi, davacılar murisinin dava dışı kişiler tarafından kovalanması sonucu yola atlaması gözetildiğinde, dosyada bulunan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur raporunun oluşa uygun olup, bu haliyle davalı sürücünün kusursuz olduğu kabul edilerek davalı tarafın sorumlu tutulmaması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince davalı sürücünün (2/8) oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğu ve sorumlu tutulmaması gerektiği halde sorumlu tutulmuş olması doğru değildir. Anılan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.”.
Aynı yöndeki Kayseri BAM 3. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı ilamında da "... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma, ...Karar sayılı sürücünün kusursuz olması nedeniyle verilen takipsizlik kararı, takipsizlik kararına dayanak alınan Adli Tıp Kurumu, ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 04/12/2013 tarihli raporunda davalının sigortaladığı araç sürücüsü Tuncer ...'ın kusursuz olduğunun belirtilmesi de nazara alındığında bu tespitlerle ve dosya kapsamıyla uyumlu, tekniğine uygun, yeterli ve denetime elverişli şekilde hazırlanan Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2021 tarihli raporuna itibar edilerek, dava konusu kazada davalı tarafın kusursuz olduğu anlaşıldığına göre meydana gelen maddi zarardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla da davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının anılan hususlara değinen istinaf istemi yerinde değildir...".
Emsal içtihatlar, tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ATK raporu ve bilirkişi raporları dikkate alınarak; 15.11.2020 tarihinde ... ilçesi ... Köyü ... Mahallesi'ndeki ormanlık alanda arkasına yarı römork bağlı ... plakalı traktörün park halindeyken sürücüsüz şekilde eğimli mahalde harekete geçmesi, burada yaya olarak bulunan (çalı çırpı toplayan) davacı ...'ın ise durdurmak amacıyla traktörün üstüne çıkmak için direksiyona tutunduğunda dengesini kaybedip düşmesi ve traktör tekerleğinin bacağından geçmesi sonucu dava konusu yaralanmalı olayın gerçekleştiği; her ne kadar davacı tarafça meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğu iddia edilmiş ise de; mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden alınan ATK raporu ile İTÜ Trafik Kürsüsünden oluşturulan 3 kişilik trafik kusur alanında uzman bilirkişi raporunda davacının traktörü kendi can güvenliği açısından tehlike arz edecek olmasını dikkate almaksızın durdurmaya çalışması sebebiyle meydana gelen olayda asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalının davacının zararından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Dosyada davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle, dava açıldığı sırada yatırılmayan ve karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olan toplam 696,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 96,00TL tebligat-posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 1,00TL üzerinden hesaplanan 1,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden; suç üstü ödeneğinden karşılanan 20.000,00 TL Bilirkişi ücreti, (3.875,00TL+ 5.400,00TL+ 3.900,00TL) Adli Tıp faturası ile 30 adet tebligat ücreti olan 4.683,00TL ve 10 adet posta gideri olan 96,00 TL olmak üzere toplam 37.954,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m. 26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi.16/12/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır